Yalnızlık aynı havayı soluyupta bi türlü yan yana olamamak gibidir. Aldığın her nefeste Onun kokusunu duymak istersin ama yapamazsın. Aldığın her nefes ciğerini acıtmaya başlar. Yalnızlık dediğin; eski bir sandalyenin gıcırdamasıdır aslında.
Yalnızlık mezar taşı gibidir. Kimsesiz bir mezar taşı. Ne bayramlarda bir gelenin vardır, ne de bir güvercin konar üstüne. Sadece bekler yalnız olan; geceye cisil cisil günün yağmasını bekler. Beklemek bazen o kadar zor gelir ki, kaçmak istersin bu şehirden. Tüm kalabalığın arasından sıvışmak istersin gizlice...
Yalnızlık yolun sonu gibidir aslında...