Hayır abartmıyorsunuz, insanlar çaresizliğe alıştıkları için ses çıkartmıyorlar. Ses çıkartmadıkları için de zamanla mecburiyetleri onlar için standart haline geliyor ve bunu savunmaya başlıyorlar.
Fiziksel olarak da, mental olarak da, dini olarak da bu düzenin insan üzerinde hiçbir yapıcı etkisi bulunmuyor.
Ülkemiz de dahil birçok fakir ülkede durum bu şekilde.(olmamalı)
https://www.trthaber.com/haber/dunya...di-593601.html Elon Musk'ın şöyle bir sözü var.
Haftada 80-100 saat çalışmak gerekiyor diyor, kendisi de öyle yapıyormuş. Ve bu adam
milyoner.
Milyoner kısmı çok önemli çünkü bizim ülkede haftada 100+ saat çalışanlar bile var. Asgari ücret alıyorlar.
Mental ve fiziksel açıdan çalışmanın zararlarını saymama gerek yoktur diye tahmin ediyorum. Vücudun kendi uyku saatini alarm ile bozup zorla kaldırmak ile başlıyor savaş zaten. Kendi vücudumuz ile olan.
Dini kısmını çok kişi bilmez, müslüman arkadaşlar için de şöyle bir betimleme yapmak istiyorum. Zira "çalışmak dindendir" gibi bir mentalite var. Bu yanlıştır. Çalışmak, başkalarına muhtaç olmamak, dilenmemek, bunlar önemli ve istenmesi gereken şeylerdir.
Ama sömürü düzenini "Allah çalışanı sever" gibi bir düşünceyle savunmak adamı şirke bile götürür.
Bunu söyleyen adam, tek ibadeti cumaya gitmek olan adamdır. Niye kılmıyorsun dendiğinde de "iş yoğun" der. Çalışmasını bir ibadet olarak görür.
Bir hadis ile bu din kısmını kapatayım.
Alıntı
Hz. Ali a.s. bir yahudinin hurma bahçesinde sepet başı hurma topluyordu. Saat 10-11'de 5-10 sepet ne topladıysa yahudiye teslim ediyor ve parasını alıp gidiyordu.
Bir gün yahudi Hz. Ali'nin elinden tutup dedi ki "Ya Ali, sen bu tempo ile akşama kadar çalışsan şu kadar para kazanmaya kadirsin, neden 10-11 de 3-5 sepet toplayıp hurma parasına razı olup gidiyorsun?"
Hz. Ali'nin cevabı: "Bugünün rızkını kazandım, yarına Allah kefil, bundan sonra da Allah'ın benden istediği diğer kullukları icra etmeye, peygamberden ayet ve hadis öğrenmeye gidiyorum" der.
Yani bir müslümanın sabah 7 akşam 7 böyle bir şey yok yani. Savunmaya bile hakkı yok ama cahillik işte toplumu öyle aşılamışlar..
Tekrar diğer konulara gelelim.
Benim arkadaşımın arkadaşı yurtdışına çıktı yazılımcı olarak.
Çocuğun dediği şey şu, Türkiye'de 1 hafta süre verdikleri iş için, aynı kulvardaki şirket yurtdışında suanda 1 ay süre verdi. Şok oldum, patronla tartıştım, adam bizde işler bu şekilde ilerliyor dedi dedi.
Örnek olarak Twitter'da çalışan bir çalışanın çalışma rutini...
Lütfen zamanınız varsa şu arkadaşı bir izleyin, saatlere dikkat edin.
https://www.youtube.com/watch?v=sS6O7Yp5xmg
Aynı zamanda ben birçok freelancer / influencer takip ediyorum YouTube üzerinden yabancı.
Haftada
20 saat çalışıyorum diyorlar. 20... Bir sıfır ile.
Ve bu adamlar, son model ekipmanları kullanan insanlar.
Ha bu arada, bu pewdiepie falan değil ha, öyle bilindik birisi değil, Youtube'un dibinin dibinde, az bir abonesi olan Niche bir içerik sunan bir kadın.. İçerik skalası o kadar ufak ki.
Yine aynı şekilde takip ettiğim başka bir japon var. Adam'ın 1 tane uygulaması var. Yalnızca 1. Not tutma uygulaması.
5$ aylık ücretle satıyor. Ve bu adam sadece bugfix yapıyor kendi uygulaması için.
Gayet zengin. Kendisi de ifade ediyor bunu.
Bitirirken şuna da deyineyim haksızlık olmasın.
Bu düzenin problemi. İşverenlerin tümünün suçu değil. Çünkü kimi işveren var, adam mecbur maaşı çıkartmak için çalıştırıyor. Ha tabi kimi işveren var, örneğin bazı genel bilinen işler (garson, market personeli türevleri vs.) böyle, senin iliğini kemiğini canını kanını çekene kadar seni çalıştırmak istiyor.
Ancak temel sorun/suç sistemde ve sisteme ses çıkartmayanlarda.
Üstte de bahsettiğim gibi, insanların acizlikleri mecburiyetleri bir süre sonra standartları haline geldiği için, bir şekilde bunu savunma moduna geçmişler.
Niye uzun çalışıyorsun, çalışma dediğin zaman, bir şekilde senin haklı olduğunu bildikleri halde sanki olması gereken buymuş gibi sana çıkışıyorlar.
Onlar yüzünden böyle sistem.