Tek Çıkış Yolu Para- Sermaye Birikimi - R10.net
  • 13-10-2021, 02:48:30
    #1
    Hayatımda ilk kez ticarete girdiğinde 14 yaşındaydım. Babamın bakkalına bakıyordum, orada gelen müşteriler para akışı, sürekli para gelmesi satış vs kısacası ticaret, kapitalizm bünyeme işlemeye başladı. Bana 14 yaşına kadar, bir öğretmenin, seyyar satıcıdan daha az kazandığını söyleseler muhtemelen gülerdim. Yine bu yaşlarda babamın marketinin memur maaşı kadar para getirdiğini düşünür, bir memurun neredeyse üç katı kadar çalıştığı için üzülürdüm.

    Yaşım biraz 15-16 olunca, marketi tüm gün devraldığım birkaç gün oldu. Bu süreçte günlük ciro hakkında pek bir fikrim yoktu. Akşam dükkanı kapattığımda 4000 lira civarı para toplamıştım. Yine bu yaşlarda, bu işin kar marjının yüzde 15 dolaylarında olduğunu öğrendiğimde günlük 600 lira brüt kar eden bir marketimiz olduğunu hala idrak edememiştim. Sonradan dükkanın giderlerini sorduğumda günlük 250 lira civarında olduğunu söylemişti ( mal alımı hariç). Yani sene 2015 ve ayda 10 bin lira net kar eden bir marketimiz var. İşte bunu öğrendiğimde gerçekten dumura uğradım çünkü işçi maaşları o zaman 1000 lira falandı sanırım.

    Kapitalizm hayatıma girdiğimden veri ve özellikle 2018 krizinden sonra orta sınıfın tamamen ortadan kaybolmasıyla, hayatımı biri için çalışarak, yani maaş alarak güzelleştiremeyeceğimi anlamıştım. Çünkü avukat doktor bile daha az kazanıyor, üstelik o pozisyon için daha çok emek sarfediyordu. O dönemler, ekonomi finans ve kapitalizme büyük merak ve ilgi sardım ve şuan aldığın ekonomi lisansı da tamamen burada yaşanan olaylardan etkilenmem ile alakalı.

    2018'de Üniversite okusam mı yoksa okumasam mı diye baya kararsız kaldım. Çünkü çiğköfteci açsam bile neredeyse doktor maaşı kadar para kazanabileceğimi biliyordum. Bu olaylardan sonra üniversiteye bakış açım kökten değişti, eskiden iyi bir hayatın tek yolu olarak bakarken, 2018 yılından sonra üniversitelerin böyle bir amacı olmadığını sadece yüksek eğitim veya bir bilim dalında uzmanlaşmak amacıyla öğrenci yetiştirdiği kanısına vardım ve hala da aynı kanıdayım.


    Gerçekten iyi okullarda okuyanlar, iyi bölümlerde eğitim alan insanlar toplumun en çok kazanan ilk yüzde 20-30'luk sınıfına girebiliyor. Ama esas amacı para kazanmak olan insanların Üniversite eğitimi almalarını gereksiz buluyor, burayı sakın yanlış anlamayın benim gibi eskiden üniversiteye yüksek maaş merkezi olarak bakanlar için söylüyorum. Şuan için aldığım eğitim, bana nasıl para kazanılacağını, finans piyalasalarını ve yabancı lisanı öğretmesi içindir, yani aslında bir iş sahibi olmak, maaş almak için değil, beni geliştirip yukarı çıkmamı gerektirecek bilgiler ve donanımlar edinmek amacıyla eğitim alıyorum.

    Sadede geliyorum, 2016'dan beri internetten para kazanmaya çalışıyorum, şuan günde sadece 2-3 saat çalışarak asgari ücret ya da ona yakın bir seviyede gelir elde ediyorum. Bu süreç boyunca, sermaye olmadığı için giremediğim bir çok iş oldu. Bir çok fırsat önüme çıkmasına rağmen, sermayesizlikten değerlendiremedim. Bugün elbette bir market açıp ticaret yapma gibi bir niyetim yok, ama cebinizde bir sermayeniz yoksa, aşırı zeki ve eğitimli olmadığınız sürece orta sınıf bir hayat süremeyeceksiniz ( 10-15k üzeri gelir), fakat para biriktirmeye olan bakış açımız çok önemli

    1- Parayı bize sadece gelir üretmesi için biriktirmeliyiz
    2- Çalışmayan paranın, acil durumlar dışında hiçbir faydası yok.


    Bir çok insan, ayda 100-200 lira biriktirmeyi küçümsememiz gerektiğini ve kumbara gibi biriktirmemizi söyler. Fakat parayı daha iyi bir hayatı açan bir kapı olarak görenler, bu miktarlarla iyi bir refaha kavuşamazlar ( büyük olasılıkla). Burada esas sorun, biriktirdiğimiz para değil, gelirimizin azlığıdır. Kazancımız arttıkça biriktirdiğimiz para aynı orantıda artmaz. Örneğin ayda 3.000 TL kazanan biri 300 Tl zor biriktiriken, 5000 TL kazanan biri bu rakamın üç katı olan 900 TL'yi rahatlıkla biriktirebilir. Yani bizim esas sorunumuz gelirde. Hayatımızı daha iyi hale getirebilmek için öncelikle gelir sorunumuzu çözmeliyiz. Ayda 3000 kazanıyorsak 6000-7000 kazanmaya çalışmalıyız, bilirsiniz hayat kısa. Zaten azıcık olan maaşın bir kısmını biriktirip hayatı kendimize zehir edemeyiz.


    Yeteri kadar maaşımız veya gelirimiz oluştuktan sonra, ( eğer oluşmadıysa ciddi bir fedakarlık yapmak gerekir). Yavaş yavaş biriktirmeye başlamalıyız, biriktirdiğimiz parayı yeni projelerimizi finanse etmek için ya da, çok daha yüksek gelir getiren bir iş kurmak için veya başka şeylere yatırım yapmak için ( borsa döviz vs) uğraşmalıyız. Gelirimiz düşükken, birikim gücümüz az iken, bu tarz birikimler yapmaya çalışmaktansa, gelirimizi yükseltmeye odaklanmalıyız. Kısacası bizi bu yoksul hayattan kurtarabilecek yegane yol, sermaye birikimi....
  • 13-10-2021, 03:10:30
    #3
    Para kazanmada sermaye illa ki önemli ama en önemlisi değil.
    Bana göre para kazanmak için gerekenlerin önem sıralaması şudur ;

    1- öz
    2- network
    3- akıl
    4- sermaye
  • 13-10-2021, 06:05:36
    #4
    cagataysahin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hayatımda ilk kez ticarete girdiğinde 14 yaşındaydım. Babamın bakkalına bakıyordum, orada gelen müşteriler para akışı, sürekli para gelmesi satış vs kısacası ticaret, kapitalizm bünyeme işlemeye başladı. Bana 14 yaşına kadar, bir öğretmenin, seyyar satıcıdan daha az kazandığını söyleseler muhtemelen gülerdim. Yine bu yaşlarda babamın marketinin memur maaşı kadar para getirdiğini düşünür, bir memurun neredeyse üç katı kadar çalıştığı için üzülürdüm.

    Yaşım biraz 15-16 olunca, marketi tüm gün devraldığım birkaç gün oldu. Bu süreçte günlük ciro hakkında pek bir fikrim yoktu. Akşam dükkanı kapattığımda 4000 lira civarı para toplamıştım. Yine bu yaşlarda, bu işin kar marjının yüzde 15 dolaylarında olduğunu öğrendiğimde günlük 600 lira brüt kar eden bir marketimiz olduğunu hala idrak edememiştim. Sonradan dükkanın giderlerini sorduğumda günlük 250 lira civarında olduğunu söylemişti ( mal alımı hariç). Yani sene 2015 ve ayda 10 bin lira net kar eden bir marketimiz var. İşte bunu öğrendiğimde gerçekten dumura uğradım çünkü işçi maaşları o zaman 1000 lira falandı sanırım.

    Kapitalizm hayatıma girdiğimden veri ve özellikle 2018 krizinden sonra orta sınıfın tamamen ortadan kaybolmasıyla, hayatımı biri için çalışarak, yani maaş alarak güzelleştiremeyeceğimi anlamıştım. Çünkü avukat doktor bile daha az kazanıyor, üstelik o pozisyon için daha çok emek sarfediyordu. O dönemler, ekonomi finans ve kapitalizme büyük merak ve ilgi sardım ve şuan aldığın ekonomi lisansı da tamamen burada yaşanan olaylardan etkilenmem ile alakalı.

    2018'de Üniversite okusam mı yoksa okumasam mı diye baya kararsız kaldım. Çünkü çiğköfteci açsam bile neredeyse doktor maaşı kadar para kazanabileceğimi biliyordum. Bu olaylardan sonra üniversiteye bakış açım kökten değişti, eskiden iyi bir hayatın tek yolu olarak bakarken, 2018 yılından sonra üniversitelerin böyle bir amacı olmadığını sadece yüksek eğitim veya bir bilim dalında uzmanlaşmak amacıyla öğrenci yetiştirdiği kanısına vardım ve hala da aynı kanıdayım.


    Gerçekten iyi okullarda okuyanlar, iyi bölümlerde eğitim alan insanlar toplumun en çok kazanan ilk yüzde 20-30'luk sınıfına girebiliyor. Ama esas amacı para kazanmak olan insanların Üniversite eğitimi almalarını gereksiz buluyor, burayı sakın yanlış anlamayın benim gibi eskiden üniversiteye yüksek maaş merkezi olarak bakanlar için söylüyorum. Şuan için aldığım eğitim, bana nasıl para kazanılacağını, finans piyalasalarını ve yabancı lisanı öğretmesi içindir, yani aslında bir iş sahibi olmak, maaş almak için değil, beni geliştirip yukarı çıkmamı gerektirecek bilgiler ve donanımlar edinmek amacıyla eğitim alıyorum.

    Sadede geliyorum, 2016'dan beri internetten para kazanmaya çalışıyorum, şuan günde sadece 2-3 saat çalışarak asgari ücret ya da ona yakın bir seviyede gelir elde ediyorum. Bu süreç boyunca, sermaye olmadığı için giremediğim bir çok iş oldu. Bir çok fırsat önüme çıkmasına rağmen, sermayesizlikten değerlendiremedim. Bugün elbette bir market açıp ticaret yapma gibi bir niyetim yok, ama cebinizde bir sermayeniz yoksa, aşırı zeki ve eğitimli olmadığınız sürece orta sınıf bir hayat süremeyeceksiniz ( 10-15k üzeri gelir), fakat para biriktirmeye olan bakış açımız çok önemli

    1- Parayı bize sadece gelir üretmesi için biriktirmeliyiz
    2- Çalışmayan paranın, acil durumlar dışında hiçbir faydası yok.


    Bir çok insan, ayda 100-200 lira biriktirmeyi küçümsememiz gerektiğini ve kumbara gibi biriktirmemizi söyler. Fakat parayı daha iyi bir hayatı açan bir kapı olarak görenler, bu miktarlarla iyi bir refaha kavuşamazlar ( büyük olasılıkla). Burada esas sorun, biriktirdiğimiz para değil, gelirimizin azlığıdır. Kazancımız arttıkça biriktirdiğimiz para aynı orantıda artmaz. Örneğin ayda 3.000 TL kazanan biri 300 Tl zor biriktiriken, 5000 TL kazanan biri bu rakamın üç katı olan 900 TL'yi rahatlıkla biriktirebilir. Yani bizim esas sorunumuz gelirde. Hayatımızı daha iyi hale getirebilmek için öncelikle gelir sorunumuzu çözmeliyiz. Ayda 3000 kazanıyorsak 6000-7000 kazanmaya çalışmalıyız, bilirsiniz hayat kısa. Zaten azıcık olan maaşın bir kısmını biriktirip hayatı kendimize zehir edemeyiz.


    Yeteri kadar maaşımız veya gelirimiz oluştuktan sonra, ( eğer oluşmadıysa ciddi bir fedakarlık yapmak gerekir). Yavaş yavaş biriktirmeye başlamalıyız, biriktirdiğimiz parayı yeni projelerimizi finanse etmek için ya da, çok daha yüksek gelir getiren bir iş kurmak için veya başka şeylere yatırım yapmak için ( borsa döviz vs) uğraşmalıyız. Gelirimiz düşükken, birikim gücümüz az iken, bu tarz birikimler yapmaya çalışmaktansa, gelirimizi yükseltmeye odaklanmalıyız. Kısacası bizi bu yoksul hayattan kurtarabilecek yegane yol, sermaye birikimi....

    Yazınızdaki eksik bulduğum bir kaç noktaya temas edeyim.
    Hayattaki kazancınızı belirleyen şey ürettiğiniz katma değerdir.
    Mesela 3 bin lira kazanırken 300 lira biriktirmekle 5 bin lira kazanırken 1000 lira biriktirmek farklı görünebilir.
    Burada asıl önemli kısım elinizdeki sermaye ile yaratabileceğiniz ekstra katma değerdir.
    Eğer 3 bin lira kazanan insanın yaratabileceği katma değer 5 bin lira kazanandan yüksekse günün sonunda 300 lira 1000 lirayı döver.
    Ticaret bir katma değer yaratma sürecidir.
    Kaynağı ihtiyacı az olan yerden temin edip ihtiyacın çok olan yere ulaştırma sanatıdır.
    Mesela iyi bir seo bilginiz varsa forumdan 300 liraya bir site alırsınız, 2 ayda 300er liralık backlink ve içerik geliştirmesi yaparsınız bir kaç saatini bu işe harcarsınız ve 3 ay sonra hitini ve gelirini geliştirdiğiniz bu siteyi 6 bin liraya satabilirsiniz. Yani 300 lira ile ayda 2 bin biriktirmiş olursunuz.
    O yüzden burada temel mesele az ya da çok tasarruf edip, bu tasarruf edilen miktar üzerinden katma değer yaratma çabasına girmek.
    Para kazanmanın asıl yolu katma değer yaratmaktır, sahibinden de bozuk ürünleri yok pahasına alıp makul bir ücrete tamir ettirip gerçek değerine satabilirsiniz.
    300 liraya aliexpress'ten ürün getirip burada beklemek istemeyenlere %50 üzerine koyup satabilirsiniz. Ayda 2 ürün getirseniz 300 lira 600 olur.
    Yani eğer kafanızdaki hedef para kazanmaksa aktif ticarete yönelmek en iyisidir.
    Yoksa maaşlı çalışıyorsanız gelirinizi daha fazla çalışarak arttırmak mümkün değildir.
    Arttırılması gereken şey kişinin hayatında ürettiği katma değerdir.
  • 13-10-2021, 06:32:54
    #5
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazınızdaki eksik bulduğum bir kaç noktaya temas edeyim.
    Hayattaki kazancınızı belirleyen şey ürettiğiniz katma değerdir.
    Mesela 3 bin lira kazanırken 300 lira biriktirmekle 5 bin lira kazanırken 1000 lira biriktirmek farklı görünebilir.
    Burada asıl önemli kısım elinizdeki sermaye ile yaratabileceğiniz ekstra katma değerdir.
    Eğer 3 bin lira kazanan insanın yaratabileceği katma değer 5 bin lira kazanandan yüksekse günün sonunda 300 lira 1000 lirayı döver.
    Ticaret bir katma değer yaratma sürecidir.
    Kaynağı ihtiyacı az olan yerden temin edip ihtiyacın çok olan yere ulaştırma sanatıdır.
    Mesela iyi bir seo bilginiz varsa forumdan 300 liraya bir site alırsınız, 2 ayda 300er liralık backlink ve içerik geliştirmesi yaparsınız bir kaç saatini bu işe harcarsınız ve 3 ay sonra hitini ve gelirini geliştirdiğiniz bu siteyi 6 bin liraya satabilirsiniz. Yani 300 lira ile ayda 2 bin biriktirmiş olursunuz.
    O yüzden burada temel mesele az ya da çok tasarruf edip, bu tasarruf edilen miktar üzerinden katma değer yaratma çabasına girmek.
    Para kazanmanın asıl yolu katma değer yaratmaktır, sahibinden de bozuk ürünleri yok pahasına alıp makul bir ücrete tamir ettirip gerçek değerine satabilirsiniz.
    300 liraya aliexpress'ten ürün getirip burada beklemek istemeyenlere %50 üzerine koyup satabilirsiniz. Ayda 2 ürün getirseniz 300 lira 600 olur.
    Yani eğer kafanızdaki hedef para kazanmaksa aktif ticarete yönelmek en iyisidir.
    Yoksa maaşlı çalışıyorsanız gelirinizi daha fazla çalışarak arttırmak mümkün değildir.
    Arttırılması gereken şey kişinin hayatında ürettiği katma değerdir.

    Katma değer önemli evet, bir kişiyi sıfırdan milyarder yapabilir.
    Sanırım demek istediğiniz şey şu,
    Bir kişi yüksek katma değer yarattığı için ( risk aldığı veya yeni bir pazarda işe giriştiği için, rekabet olmadığı için) 100 bin lirası ile senede 100 bin lira kazanabilirken, öte yandan faize para yatırıp aynı miktar kazancı 1 milyon TL sermaye ile anca kazanabilenler de var. Çünkü faiz, risk almaya göre daha az katma değerli.
  • 13-10-2021, 08:22:47
    #7
    cagataysahin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Katma değer önemli evet, bir kişiyi sıfırdan milyarder yapabilir.
    Sanırım demek istediğiniz şey şu,
    Bir kişi yüksek katma değer yarattığı için ( risk aldığı veya yeni bir pazarda işe giriştiği için, rekabet olmadığı için) 100 bin lirası ile senede 100 bin lira kazanabilirken, öte yandan faize para yatırıp aynı miktar kazancı 1 milyon TL sermaye ile anca kazanabilenler de var. Çünkü faiz, risk almaya göre daha az katma değerli.
    Aynen öyle.
    Faiz çok düşük kazanç getiren bir yatırım şeklidir.
    Faiz genelde enflasyonun en fazla bir iki puan üzerindedir.
    Yani parayı faize yatırmak kazanç sağlamaktan ziyade tasarrufun enflasyon karşısındaki değer kaybını yavaşlatan bir yatırımdır.
    Ki bizim ülkede açıklanan enflasyon rakamları uydurma olduğu ve hatalı faiz politikası izlendiği için tasarrufunu faize yatırmak paranın erimesine göz yummaktır.

    Katma değer bir malın ya da hizmetin faydasını arttırma işidir.
    Çoğunlukla klasik ticaret bir malın ya da hizmetin mekan faydasını arttırmak şeklinde gelişir.
    Mesela Antalya'da tonlarca portakal vardır ama nüfusun çok üzerinde mal olduğu için faydası azdır ve 1 liraya satılır.
    Siz bu portakalı alıp kilo başına 1 lira maliyetle İstanbul'a getirip kilosunu manavlara 4 liraya satarsanız 10 bin liranızı 1 haftada 20 bin lira yapabilirsiniz.
    Ve her hafta 10 bin liradan 10 bin lira kazanabilirsiniz, Antalya mekanında faydası az olan malı İstanbul mekanında talebin fazla olduğu yere taşıyarak mekan faydası sağlarsınız.

    Ya da bir malın ya da hizmetin kullanım faydasını artrırısın.
    Mesela bunu bu forumda yapan üyeler var.
    Mala hizmete hakim olan, 2 bin liralık potansiyeli yüksek instagram sayfasını alıp 2 ay boyunca 2 bin lira daha harcayıp sayfayı ve gelirini arttırıp 10 bin liraya satanlar var.
    500 liraya web sitesi alıp sitenin hitini ve kazancını arttırıp 1 sene boyunca bu site üzerinden gelir elde edip sonra siteyi aldığı paranın 50 katına satanlar var.
    Yani birikim yaptığınız parayı geliştirmek için part time aktif ticaret yapmak her zaman faiz gibi, altın gibi getirilerden kat kat fazla gelir getirir.
    Riski daha fazladır ama getirisi de kat kat fazladır.
    Mala ya da hizmete ne kadar çok hakimseniz, ne kadar deneyimliyseniz riski de o kadar iyi yönetir azaltırsınız.
    Faiz gibi, altın gibi araçları ticari yetenekleri ve uzmanlıkları olmayan ücretli çalışanlar birikimlerini korumak için tercih ederler, çünkü risk düşüktür.
    Çünkü ticaret yapabilmek için bir mal ya da hizmet konusunda uzmanlaşmak, bu mal ya da hizmetin temini ve satışı konusunda çevre edinmek gerekir.

    Ama genç arkadaşlar netflix izlemek, online oyun oynamak, instagramda karı kız resimlerine bakmak yerine bir mal ya da hizmet alanında uzmanlaşmaya çalışsalar ticari olarak büyürler. Özellikle yabancı dil öğrenerek pazarlarını geliştirip ülke dışındaki pazarlara da girebilirlerse sırtları yere gelmez.
  • 13-10-2021, 08:55:53
    #8
    Yazılanların hepsi son dönemde farkettiğim şeyler 28 yaşındayım, devlet memuruyum 8-5'ten çıkmak bir yandanda hayatımı sürdürmeye evlenmeye çalışıyorum, ancak ne instagram konusunda bilgim becerim var ne seo ne başka birşey hiçbirinde uzmanım diyemem herşeyden biraz var Türk futbolu gibiyim, birikimi bırakın her ay - ye gidiyor hayatım ben ne yapacağım
  • 13-10-2021, 09:00:58
    #9
    Cancomertler adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazılanların hepsi son dönemde farkettiğim şeyler 28 yaşındayım, devlet memuruyum 8-5'ten çıkmak bir yandanda hayatımı sürdürmeye evlenmeye çalışıyorum, ancak ne instagram konusunda bilgim becerim var ne seo ne başka birşey hiçbirinde uzmanım diyemem herşeyden biraz var Türk futbolu gibiyim, birikimi bırakın her ay - ye gidiyor hayatım ben ne yapacağım
    Sabit gelir önemli bir artı, kendi işinizi kurabilmek adına ufaktan para biriktirmeye başlayın derim, tabi ufaktan dediğim de en az 1 bin TL.
    ek iş falan da yapabilirsiniz geliri artırmak için, daha sonra parayı biriktirirken düşünürsünüz ne iş yapacağınıza.
    Bu arada eksideyim demiştiniz, ben hayat kalitesini düşürmeden çok yana değilim, madem devlet memurusunuz standart bir vatandaştan daha az çalışıyorsunuz, haftada ekstra 10-15 saat çalışabilrsinzi ek işlerden kazandığınız parayı birikime ayırabilirsiniz.