
Yani bu işin formülü var, para biriktireceksin ama kazanacaksın da, yatırım da yapacaksın, risk de alacaksın, girişimci olacaksın, sürekli deneyeceksin, arada zarar da edebilirsin, çok plan program analiz yapacaksın ve yeni veriler geldikçe sürekli onları bazen güncelleyecek bazense baştan aşağı değiştirecek ya da iptal edeceksin, ruhunu korkulardan arındıracaksın, kendini sürekli geliştireceksin, çok çalışacaksın hatta spor yapacaksın, sağlıklı besleneceksin, sosyal iletişimini güçlendireceksin, yeri geldiğinde vermeyi de bileceksin denge sağlamak için hep bana hep bana olmayacaksın vs vs...
Yani bu formül, çok sayıda bileşenden oluşuyor. Şanslı olanlar, bileşenleri kendi başlarında ya da aile, yakın çevre vs. aracıyla erken yaşlarda öğrenenler ya da içine doğanlar...
Evde bilgisayar internet olan, bilgi+deneyim+hoşgörü sahibi destekleyici bir ailesi olan, okulda bilgisayar+internetle gören ders çocuklara internet üzerinden işler yapmak, bilgisayar kullanmak çocuk oyuncağıdır, teklemeden ilerlerler, daha ergenlikte çok başarılı projeler üretebilir, milyoner bile olabilir. Ama hiç kullanmamış bilmeyen hayatında internet bilgisayar olmamış birinin bunları öğrenmesi, bir proje ortaya çıkarabilmesi vs. zaman alır benzetmesiyle düşünebilirsiniz bunu. Yani bir şans faktörü mevcut, bu insanlar bilgi ve deneyim olarak farklı yerdeler, bu yüzden geriden gelen daha fazla çalışmak, yorulmak, denemek ve eski kalıplarını/korkularını yenmek zorunda.
Burada aslında asıl yarış zamanla yapılandır, doğru yolda daha hızlı başarılı olabilmek mesele, daha kısa zamanda daha fazla ilerleyebilmek için. Ünlü deyimdeki gibi: "İmkansız yapılabilir (zenginlik) sadece zaman alır."
Bu yüzden beklemek yavaşlatır, sürekli hesaplamak ve küçük de olsa devamlı ilerleme hamleleri yapmak, bunun fırsatlarını araştırmak, bazen bulmak bazen de deneyerek oluşturmak gerekir. Sizin anlattığınız örnekler de bunu yapıyorlar aslında.