Anket Rusya - Ukrayna Savaşında Hangi Taraf Haklı?
Toplam Katılımcı Sayısı: 258
Rusya - Ukrayna Savaşında Hangi Taraf Haklı?
Rusya
%57,75 (149 Oy)
Ukrayna
%42,25 (109 Oy)
  • 06-03-2022, 15:06:23
    #28
    Üyeliği durduruldu
    starshake adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam anlamamak için direnmeyin: Biz Kıbrıs'a emperyalist bir amaçla girmedik, bizim Kıbrıs operasyonumuzla Rusya'nın Ukrayna işgali bir değil ve bağdaştırılamaz. Eğer öyle olsaydı Kıbrıs'ın tamamını alırdık. Kaldı ki Ukrayna, Rusya'nın son hedefi değil, buradan sonra başka planları da var muhtemelen. Bu Putin'in de söylediği gibi yeni bir Sovyet hayali. Nasıl ve hangi mantıkla iki durumu birbirine benzettiniz anlamak güç.
    Size bir şey dediğimiz yok , diretmeyin bu kadar . Ben senin ; bak büyük harflerle yazıyorum SENİN KÖTÜ BİR AMACININ OLMADIĞINI NİYETİNİN KÖTÜ OLMADIĞINI ÜLKENİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜ VE İNSANLIĞI İYİLİĞİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜ BİLİYORUM .

    şu kırmızıyla yazdığım şey : açıktır ve nettir .

    Bağdaştırılamaz falan diyemezsin . RUSYA BİLE RESMİ AÇIKLAMASINDA KKTC DEMİŞTİR MEŞRU OLARAK VE ADANIN GÜNEY KESİMİNDEN KINAMA GELMİŞTİR KARŞILIK OLARAKTA BİZ KINAMA VERDİK BAKINIZ KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI AÇIKLAMASI :

    https://kktcb.org/tr/cumhurbaskani-e...ifadesini-9457

    Alıntı
    . Silah zoruyla bir Rum devletine dönüşen ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’, Kıbrıs Türk halkını temsil edemez. Kıbrıs Türk halkının tek temsilcisi, özgür iradesiyle kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir. KKTC bir gerçektir, vardır ve var olmaya devam edecektir. Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına olacak bir antlaşmanın yolu da, egemen eşit iki ayrı devletin varlığına dayalı çözüm önerimizden geçmektedir.
    Anladın mı şimdi , lütfen rica ediyorum . Senin gerekçeli kararınla TÜRKİYE açıklama yapsaydı şu an . KKTC yoktu .

    TÜRKİYE EGEMEN DEVLETİ İŞGAL EDEN BİR İŞGALCİ OLARAK SINIFLANDIRILMAKTADIR DÜNYADA ; BU EGEMEN DEVLETTE KIBRIS CUMHURİYETİDİR . BİZİM DEYİŞİMİZLE GÜNEY RUM KESİMİDİR .
  • 06-03-2022, 15:09:58
    #29
    Üyeliği durduruldu
    DİPLOMASİ İLE ALAKALI DOĞRU POLİTİKA RENKLENDİRME :

    “Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’un, Ukrayna’daki gelişmeler konusunda Rossiya TV kanalına yaptığı açıklamada ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ifadesini kullanması ile ‘Hiç kimse Kuzey Kıbrıs temsilcilerinin diyaloga katılma hakkını reddetmiyor’ şeklinde değerlendirmede bulunması büyük yankı yaratırken, Rum Yönetimi’nin de Sn. Lavrov’a yönelik tepkileri devam ediyor.
    Sn. Lavrov’un ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ifadesini kullanmasıyla ilgili olarak Rum Yönetimi, Rusya’ya yönelik diplomatik girişimlerde bulunacağını açıklarken, her zaman olduğu gibi Kıbrıs’taki gerçekleri gizlemeye ve dünya kamuoyunu aldatmaya çalışmaktadır.
    Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit kurucu ortağı olan Kıbrıs Türk halkının yöneticileri de 1959 Zürih ve Londra görüşmelerinde olduğu gibi, o yıllardan bu yana Kıbrıs konusuyla ilgili diyalog, gelişme ve müzakerelere katılma hakkına sahiptir. Bu da, yadsınamaz ve gizlenemez bir gerçektir.
    Enosis hedefli olarak 21 Aralık 1963 tarihinde başlayan Rum saldırıları sonrasında, 15 Ocak 1964 tarihinde başlayan Londra Konferansı ile diyalog sürecine garantör ülkelerin yanı sıra Kıbrıs Türk halkının da temsilcileri yer almıştır. Bunun hemen sonrasında, 26 Şubat-4 Mart 1964 tarihleri arasında gerçekleşen BM Güvenlik Konseyi toplantılarına da, Kıbrıs Türk halkını temsilen dönemin Türk Cemaat Meclisi Başkanı Rauf R. Denktaş da katılmıştır.
    Daha sonra, Kıbrıs konusuyla ilgili olarak gündeme gelen bütün diyaloglarda Kıbrıs Türk halkının yönetimleri ile temsilcileri yer alırken, 1968 yılında başlayan ve bugüne kadar devam eden bütün müzakere süreçlerinde de halkımızın temsilcileri yer almıştır ve halen yer almaktadır. Tüm bunlar yadsınamaz gerçeklerdir ve kendi egemen devletini kuran Kıbrıs Türk halkının her türlü diyalog ile müzakere süreçlerine katılması vazgeçilemez hakkıdır. Sn. Lavrov da açıklamasında bu gerçeğe dikkat çekmiştir.
    Sn. Lavrov’un, ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ifadesini kullanmasını hazmedemeyen ve buna karşı çıkan Rum Yönetimi’nin tepki ve girişimlerinin hiçbir anlamı, değeri ve geçerliliği yoktur. Silah zoruyla bir Rum devletine dönüşen ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’, Kıbrıs Türk halkını temsil edemez. Kıbrıs Türk halkının tek temsilcisi, özgür iradesiyle kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir. KKTC bir gerçektir, vardır ve var olmaya devam edecektir. Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına olacak bir antlaşmanın yolu da, egemen eşit iki ayrı devletin varlığına dayalı çözüm önerimizden geçmektedir.
    Bu arada, Rusya ile Ukrayna arasında devam eden sorunların silah, çatışma ve savaşla değil, diyalog yoluyla çözümlenmesi de en büyük temennimdir.”
    __________________________________________________ ________


    @kadirilgin1453; @interdev; , @ekn; , @starshake;
  • 06-03-2022, 15:20:04
    #30
    Üyeliği durduruldu
    griffinn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    DİPLOMASİ İLE ALAKALI DOĞRU POLİTİKA RENKLENDİRME :

    “Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’un, Ukrayna’daki gelişmeler konusunda Rossiya TV kanalına yaptığı açıklamada ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ifadesini kullanması ile ‘Hiç kimse Kuzey Kıbrıs temsilcilerinin diyaloga katılma hakkını reddetmiyor’ şeklinde değerlendirmede bulunması büyük yankı yaratırken, Rum Yönetimi’nin de Sn. Lavrov’a yönelik tepkileri devam ediyor.
    Sn. Lavrov’un ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ifadesini kullanmasıyla ilgili olarak Rum Yönetimi, Rusya’ya yönelik diplomatik girişimlerde bulunacağını açıklarken, her zaman olduğu gibi Kıbrıs’taki gerçekleri gizlemeye ve dünya kamuoyunu aldatmaya çalışmaktadır.
    Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit kurucu ortağı olan Kıbrıs Türk halkının yöneticileri de 1959 Zürih ve Londra görüşmelerinde olduğu gibi, o yıllardan bu yana Kıbrıs konusuyla ilgili diyalog, gelişme ve müzakerelere katılma hakkına sahiptir. Bu da, yadsınamaz ve gizlenemez bir gerçektir.
    Enosis hedefli olarak 21 Aralık 1963 tarihinde başlayan Rum saldırıları sonrasında, 15 Ocak 1964 tarihinde başlayan Londra Konferansı ile diyalog sürecine garantör ülkelerin yanı sıra Kıbrıs Türk halkının da temsilcileri yer almıştır. Bunun hemen sonrasında, 26 Şubat-4 Mart 1964 tarihleri arasında gerçekleşen BM Güvenlik Konseyi toplantılarına da, Kıbrıs Türk halkını temsilen dönemin Türk Cemaat Meclisi Başkanı Rauf R. Denktaş da katılmıştır.
    Daha sonra, Kıbrıs konusuyla ilgili olarak gündeme gelen bütün diyaloglarda Kıbrıs Türk halkının yönetimleri ile temsilcileri yer alırken, 1968 yılında başlayan ve bugüne kadar devam eden bütün müzakere süreçlerinde de halkımızın temsilcileri yer almıştır ve halen yer almaktadır. Tüm bunlar yadsınamaz gerçeklerdir ve kendi egemen devletini kuran Kıbrıs Türk halkının her türlü diyalog ile müzakere süreçlerine katılması vazgeçilemez hakkıdır. Sn. Lavrov da açıklamasında bu gerçeğe dikkat çekmiştir.
    Sn. Lavrov’un, ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ifadesini kullanmasını hazmedemeyen ve buna karşı çıkan Rum Yönetimi’nin tepki ve girişimlerinin hiçbir anlamı, değeri ve geçerliliği yoktur. Silah zoruyla bir Rum devletine dönüşen ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’, Kıbrıs Türk halkını temsil edemez. Kıbrıs Türk halkının tek temsilcisi, özgür iradesiyle kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir. KKTC bir gerçektir, vardır ve var olmaya devam edecektir. Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına olacak bir antlaşmanın yolu da, egemen eşit iki ayrı devletin varlığına dayalı çözüm önerimizden geçmektedir.
    Bu arada, Rusya ile Ukrayna arasında devam eden sorunların silah, çatışma ve savaşla değil, diyalog yoluyla çözümlenmesi de en büyük temennimdir.”
    __________________________________________________ ________


    @kadirilgin1453; @interdev; , @ekn; , @starshake;
    Ben laf anlatmaktan yoruldum hocam. Değişmez çünkü sende boşa uğraşıyorsun.Etiketleme beni sana zahmet.
  • 06-03-2022, 15:24:39
    #31
    Üyeliği durduruldu
    interdev adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben laf anlatmaktan yoruldum hocam. Değişmez çünkü sende boşa uğraşıyorsun.Etiketleme beni sana zahmet.
    Aman kim ne yaparsa yapsın ya aynen dediğin gibi bıktık vallahi bıktık . Sen uğraş didin çabala bir yere kadar getir hep senin milletin gelsin ayağına kurşun sıksın yaptığını oyuncak gibi bozup bozup parçalayıp atsın bir kenara sonra da hakara kikiri gülsün dursun .

    Zaten salla geç yapıyorum artık ya . Bir yere kadar artık bir yerden sonra insan sinirden patlayacak oluyor gerek yok .

    Haklısın bu yüzden . dediğinde doğru .
  • 06-03-2022, 15:29:02
    #32
    griffinn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    DİPLOMASİ İLE ALAKALI DOĞRU POLİTİKA RENKLENDİRME :

    “Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’un, Ukrayna’daki gelişmeler konusunda Rossiya TV kanalına yaptığı açıklamada ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ifadesini kullanması ile ‘Hiç kimse Kuzey Kıbrıs temsilcilerinin diyaloga katılma hakkını reddetmiyor’ şeklinde değerlendirmede bulunması büyük yankı yaratırken, Rum Yönetimi’nin de Sn. Lavrov’a yönelik tepkileri devam ediyor.
    Sn. Lavrov’un ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ifadesini kullanmasıyla ilgili olarak Rum Yönetimi, Rusya’ya yönelik diplomatik girişimlerde bulunacağını açıklarken, her zaman olduğu gibi Kıbrıs’taki gerçekleri gizlemeye ve dünya kamuoyunu aldatmaya çalışmaktadır.
    Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit kurucu ortağı olan Kıbrıs Türk halkının yöneticileri de 1959 Zürih ve Londra görüşmelerinde olduğu gibi, o yıllardan bu yana Kıbrıs konusuyla ilgili diyalog, gelişme ve müzakerelere katılma hakkına sahiptir. Bu da, yadsınamaz ve gizlenemez bir gerçektir.
    Enosis hedefli olarak 21 Aralık 1963 tarihinde başlayan Rum saldırıları sonrasında, 15 Ocak 1964 tarihinde başlayan Londra Konferansı ile diyalog sürecine garantör ülkelerin yanı sıra Kıbrıs Türk halkının da temsilcileri yer almıştır. Bunun hemen sonrasında, 26 Şubat-4 Mart 1964 tarihleri arasında gerçekleşen BM Güvenlik Konseyi toplantılarına da, Kıbrıs Türk halkını temsilen dönemin Türk Cemaat Meclisi Başkanı Rauf R. Denktaş da katılmıştır.
    Daha sonra, Kıbrıs konusuyla ilgili olarak gündeme gelen bütün diyaloglarda Kıbrıs Türk halkının yönetimleri ile temsilcileri yer alırken, 1968 yılında başlayan ve bugüne kadar devam eden bütün müzakere süreçlerinde de halkımızın temsilcileri yer almıştır ve halen yer almaktadır. Tüm bunlar yadsınamaz gerçeklerdir ve kendi egemen devletini kuran Kıbrıs Türk halkının her türlü diyalog ile müzakere süreçlerine katılması vazgeçilemez hakkıdır. Sn. Lavrov da açıklamasında bu gerçeğe dikkat çekmiştir.
    Sn. Lavrov’un, ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ifadesini kullanmasını hazmedemeyen ve buna karşı çıkan Rum Yönetimi’nin tepki ve girişimlerinin hiçbir anlamı, değeri ve geçerliliği yoktur. Silah zoruyla bir Rum devletine dönüşen ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’, Kıbrıs Türk halkını temsil edemez. Kıbrıs Türk halkının tek temsilcisi, özgür iradesiyle kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir. KKTC bir gerçektir, vardır ve var olmaya devam edecektir. Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına olacak bir antlaşmanın yolu da, egemen eşit iki ayrı devletin varlığına dayalı çözüm önerimizden geçmektedir.
    Bu arada, Rusya ile Ukrayna arasında devam eden sorunların silah, çatışma ve savaşla değil, diyalog yoluyla çözümlenmesi de en büyük temennimdir.”
    __________________________________________________ ________


    @kadirilgin1453; @interdev; , @ekn; , @starshake;
    Niye etiketlendiğimi anlamadım?
  • 06-03-2022, 15:32:56
    #33
    Üyeliği durduruldu
    kadirilgin1453 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Niye etiketlendiğimi anlamadım?
    Bilgilendirirsiniz diye , uluslararası hukuk , uluslararası diplomasi , kamu diplomasisi gibi vesaire konularda .
    bilgilendirseydiniz müteşekkir olurdum , şu an da zaten gerek yok ; ben derdimi meramımı anlattım .
    arkadaşları da bilgilendirirseniz bu konularda iyi olur , bilgisizce atılan her adım gerisin geri bize zarar olarak döner .
    teşekkür ederim .
  • 06-03-2022, 16:59:31
    #34
    Üyeliği durduruldu
    EvilBozkurt adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Oyyyy okumayı en çok sevdiğim, okurken en çok güldüğüm konu tarzı. Şimdi savaş stratejisi, siyaset bilim uzmanları falan gelir Putin'in asıl amacının ne olduğu, savaşın neden bu kadar uzun sürdüğü, Amerikanın asıl planının ne olduğu hakkında iddialı iddialı yorum yaparlar hayatlarında bulundukları şehrin dışına çıkmamış olmalarına rağmen...

  • 06-03-2022, 17:08:31
    #35
    Üyeliği durduruldu
    BilgMuhendisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kamu diplomasisinin de amacı budur zaten ; tansiyonu arttırırlar , güdü mekanizmalarını devreye sokarlar . Kalıp bazı içsel ve dışsal savunma mekanizmaları vardır . Bunlar da zaten dürtü programlıdır .
    Ondan sonra da hedef ülke ve ülkelerin popülasyonu koyun sürüsü misali ; o ülkelerin yönetimine karşı baskı olsun diye güdülür .
    Sonra da hedef ülkelerin yönetimleriyle masaya oturulur ve müzakere de bu değnek olarak kullanılır .
    Hedef ülkenin yönetimini kopardın mı da ; kademe kademe tansiyonu azaltırsın , birazcık da yemlersin konu tatlıya bağlanır .
  • 06-03-2022, 17:25:14
    #36
    Üyeliği durduruldu
    https://www.r10.net/off-topic/313196...ir-petrov.html

    Şu kısımda ufakta olsa nükteyle değindim . Anlayan anlar .