Uzun süredir Adsense reklamlarına kafaya taktım.
Derinlemesine incelediğimde gördüm ki...
Google tarafından zalimce sömürülüyoruz. Bunu zaten siz de fark etmişsinizdir.
Kazanç sağlamak için yaptığımız şey aslında reklam yayınlamak değil...
Kelimenin tam anlamıyla satış.
Reklam verenler satmak istedikleri şeyler için Google ile anlaşır.
Google ise, bize bu reklamları göstermemiz için vitrin hazırlamamızı söyler.
Sonra, sitemize ziyaretçi deneyimini yerden yere vuran reklamlar yerleştiririz.
Masum ziyaretçi sitemize gelir. Ücretsiz bir içerikten faydalanacağını zanneder. Ve bam!
Adsense reklamlarıyla karşılaşan ziyaretçi çoktan ücret ödemiştir.
Gösterilen reklamlara tıklaması yada satın alması gerekmez.
O sırada, periferal görüş alanındaki reklamlar zihnine yerleşir.
Sebepsiz ve zamansız bir şekilde, artık o reklamda gösterileni almaya yatkındır.
Belki 1 hafta. Belki 1 ay sonra.
Yani düşük komisyonlu tıklamalar üzerinden kazanç sağlamak uğruna...
Tıklama olmasa bile, reklamları amacına ulaştırıyoruz.
Şunu demek istiyorum.
Ziyaretçinizin zihnine olta atmanın karşılığı bu olmamalı.
Şimdi size can alıcı bir soru sormak istiyorum.
Bir site açsanız ve içeriklerinizi ücretli sunsanız nasıl olurdu?
Hiç bir reklam olmayacak.
Fakat gerçek anlamda değer sağlayan ücretli içerikler olacak.
Eminim pek çok kişi şöyle düşünecektir.
Ücretli içerik mi olur?
Ancak...
İçeriği ziyaretçiye ulaştırırken Adsense gösteriliyorsa aslında bu da bir ücrettir zaten.
İşte bu yüzden...
Kazanç sağlamak üzerine içerik üreten siteler farklı tercihlere yönelmiş durumda.
1- Doğrudan satış ortaklığı
2- Dijital bilgi ürünleri satışı ( eğitim, kurs, online danışmanlık, e-book )
Eğer konfor alanınızdan çıkmayı başarabilirseniz ve...
Yeni nesil bu sistemlere geçiş yapabilirseniz...
Çok daha kazançlı senaryolarda rol alacağınızı garanti edebilirim.
Ayrıca Dikkat Tacirleri - Tim Wu kitabını şiddetle tavsiye ederim.

Saygılar ve sevgiler...
7 kişi bunu beğendi.

