Hayatın Anlamını Neyde Buluyorsunuz?
13
●544
- 07-07-2022, 23:05:20Anlamı sen kendin oluşturursun, bu boş bir tuval ve silgin yok. Yapacağın resmin güzel olup olmayacağı sana bağlı. Geri dönemezsin, yaptığın hatayı düzeltemezsin, hep geriye bakarak ilerleyemezsin. Ama renkli coşku dolu bir deneyimdir hayat... Nasıl olursa olsun yaşamaya değer...
- 07-07-2022, 23:06:08Hayatın anlamını, bir anlam aramamakta buldum.
Yoldaki gördüğümüz karınca sürülerinin de bir döngüsü var, onların yaşam döngüsü onlar için standart bizim içinse mikro. Geçmişten günümüze evrilen ve diğer canlılara göre daha kompleks bir yapıya sahip beynimiz sayesinde neden-sonuç ilişkisini gördüğümüz her şeyde arayan bir canlı türü olduk. Basit bağlantılar kurmaya başladıktan sonra ellerimizi kullanabildiğimiz için alet yapmayı ve çıkardığımız seslerle iletişim kurmayı bulduk. Sonra öğrendiklerimizle bileşik artan şekilde bilgilerimizi katlaya katlaya bu güne geldik. Ama ilk felsefecilerden bu yana kendi varlığımız için bir "neden" bulamadığımızı bunu sadece yine kendi geliştirdiğimiz inanç sistemleri ile açıklamaya çalışıp, içimizi rahatlattığımızı söylemem mümkün.
- 07-07-2022, 23:07:23Biyolojik olarak hayatın amacı, hayatta kalmak ve genlerini devam ettirmek. Fakat insan hayvanlardan farklı olarak düşünebildiği için işin ilkel/hayvansı kısmı bizi tatmin etmiyor. Agnostik olmasaydın, hayatının amacına yönelik soruna dinler cevap verebilirdi. İnsan tarihi boyunca hep bir şeylere anlam yükledi, ve onun peşinde koştu. Kendisini kandırıyor bir nevi, bir şeyin uğrunda koşmak için. Fakat bazı kişilerin yüksek zekası sebebiyle, kendini bir şey uğrunda kandıramadığını düşünüyorum. Cahillik mutluluktur derler ya hep. Zeki insan kendisini bir şey uğruna kandıramayınca mutsuz olur . Nietzsche, hayatın anlamı yoktur diyerek kesin bir çizgi çiziyor ve tüm inandığı doktrinleri yok ediyor. Tabii bu acı gerçeğe karşı da, Albert Camus, hayat absürttür fakat yaşamaya değerdir; bir anlam yok ama yaşayalım der. Sanırım bu daha mantıklı gözüküyor.
Tabii, işin sonunda kazanan gene biyolojik taraf oluyor. Zihin kendini yaşamak için ikna ediyor bir şekilde, ve genler devam ediyor.
Yoldaki gördüğümüz karınca sürülerinin de bir döngüsü var, onların yaşam döngüsü onlar için standart bizim içinse mikro. Geçmişten günümüze evrilen ve diğer canlılara göre daha kompleks bir yapıya sahip beynimiz sayesinde neden-sonuç ilişkisini gördüğümüz her şeyde arayan bir canlı türü olduk. Basit bağlantılar kurmaya başladıktan sonra ellerimizi kullanabildiğimiz için alet yapmayı ve çıkardığımız seslerle iletişim kurmayı bulduk. Sonra öğrendiklerimizle bileşik artan şekilde bilgilerimizi katlaya katlaya bu güne geldik. Ama ilk felsefecilerden bu yana kendi varlığımız için bir "neden" bulamadığımızı bunu sadece yine kendi geliştirdiğimiz inanç sistemleri ile açıklamaya çalışıp, içimizi rahatlattığımızı söylemem mümkün.