hakanbey58 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bilgisayar mühendisliği bitirdim. 1. sınıf 1. dönem neredeyse kod namına bir şey görmedik. Sahte kod yapısı ile ders işledik. Kodlama olarak sadece 1 dersim vardı. Gerisi matematik, fizik, edebiyat vs. Memleketim Sivas'ta bilgisayar mühendisliği okuyan bir arkadaşım bana ödevini gönderdi. Zorlandığını ve yardım istediğini söyledi. Ödeve baktığımda hiçbir şey anlamadım. Çünkü tamamen koddu. "Siz ne zamandır kod yazıyorsunuz" dediğimde: "İlk 2 hafta sahte kod üzerinde temel oluşturduk, ondan sonra normal kod yazmaya başladık.". dedi. O zaman anladım, okuduğum üniversitenin yazılım konusunda bana fazla bir şey katamayacağını ve kendimin daha çok çabalamam gerektiğini...

Bunu görünce üniversiteden ümidimi kestim. Sadece bana yol çizen bir rehber olarak görmeye başladım. Kendim araştırdım, kendim öğrendim. Derslerde hep çalışkan, zeki öğrenci olarak gözüktüm. Ama bu bilgiyi bana üniversitede ki hocalar vermedi. Kendim edindim. Demem o ki, üniversiteniz Türkiye'de isim yapmış kaliteli bir üniversite olmadığı sürece ümidinizi kesin. Sitem etmek, şikayet etmek yerine araştırın ve kendiniz öğrenin. Zaman kaybetmeyin.

Kimsenin tavsiyeleri ile iş yapmayın. Değerlendirin, mantıklı bulursanız uygulayın. 2014 yıllarında PHP öğrenmek istedim. Sorduğum 2-3 kişi "PHP bitti artık" gibi sözlerle yönlendirerek hevesimi kırmıştı. Şu an kendim PHP yapısını az çok öğrendim. İhtiyacımı giderebiliyorum. Keşke o zamanlar öğrenseydim demiyorum değil... Gerçekten eski bir dil mi, evet. Fakat şu an benim işimi gayet güzel bir şekilde görüyor.

Derslerin konu başlıkları size yol göstersin. O dersi, eğitmenden öğrenmeye çalışmayın. İşini doğru düzgün yapan eğitmen çok yok. Ben araştırma görevlileri ile vakit geçiriyordum. Daha güncel bilgili ve ilgiliydiler. En azından bana göre diyeyim. Şu an yaptığım projeleri ara ara e-mail ile paylaşıyorum. İletişimimi koparmadım. Sağ olsun, onlar da beni hala bırakmadılar.

Zaman hızlı ve acımasız geçiyor. Yaşınız ilerliyor. Ülke durumu ortada. Para kazanmak için paraya ihtiyacınız var. Eskisi gibi fiziksel güç ile para kazanma devri kapanmak üzere. O yüzden size naçizane tavsiyem: Kendiniz araştırın, proje fikri bulun, ekip oluşturun. Çalışın. Kendi işinizi kuramazsanız tabiri caizse, geçiminizi kolay bir şekilde sağlayamayacak miktar için, köle gibi çalışmak durumunda kalabilirsiniz.

Sözlerim kırıcı olduysa af ola. Gerçekleri ve tecrübelerimi belirtmek istedim.

Hayatında başarılar dilerim.
Siz doğrusunu yapmışsınız. Maalesef bunu çok insan farketmiyor.
Lev Tolstoy der ki "Eğitim kişinin başkasının insiyatifine bırakamayacağı kadar ciddi bir konudur. Her insan kendi yetenekleri ve ideallerine göre kendi eğitim süreci kendisi planlamalı ve uygulamalıdır."
Yani eğitimi üniversiteye, hükümete, devlete, dekana, profesöre emanet etmemek lazım.
Onların gelip bir şeyler öğretmesini üstün eğitim performansı vermesini bekleyemez insan.
Üniversite düzeyine gelen insan akademinin bir parçasıdır ve kendi çabası ve emeği ile öğrenir.
Ben hiç bizim üniversitenin kütüphanesi çok küçük diye yakınan bir öğrenci görmedim.
Genelde yakınılan konular hocaların ilgisizliği ya da yetersizliğidir.
Çünkü liseden kalma zihniyet ile bir şey öğrenmenin tek yolunun başka bir insanın gelip hap gibi herşeyi öğretmesi olduğu sanılıyor.
Oysa hoca öğrenmek için kullanılacak araçlardan sadece biridir.
Sınavda iyi puan alıp iyi bölüme yerleşenler iyi hocaları da kapıyorlar genelde.
Bölümlerin puanları okulun ismine göre değil o okulun hocalarına ne kadar rağbet edildiğine göre yükseliyor.

Biz üniversiteye ilk girdiğimizde bize siz artık öğrenci değil TALEBE siniz dedi hocalar.
Öğrenci edilgen bir şeydir. Öğretmen gelir hazır bilgiyi hap gibi öğretir ve öğrenci edilgen şekilde bu bilgiyi öğrenir.
Oysa bu lise ve teknik okullarda uygulanacak bir sistemdir.
Akademi yani 4 senelik üniversiteler lisenin devamı değildir.
Üniversitede aslında birer çıraksınız, hocalar gelip Cem Yılmaz gibi şov yaparak ilgi çekerek üniversite eğitimi vermezler.
Üniversitede kişi öğrenmeyi TALEP EDER.
Yani üniversitede öğrenci yoktur öğrenmeyi talep eden TALEBE vardır.
Ve öğrenmeyi talep eden adam için okuduğu okul bir araçtır, dersler bir araçtır, pdften ders anlatan hoca bir araçtır.
Kimsenin size gelip bir şeyler öğretmesini beklemeyin üniversitede.
Üniversitede öğrenciler öğrenmek isterler, çalışırlar, didinirler ve öğrenirler.
Öğrenmeye uğraşan pdf'den fazlasını bulur.
Birilerinin motive etmesini, çok iyi eğitim performansı vermesini beklemeden kendi eğitim stratejisini kendi belirlemeli insan.