digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Tipik kötümser yorumu yapıyorsun hocam.
Hayat siyah ve beyaz değildir. Grinin tonlarıdır.
Elin adamı senin projene para gönderir çünkü onun bütçesi yüksek.
Senin devletin ve özel sektörün batılılar kadar büyük kaynağa ve vizyona sahip değil.

Gençliğin önünü görememesi konusu ise tamamen senin fikrin.
Bugün elinizde teknoloji var, internet var, bilgiye eğitime ulaşma imkanı var.
Bu memlekette nice 24 yaşında çocuklar yaşadı geçmişte hiç bir eğitimleri ve fırsatları olmadan yaşadılar.
Sizin önünüzde fırsatlar da var.
Sen tarih boyunca hiç olmamış fırsatları elde etmiş bir jenerasyondasın.
Ve hala çıkıp önümüzü göremiyoruz diyorsun.

Eğer projen dünyanın herhangi bir yerinde destek görüyorsa önünü görebiliyorsun demektir.
Yani bu ülkede işini tutturamayanın yurt dışı bağlantısı kurma fırsatı var.
O yüzden kötümserliğe gerek yok.

Hayat çok kısa ne zaman 34 ve 44 olduğunu anlamayacaksın bile.
Estonya'dan teklif varsa git, doyduğun yer doğduğun yerden önemlidir.


Evde tek başınıza, babanız yokken ailenize üniversite öğrencisiyken bakmaya çalıştığınızı düşünürseniz sizin yorumunuzda oldukça pozitif. Burada bağlamlar ve kişiler olayı değiştirir. Çıkın bi göz gezdirin dışarıdaki öğrenci çocuklara bi halka karışın bi sorun bakalım önlerini görebiliyor mu bu gençler. Sonra gelin tekrar yorumlaşalım. Tipik kalıplar üzerinde hareket etmeyelim. Bu ülkenin plana da projeye de ayırabilecek bütçesi var. Yalnızca bunlara değil, arsaya binaya otele avm ye çevirdikleri ve bilimum müteahhitlere yedirdikleri için çıkıyor hepsi.

Örnek: 2009 - 2019 (2020'de olabilir) hindistan ay uzay programı 150 milyon dolar.
İstanbul'da merkezde arazi almak için - avm yapmak için araziye verilen para 100-150 milyon dolar.

Çokta şey yapmamak lazım


Unutmadan: İmkanlara, teknoloji ile bakıyorsanız şayet bi köyleri gezin, aç açıkta kalan 7'den 20 küsür yaşına gelmiş çocukları bi irdeleyin bakın.
Teknoloji imkan falan demişsiniz ama ülke de bugün yaşadığımız sıkıntıdan dolayı evine internet ve (tablet) bilgisayarı olmayan çocukları unutmuşsunuz. Onlara alınması için ayrılan kaynakların televizyondan bağışlarla toplanmasını unutmuşsunuz belli ki..

Neyse sonuç itibari ile olaylar böyle. İmkan varken - hazır düzlüğe gelmişken böyle böyle gidiyoruz bizde, yapacak bir şey yok.