• 05-05-2021, 18:29:05
    #10
    Sanki peygamberimizin bütün emirlerine eksiksik uyuyoruz da

    Köpekler en sadık dosttur, kim ne derse desin hiç bir köpek öldürülmeyi haketmez.
  • 05-05-2021, 18:32:21
    #11
    EnesCanturk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    https://sorularlaislamiyet.com/hadis...ile-incitmeyen

    İçerik:

    Değerli kardeşimiz,

    Rivayetlerden anlaşıldığı kadarıyla, öldürme emri bildiğimiz köpekler için tahsis edilmiş bir emir değildir. Bu emir bütün yırtıcı hayvanlarla ilgilidir. Buharî ve Müslim'in sahihinde şöyle bir hadis vardır:
    "Beş tane hayvan "fasık"dır ki, Mekke'nin harem bölgesinde de öldürülebilir. Bunlar; fare, akrep, karga, çaylak ve yırtıcı köpektir." (Bir rivayette: kişi ihramda da olsa bunları öldürebilir.) (Buhârî, Bedu'l-halk, 16; Müslim, Hac, 9: 66-72).

    Bazı rivayetlerde yılan da vardır. Hadiste geçen anahtar kelimeler şunlardır: Fasık: Bu kelimenin sözlük anlamı; yoldan sapmaktır. Fasık adam, Allah'ın emir ve yasaklarının belirlediği çizginin dışına çıkan kimse demektir. Bu hayvanlara "fasık" adının verilmesi, bunların insanlara, diğer canlılara v.s. ye zarar vermekle, hayvanlar aleminin büyük çoğunluğunun yolundan dışarı çıkmaları sebebiyledir. (bk. Nevevî, Şerhu Müslim, ilgili hadisin şerhi).

    El-Kelb el-Akur: Yırtıcı köpek demektir. Gördüğümüz kadarıyla bütün rivayetlerde köpek için bu vasıf kullanılmıştır. Bu da öldürme emrinin normal köpekler hakkında olmadığı, köpeğin köpek olduğu için böyle bir cezaya hedef olmadığını göstermektedir. Nitekim İmam Nevevî, bu hadisi açıklarken, şu görüşlere yer verir:
    "Cumhura/âlimlerin büyük çoğunluğuna göre, hadiste geçen 'el-Kelb el-Akur' (yırtıcı köpek) kelimesi, bütün yırtıcı hayvanlar için geçerlidir. Çünkü köpeğin vasfı olarak geçen 'el-akur' kelimesi, yırtıcı anlamına gelir. Buna göre, hadiste geçen 'yırtıcı köpek' tabiri, aslan, kaplan, kurt gibi genellikle yırtıcı hayvanlardan sayılanların hepsi için geçerlidir." (bk. Nevevî, Şerhu Müslim, ilgili hadisin şerhi).

    Hz. Peygamber (a.s.m)'in Ebu Leheb'in oğlu Utbe için ettiği beddua meşhurdur.
    "Allah'ım! Ona köpeklerinden bir köpeği musallat et!"
    diye beddua etmiş ve bir gece bir aslan gelip kervanın arasında bulunan Utbe'yi alıp parçalamıştı. (bk. İbn Battal, Şerhu'l-Buharî-el-Mektebetu'ş-Şamile, VIII/80).

    İmam Malik de şöyle der: İhram'da olan bir kimse, kendisine eziyet veren hayvanları/haşereleri öldürmesi caizdir. Eziyet etmeyenleri öldürmesi ise caiz değildir. (el-Mektebetu'ş-Şamile, IV/252). İmam Malik'e göre, hadiste söz konusu edilen "yırtıcı köpek"ten maksat; aslan, kaplan, sırtlan kurt gibi insanlara saldıran, parçalayan her türlü yırtıcı hayvanlardır. (İbn Kudame, el-Şerhu'l-Kebir; el-Mektebetu'ş-Şamile, III/302).

    Aslında Malikilere göre, yırtıcı kurt gibi insana saldıran, eziyet eden bütün hayvanlar "yırtıcı köpek" anlamındadır ve öldürülmeleri caizdir. Fakat eziyet etmeyenleri öldürmek asla caiz değildir. (İbn Kudame, a.g.e; el-Mektebetu'ş-Şamile, IV/14). Ünlü âlimlerden İbnu Abdilber'e göre, zararlı olmadıkça hiçbir köpek öldürülmez. Çünkü Hz. Peygamber (a.s.m), canlıları silaha hedef yapmayı yasaklamıştır.

    Üstelik köpeğe su vermenin faziletiyle ilgili hadis mevcuttur.
    Hadiste "Her ciğer sahibine su vermenin ecri vardır." buyurulmuştur. Ayrıca her tarafta bunca âlim dine aykırı fiillere işlere göz yummayan uyanık kimseler olduğu halde, köpekleri öldürme adeti yoktur. Ben, Müslümanların hiçbir fakihinin, köpek beslemeyi adaleti cerh eden, şahitliğe mani olan bir hal görmedim. Sadece Şafii mezhebi, ihtiyaç olmadığı halde köpek beslemeyi haram saymıştır" der. (Canan, Kütübü sitte,13/ 516)

    Söz konusu hadis şöyledir: Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor: Hz. Peygamber (a.s.m) şöyle buyurdu:
    “Bir adam yolda yürürken çok susadı. Derken bir kuyuya rastladı. İçine girip su içti. Dışarı çıktığında susuzluktan soluyup toprağı yemekte olan bir köpek gördü. Adam kendi kendine: ‘Bu köpek de benim gibi susamış’ deyip tekrar kuyuya indi, mestini su ile doldurup ağzıyla tutarak dışarı çıktı ve köpeğe su verdi. Allah onun bu davranışından memnun kaldı ve kendisini affetti." Hz. Peygamber (asm)‘in yanında bulunanlardan bazıları:
    ‘Ey Allah’ın resûlü! Yani hayvanlar(a yaptığımız iyilikler)için de bize bir ücret var mı?’ dediler. Allah’ın Resûlü:
    ‘Evet! Her yaş ciğer (sahibi olan canlılara yapılan iyilikler) için bir ücret vardır.’ buyurdu."( Buhârî, Şirb, 9, Vudu, 33; Müslim, selam, 153; Ebu Dâvud, cihad, 47).

    Diğer bir rivayette ise Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur:
    “Kötü yolda olan bir kadın, sıcak bir günde, bir kuyunun etrafında dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çıkarmış soluyordu. Kadıncağız mestini çıkarıp onunla onu suladı. Bu yüzden bağışlandı.”(Müslim, Tevbe, 155).

    Bu hadislerden de açıkça anlaşıldığı gibi, İslam'da Allah'ın yarattığı bütün canlılara karşı merhamet esastır. Hanefî mezhebinin meşhur fıkıh kaynağı el-Mebsut'ta şu görüşlere yer verilmiştir:
    " Hadiste ifade edilen yırtıcı köpek"ten maksat kurt, aslan gibi eziyet veren yırtıcı hayvanlardır. İmam Şafinin dediği gibi, hadiste anlatılan şey şudur: Zararlı, saldırgan olan yırtıcı hayvanlardan başkasını öldürmek caiz değildir." (el-Mebsut- el-Mektebetu'ş-Şamile V/159).

    Nitekim, Şafii mezhebenin ünlü bilgini İbn Hacer el-Heytemi, yırtıcı köpeğin öldürülmesi konusunda şunları söyler:
    "Yırtıcı köpeği aç bırakarak ölüme terk etmek caiz değildir. Bilakis, öldürülecekse, mümkün olduğunca en güzel bir şekilde öldürmek gerekir." (bk. Tuhfetu'l-Muhtac; el-Mektebetu'ş-Şamile, IV/252).
    El-Beycermî'nin ifadesi bu konuda daha açıktır:
    "Yalnız faydalı olan köpekler değil, zararı olmadığı, saldırgan ve yırtıcılığa soyunmadığı sürece bütün köpeklerin canı muhteremdir, dokunulamaz." (Haşyetu'l-Beycermî Ala'l-Menhec; el-Mektebetu'ş-Şamile, I/474).


    Buna göre Peygamber Efendimiz (asm)'in öldürülmelerine izin verdiği hayvanlar, vahşi, yırtıcı ve saldırgan hayvanlardır.

    Konuyla ilgili önemli bir hatırlatma:
    İslam dinine saygının ve imanın bir gereği olarak Kur'an ve Sünnete şöyle -üç kategori halinde- bakmak gerekir.
    Önce ayetlere bakış tarzımızı belirleyelim:
    a. Bu ayet Allah'ın kelamıdır.
    b. Allah bundan neyi kast etmişse onun o muradı haktır.
    c. Allah'ın muradı şu olabilir, şu da olabilir.

    İlk iki maddede tereddüt etmek din ve imanla bağdaşmaz. Son şıktaki düşünce ise, bir tefsir, bir yorum konusudur ve farklılık göstermesi, işin tabiatının gereğidir. Bu husus, aynı zamanda İslam'ın, insanın ilmî özgürlüğüne ve aklına verdiği değerin de bir ifadesidir. Hadis konusunda bir farklılık söz konusudur.

    Yukarıdaki (a) şıkkında Kur'an için söylediğimiz hüküm, burada az da olsa bir farklılık göstermektedir. Çünkü, bir çok hadisin sübutu Kur'an gibi kesin değildir. Onun için her hadis için "Bu söz kesin olarak Allah'ın Resulünün sözüdür." diyemeyiz.

    Fakat şuna dikkat etmek lazımdır ki, Hz. Peygamber (a.s.m)'in üslubuna ciddi aşinalık peyda eden, sözün altının bakırından ayıracak kadar uzmanlaşmış büyük hadis âlimlerinin "Bu hadis kesin olarak sahihdir, doğrudur." dedikleri konularda tereddüt göstermek doğru olmaz. Hz. Peygamber (asm)'e ait olmayan bir sözü ona nispet etmek ne kadar çirkin ise, onun mübarek ağzından çıkan bir sözü -hikmetini araştırmadan, öğrenmeye çalışmadan- sırf kendi aklına uymadığı için, onun olmadığını veya olamayacağını söylemek de o kadar çirkindir. Ya bizim beğenmediğimiz o söz gerçekten Hz. Peygamber (a.s.m)'e ait ise… ( b) şıkkındaki hüküm hadis/sünnet için de aynen geçerlidir.

    "Hz. Peygamber (a.s.m)’in bu sözle maksadı neyse, onun muradı hak ve doğrudur." demek, imanın gereğidir. (c ) şıkkı burada da aynen geçerlidir. Hadis veya sünnet farklı yorumlanabilir. Şüphesiz, farklı yorum veya tefsir dediğimiz şey, cehaletin, şeytanın veya nefsin keyfine göre değil, ilim, akıl, iman ve edebin arzusu doğrultusunda olmak zorundadır. Onun için bizim gibilere düşen, doğrudan Kur'an ve hadislerden hüküm çıkarmamak, işi ehline sormaktır.

    Selam ve dua ile...Sorularla İslamiyet
    aksoyhlc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aşağıdaki linkte bulunan yazı size yardımcı olacaktır.
    https://sorularlaislamiyet.com/hadis...ile-incitmeyen
    Cevaplarınız için çok teşekkür ederim ilettiğiniz kaynağı okudum hocalarım Lakin bir yaratan neden kendi yarattığını fasık olarak nitelendirip öldürülmesini elçiye bildirir onu idrak edemiyorum.
  • 05-05-2021, 18:33:04
    #12
    Şafii mezhebindenim.

    Şafiilerde köpeğe dokunmak daha doğrusu ıslak köpeğe ve salyasına dokunmak mekruhtur.

    İmam Şafii döneminde belli ki bir hastalık yayan köpek cinsinden dolayı dönemin tedavisi yeterli olmadığı için köpeklere dokunmayın, ilişmeyin mekruhtur şeklinde söylemiş. Çünkü bedenimizde rabbin bize emanetidir. İyi bakmak temiz bakmakta üstümüze vazifedir. Bu nedenle mekruh kılınmış.

    Açıkçası konunun tam hakimi değilim ama hadisi gerçek sayarsak bu tür bir sebepten sadece o döneme özel olduğunu düşünebilirsiniz.

    Eğer ki aksi bir durumda olsaydı bugün 1.5 milyar nüfusun yayıldığı müslüman toplumlarda köpek asla barınamazdı. Nasıl ki kendi şehirlerimizde sıkça beslenen domuz görmüyorsak köpeği de göremezdik. Sadece o döneme özel ve bir hastalık yaydığı için o döneme özel söylenmiş olabilir.
  • 05-05-2021, 18:33:07
    #13
    TRSaka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Cevaplarınız için çok teşekkür ederim ilettiğiniz kaynağı okudum hocalarım Lakin bir yaratan neden kendi yarattığını fasık olarak nitelendirip öldürülmesini elçiye bildirir onu idrak edemiyorum.
    Burada öldürme; kanaatimce size zarar vereceği zaman öldürme izni.
  • 05-05-2021, 18:33:09
    #14
    Envicti ile Güvenle Barın
    Sahih olmayan bir hadis
  • 05-05-2021, 18:33:24
    #15
    Sana zarar veren hayvanı ya da yırtıcı köpeği öldürebilirsin, caizdir diyor .
    Tüm kopekleri manasindan bunu anlayabilirsiniz.
  • 05-05-2021, 18:35:24
    #16
    TRSaka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhabalar değerli hocalarım Bu başlığı açarken herhangi bir art niyetle açmadığımı, kimseyi birbirine karşı kutuplaştırmak istemediğimi belirtmek isterim. Başlıktan da anlaşılabileceği üzere Buhari, Bed'ü'l-Halk 14; Müslim, Musakat 45, (1570); Muvatta, İsti'zan 14, (2, 969); Tirmizi, Sayd 4, (1488); Nesai, Sayd 9, (7, 184) kaynak olarak alındığında karşımıza aşağıdaki gibi bir hadis çıkıyor:
    --
    İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam av veya koyun veya çoban köpeği hariç diğer bütün köpeklerin öldürülmesini emretti." İbnu Ömer radıyallahu anh'a: "Ebu Hureyre, "veya ekin köpeğini de diyor!" denilmişti, bunun üzerine: "Onun ekini var da ondan!" cevabını verdi ve ilave etti: "Biz Medine ve civarına gider, tek köpek bırakmaz, hepsini öldürürdük. Hakkat biz, çölden gelmiş kadına refakat eden arkadaş köpeği bile öldürürdük."
    --
    Forumda din ve hadislerle ilgilenen ve bu konu üzerine oldukça kafa yoran veya yormuş arkadaşların olduğunu düşünerek böyle bir hadisin ne manaya geldiğini merak ediyorum. Yorumlarınızı dinleyip okuyup konuyla ilgili bilgi almak istedim

    Ek: @kadinportalim;
    Yapılanları, söylenenleri, emirleri uygulandıkları zamanla ve çevre olaylarla birlikte değerlendirmek gerektiğine inanıyorum. Çok güzel bir söz söylemişti bir alim. Kuran dışında Hadis veya diğer her hangi bir kaynaktan size ulaşan bir bilgi Kuranın temel anlamına ve felsefesine ters geliyorsa bilin ki uydurulmuş, değiştirilmiş yahut eksiltilmiştir. Eğer Kurana uygunsa bilin ki o hakikattir.
    Bir kedi için ordunun yolunu değiştirtecek kadar ince ruhlu, övgülerin en güzelini hak eden peygamberimizin başka bir canlı türünün katledilmesi emrini durduk yere vereceğine inanmak benim inanç ve mantığıma ters geliyor.
    Tabi ki herkesin kendi yorumudur. Saygılar.
  • 05-05-2021, 18:35:36
    #17
    DemirayBilisim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şafii mezhebindenim.

    Şafiilerde köpeğe dokunmak daha doğrusu ıslak köpeğe ve salyasına dokunmak mekruhtur.

    İmam Şafii döneminde belli ki bir hastalık yayan köpek cinsinden dolayı dönemin tedavisi yeterli olmadığı için köpeklere dokunmayın, ilişmeyin mekruhtur şeklinde söylemiş. Çünkü bedenimizde rabbin bize emanetidir. İyi bakmak temiz bakmakta üstümüze vazifedir. Bu nedenle mekruh kılınmış.

    Açıkçası konunun tam hakimi değilim ama hadisi gerçek sayarsak bu tür bir sebepten sadece o döneme özel olduğunu düşünebilirsiniz.

    Eğer ki aksi bir durumda olsaydı bugün 1.5 milyar nüfusun yayıldığı müslüman toplumlarda köpek asla barınamazdı. Nasıl ki kendi şehirlerimizde sıkça beslenen domuz görmüyorsak köpeği de göremezdik. Sadece o döneme özel ve bir hastalık yaydığı için o döneme özel söylenmiş olabilir.
    Bu durumda Kur'an-ı Kerim'in evrenselliğine ters düşmez mi hocam? Vallahi bu konuyla ilgili kafam alevlendi İşin içinden çıkamayacağım gibi duruyor
  • 05-05-2021, 18:37:41
    #18
    PHP & Flutter & Laravel
    TRSaka adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Cevaplarınız için çok teşekkür ederim ilettiğiniz kaynağı okudum hocalarım Lakin bir yaratan neden kendi yarattığını fasık olarak nitelendirip öldürülmesini elçiye bildirir onu idrak edemiyorum.
    Bence tam anlayarak okumamışsınız, çünkü Yaradan durduk yere gidin köpek öldürün demiyor belirli şartlar ve belirli hayvanlardan bahsediliyor, evinizin yanında size ailenize çocuğunuza zarar verip öldürecek bir hayvan olduğunda güzel hayvanmış deyip dışarı çıkıp hayatınıza devam mı edeceksiniz bence tekrardan okuyun kaynakları da inceleyin kaynağın birisine bakıp diğerine bakmamak doğru değil