• 10-11-2021, 07:24:42
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Özel sektörden artık nefret eder oldum . Sabah kalk işe git , akşam olmasını bekle akşam olana kadar bir sürü insanın saçmalığıyla uğraş bu yetmezmiş gibi birde orada tutunmaya çalış , tutunmak için millet senle sdik yarıştırısın herkes herkesin arkasından dedikodu yapar .. sorsan herkes mutlu ama aslında değil . genel müdürüdür patronudur ayrı bir dert zaten . Koca bir sene ye minimum 14 gün senelik izin alıyorsun şaka gibi.. bilmiyorum ben mi abartıyorum ? Bir kaç hayalim var gerçekleştirebilirsem eğer anında işi gücü bırakacağım .. yapım gereği başkasının emri altında çalışmayı seven bir tip değilim kendi kendimi koordine edince daha özverili oluyorum isteğim daha yüksek oluyor şuan lık şartlar bu şekilde biraz da sektörden sıkıldım herhalde insanlar yapmacık geliyor açıkcası..
  • 10-11-2021, 07:39:37
    #2
    En güzeli kendi işini kurup ticaret yapmak ama herkese nasip olmuyor o . Batan da çok çıkan da çok.
    Bir de bi söz var " cumartesi günü çalıştırıyorlar diye işi bıraktım kendi işimi kurdum şimdi pazarları da çalışıyorum" diye.

    Kendi işinizi de kursanız belki oturana kadar izin de yapamayacaksınız. Ama ben kendi işinizi kurmanızdan yanayım yine de.
  • 10-11-2021, 07:43:10
    #3
    Özelden nefret ediyorsan Kamuya geç.
  • 10-11-2021, 07:44:08
    #4
    Üyeliği durduruldu
    Hipek adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Özelden nefret ediyorsan Kamuya geç.
    Kamuda aynı bır farkı yok .
  • 10-11-2021, 07:46:37
    #5
    Bu konuda yalnız değilsin ama risk alabileceğin konumda değilsen yapacak birşey yok aynı şekilde sisteme uymaya devam. Tavsiyem güzel bir hobi bul, kitap oku, zevk aldığın şeyleri yap mesai saatleri dışında. Güzel ülkemde milyonlarca insanın seninle aynı durumda olduğunu unutma ve iş yerindekileri kişileri, olayları kafana takma. Ne demiş şair; başarının bedelini bir dönem için almayanlar, başarısızlığın bedelini bir ömür öderler.
  • 10-11-2021, 07:49:18
    #6
    Üyeliği durduruldu
    dgnttnc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu konuda yalnız değilsin ama risk alabileceğin konumda değilsen yapacak birşey yok aynı şekilde sisteme uymaya devam. Tavsiyem güzel bir hobi bul, kitap oku, zevk aldığın şeyleri yap mesai saatleri dışında. Güzel ülkemde milyonlarca insanın seninle aynı durumda olduğunu unutma ve iş yerindekileri kişileri, olayları kafana takma. Ne demiş şair; başarının bedelini bir dönem için almayanlar, başarısızlığın bedelini bir ömür öderler.
    Çok güzel yorum teşekkürler. Bazı şeyleri anlık sinirle yazıyorum kendim de farkındayım .
  • 10-11-2021, 07:49:45
    #7
    Kapitalist sistem bunu gerektirir.
    Çalıştığın kadar çalışır bildiğin kadar ekmek yersin...
  • 10-11-2021, 07:58:44
    #8
    Hayır abartmıyorsunuz, insanlar çaresizliğe alıştıkları için ses çıkartmıyorlar. Ses çıkartmadıkları için de zamanla mecburiyetleri onlar için standart haline geliyor ve bunu savunmaya başlıyorlar.
    Fiziksel olarak da, mental olarak da, dini olarak da bu düzenin insan üzerinde hiçbir yapıcı etkisi bulunmuyor.
    Ülkemiz de dahil birçok fakir ülkede durum bu şekilde.(olmamalı)

    https://www.trthaber.com/haber/dunya...di-593601.html




    Elon Musk'ın şöyle bir sözü var.

    Haftada 80-100 saat çalışmak gerekiyor diyor, kendisi de öyle yapıyormuş. Ve bu adam milyoner.
    Milyoner kısmı çok önemli çünkü bizim ülkede haftada 100+ saat çalışanlar bile var. Asgari ücret alıyorlar.


    Mental ve fiziksel açıdan çalışmanın zararlarını saymama gerek yoktur diye tahmin ediyorum. Vücudun kendi uyku saatini alarm ile bozup zorla kaldırmak ile başlıyor savaş zaten. Kendi vücudumuz ile olan.


    Dini kısmını çok kişi bilmez, müslüman arkadaşlar için de şöyle bir betimleme yapmak istiyorum. Zira "çalışmak dindendir" gibi bir mentalite var. Bu yanlıştır. Çalışmak, başkalarına muhtaç olmamak, dilenmemek, bunlar önemli ve istenmesi gereken şeylerdir.
    Ama sömürü düzenini "Allah çalışanı sever" gibi bir düşünceyle savunmak adamı şirke bile götürür.
    Bunu söyleyen adam, tek ibadeti cumaya gitmek olan adamdır. Niye kılmıyorsun dendiğinde de "iş yoğun" der. Çalışmasını bir ibadet olarak görür.

    Bir hadis ile bu din kısmını kapatayım.
    Alıntı
    Hz. Ali a.s. bir yahudinin hurma bahçesinde sepet başı hurma topluyordu. Saat 10-11'de 5-10 sepet ne topladıysa yahudiye teslim ediyor ve parasını alıp gidiyordu.
    Bir gün yahudi Hz. Ali'nin elinden tutup dedi ki "Ya Ali, sen bu tempo ile akşama kadar çalışsan şu kadar para kazanmaya kadirsin, neden 10-11 de 3-5 sepet toplayıp hurma parasına razı olup gidiyorsun?"
    Hz. Ali'nin cevabı: "Bugünün rızkını kazandım, yarına Allah kefil, bundan sonra da Allah'ın benden istediği diğer kullukları icra etmeye, peygamberden ayet ve hadis öğrenmeye gidiyorum" der.
    Yani bir müslümanın sabah 7 akşam 7 böyle bir şey yok yani. Savunmaya bile hakkı yok ama cahillik işte toplumu öyle aşılamışlar..

    Tekrar diğer konulara gelelim.

    Benim arkadaşımın arkadaşı yurtdışına çıktı yazılımcı olarak.
    Çocuğun dediği şey şu, Türkiye'de 1 hafta süre verdikleri iş için, aynı kulvardaki şirket yurtdışında suanda 1 ay süre verdi. Şok oldum, patronla tartıştım, adam bizde işler bu şekilde ilerliyor dedi dedi.


    Örnek olarak Twitter'da çalışan bir çalışanın çalışma rutini... Lütfen zamanınız varsa şu arkadaşı bir izleyin, saatlere dikkat edin.

    https://www.youtube.com/watch?v=sS6O7Yp5xmg



    Aynı zamanda ben birçok freelancer / influencer takip ediyorum YouTube üzerinden yabancı.
    Haftada 20 saat çalışıyorum diyorlar. 20... Bir sıfır ile.
    Ve bu adamlar, son model ekipmanları kullanan insanlar.
    Ha bu arada, bu pewdiepie falan değil ha, öyle bilindik birisi değil, Youtube'un dibinin dibinde, az bir abonesi olan Niche bir içerik sunan bir kadın.. İçerik skalası o kadar ufak ki.



    Yine aynı şekilde takip ettiğim başka bir japon var. Adam'ın 1 tane uygulaması var. Yalnızca 1. Not tutma uygulaması.
    5$ aylık ücretle satıyor. Ve bu adam sadece bugfix yapıyor kendi uygulaması için.
    Gayet zengin. Kendisi de ifade ediyor bunu.


    Bitirirken şuna da deyineyim haksızlık olmasın.
    Bu düzenin problemi. İşverenlerin tümünün suçu değil. Çünkü kimi işveren var, adam mecbur maaşı çıkartmak için çalıştırıyor. Ha tabi kimi işveren var, örneğin bazı genel bilinen işler (garson, market personeli türevleri vs.) böyle, senin iliğini kemiğini canını kanını çekene kadar seni çalıştırmak istiyor.
    Ancak temel sorun/suç sistemde ve sisteme ses çıkartmayanlarda.

    Üstte de bahsettiğim gibi, insanların acizlikleri mecburiyetleri bir süre sonra standartları haline geldiği için, bir şekilde bunu savunma moduna geçmişler.
    Niye uzun çalışıyorsun, çalışma dediğin zaman, bir şekilde senin haklı olduğunu bildikleri halde sanki olması gereken buymuş gibi sana çıkışıyorlar.
    Onlar yüzünden böyle sistem.
  • 10-11-2021, 08:02:44
    #9
    GUNEY1903 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok güzel yorum teşekkürler. Bazı şeyleri anlık sinirle yazıyorum kendim de farkındayım .
    Aynı saat diliminde, iş yerinde, bilgisayarın başında aynı şeyleri hissettiğim başka birilerinin olması oldukça ilginç geldi. Bazen hayatı sorgulatıyor ancak nasip deyip hayat bize neler gösterecek izlemeye devam ediyoruz. İnsanı çalışmak mutlu etmiyorsa, bence sebebi çalıştığı alan yada kendine ne kattığıdır. Belki de kendi işini kurmanın verdiği haz ile günü dolu dolu geçirdiğini hissetmek mümkündür. Maaş gününü beklemektense günlük kazancını takip etmek insanı daha çok mutlu ediyordur. Ancak ben kazançtan çok bana kattıkları, bana sağladıkları imkanlar kadar düşündüğümde iyi bir maaşla çalışmama rağmen bazen hayatın temposuna yetişemediğimi, hafta içi kendime ayırabileceğim 4 -5 saatin 2 saatini zorunlu ihtiyaca verdiğimi, kalan 3 saattede spor mu, oyun mu, pasif gelir mi diye içim içimi yerken yatakta sızdığımı biliyorum. Bazen çalışmak için çok gencim diyorum, sonra benim yaşımda babamın 2 çocuğu olduğu aklıma geliyor(27 yaşındayım)... Garip duygular ancak insanoğlu her şeye alışıyor. Çok şükür işimizde gücümüzdeyiz diyoruz, ama sıradanlaşan hayatı da sorgulamadan edemiyoruz.