• 13-06-2021, 01:34:20
    #19
    cmsmsk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Söylediklerinize ben de katılıyorum ama bence bu durumunu özelleştirilmemesi gerekiyor. Bugün internet hayatımızın her noktasında bir şekilde ya fayda sağlıyor ya da zarar veriyor. Bu bizim hayatımızın büyük bir parçası olan internet bilgisayar kullanımı hakkında doğru ve verimli kullanım yapamıyor olmamızdan kaynaklı. Eğlenmek mi istiyoruz, komik videolar açalım eğlenelim. Sıkıldık mı, youtube'da sınırsız vakit öldürme kaynağına sahibiz. Aklımıza takılan bir soru mu var, hemen internette gördüğümüz ilk cevabı alalım ve doğruymuş gibi her yerde kullanalım.

    Sizin söylemek istediğiniz şey de bu üstte yazdığım örneklerden bir tanesi, günümüzde interneti ve türevlerini doğru ve bireysel gelişimimize katkı sağlayabilmesi için kullanmak yerine, anlık cevaplar bulabileceğimiz bir obje haline çevirdik. Günümüzde tüketmek üzerine kullanılan herhangi bir ürün dediğiniz problemi barındırıyor maalesef. Bu sebepten dolayı bu olayı spesifik olarak yazılım sektörüne indirgemek, hele ki interneti bir kaynak olarak kullanıldığı bir sektöre indirgemek, doğru tespitlerinize, çözüm bulamamanızla sonuçlanabilir.

    Siz de çok iyi bileceksiniz ki, bir yazılım probleminin tespitini en iyi yapan kişi genellikle sistem hakkında en detaylı sahip olan kişidir, çünkü bir problemin kaynağı tüm sistem içersindeki ufacık yazılmış bir satır kod parçası olabilir ve olası senaryoların her birinin göz önünde bulundurulması gerekiyor. Keza sizin bahsettiğiniz konuda da benzer bir durum var, bahsettiğiniz gibi kişilerin öğrenmesine engel olabilecek şeylerden bir tanesi internet olabilir ancak bu problemi çözmek için herhangi birisini ekstra zorlamak veya internetini elinden alarak ne yapacağını takip etmek bence her zaman doğru strateji olmayabilir. X kişisi sizin testinizi başarılı bir şekilde geçerken, Y kişisi başarısız olabilir ancak Y kişisinin elindeki yeterli kaynak bulunduğu zaman neler yapabileceğini görmek mümkün olmayacaktır. Belki de faydalandığı kaynaklarda kafasına takılan bir soruyu sorması ile başlayan çok daha uzun bir süreç içinde başarılı olacaktır.


    Yazdıklarınızın tümünün altına imza atarım.
    Benim yaptığım doğrudur demiyorum ,ben böyle bir yol izliyorum diyorum.
    İnternetin kullanılmasını da doğru buluyorum ve inanılmaz bir deniz olduğuna inanıyorum.

    Ödev konusuna gelirsek eğer;
    Her şeyi başkalarına yaptırarak ne kadar öğrenebiliriz. ?
    Onları okurken %5 ? %10. ?
    peki şirketlere gittiğimizde ne olur ? Bizim yazmamız gereken kodları kim yazar ?
    Asıl soru ;
    bir sorun olduğunda , eğer sorunun kaynağını bile bilmiyorsak , neyi nasıl arayacağımızı nasıl bileceğiz ?

    Not; dolu dolu cevaplar için teşekkür ederim.
  • 13-06-2021, 01:35:04
    #20
    Bu güne kadar bana gelen bütün ödev yaptırma taleplerini para verseler bile yapmadım, bir ödevi yaptırmak ile yardım almak farklı şeylerdir. Öğrenmeden ortalığa atılmak farklı bir şey, forumda yardım isteyip mantığını anlamaya çalışanlara seve seve yardım ettik. Bunun dışında A4 kağıda kod yazmak evet zordur ama orada hoca olayı anlayıp anlamadığınızı çok rahat anlayabilir, birebir kod yazmaya da gerek yok noktaya virgüle bakıyor hocalar(bizim zamanımızda öyleydi.)

    Hoca uzmanlık gerektiren bir ödev veya bir görev verdiyse araştırıp yapılmalı. Google denen bir şey var, linkedin denen bir sürü uzmanın olduğu bir platform var. Okulların e-posta listeleri var, twitter var. Bir işte uzman olan insana artık ulaşmak o kadar kolay ki şöyle şöyle bir ödevim var kaynak arıyorum diye kime mail atsanız cevap alırsınız.

    Üniversitede bir şey öğretilmez, sen öğrenmek için çabalarsın. Çabalamazsan hoş geldin işsizlik olay bu,
  • 13-06-2021, 01:43:08
    #21
    mertcangokgoz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu güne kadar bana gelen bütün ödev yaptırma taleplerini para verseler bile yapmadım, bir ödevi yaptırmak ile yardım almak farklı şeylerdir. Öğrenmeden ortalığa atılmak farklı bir şey, forumda yardım isteyip mantığını anlamaya çalışanlara seve seve yardım ettik. Bunun dışında A4 kağıda kod yazmak evet zordur ama orada hoca olayı anlayıp anlamadığınızı çok rahat anlayabilir, birebir kod yazmaya da gerek yok noktaya virgüle bakıyor hocalar(bizim zamanımızda öyleydi.)

    Hoca uzmanlık gerektiren bir ödev veya bir görev verdiyse araştırıp yapılmalı. Google denen bir şey var, linkedin denen bir sürü uzmanın olduğu bir platform var. Okulların e-posta listeleri var, twitter var. Bir işte uzman olan insana artık ulaşmak o kadar kolay ki şöyle şöyle bir ödevim var kaynak arıyorum diye kime mail atsanız cevap alırsınız.

    Üniversitede bir şey öğretilmez, sen öğrenmek için çabalarsın. Çabalamazsan hoş geldin işsizlik olay bu,


    Başından sonuna kadar Tümüyle katılıyorum.

    Hala C, C++ , python ile kod yazmaya devam ederim.

    Bundan 10 yıl önce "Abi bunlar çok eski diller, n'apıyorsun ya, yeni dillere geçsene " diyenler
    şimdi Python hakkında sorular sormaya başladılar.

    Aslında eskiyen bir şey yoktur.
    mantıklar degişebilir ama öğrenmek hep aynı kalır,

    Lütfen kendinize bu kötülüğü yapmayın, kendinize yatırım yapın.
  • 13-06-2021, 01:50:43
    #22
    Bu tartışmanın içerisinde olup sizin fikirlerinizi de anlamak istiyorum açıkcası, bu sebepten dolayı güzel bir tartışmanın içinde olduğum için ben de çok memnunum.

    Söylediğiniz ödev konusuna gelecek olursak, yukarıdaki arkadaşın da okul hakkında söylediklerini birleştirmek isterim.

    Pandemi dönemi boyunca konu içinde bahsedilen her bir parçayı ayrı ayrı deneyimlemiş birisi olarak durumu aslında şöyle özetleyebiliriz. Şu an için pandemi dolayısı ile, dünyada insanların sadece sağlık açısından değil, bir çok yönden baskılandığını ve bunun sonuçlarının ne kadar bireyleri etkilediğini değerlendirmeliyiz bence. Ne demek istiyorum? Gerek iş hayatında remote çalışma olsun, gerek remote çalışmanın getirdiği yeni iletişim yöntemleri olsun, gerek onboarding süreçlerindeki problemler olsun. Tamamen farklı yapıları izlemeye yönelmiş bulunmaktayız ve haliyle herkes bir deneme yanılma süreci içerisinden geçiyor ve bazen bu deneme yanılmalar insanlar üzerinde inanılmaz iş yükü ve bununla beraber psikolojik baskı oluşturuyor. Bu durumun aynısı okul içinde geçerli olabiliyor. Pandeminin başlarında bir çok okul dönem sonunda mezun olacağını planlayan mezun adaylarını, mezun olabilmeleri için gerekli dersleri nasıl verebileceği hakkında karar almak konusunda bile ne yapacağını şaşırmışken, bazı okullar ise bu süreci hız bir şekilde online ortama taşımıştı. Akıllardaki tek soru ise, bu süreci nasıl atlatabiliriz oldu. Bu durumda çoğu öğrenci alamayacağı, taşıyamayacağı yükler üstlenmek zorunda kaldı. Bunların hepsini topladığımız zaman, nefes almak için insanlar ödevlerine, sınavlarına destek almaya başladılar. Eee diğerleri salak mı eşşek gibi çalışıp çalışıp emeğinin karşılığını alamasın, onlar da bu sürecin içerisine girdiler ve bu şekilde bir kar topu durumu oluştu. Her gün bir öncekinden daha büyük olan ve büyümeye devam eden bir kar topu. Geldiğimiz nokta ise bugün, üstte anlattığım problemlerin her birinin toplamının sonucunda oluşmuş durumda.

    Ben bu tartışmanın şu tarafında bulunmayı en doğru buluyorum. Yaşadığımız olağandışı dünya koşullarında, insanların rasyonel olamamalarını suçlayamayız. Doğada olduğu gibi, iş hayatlarımızda da bir seleksiyon mevcut, her zaman daha iyi olan, kendini geliştiren kişiler ön planda olacaklar ve bu süreç asla değişmeyecek. Ödevlerini yaptıran, sınavlarda destek alan arkadaşların kendisini bir an önce toparlayın, elinden geleni yapmalarını öğütlemek ve olabilecek senaryolar hakkında güzel bir dille uyarmak en iyi çözüm yöntemi olacağına inanıyorum. Hiç kimseye bu süreç içinde yıpratıcı veya aşağılayıcı sözler, cümleler kurmak bize düşmüyor bana kalırsa. Maalesef Türkiye'deki eğitim sistemi de arkadaşımızın dediği gibi, bu senaryoyu daha güçlendiriyor çünkü kimsenin eğitim sistemi, sınıf arkadaşları, okulu veya hocaları hakkında inanabileceği veya saygı duyabileceği birşey kalmadı. Rektörler alınıyor, atanıyor. Derslerde hala 20-25 sene öncenin kullanıldığı teknolojiler anlatılmaya çalışılıyor. Hayatında asla kullanmayacağına inandığı dersler hakkında saatlerce çalışılması bekleniyor. Şayet o ders çok kıymetli ve değerli olsa bile, bunun neden önemli olduğunu anlatmak yerine, her gün aynı bilgileri anlatıp dersini bitiren akademisyenlerle karşılaşılıyor. A4 kağıtlara kod yazdırılıyor. Her hocama bana öğrettikleri için minnettarım, her birinin tecrübesi ile beraber bir ders yöntemi bulunuyor ancak her birisinin insan olduğunu unutmayalım, her sistem/metodoloji kendisini güncellemeye mecbur olmalı aksi halde her gün yeterliliğini kaybedecektir.

    İşin kısası, sorun malesef insanların hedeflerinin, amaçlarının ve inancının olmamasından dolayı tutunabilecekleri birşey olmaması bana kalırsa. Ödevlerini yaptırmak bunun yanında hiç birşey olarak kalıyor.
  • 13-06-2021, 01:53:30
    #23
    orhansinane adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tarih öncesinden kalma ama hala öğretilen programlama dillerinden mi bahsedeyim?

    Yada kısaca bunları bırakıp animasyon dersinde flash kaldırıldıktan sonra bize flash öğretmelerinden mi bahsedeyim?
    Yazdığınızı geç gördüm kusura bakmayın.
    Tarih öncesi dediğiniz dilleri ben halen kullanmaktayım.
    C, C++, Java, Python.

    Flash konusuda eğer ki hocanız ActionScript öğretiyorsa aslında C ve Javascript de öğretiyor demektir, inanın bana.
    Cünkü yazılım ve çalışma mantıkları küçük farklarla da olsa temelde aynıdır.

    tüm dillerde kullanılan ortak bileşenler vardır.
    Örnek IF Else .
    bazı dillerde if / else olur , bazı dillerde If Then Else.
    Ama yaptıkları işlemler aynıdır.

    Eğer A nın değeri 2 ise şunu yap,
    değilse bunu.
    Bu her dilde mantıken aynıdır. ve çalışma prensipleri de aynıdır

    Bana hep şu soruyu sorarlar;
    Hangi yazılım dili daha iyi ? hangisini öğrenmeliyim ?
    Cevabım hep aynıdır;
    Yazılım dili öğrenilmez, Programlama mantığı öğrenilir.
    Çünkü yazılım dilini öğrenmek çok basittir , zor olan ise programlama mantığını öğrenmektir.

    Bu sebepten de, başkalarına yaptırmış olduğunuz ödevler ( siz yapıyorsunuz demiyorum, genel için söylüyorum) size asla bir şey katmaz
    Aksine öğrenmeniz konusunda size köstek olurlar.
  • 13-06-2021, 02:28:49
    #24
    osawashere adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazdığınızı geç gördüm kusura bakmayın.
    Tarih öncesi dediğiniz dilleri ben halen kullanmaktayım.
    C, C++, Java, Python.

    Flash konusuda eğer ki hocanız ActionScript öğretiyorsa aslında C ve Javascript de öğretiyor demektir, inanın bana.
    Cünkü yazılım ve çalışma mantıkları küçük farklarla da olsa temelde aynıdır.

    tüm dillerde kullanılan ortak bileşenler vardır.
    Örnek IF Else .
    bazı dillerde if / else olur , bazı dillerde If Then Else.
    Ama yaptıkları işlemler aynıdır.

    Eğer A nın değeri 2 ise şunu yap,
    değilse bunu.
    Bu her dilde mantıken aynıdır. ve çalışma prensipleri de aynıdır

    Bana hep şu soruyu sorarlar;
    Hangi yazılım dili daha iyi ? hangisini öğrenmeliyim ?
    Cevabım hep aynıdır;
    Yazılım dili öğrenilmez, Programlama mantığı öğrenilir.
    Çünkü yazılım dilini öğrenmek çok basittir , zor olan ise programlama mantığını öğrenmektir.

    Bu sebepten de, başkalarına yaptırmış olduğunuz ödevler ( siz yapıyorsunuz demiyorum, genel için söylüyorum) size asla bir şey katmaz
    Aksine öğrenmeniz konusunda size köstek olurlar.
    Dediğinize katılıyorum. Sadece söylemek istediğim bazı hocaların verdiği ödevler çocukları nasıl bırakırım diye düşünülmüş bulunmuş ödevler. Veya ödevi veren hocalar adaletsizlik yapmaya hazır hocalar.

    Geçen sene bizede ödev ile yürütüldü düzen. Online dersler yapılmadı sadece internetten bir slayt bulup sisteme yüklendi geçildi. Buna rağmen bütün ödevleri araştırıp kendim yapabildiğim kadar yaptım. Hiç bilmediğim bir konuda bile 1 günde öğrenip ödev çıkartmışlığım var. Bunu genel olarak hocalar biliyor ama bir ödevi 10 kişi aynı verenler, başkalarına yaptırıp 1 dk kafa yormayanlar ile aynı puanı aldım veya daha düşük aldım.

    Bu şekilde adaleti bir düzen varken ödev yaptıranları haklı buluyorum.

    Ayrıca bahsettiğim milat öncedi diller fortran ve türevleri.
  • 13-06-2021, 02:35:26
    #25
    orhansinane adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dediğinize katılıyorum. Sadece söylemek istediğim bazı hocaların verdiği ödevler çocukları nasıl bırakırım diye düşünülmüş bulunmuş ödevler. Veya ödevi veren hocalar adaletsizlik yapmaya hazır hocalar.

    Geçen sene bize ödev ile yürütüldü düzen. Online dersler yapılmadı sadece internetten bir slayt bulup sisteme yüklendi geçildi. Buna rağmen bütün ödevleri araştırıp kendim yapabildiğim kadar yaptım. Hiç bilmediğim bir konuda bile 1 günde öğrenip ödev çıkartmışlığım var. Bunu genel olarak hocalar biliyor ama bir ödevi 10 kişi aynı verenler, başkalarına yaptırıp 1 dk kafa yormayanlar ile aynı puanı aldım veya daha düşük aldım.

    Bu şekilde adaleti bir düzen varken ödev yaptıranları haklı buluyorum.

    Ayrıca bahsettiğim milat öncedi diller fortan ve türevleri.

    Bir önceki arkadaşımızın da doğru anlatımlarına ve sizinkine de katılıyorum
    Özellikle bu dönemde yapılan haksızlıkları ben de doğru bulmuyorum.



    Bahsetmiş olduğunuz gibi 1 dakika düşünmeden ödevlerini yaptıranlar EVET puan alıyorlar.
    ve yine bahsetmiş olduğunuz gibi sınıf geçiyorlar.

    Ya gerçek hayatta nasıl oluyor bu ?
    Gerçek hayatta sizin diplomalarınıza I.K personeli bakıyor.
    ama işi yapabilme yada yapamama bilgi ve yeteneklerinize başka insanlar bakıyorlar.

    hiç kimseyi aşağılamak ya da ötekileştirmek için yazmıyorum bunları.
    Aksine hep söylüyorum iş bilenin, kılıç kuşananındır.

    Not :
    Fortran dili size bilgisayarın nasıl matematik problemleri ile nasıl uğraştığını öğretir. ve oldukça sağlam bir dildir.
    bir çok matematik formüllerinin temelinde hala aynı mantıkları kullanılır.
    Son zamanlarda A.I çalışmaların temelini bile bu dilin prensipleri atmıştır.
    Bir de böyle bakmayı deneyin.