Hani bedava peynirin olduğu...Selam Arkadaşlar;
Gece gece forumda açılan ticaret konularını gördükçe cidden üzülüyorum. Ki ben kapitalistin teşbihte hata olmaz kralıyım, serbest piyasaya inanırım hatta taparım, malı alırken öldürmeyi severim ama ben bile üzüldü ise durum vahim

Gece gece öyle içimi dökeyim dedim

Yalnız belirtmeden geçemeyeceğim, inanın benim forumda bir satış kaygım yok. Zaten müşteri kitlem forumda değil. Burası benim için freelancer bulma alanı. Sadece 1 adet aktif satış konum var. Onda da müşteriyi almak için asla çaba sarf etmiyorum ve konumda bir tane bile subjektif iddia yok. Yani bana "herhalde satışların durdu, ondan veryansın ediyorsun" demeyin kalbinizi kırarım (Şaka tabi, kırmam kalbinizi
)Bir iş ya da hizmet neden ucuzdur?
a) Zaten hali hazırda ucuz bir iş ya da hizmettir. Sadece kaliteli ve pahalı imiş gibi süslü cümleler ile anlatılmıştır.
b) Satıcı çok sıkışmıştır. Bir kereye ya da birkaç kereye mahsus dönmeye çalışıyordur.
c) Satıcı, sektör ya da arz edilen ürün/hizmet yenidir veya hedef kitlesi henüz satın alma yapmamıştır. Satıcı uygun fiyatla piyasaya çıkarak tanıtım hedefler.
d) Satıcının ürünle alakalı hiçbir fikri yoktur. Kulaktan dolma bilgi ile sektöre cumbullop (ne demekse o) dalmıştır. Neticesinde alıcı mağdur olur. Eğer satıcı namuslu ise kendisi de iade yapacağı ve zaman harcayacağı için mağdur olur.
e) Aslında ortada bir ürün ya da hizmet yoktur. SeyyİT kardeşimiz ve izinden gidenler sahnededir.
Pahalı Hizmet Her Zaman Kaliteli midir?
Elbette hayır yahu... Bir şey pahalı diye kaliteli olacak gibi bir durum asla söz konusu değildir. Zira yukarıdaki başlığın "a" bendindeki ileri seviye "iyi niyetli" arkadaşlar; pahalı ve kaliteli görüntüsü verilen ürünü/hizmeti ucuza satmak yerine pahalıya da satabilir. Zira ucuza sattığında 10 kişi ile x Lira ciro yapıp, 10 müşteri şikayeti ile uğraşmak zorunda iken; pahalı sattığında bir müşteri ile x Lira (bazen 2x Lira) ciro yapıp tek müşteri şikayeti ile uğraşır. Üstelik şikayet var kategorisinde aynı gün adını üç-beş kez görmezsiniz
Anladınız siz onu 
Pahalı Hizmet Asla Ucuza Alınamaz mı?
Aslında durum o kadar da kötü değil. Pahalı hizmet zaman zaman ucuza alınabilir. Ancak burada doğru yer ve doğru zaman kavramı önemlidir. Şans faktörü önemlidir. Zira şans dediğiniz şey; "fırsat ile hazır olmanın kesiştiği noktaya sizin olan uzaklığınızdır" Yani bu teoriye göre; fırsatlar sürekli gelir geçer, siz hazır mısınız?
Çok uzun yıllardır verdiğim bir örnek var. Bu konuda da vereyim. 12 milyon USD bedele 1 ay içinde satılabilecek bir malikane aylarca 15 milyon USD'ye satışa sunulur. Hali ile kimse almak istemez. Ama villa sahibinin işleri bozulur ve 2 gün içinde 10 milyon USD'lik bir ödeme yapmak zorundadır. Son çare villayı 10 milyon USD'ye satışa koyar. Yani satın alan kişi 1 ay içinde %20 garanti gelir elde edecektir. Şimdi bu bir fırsat. Peki kimin için? Şahsen benim için değil
Cebinde 10 milyon USD olan ve asgari 1 ay bekleyecek güzel abimiz/ablamız için fırsat. Yani 10 milyon USD yatırım yapmak için HAZIR olan kişi için. Şanslı olan fırsat geldiğinde hazır olan kişidir. Yoksa "fırsatı kaçırdım" der, geçersiniz.Nasıl Piyasa Fiyatlarının Üzerinde Çalışırım?
Şimdi ben serbest piyasaya çok inanıyorum,. Piyasanın düşmesi de benim gibi belirli bir müşteri kitlesini yakalayan satıcıların işine gelir. Şimdi diyeceksiniz "ne alaka? Piyasa düşünce etkilenmiyor musun?" Hemen cevap vereyim dostlar. 2009 yılında sektöre ilk girdiğimde piyasanın düşmesi beni olumsuz etkilerdi. Çünkü rakiplerimle rekabet halinde idim. Birisi benim ürünü ya da hizmeti benden daha uygun fiyatlı sattığında mecburen ben de indirim yapardım. O dönemler R10'da bukadar çok aktif ticarette yoktu.
Lütfen Bakınız: "Profiline baktım da gardaş 1 yıllık üyesin, o dönemlerde R10'u nereden biliyorsun" diyen dedektif arkadaşlara özel BU linki buraya bırakıyorum.
Sonra birden üniversiteden bir hocam aklıma geldi. Derdi ki "müşteri seni fiyatın için tercih ediyorsa, daha ucuzunu bulunca gider" Döndüm baktım kendime "yahu Ufuk Hocam" dedim. N'apim forumda herkes kendine "hocam" diyor
Ben de kendime öyle hitap ettim. "Şu internet dünyasında ucuz olmaktan başka bir tercih edilme sebebin var mı?" dedim. Sonra kendim, kendi imkanlarımla, kendi kendime "yok" cevabı verdim. Yahu meğer ben ne kadar ucuz bir adammışım. Kendimden iğrendim!Ama müşterilere de "ucuz olamak" dışında bir şey sunmuyordum. "İşlet saksıyı Ufuk... Mürekkep yalamış adamsın, işlet!" Neticede işledi saksı. Sanki elektriği, suyun kaldırma kuvvetini, ampulü ben bulmuştum. Öyle bir sevinç. "Evreka yahu!" dedim. "Rakiplerimin sunmadığı bir şeyleri sunmalıyım" dedim ve aşağıdakileri buldum.
a) Sürekli ulaşılabilir olmak. Bir müşterim aradıktan/yazdıktan sonra en geç 8 saat içinde (genelde 1 saati geçmezdi) cevap vermek.
b) Alınan işte bir sorun çıkacaksa eğer, bu sorunu daha müşteri şikayet etmeden onunla paylaşmak ve gazını almak (Zannedildiği gibi iş iptal olmaz tezeğini çıkarmazsanız).
c) Piyasada sunulmayan hizmetleri bulmak.
d) Piyasada sunulan hizmetleri ise en kaliteli şekilde sunmak.
Yukarıdaki dört maddeyi uygulamaya başladım. Başka bir hocam geldi aklıma bunları uygularken. Bana dedi ki bir gün "Dünyanın en yüksek tepesi neresidir Ufuk?" cevap verdim hemen "Everets" diye. "Peki ikincisi neresidir Ufuk?" diye sorunca öyle kaldım "yavrusunu kartal kapan Fatma Girik" gibi... (Bu espri alıntıdır, bana ait değil. Komik değilse bana çemkirmeyin
)Her şey iyi güzel de, müşteri bulamıyorum. Yani birden fiyatları arttırmak bana yaramadı
Tam "bu gittiğin yol değil Ufuk Hocam" diyordum ki, tam vazgeçmek üzereydim ki, üzerime bir Edison havası çöktü. Dedim "o da defalarca denemesine rağmen ampulü icat edememişti, sabır ya Ufuk Hocam" dedim 
Bu arada müşterilerimin tam olarak neye ihtiyacı olduğunu keşfetmeye çalıştım. Öyle ya "satış dediğin şeyin gerçekleşmesi için karşıdakinin ihtiyacı olması ya da ihtiyacının farkında olması" gerekiyordu. Pazarlama çalışmalarımı bunun üzerine geliştirdim. Sektörün ihtiyacı olan şeyleri tespit edip rakipsiz olmaya çalışıyordum. O dönemlerde en büyük ihtiyaç kaliteli içerik hizmeti idi. Hala da bu ihtiyaç giderilmiş değil ya neyse...
O zamanki eşimle birlikte belki de R10'un en kaliteli içerik üretim işini yapıyorduk. Hatta konuda da açık açık işi pahalı yaptığımız yazardı. Konuyu aradım ama 2009'da R10 veri kaybı yaşadığı için konu da gitmiş
Velhasıl kelam müşteri sıraya girmişti. Sunumumuz da harika idi. Fark ettim ki dostlar; pahalı işin alıcısı daha fazla. Ucuz işin alıcısı daha az. Yeter ki müşteri neden fazla para ödeyeceğine ikna olsun. Onu ikna edecek şey de ürünün görünen kalitesi ve müşteri yorumları...Üstelik artık eskisi kadar da sorunlu müşteri yoktu. Zira siz dünyanın en iyi hizmetini de verseniz birileri memnun olmayacaktır. Mesela Türkiye'nin en iyi firması bence Turkcell'dir ama bakın şikayet kategorilerine ne şikayetler var
Yani Turkcell'de olsanız, Coca-Cola'da olsanız, Bosch'da olsanız müşterilerin tamamını memnun edemezsiniz. Ama C gurubu segmentte alım yapan müşterinin memnun olmama oranının A gurubu segmentteki müşteriye göre daha fazla olduğunu söyleyebilirim. Bunun iki nedeni var;a) A gurubu segmentteki müşteri sayısı daha azdır ve daha iyi müşteri hizmetleri sunmak için zaman vardır.
b) A gurubu segmentteki müşterinin vakti değerlidir. Ufak tefek şeylere şikayet ederek sizin zamanınızı ve kendi zamanını harcamaz.
Yahu ne dolmuşum
Destan olmuş yine
Kısacası arkadaşlar; piyasayı düşürmeyin. "Yüksek alım gücü olan müşteriye ne sunarım, bu müşteriler beni neden tercih eder?" sorularına yanıt arayın.Herkese selamlar.