Herkese merhaba. Ben müslüman ailede doğan hatta deist olduktan sonra aile tarafından iyi karşılanmayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Benim kafamı kurcalayan o kadar çok şey oldu ki buraya yazsam sığmaz. Sadece şu 2 sorunun cevabını almak istiyorum. Çok araştırdım çok din hocalarına sordum ( çoğu da tersledi) tatmin edici bir cevap bulamadım. İlk soruma gelecek olursak müslüman ailede doğan çocuk ile müslüman olmayan ailede doğan çocuk arasındaki adalet farkını öğrenmek istiyorum yani ne kadar adaletli bir durum? Diğer sorum ise Kuran'da müslüman olan herkes bir gün Cennet kapılarının açılacağını söylüyor lakin öldükten sonra gelen melek dinin nedir sorusu sorduğunda kişi buna İslam dedikten sonra tamamda sen neye göre müslüman oldun yada aileden gelen bir geleneğe göre mi kendin araştırdın buldun mu sonucu diye sormayacak mı yoksa adam sonuçta müslüman islam dediği zaman bildin geç mi diyecek? Teşekkürler
Güncelleme gereği hissettim. Çoğu arkadaşımız ilk soru için Allah herkesi bir sorgulamayacak müslüman ailede doğan kişi aslında dezavantajlı diyor o zaman kimse Müslüman olmak istemez ki keşke müslüman ailede dogmasaydim kuranı hiç bilmeseydim der. Buda sonuçta adaletsizlik olmuyor mu Müslümanlar için? Adalet nedir? Adalet sistemi nasıl uygulanır? Eşitlik değil mi? Burda eşitlik söz konusu mudur?
İlk sorunuz için;
Dört temel dinin ortak gayelerinden biri, sınavdır. Yani mensup olduğun dinin şartlarına göre iman edersiniz. (Öyle ki her din oluşumu, her peygamberin indirilişi o dönemin şartları sebebiyle gerçekleşmiştir.)
Son din ve başka bir din kabul edilen İslamiyette, bu konu 32 ve 54 farz ile bu döneme kadar gelmiştir.
Şimdi bu bilgileri neden verdiğime gelirsek; din adalet köklüdür.
Bknz. 32 farzın içinde bulunan İmanın şartlarında; Ahîr ve kadere inanmak var. Müslüman bir ailede yetişen bir birey ile gayrimüsliman ailede yetişen bir birey imtihana tabidir ömrünce.
Müslüman birey; İslamın şartlarını yaşamı boyunca muhafaza etmek ile
Gayrimüsliman birey; İslamı bulmakla ve kabul etmekle imtihan olur.
Her iki durumun da eşit zorlukları vardır.
İkinci sorunuz içinde;
Birinci soru ile bağlantılıdır. Müslüman, öldükten sonra 32 ve 54 farzı kusursuz ve kuşkusuz yerine getirdiyse Cennet,
Ya da affıyla cezasını çekecek Cehennemden sonra Cennet,
Katiyen af olunmayacak günahlar da ise cehenneme gider.
Şartlar ve koşullar belli; ahirette hemşehricilik yoksa herkes eşit.