• 04-02-2021, 15:56:18
    #1
    Merhaba. Bu yazıyı genç arkadaşlarıma tavsiye amaçlı yazıyorum. Özellikle depresyon gibi kaygı bozukluğu gibi sorun yaşayan kardeşlerime. Hiçbirşey sizden önemli değil. Bulunduğunuz sıkıntı kalıcı değil. Yeter ki isteyin gerisi kolay. İşte kolay, arkadaşta kolay. Zor olanlar var. Aile gibi. Elinizdeki in kıymetini bilin. En önemlisi hit kazanmak için yazılan karamsar yazıları okumayın. Biraz mücadele edin herşey farklı olacak.
  • 04-02-2021, 15:57:23
    #2
    ✅CHATGPT-5 PRO🎦CAPCUT🔥
    En çaresiz geçeni düşün.
    Sabah olmadı mı?
  • 04-02-2021, 15:58:23
    #3
    Allah var gam yok
  • 04-02-2021, 16:00:14
    #4
    Herşey başarılabilir her engel yıkılabilir tabi hocam ama bazen psikolojik halin herşeyi imkansızmış gibi gösteriyor onu yenmek gerekiyor bunu atlattığında zaten yok yere kafaya takmışım diyorsun
  • 04-02-2021, 16:00:20
    #5
    ryse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba. Bu yazıyı genç arkadaşlarıma tavsiye amaçlı yazıyorum. Özellikle depresyon gibi kaygı bozukluğu gibi sorun yaşayan kardeşlerime. Hiçbirşey sizden önemli değil. Bulunduğunuz sıkıntı kalıcı değil. Yeter ki isteyin gerisi kolay. İşte kolay, arkadaşta kolay. Zor olanlar var. Aile gibi. Elinizdeki in kıymetini bilin. En önemlisi hit kazanmak için yazılan karamsar yazıları okumayın. Biraz mücadele edin herşey farklı olacak. Not : 24 yaşında ve sanayide mücadele etmiş birisi olarak yazıyorum bunları. Ben başardıysam herkes başarır. İyi forumlar.
    Haklısınız. 2 Ay önce babamı kaybettim 95 kiloydu rahmetli olduğunda 45 kiloya düşmüştü kanser illetinden şimdi yanımda olsa dünyaları verirdim ama öyle bir imkanda yok. Ailenizin Annenizin Babanızın Kıymetini çok çok iyi bilin.
  • 04-02-2021, 16:05:00
    #6
    Valla hocam şimdi buraya yazsam her şeyi deniz derya olur. Olay kaygı bozukluğu yada psikolojik bir sorun değil. Ben şu memlekette doğdum doğalı 24 senedir yaşıyorum, bir işim hiç bir zaman normal yolunda gitmedi. Hiç bir işim. Ya önüne engel oldular, ya da önünü kesmeye çalıştılar. Hayır bunlar da olmadı üstüne covid. Covid de tek düşündüğüm sağlık olarak aileme ve bana bir şey olmasın. Bittiğinde elbette yeniden hayat devam edecek. Olay covid - o bu falan değil. Malum covid var olduğundan beridir durumlar psikolojik olarak karışık.

    Şöyle söyleyeyim 2 sene önce avrupa da bi savunma şirketinin oluşturduğu konsorsiyuma plan ve proje gönderdim 15 bin euro verdiler. Onunla da araba almıştım. Bu projeyi Türkiye'de kurumdan kuruluşa her kademeye gönderdim bir insan evladı mı dönmez ? Hiç birisi dönmedi. Memleketi kötülemek kolay, kimse yardım etmiyor falan demekte kolayda.. Hocam siz söyleyin, elin adamı proje için böylesine destek veril mektupla davet gönderiyorken, doğduğum memleket neden planıma projeme sahip çıkmıyor? Neden? İnanın olay kaygı bozukluğu vs değil. Olay tamamen ülke de yüksek mevki sahibi insanların hiç bir şeye dönüp bakmaması.

    Ülkede ki genç kesim olarak önümüzü göremiyoruz. Sisle kaplanmış bir yol, elimizde el feneri yok.. Uçurum varsa da düşüp yuvarlanacakmışız gibi..

    Anlayacağınız, gençlik olarak da bu ülkenin bir genci olarak da eriyip gidiyoruz. Düşüncemi soracak olursanız, 6 senedir uğraştığım destek almaya çalıştığım projeme 2 ay önce estonyadan teklif geldi. Bu saatten sonra memleketin nereye gittiği değil, benim nereye gidip ne yapacağım önemli. Planımı projemi toplayıp başka memlekette kendi çalışmamı yürüteceğim.

    Üzgünüm.. Gençler olarak yalnızca kırıldık o kadar.

    Saygılarımlar..
  • 04-02-2021, 16:22:07
    #7
    Env4rPasha adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Valla hocam şimdi buraya yazsam her şeyi deniz derya olur. Olay kaygı bozukluğu yada psikolojik bir sorun değil. Ben şu memlekette doğdum doğalı 24 senedir yaşıyorum, bir işim hiç bir zaman normal yolunda gitmedi. Hiç bir işim. Ya önüne engel oldular, ya da önünü kesmeye çalıştılar. Hayır bunlar da olmadı üstüne covid. Covid de tek düşündüğüm sağlık olarak aileme ve bana bir şey olmasın. Bittiğinde elbette yeniden hayat devam edecek. Olay covid - o bu falan değil. Malum covid var olduğundan beridir durumlar psikolojik olarak karışık.

    Şöyle söyleyeyim 2 sene önce avrupa da bi savunma şirketinin oluşturduğu konsorsiyuma plan ve proje gönderdim 15 bin euro verdiler. Onunla da araba almıştım. Bu projeyi Türkiye'de kurumdan kuruluşa her kademeye gönderdim bir insan evladı mı dönmez ? Hiç birisi dönmedi. Memleketi kötülemek kolay, kimse yardım etmiyor falan demekte kolayda.. Hocam siz söyleyin, elin adamı proje için böylesine destek veril mektupla davet gönderiyorken, doğduğum memleket neden planıma projeme sahip çıkmıyor? Neden? İnanın olay kaygı bozukluğu vs değil. Olay tamamen ülke de yüksek mevki sahibi insanların hiç bir şeye dönüp bakmaması.

    Ülkede ki genç kesim olarak önümüzü göremiyoruz. Sisle kaplanmış bir yol, elimizde el feneri yok.. Uçurum varsa da düşüp yuvarlanacakmışız gibi..

    Anlayacağınız, gençlik olarak da bu ülkenin bir genci olarak da eriyip gidiyoruz. Düşüncemi soracak olursanız, 6 senedir uğraştığım destek almaya çalıştığım projeme 2 ay önce estonyadan teklif geldi. Bu saatten sonra memleketin nereye gittiği değil, benim nereye gidip ne yapacağım önemli. Planımı projemi toplayıp başka memlekette kendi çalışmamı yürüteceğim.

    Üzgünüm.. Gençler olarak yalnızca kırıldık o kadar.

    Saygılarımlar..

    Tipik kötümser yorumu yapıyorsun hocam.
    Hayat siyah ve beyaz değildir. Grinin tonlarıdır.
    Elin adamı senin projene para gönderir çünkü onun bütçesi yüksek.
    Senin devletin ve özel sektörün batılılar kadar büyük kaynağa ve vizyona sahip değil.

    Gençliğin önünü görememesi konusu ise tamamen senin fikrin.
    Bugün elinizde teknoloji var, internet var, bilgiye eğitime ulaşma imkanı var.
    Bu memlekette nice 24 yaşında çocuklar yaşadı geçmişte hiç bir eğitimleri ve fırsatları olmadan yaşadılar.
    Sizin önünüzde fırsatlar da var.
    Sen tarih boyunca hiç olmamış fırsatları elde etmiş bir jenerasyondasın.
    Ve hala çıkıp önümüzü göremiyoruz diyorsun.

    Eğer projen dünyanın herhangi bir yerinde destek görüyorsa önünü görebiliyorsun demektir.
    Yani bu ülkede işini tutturamayanın yurt dışı bağlantısı kurma fırsatı var.
    O yüzden kötümserliğe gerek yok.

    Hayat çok kısa ne zaman 34 ve 44 olduğunu anlamayacaksın bile.
    Estonya'dan teklif varsa git, doyduğun yer doğduğun yerden önemlidir.
  • 04-02-2021, 16:30:13
    #8
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tipik kötümser yorumu yapıyorsun hocam.
    Hayat siyah ve beyaz değildir. Grinin tonlarıdır.
    Elin adamı senin projene para gönderir çünkü onun bütçesi yüksek.
    Senin devletin ve özel sektörün batılılar kadar büyük kaynağa ve vizyona sahip değil.

    Gençliğin önünü görememesi konusu ise tamamen senin fikrin.
    Bugün elinizde teknoloji var, internet var, bilgiye eğitime ulaşma imkanı var.
    Bu memlekette nice 24 yaşında çocuklar yaşadı geçmişte hiç bir eğitimleri ve fırsatları olmadan yaşadılar.
    Sizin önünüzde fırsatlar da var.
    Sen tarih boyunca hiç olmamış fırsatları elde etmiş bir jenerasyondasın.
    Ve hala çıkıp önümüzü göremiyoruz diyorsun.

    Eğer projen dünyanın herhangi bir yerinde destek görüyorsa önünü görebiliyorsun demektir.
    Yani bu ülkede işini tutturamayanın yurt dışı bağlantısı kurma fırsatı var.
    O yüzden kötümserliğe gerek yok.

    Hayat çok kısa ne zaman 34 ve 44 olduğunu anlamayacaksın bile.
    Estonya'dan teklif varsa git, doyduğun yer doğduğun yerden önemlidir.


    Evde tek başınıza, babanız yokken ailenize üniversite öğrencisiyken bakmaya çalıştığınızı düşünürseniz sizin yorumunuzda oldukça pozitif. Burada bağlamlar ve kişiler olayı değiştirir. Çıkın bi göz gezdirin dışarıdaki öğrenci çocuklara bi halka karışın bi sorun bakalım önlerini görebiliyor mu bu gençler. Sonra gelin tekrar yorumlaşalım. Tipik kalıplar üzerinde hareket etmeyelim. Bu ülkenin plana da projeye de ayırabilecek bütçesi var. Yalnızca bunlara değil, arsaya binaya otele avm ye çevirdikleri ve bilimum müteahhitlere yedirdikleri için çıkıyor hepsi.

    Örnek: 2009 - 2019 (2020'de olabilir) hindistan ay uzay programı 150 milyon dolar.
    İstanbul'da merkezde arazi almak için - avm yapmak için araziye verilen para 100-150 milyon dolar.

    Çokta şey yapmamak lazım


    Unutmadan: İmkanlara, teknoloji ile bakıyorsanız şayet bi köyleri gezin, aç açıkta kalan 7'den 20 küsür yaşına gelmiş çocukları bi irdeleyin bakın.
    Teknoloji imkan falan demişsiniz ama ülke de bugün yaşadığımız sıkıntıdan dolayı evine internet ve (tablet) bilgisayarı olmayan çocukları unutmuşsunuz. Onlara alınması için ayrılan kaynakların televizyondan bağışlarla toplanmasını unutmuşsunuz belli ki..

    Neyse sonuç itibari ile olaylar böyle. İmkan varken - hazır düzlüğe gelmişken böyle böyle gidiyoruz bizde, yapacak bir şey yok.
  • 04-02-2021, 16:41:56
    #9
    Env4rPasha adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Evde tek başınıza, babanız yokken ailenize üniversite öğrencisiyken bakmaya çalıştığınızı düşünürseniz sizin yorumunuzda oldukça pozitif. Burada bağlamlar ve kişiler olayı değiştirir. Çıkın bi göz gezdirin dışarıdaki öğrenci çocuklara bi halka karışın bi sorun bakalım önlerini görebiliyor mu bu gençler. Sonra gelin tekrar yorumlaşalım. Tipik kalıplar üzerinde hareket etmeyelim. Bu ülkenin plana da projeye de ayırabilecek bütçesi var. Yalnızca bunlara değil, arsaya binaya otele avm ye çevirdikleri ve bilimum müteahhitlere yedirdikleri için çıkıyor hepsi.

    Örnek: 2009 - 2019 (2020'de olabilir) hindistan ay uzay programı 150 milyon dolar.
    İstanbul'da merkezde arazi almak için - avm yapmak için araziye verilen para 100-150 milyon dolar.

    Çokta şey yapmamak lazım


    Unutmadan: İmkanlara, teknoloji ile bakıyorsanız şayet bi köyleri gezin, aç açıkta kalan 7'den 20 küsür yaşına gelmiş çocukları bi irdeleyin bakın.
    Teknoloji imkan falan demişsiniz ama ülke de bugün yaşadığımız sıkıntıdan dolayı evine internet ve (tablet) bilgisayarı olmayan çocukları unutmuşsunuz. Onlara alınması için ayrılan kaynakların televizyondan bağışlarla toplanmasını unutmuşsunuz belli ki..

    Neyse sonuç itibari ile olaylar böyle. İmkan varken - hazır düzlüğe gelmişken böyle böyle gidiyoruz bizde, yapacak bir şey yok.

    Hocam ben de 24 yaşındaydım.
    Lise yıllarında ailemin dershaneye gönderecek parası yoktu. 3 sene dershane sınavlarını kazanıp bedava dershaneye gittim.
    12 yaşımdan beri her yaz çalışıp hem kendi okul masraflarımı hem kardeşimin okul masraflarını çıkardım.

    Bugün köylerde tableti olmayan çocuklardan bahsediyorsun, bu ülkede 40 sene önce köylerde çocuklar ilaçsızlıktan doktorsuzluktan ölüyorlardı.
    Bunden 30 sene önce zengin paralı gençlerin de akıllı telefonu laptopı interneti yoktu.
    Bugün udemy'den 30 liraya alınan kurslara zenginler binlerce dolar ödeyerek ulaşabiliyorlardı.

    Sen kendi zamanını zor zannediyorsun çünkü sen kendini bu ülkenin geçmişi ile değil zengin ülkelerin imkanları ile kıyaslıyorsun.
    Senin Benim babalarımız dedelerimiz o zengin ülkelerdeki adamların ürettikleri katma değeri teknolojiyi ve bilimi üretmedikleri için bugün hala daha fakiriz.
    Bugün doğalgaz faturası pahalı düşük ısıda yakıyoruz diye isyan edenler var.
    Ama bu adamlar 30 sene önce doğalgazsız evde yaşamak nasıldı hatırlamıyorlar.
    Hem kömürün tonuna 1500 lira verip hem de her ay 1 tüp banyoya bir tüp mutfağa almak ne demek bilmiyorlar.

    Yani dünyada hayat giderek daha kötü bir yere gitmiyor.
    Bu gelişme iktidardaki partinin başarısı değil, meclisi boş bıraksaydık da bu gelişme yaşanacaktı.
    Çünkü dünya ekonomisi gelişiyor büyüyor teknoloji ilerliyor ve bizim de payımıza bu gelişmelerden bir şeyler dşüyor.

    Geçmişte hayat daha iyiydi, gençler hemen iş buluyorlardı, gençler önlerini görebiliyorlardı sanıyorsun galiba.
    Bugün babalarınızın dedelerinizin sahip olmadığı imkanlara sahipsiniz.
    Şikayet etmeyi bırakıp imkanlara odaklanın fırsatları değerlendirin.