• 18-05-2022, 20:21:27
    #1
    TCMB eylül ayından beri güvercin açıklamalarla faizi %19’lu seviyelerden %14’lü seviyelere çekmişti ve bunu adeta bir başarı öyküsü olarak addediyordu tam da bu başarı hikayeleri anlatıla dururken işin ilginç tarafı Hazine, politika faizi %14 iken %23’ler seviyesinden borçlanıyordu, faiz indirim döngüsü enflasyon beklentilerini inanılmaz ölçüde bozmuştu ve kur Aralık 2021’de tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkmıştı. Dünya Merkez Bankaları 1990’larda beklentileri yönetme ve rasyonel bekleyişler hipotezi gereği sözlü yönlendirmeler yaparak piyasalara yön vermeye çalışma politikasına başlamışlardı ki bunun en önemli ayağı enflasyon beklentilerini kontrol altına almaktı.

    Piyasa cinleri de rasyonel kararlar alan merkez bankalarına güveniyor ve MB’ler piyasaları etki altına alarak politika hedeflerine ulaşıyorlardı örneğin %2 enflasyon hedefine ulaşmak için FED sözlü yönlendirmesini enflasyonu düşüreceğim ve bunu da politika faizi aracını kullanarak yapacağım diyor ve bu şekilde enflasyon beklentilerini kırmaya çalışıyor tam tersine TCMB’de ekonomik büyüme pahasına enflasyonu görmezden geliyor ve faizleri indiriyor sonra da Hazine Bakanı Sayın Nebati enflasyonla mücadelede topyekûn mücadele edilmesi gerektiğini bu işin tek boyutlu devletle çözülemeyeceğini söylüyor, Sayın Nebati enflasyon beklentilerini geri döndürülemez şekilde bozan TCMB ve ekonomi yönetimine karşı ironi yapıyor galiba çünkü biz iktisadi karar vericiler olarak rasyonel davranarak ileride zayıflayacağı belli bir para birimine sırtımızı dönerek güvenli limanlar aramaya çalışıyoruz ve bunda yanlış hiçbir şey yok çünkü TL’nin değerinin korunacağına dair piyasaya taahhüt verilmiyor ve bu kulvarda politika üretilmiyor.
    21 Aralık 2021’de 18’den 11’e indirilen bir dolar TL kuru var ortada.
    26 Mayıs 2022 TCMB toplantısı için beklentiler oluşturmak gerçekten zor, TCMB ciddi kredibilite kaybına uğradı son 2 senedir şimdi ortada doğru düzgün bir sözlü yönlendirme bile yok eski TCMB dönemlerinde faiz artırılacak mı indirilecek mi 1 ay öncesinden belli olurdu şimdi önünü göremeyen ve piyasaları adeta ters köşe yapan bir TCMB var. Dolar TL kuru zaten şahinleşen FED yüzünden yükselme ivmesi dönemine girdi asıl sorulması gereken soru ekonomi yönetimi faiz davasından vazgeçecek mi vazgeçmeyecek mi?

    TCMB faizi %14’te sabit tutacak büyük ihtimalle çünkü herhangi bir indirim kuru yukarı doğru ateşleyecek ve KKM ve Hazine zor durumda kalabilir ama hala rezerv yakma gibi bir düşünceleri varsa kuru 21 Aralık’ta olduğu gibi rezerv yakabilirler ama TCMB cephanesinin mermisi var mı?
    Rezervler ekside bence rezerv yakmaya yanaşmayacaklar çünkü içeride uluslararası ödemeler için ciddi bir döviz talebi var özellikle enerji şirketlerinin. TCMB faizleri artırır mı? Artırsa bile enflasyon bekleyişlerinde anlamlı bir düzelme görülmeyecektir bile…

    ref: https://eihracatforum.com/blog/26-ma...rtirilacak-mi/
  • 18-05-2022, 20:25:10
    #2
    Artırılması gerekiyor, bence sabit tutacaklar her zamanki gibi...
  • 18-05-2022, 20:27:14
    #3
    Ne arttırabiliyorlar, ne düşürebiliyorlar. Sabit tutmak bile pek mümkün olamıyor. Ve ekonominin kitabı yazılmış oluyor, yürü be reyizim benim.
  • 18-05-2022, 20:32:03
    #4
    MB nin faiz diye bir silahı yok artık geçti o hikaye. Zamanında arttıracaktılar, isterseler 30 puan arttırsınlar isterlerse 0 a çeksinler, turşudan salata olmaz.
  • 18-05-2022, 20:32:38
    #5
    Yine 16₺’ ye geldi, daha kur korumalı mevduata yatırılan ücretler geri ödenecek. Bakalım, sonraki süreçte olacakları çok merak ediyorum.
  • 18-05-2022, 20:58:11
    #6
    Olması gereken %71 faiz, mevcut ve muhtemelen sabit kalacak olan ise %14 faiz, böyle ülke yönetilmez, böyle ekonomi bilmeden malum koltuklarda oturulamaz, yükselse ne kadar yükselecek? Gerektiği kadar yükselecek mi sanki? Olimpik havuzu damlalık ile doldurmak gibi olur eğer göstermelik olarak 50-100 baz puan artış olursa, o yüzden hiç arttırılmayacağını düşünüyorum. Görüyorsunuz, düşünüyorum diyorum çünkü büyük bir belirsizlik, şeffaf ülkeler ve ekonomilerde daha öngörülebilir olur bu gibi şeyler çünkü ekonominin gereği yapılır, bizde tepe koltuktan gelen emir tatbik edildiği için ekonominin gerekliliğine bakılmaz. Önceden bu önlemler alınsa rezervlerimiz eksi onlarca milyar dolara gerilemezdi, sanıyor musunuz seçime kadar bizden sonrakilere enkaz bırakmayalım hadi şu eksi rezervi düzeltelim diyebileceklerini? Neyse, ben bu beceriksizliklere kızmıyorum zaten, kızılacak ne var ki? Onların bilgisi becerisi o kadar, daha derine inmek istemiyorum ama kapasite bu ise fazla zorlamanın anlamı yok. Ben dediğim gibi onlara kızmıyorum, onları öraya getirenlere kızıyorum, açık açık yazamıyorum işte siz anlayın. İnancı vicdanı sorgulamaya gerek duymuyorum, birileri bu vebali taşıyabiliyor demek, şahsım adına elimden geleni yaptığım için vicdanım çok rahat, bu yıkıma sebep olanlar vicdanlarında boğuluyorlar mı onu sorgulamalı. Olan oldu artık, bir ülke işte böyle uçurumdan aşağı atılır hep birlikte izliyoruz.