herkes tecrübelerini yazmış ben de, size göre dayanamaz dediğiniz, örnekleri yazayım:
85 ve 92 yaşındaki iki ayrı komşumuz hastalığı atlattı.
Astım hastası 42 yaşındaki bir tanıdık hastalığı atlattı.
Ağır kalp hastası olan 55 yaşındaki teyzem atlattı, hatta cumartesi kuzenimin nikahına katılacak.
Günde 2 paket sigara içip öksürmediği günü olmayan 61 yaşında bir başka tanıdığımı covid'i ayakta atlattı.
Bakın üsttekiler sadece ağır hasta olarak gördükleriniz. Bunun dışında onlarca tanıdık var, grip seviyesinde hastalığı atlatan. Profilinizde yaşınız 28 gözüküyor. Bu hastalığın 18-29 yaş arasını öldürme oranı %0.5 (*). Yani 1000 kişide 5 kişi. O 5 kişiyi bağışıklığı iflas etmiş ya da sürekli hastane ortamında çalışan insanlar olduğunu düşünün, kaldı ki tedavi edilecek ilacı bulamayanı da var.
*
https://www.cdc.gov/mmwr/volumes/69/wr/mm6942e1.htm
Hastalıktan ölenlerin %95'i 50 yaşın üstünde.
Bu arada sürekli hastane ortamında çalışan dedim, çünkü virüse yakalanmanın yanında virüse ne yoğunlukta maruz kaldığında çok önemli. Ölenlerin %64'ü hastane ortamına sürekli maruz kalan insanlar, yani virüsle sürekli iletişim hâlinde olan kişiler. bunca kapanmanın sebebi virüsün öldürücü gücü değil, hastalığı ağır geçiren çoğunluk yaşlı insanların hastaneleri doldurarak diğer hastaların tedavilerine izin vermemesi, yoğun bakımlarda yer kalmaması. Bu demek değildir ki, biz önlemimizi almadan gezip tozacağız. Virüsün tam olarak kime, nasıl etkidiğini çözemediler. Bu nedenle tedbirli olun, vitamininizi sebzenizi meyvenizi yiyin, güneş görün. Gerisini bağışıklığınıza bırakın.