• 15-11-2021, 11:46:54
    #19
    EmreGrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    peki pdf den ders işlemeye ne diyorsunuz hocam odamı teorik oluyor okumak felan
    Dersin içeriğini bilmiyorum.
    Ama ders teorik bir ders ise neden bilgisayardan işlensin?
    Dersin amacının, hedefinin, kazanımlarının ne olduğunu düşündün mü?
    Ben bir adama programlama ve algoritmanın ne olduğunu anlatacaksam editör açmam, bilgisayar açmam.
    Değişkenin ne olduğunu, döngünün ne olduğunu, fonksiyonun, sınıfın ne olduğunu anlatmak için bilgisayar kullanmaya gerek yok.
    Dersin kazanımlar listesinde "kendi kendine editörde değerine göre sayıları sıralama algoritmasını yazıp derleyerek çalıştırabilir" ifadesi yoksa neden bilgisayarda işlensin o ders?
    2 senelik bölüm okuyorsanız bu teknik bir okuldur, mesleki hazırlığa yöneliktir ve derslerin pratik işlenmesi gerekir.
    Ama bir dersin isminde TEMEL KAVRAMLAR geçiyorsa o teorik bir derstir ve o dersin amacı ders sonunda bir yetenek kazandırmak değil temel kavramları hakkında bilgi kazandırmaktır.
    4 senelik bir lisans bölümü okuyorsanız ve dersin kazanım listesi temel kavramları öğrenmekse bunu neden bilgisayarda göstersinler?
    Değişken nedir diye sana bilgisayarda göstermeye kalksam javada başka gösteririm, C# da başka gösteririm, delphi de başka gösteririm...
    Dersin içeriğini bilmiyoruz ama bilgisayar ile ilgili her dersin bilgisayarda işlenmesinin zorunlu olduğu yanlış bir ön kabul.
  • 15-11-2021, 12:28:56
    #20
    Girdiğiniz üniyle alakalı bir durum. Memlekette patates tarlası endeksli sayıda üni olduğu için normal durum.
  • 15-11-2021, 12:29:55
    #21
    Şahsi düşüncem kağıda yazmanın daha fazla öğrettiğinden yana. Biraz amelelik gibi kalıyor ama cidden kodlama dillerinin temelini atmada büyük etkisi var. Meslek öğrencisi olduğum için sayfalarca yazdığım kodlar var. Zorlanıyorduk yazarken ama ciddi anlamda yararı vardı.
  • 15-11-2021, 13:14:47
    #22
    hangi okul yazar mısınız özelden ?
  • 15-11-2021, 15:27:52
    #23
    Bilgisayar mühendisliği bitirdim. 1. sınıf 1. dönem neredeyse kod namına bir şey görmedik. Sahte kod yapısı ile ders işledik. Kodlama olarak sadece 1 dersim vardı. Gerisi matematik, fizik, edebiyat vs. Memleketim Sivas'ta bilgisayar mühendisliği okuyan bir arkadaşım bana ödevini gönderdi. Zorlandığını ve yardım istediğini söyledi. Ödeve baktığımda hiçbir şey anlamadım. Çünkü tamamen koddu. "Siz ne zamandır kod yazıyorsunuz" dediğimde: "İlk 2 hafta sahte kod üzerinde temel oluşturduk, ondan sonra normal kod yazmaya başladık.". dedi. O zaman anladım, okuduğum üniversitenin yazılım konusunda bana fazla bir şey katamayacağını ve kendimin daha çok çabalamam gerektiğini...

    Bunu görünce üniversiteden ümidimi kestim. Sadece bana yol çizen bir rehber olarak görmeye başladım. Kendim araştırdım, kendim öğrendim. Derslerde hep çalışkan, zeki öğrenci olarak gözüktüm. Ama bu bilgiyi bana üniversitede ki hocalar vermedi. Kendim edindim. Demem o ki, üniversiteniz Türkiye'de isim yapmış kaliteli bir üniversite olmadığı sürece ümidinizi kesin. Sitem etmek, şikayet etmek yerine araştırın ve kendiniz öğrenin. Zaman kaybetmeyin.

    Kimsenin tavsiyeleri ile iş yapmayın. Değerlendirin, mantıklı bulursanız uygulayın. 2014 yıllarında PHP öğrenmek istedim. Sorduğum 2-3 kişi "PHP bitti artık" gibi sözlerle yönlendirerek hevesimi kırmıştı. Şu an kendim PHP yapısını az çok öğrendim. İhtiyacımı giderebiliyorum. Keşke o zamanlar öğrenseydim demiyorum değil... Gerçekten eski bir dil mi, evet. Fakat şu an benim işimi gayet güzel bir şekilde görüyor.

    Derslerin konu başlıkları size yol göstersin. O dersi, eğitmenden öğrenmeye çalışmayın. İşini doğru düzgün yapan eğitmen çok yok. Ben araştırma görevlileri ile vakit geçiriyordum. Daha güncel bilgili ve ilgiliydiler. En azından bana göre diyeyim. Şu an yaptığım projeleri ara ara e-mail ile paylaşıyorum. İletişimimi koparmadım. Sağ olsun, onlar da beni hala bırakmadılar.

    Zaman hızlı ve acımasız geçiyor. Yaşınız ilerliyor. Ülke durumu ortada. Para kazanmak için paraya ihtiyacınız var. Eskisi gibi fiziksel güç ile para kazanma devri kapanmak üzere. O yüzden size naçizane tavsiyem: Kendiniz araştırın, proje fikri bulun, ekip oluşturun. Çalışın. Kendi işinizi kuramazsanız tabiri caizse, geçiminizi kolay bir şekilde sağlayamayacak miktar için, köle gibi çalışmak durumunda kalabilirsiniz.

    Sözlerim kırıcı olduysa af ola. Gerçekleri ve tecrübelerimi belirtmek istedim.

    Hayatında başarılar dilerim.
  • 15-11-2021, 15:31:14
    #24
    Ben teknik lise bilgisayar programcılığı okudum. Lise'de tüm sınavlarda kodları kağıda yazardık. Hey gidi günler hey. Bakma hocaların çoğu da kod yazmayı bilmiyor. Karambole öğretmen olmuşlar.
  • 15-11-2021, 16:22:32
    #25
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eğitim Bilimi konusunda bilgi sahibi olmadan eğitim yöntemi konusunda yargı dağıtıyorsunuz arkadaşlar.
    El yazısı beynin dikkat ve hafıza bölümlerini aktive eden bir eylemdir.
    El yazısı ile not tutmak, klavye ile not tuttmaktan ya da hiç not tutmadan sadece dinleyerek edinilen bilgiden daha kalıcı öğrenme sağlar.
    El kullanma becerisi insanı insan yapan, beynin en yüksek kapasiteli becerilerinden biridir.
    Eğitimde kesinlikle el yazısı kullanmak ve kullandırtmak gerekir.
    Özellikle DİL eğitiminde el yazısı kesinlikle kullanılmalıdır.
    Bilgisayar programlama da yeni bir DİL öğrenimidir ve akademisyen kesinlikle doğru bir iş yapıyor.
    Programlamanın temelleri ismindeki bir ders temel olarak teorik bir derstir ve bazı temel teorik kavramlara hakim olmayı amaçlıyordur.
    Bu dersin amacı pratik olarak bir kod yazıp çalıştırmak değil, programlama ile ilgili temel kavramların ne işe yaradığını öğrenmektir.
    Bu forumda hiç bir teorik eğitimi, kavramsal eğitimi olmadan pratik bir şekilde daha önce gördüğü kodlara benzer kodlar yazabilen adamlar var.
    Ve bu adamlar temel kavramlara hakim olmadıkları için kendilerine öğretilen programlama desenleri içinde kod yazabilirler ama yeni bir programlama deseni geliştiremezler.
    Yani teorik bir ders ile pratik bir dersi bir birine karıştırmayın.
    Ve el yazısı ile öğrenmenin klavye kullanarak öğrenmekten çok daha kalıcı olacağını unutmayın.
    Hiç unutmam MYO'da ilk senemde vize sınavında 3 sayfa kağıda kod yazmış vermiştim. O zamanlar 'böyle iş mi olur' derken o bugün kodların büyük kısmı hala aklımda. Kesinlikle katılıyorum.
  • 15-11-2021, 16:49:24
    #26
    hakanbey58 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilgisayar mühendisliği bitirdim. 1. sınıf 1. dönem neredeyse kod namına bir şey görmedik. Sahte kod yapısı ile ders işledik. Kodlama olarak sadece 1 dersim vardı. Gerisi matematik, fizik, edebiyat vs. Memleketim Sivas'ta bilgisayar mühendisliği okuyan bir arkadaşım bana ödevini gönderdi. Zorlandığını ve yardım istediğini söyledi. Ödeve baktığımda hiçbir şey anlamadım. Çünkü tamamen koddu. "Siz ne zamandır kod yazıyorsunuz" dediğimde: "İlk 2 hafta sahte kod üzerinde temel oluşturduk, ondan sonra normal kod yazmaya başladık.". dedi. O zaman anladım, okuduğum üniversitenin yazılım konusunda bana fazla bir şey katamayacağını ve kendimin daha çok çabalamam gerektiğini...

    Bunu görünce üniversiteden ümidimi kestim. Sadece bana yol çizen bir rehber olarak görmeye başladım. Kendim araştırdım, kendim öğrendim. Derslerde hep çalışkan, zeki öğrenci olarak gözüktüm. Ama bu bilgiyi bana üniversitede ki hocalar vermedi. Kendim edindim. Demem o ki, üniversiteniz Türkiye'de isim yapmış kaliteli bir üniversite olmadığı sürece ümidinizi kesin. Sitem etmek, şikayet etmek yerine araştırın ve kendiniz öğrenin. Zaman kaybetmeyin.

    Kimsenin tavsiyeleri ile iş yapmayın. Değerlendirin, mantıklı bulursanız uygulayın. 2014 yıllarında PHP öğrenmek istedim. Sorduğum 2-3 kişi "PHP bitti artık" gibi sözlerle yönlendirerek hevesimi kırmıştı. Şu an kendim PHP yapısını az çok öğrendim. İhtiyacımı giderebiliyorum. Keşke o zamanlar öğrenseydim demiyorum değil... Gerçekten eski bir dil mi, evet. Fakat şu an benim işimi gayet güzel bir şekilde görüyor.

    Derslerin konu başlıkları size yol göstersin. O dersi, eğitmenden öğrenmeye çalışmayın. İşini doğru düzgün yapan eğitmen çok yok. Ben araştırma görevlileri ile vakit geçiriyordum. Daha güncel bilgili ve ilgiliydiler. En azından bana göre diyeyim. Şu an yaptığım projeleri ara ara e-mail ile paylaşıyorum. İletişimimi koparmadım. Sağ olsun, onlar da beni hala bırakmadılar.

    Zaman hızlı ve acımasız geçiyor. Yaşınız ilerliyor. Ülke durumu ortada. Para kazanmak için paraya ihtiyacınız var. Eskisi gibi fiziksel güç ile para kazanma devri kapanmak üzere. O yüzden size naçizane tavsiyem: Kendiniz araştırın, proje fikri bulun, ekip oluşturun. Çalışın. Kendi işinizi kuramazsanız tabiri caizse, geçiminizi kolay bir şekilde sağlayamayacak miktar için, köle gibi çalışmak durumunda kalabilirsiniz.

    Sözlerim kırıcı olduysa af ola. Gerçekleri ve tecrübelerimi belirtmek istedim.

    Hayatında başarılar dilerim.
    Siz doğrusunu yapmışsınız. Maalesef bunu çok insan farketmiyor.
    Lev Tolstoy der ki "Eğitim kişinin başkasının insiyatifine bırakamayacağı kadar ciddi bir konudur. Her insan kendi yetenekleri ve ideallerine göre kendi eğitim süreci kendisi planlamalı ve uygulamalıdır."
    Yani eğitimi üniversiteye, hükümete, devlete, dekana, profesöre emanet etmemek lazım.
    Onların gelip bir şeyler öğretmesini üstün eğitim performansı vermesini bekleyemez insan.
    Üniversite düzeyine gelen insan akademinin bir parçasıdır ve kendi çabası ve emeği ile öğrenir.
    Ben hiç bizim üniversitenin kütüphanesi çok küçük diye yakınan bir öğrenci görmedim.
    Genelde yakınılan konular hocaların ilgisizliği ya da yetersizliğidir.
    Çünkü liseden kalma zihniyet ile bir şey öğrenmenin tek yolunun başka bir insanın gelip hap gibi herşeyi öğretmesi olduğu sanılıyor.
    Oysa hoca öğrenmek için kullanılacak araçlardan sadece biridir.
    Sınavda iyi puan alıp iyi bölüme yerleşenler iyi hocaları da kapıyorlar genelde.
    Bölümlerin puanları okulun ismine göre değil o okulun hocalarına ne kadar rağbet edildiğine göre yükseliyor.

    Biz üniversiteye ilk girdiğimizde bize siz artık öğrenci değil TALEBE siniz dedi hocalar.
    Öğrenci edilgen bir şeydir. Öğretmen gelir hazır bilgiyi hap gibi öğretir ve öğrenci edilgen şekilde bu bilgiyi öğrenir.
    Oysa bu lise ve teknik okullarda uygulanacak bir sistemdir.
    Akademi yani 4 senelik üniversiteler lisenin devamı değildir.
    Üniversitede aslında birer çıraksınız, hocalar gelip Cem Yılmaz gibi şov yaparak ilgi çekerek üniversite eğitimi vermezler.
    Üniversitede kişi öğrenmeyi TALEP EDER.
    Yani üniversitede öğrenci yoktur öğrenmeyi talep eden TALEBE vardır.
    Ve öğrenmeyi talep eden adam için okuduğu okul bir araçtır, dersler bir araçtır, pdften ders anlatan hoca bir araçtır.
    Kimsenin size gelip bir şeyler öğretmesini beklemeyin üniversitede.
    Üniversitede öğrenciler öğrenmek isterler, çalışırlar, didinirler ve öğrenirler.
    Öğrenmeye uğraşan pdf'den fazlasını bulur.
    Birilerinin motive etmesini, çok iyi eğitim performansı vermesini beklemeden kendi eğitim stratejisini kendi belirlemeli insan.
  • 15-11-2021, 17:23:19
    #27
    mcatakcin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kağıda kod yazmanın ne kadar saçma geldiğini tahmin edebiliyorum.

    aynı şeyi yaşadım. o sıralar fark etmesem de...
    kağıt üzerinde yazmanın öğrenmeyi pekiştirdiğini düşünüyorum.

    kağıt üzerinde hatasız yazabiliyorsan editörde gözün kapalı yazarsın gerçekten.
    Editöre hatasız kod yazabilmek için kağıtta; hiçbir anlamı olmayan syntaxı tekrar etmenin, bundan sınav olmanın bir anlamı var mı sizce hocam? Bunun yerine algoritmayı kurmaları istense öğrencilerin gelişimi daha da ileriye taşınmaz mı?