Ülke ekonomisinin krize girmesi bilinçli bir plan değil bana göre. 2013'ten beri hissedilmeyen 2018'de borç ve bütçe krizinden sonra (3,60-7,30) hissedilmeye başlayan muhabbet.
Ülke ekonomisi derviş politikalarıyla 2001-2009 arası gayet iyi idare edildi, ondan sonra bu politikalar değiştirildi ama ekonomi hala büyümeye devam etti çünkü FED faizleri sıfırlamıştı bütün sıcak para gelişmekte olan ülkelere aktı. Sonunda fed faiz artırmaya başlayınca olan oldu.
100 dolar ihracat yapmak için 70 dolar ithalat yapmak zorundayız, bu da ithalatın sürekli olarak artmasına neden oluyor, tüm bunlara ek olarak türkiyenin inanılmaz bir enerji ithalatı var bu sorun da büyük bir problem.
Tamamen elektriğe dayalı bir enerji sistemine geçilmesi ve elektirkli arabaların yaygınlaşması da yine tüketen ve üretmeyen Türkiye için bir avantaj
İşin politik kısmında hükümetin inanılmaz bir bütçe açığı var veriyor da veriyor, ama vermek de zorunda. Eğer tasarrufa giderse GSMH yüzde 3-4 bandında gerileyebilir. Hükümet açık vermese de yine GSMH küçülüyor orası ayrı.
Türkiye Çin gibi olamaz, bunun en önemli nedeni şeffaf bir ülke değiliz, muhafazakar bir ülkeyiz, adaleti olmayan bir ülkeyiz, medya özgürlüğünün olmadığı bir ülkeyiz, bunların olmadığı yere kim yatırım yapar ki?
Tüm bunlara rağmen özelleştirme gibi aşırı saçma bir karar veriliyor, devletin varlıkları türk sermayedarlara satılsa ona razıyım problem yok, ama katarlılara satılıyor yabncılara satılılıyor ve elde edilen gelir de tamaman yabancılara gidiyor, ülke içine girmiyor. Özelleştirme yapmasalar, borçlanmaya gidecekler kim Türkiye'ye kredi verir ki bu kredi puanıyla, para bassalar merkez bankasının bağımsız olmaması lazım gerçi bana göre öyle ama bu da enflassyona neden olacak. Zaten hükümetin sığındığı temel şey düşük enflasyon yani 94'lere göre,