• 21-01-2021, 01:23:12
    #46
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Oyun değilse neden istisna sayılabilecek kadar az insan evleniyor çocukluk aşkı ile?
    Bu yaşlar tecrübenin olmadığı, hormonların tüm yaşamı ele geçirdiği çağlar.
    Bu çağlar delikanlı denilen insanın kendini sakınmadığı gereksiz riskler aldığı mantıksız çağlar.
    Bu çağlarda aşk denilen şey ağırlıklı olarak hormonaldir, o hormonların hissettirdiklerine bağımlı olurlar.
    Kerameti o hissi yaratan kişiden zannederler.
    Hayatlarına yeni insanlar girecek, yeni insanlar heyecanlandıracak, mutlu edecek, üzecek.
    Ama bir kızdan ayrılınca hastaneye kaldırılacak kadar üzülüyorsa bir genç, ona aslansın, devam et denilmez.
    Biraz kontrollü ol denilir.
    Bu yaşlarda devam etmemesinin nedeni, tecrübesizlik, tam olarak beklentilerin net olmaması ve evlenecek vakte kadar olan zamanın fazla olması değil mi?

    Bunların hissedilen duygularla hiç bir bağı yok ki? Aşık olması ve oyle hissetmesi ayrı, devam etmemesi ayrı şey.

    Bir şey mantıksızsa aşk değil midir? 2 kişi birbirine uygun değilse, hissettikleri aşk olmuyor mu? Ayrıca kardeşimiz kız için hastaneye düşmüyor. Her heyecanlanıp ve her üzüldüğü zaman böyle olduğunu belirtmiş.

    Mantıklı düşünüyorsunuz, mantığınızı aşk ile ilgili konuşurken kenara koyamıyorsunuz. Yanında hep mantık arıyorsunuz. O yaş grubunun neler hissettiğini çok iyi biliyorum mesleğim gereği. Lakin burada yanlış olan şudur. Duygular bastırılmaz, mantık aranmaz. Engel olamazsınız, siz de ben de hiç kimse duygularına engel olamaz. Eyleme geçmez, kimseye anlatmaz, ama onu sonlandıramaz. Eğer sonlandırabilir derseniz, oyundur derseniz. Siz hiç bu duyguları yaşamamışsınızdır. Kontrollü olmak konusunda tabiki kontrol gerekir. Kendine ve başkalarına zarar vermeden, bu duygulardan her zaman öğrenerek, karlı çıkarak.

    Kardeşime ben daha önceki mesajıma da yazdım. Bu duygular büyütür, geliştirir, geçer, gider. En kötü hissettiğin zaman bile "bunu yaşamam gerekiyormuş, öğreniyorum, büyüyorum" diyerek önüne bakmalıdır, hayatta her şey geçiyor, bitiyor.

    Kaç kez başkasını sevemem dedik, kaç kez onsuz yaşayamam dedik. En katılmadığım şey de şu; "insan bir kere aşık olur, ben artık aşık olamam" öyle bir olursun ki, aklın çıkar 😁

    Kardeşim elbet aklı başında, bunların bilincinde birine benziyor. Duygularını da yaşamayı biliyor gibi gözüküyor. Bizimle paylaşmak istemiş, dertleşmek istemiş. Bizi yakın görmüş ona teşekkür ederim. 🙏
  • 21-01-2021, 01:32:39
    #47
    Yaşın daha genç kardeşim. Tecrübe iyidir.
    TahsinCetinkaya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Genlik aşkları nisan yağmuru gibidir, gelir geçer.... Bizde o yollardan geçtik.. Şimdi nurtopu gibi dünyalar kadar sevdiğim canımdan öte bir eşim ve iki yavrum var hergün şükrettiğim...
    Bir gün gerçek aşkı bulursun...
    Gerçek aşk, gerçek emek gerçek sevgi: herşeye ragmen yanında olan, ve herşeye ragmen seni seven biri bir gün gelir bulur...Sonra bu günlere güler geçersin BİZİM GİBİ
    Sizi uzun bir süre sonra gördüğüme sevindim tahsin hocam 🙋🏻♂
  • 21-01-2021, 01:36:49
    #48
    🔥%100 WP Optimizasyon🔥
    MrUlus adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yaşın daha genç kardeşim. Tecrübe iyidir.

    Sizi uzun bir süre sonra gördüğüme sevindim tahsin hocam 🙋🏻♂
    Eyvallah hocam. bir mukabele. bende memnun oldum bu mesajınla
  • 21-01-2021, 01:45:02
    #49
    Ddim biri daha günlerce makale yayınlayıp zengin oldu herhâlde ama aşk acısı çıktı aga be
  • 21-01-2021, 08:45:38
    #50
    İlişkilerde neyi yapıp neyi yapmayacağın, nasıl yaklaşıp nasıl tepkiler vereceğin dönemler bunlar. Çok gençsin ilerde bu tarz olayların bir çoğunu unutacaksın bile. Aklında kalanlar hep ilkler olacak ilk aşık oluşun ilk sevdiğin kızı öpüşün vs vs bunlar hep biyerde kalıcak. Duygu değişikliklerini en çok karşı ccinsten öğreniceksin, öğrendikçe onlara karşı yaklaşımın değişicek. Ve günler yıllar geçicek bunlar artık senin için ilerde güleceğin güzel hatıralar olarak kalıcak ve karşılıklı sevdiğin kadınla kahve içerken yanı başında güzel kızın oyun oynarken birbirinize anlatacaksınız. Şu an benim yaptığım gibi
  • 21-01-2021, 09:04:49
    #51
    Üyeliği durduruldu
    akmaster_91 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ddim biri daha günlerce makale yayınlayıp zengin oldu herhâlde ama aşk acısı çıktı aga be
    keşke makale olsa be
  • 21-01-2021, 09:05:21
    #52
    Üyeliği durduruldu
    ilhnGrbz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İlişkilerde neyi yapıp neyi yapmayacağın, nasıl yaklaşıp nasıl tepkiler vereceğin dönemler bunlar. Çok gençsin ilerde bu tarz olayların bir çoğunu unutacaksın bile. Aklında kalanlar hep ilkler olacak ilk aşık oluşun ilk sevdiğin kızı öpüşün vs vs bunlar hep biyerde kalıcak. Duygu değişikliklerini en çok karşı ccinsten öğreniceksin, öğrendikçe onlara karşı yaklaşımın değişicek. Ve günler yıllar geçicek bunlar artık senin için ilerde güleceğin güzel hatıralar olarak kalıcak ve karşılıklı sevdiğin kadınla kahve içerken yanı başında güzel kızın oyun oynarken birbirinize anlatacaksınız. Şu an benim yaptığım gibi
    ))
  • 21-01-2021, 09:09:54
    #53
    Açık açık konuşacağım bu mesajımda. 22 yaşındayım bu platformdaki çoğu kişiye göre küçüğüm senin gibi. Abiler, ablalar anlayışla karşılarlar diye düşünüyorum.

    Canım kardeşim benim, 22 yaşındayım seninle aynı duyguları paylaşıyor gibiyim. Son 11 günde parça parça olarak toplamda 15-16 saat civarı uyudum bu hisler, duygular yüzünden. 16 yaşında tanışmıştık öyle böyle yıllar geçti aradan 20 yaşıma girmeme 2 ay kala sevgili, hayat arkadaşı olmuştuk. Şuan beraber olsaydık 32. ayımızı kutluyor olacaktık ama olmadı.

    3 ayı aşkın bir süre oldu ayrılalı, en son 10 gün evvel görüştük kendisiyle. O günden bugüne hayatımın hiç bir döneminde olmadığı kadar bunalımda hissediyorum kendimi. Ne yaptığım işe kendimi verebiliyorum ne üniversite sınavlarına ne de normal yaşantımda düzgün giden bir şey yok 3 aydır. Emin ol seni şuan en iyi anlayanlardan biriyim. Bunu atlatmam gerektiğini biliyorum ama yapamıyorum. Her yolu deniyorum bunun için. Kendime bir blog açtım oraya her gün içimdekileri yazıyorum bir nebze olsun iyi geliyor. Yasak sabah 05.00'de bitiyor, atıyorum kendimi dışarı, sokaklara. Gün doğana kadar yürüyorum kulaklığımı takıp. Yürürken ağlıyorum, oturuyorum yine ağlıyorum. Soğuk hava içime işlediğinde bile onu düşünmek içimi ısıtmaya yetiyor. Ben galerime giremiyorum 3 aydır fotoğraflarımızı görürümde kötü olurum diye, her gün kendimi sokaklarda buluyorum. O ise hayatına devam ediyor, gülüyor eğleniyor. Benim her gece tabiri caiz ise ciğerim parçalanırken o mutlu mesut yaşamına devam ediyor. Yüzüne karşıda söyledim belki kalemliğinden kalem eksilse daha çok üzülürdün sen diye. Çok çabaladım bu 3 ay içerisinde. Yeri geldi gururumu ayaklar altına aldım, hayatta yapmayacağım şeyler yaptım. Sonradan gördüm ki hepsi boşa. Görmek isteyen görüyor çabanı, sevmek isteyen saçma sapan bir şey buluyor seviyor seni. Ben kendimi harcıyorum aylardır, sen harcama. Sevginin, inancının peşini bırakma ama kendini de yitirme benim gibi. Sevmek ve sevilmek, bu duyguları tatmak "bana göre" dünyadaki en mühim şeylerden.

    Buradaki büyüklerimizden sonra bana pek düşmez ama bu yazdıklarımı bir abi tavsiyesi olarak alabilirsin. Ne olursa olsun akışına bırakmak gerekiyor bazen. Seviyorsan hala canı sağ olsun demeyi bil ve önüne bakmaya çalış. Hayatın, zamanın kendi akışına bırakmak gerekiyor bazı şeyleri. Bu konuyu görmem en çok bana yaradı gibi. Evvela daha yazacak pek çok şey var ama onları da başka zaman artık...
  • 21-01-2021, 09:13:54
    #54
    Üyeliği durduruldu
    slckxd adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Açık açık konuşacağım bu mesajımda. 22 yaşındayım bu platformdaki çoğu kişiye göre küçüğüm senin gibi. Abiler, ablalar anlayışla karşılarlar diye düşünüyorum.

    Canım kardeşim benim, 22 yaşındayım seninle aynı duyguları paylaşıyor gibiyim. Son 11 günde parça parça olarak toplamda 15-16 saat civarı uyudum bu hisler, duygular yüzünden. 16 yaşında tanışmıştık öyle böyle yıllar geçti aradan 20 yaşıma girmeme 2 ay kala sevgili, hayat arkadaşı olmuştuk. Şuan beraber olsaydık 32. ayımızı kutluyor olacaktık ama olmadı.

    3 ayı aşkın bir süre oldu ayrılalı, en son 10 gün evvel görüştük kendisiyle. O günden bugüne hayatımın hiç bir döneminde olmadığı kadar bunalımda hissediyorum kendimi. Ne yaptığım işe kendimi verebiliyorum ne üniversite sınavlarına ne de normal yaşantımda düzgün giden bir şey yok 3 aydır. Emin ol seni şuan en iyi anlayanlardan biriyim. Bunu atlatmam gerektiğini biliyorum ama yapamıyorum. Her yolu deniyorum bunun için. Kendime bir blog açtım oraya her gün içimdekileri yazıyorum bir nebze olsun iyi geliyor. Yasak sabah 05.00'de bitiyor, atıyorum kendimi dışarı, sokaklara. Gün doğana kadar yürüyorum kulaklığımı takıp. Yürürken ağlıyorum, oturuyorum yine ağlıyorum. Soğuk hava içime işlediğinde bile onu düşünmek içimi ısıtmaya yetiyor. Ben galerime giremiyorum 3 aydır fotoğraflarımızı görürümde kötü olurum diye, her gün kendimi sokaklarda buluyorum. O ise hayatına devam ediyor, gülüyor eğleniyor. Benim her gece tabiri caiz ise ciğerim parçalanırken o mutlu mesut yaşamına devam ediyor. Yüzüne karşıda söyledim belki kalemliğinden kalem eksilse daha çok üzülürdün sen diye. Çok çabaladım bu 3 ay içerisinde. Yeri geldi gururumu ayaklar altına aldım, hayatta yapmayacağım şeyler yaptım. Sonradan gördüm ki hepsi boşa. Görmek isteyen görüyor çabanı, sevmek isteyen saçma sapan bir şey buluyor seviyor seni. Ben kendimi harcıyorum aylardır, sen harcama. Sevginin, inancının peşini bırakma ama kendini de yitirme benim gibi. Sevmek ve sevilmek, bu duyguları tatmak "bana göre" dünyadaki en mühim şeylerden.

    Buradaki büyüklerimizden sonra bana pek düşmez ama bu yazdıklarımı bir abi tavsiyesi olarak alabilirsin. Ne olursa olsun akışına bırakmak gerekiyor bazen. Seviyorsan hala canı sağ olsun demeyi bil ve önüne bakmaya çalış. Hayatın, zamanın kendi akışına bırakmak gerekiyor bazı şeyleri. Bu konuyu görmem en çok bana yaradı gibi. Evvela daha yazacak pek çok şey var ama onları da başka zaman artık...
    sevmiyorum artık, fotoğraflardan mesajlara herşeyi sildim canımı acıtmıyor artık o, fakat verdiği bandanayı atamıyorum anılarımızı unutamıyorum şehrin mahallenin her bir yerinde anımız var canımı acıtan bu oluyor. dışarıda yürüyorum sanki o gün onunla orada yaptıklarımızı görüyorum orda bir hüzün çöküyor tüm gün mahvoluyor..