• 12-07-2020, 22:26:09
    #19
    Turkbil adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    'Dünya burası' müslümanlık inancına göre imtihan merkezi. elbette kötü ve iyi daima olacaktır.
    Ama yaşadığımız ülkede iyiliğin hakim olması için bizden sonraki nesil için iyi bir örnek olabilmemizde bitiyor herşey.

    Şahsi olarak benim fikrim 'ülkemizdeki vatandaşların' %80'lik kısım çok iyi insanlar.. vicdan,merhamet,vatan ve millet sevgisi oldukça yüksek insanlarımız var.
    Ama kutsal kitabımız olan kur-an'da yazılı olan (İnnemel mû'minûne ihvetun) Müminler ancak kardeştirler ayetine uygun bir yaşam tarzımız kalmamış. İnsanlar
    sadece kendi ailesi ve kendisini düşünüyor.
    Aslında olması gereken nedir?
    Bir müslüman tüm müslümanların dertleriyle dertlenmesi gerekir.
    Örneğin ; Zenginlik konusunda ülkemizde çok zengin insanlarımız var , serveti belki 500 yıl yaşasa ve çalışmasa kendisine yetecek ama
    yinede fakirlere zekat'ını vermiyor.

    İnsanların genel olarak mutlu ve mesut olmaları için ülkemizde birlik beraberlik ve dayanışma en üst düzeyde olması gerekir.

    Osmanlı devletinde faaliyetlerinin yürütüldüğü vakıflar oldukça fazlaydı ve her köşede -çeşmeler görüyörüz atalarımızdan kalan, şimdi kaç tane çeşme yaptırılıyor türkiyede hayır olarak?

    Hocam çok güzel konuşuyorsun. Buna idealizm denir. Yani beklentisini gerçek zannetmek ya da beklentisini gerçekleştirmeye çalışmak.
    Peygamberin zamanında asrı saadet denilen zamanda bile şahitlik sistemi var.
    Neden? Çünkü islamın zirvesi denilen zamanda bile Allah tek adamın sözüne itimat edilmemesini söylüyor.
    Yani insanın özünde iyilik var bir saçmalık. Bahsedilen iyi insanlar her daim toplumun azınlığını oluşturmuş.
    500 sene önce Fuzuli yazmış selam verdim rüşvet değildir diye almadılar diye.
    Yani Osmanlı çok iyiydi bugün yozlaştık falan hepsi hikaye.
    Bugün Fetöcü teröristlerden bahsediliyor Osmanlı'da bektaşi dergahlarında örgütlenen Yeniçeriler kaç padişahı katletmiş.
    Yani kötülükte ve iyilikte bir değişiklik yok, bunun din ile diyanet ile de alakası yok.
    İslam ülekelerinde ya da gayrimüslim ülkelerde iyi insan bulmak her zaman zor ve istisnai.
    Herkes kendi çıkarının peşinde, dini, vatanı, vicdanı da kendi çıkarına uydururlar.
  • 12-07-2020, 22:39:21
    #20
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam çok güzel konuşuyorsun. Buna idealizm denir. Yani beklentisini gerçek zannetmek ya da beklentisini gerçekleştirmeye çalışmak.
    Peygamberin zamanında asrı saadet denilen zamanda bile şahitlik sistemi var.
    Neden? Çünkü islamın zirvesi denilen zamanda bile Allah tek adamın sözüne itimat edilmemesini söylüyor.
    Yani insanın özünde iyilik var bir saçmalık. Bahsedilen iyi insanlar her daim toplumun azınlığını oluşturmuş.
    500 sene önce Fuzuli yazmış selam verdim rüşvet değildir diye almadılar diye.
    Yani Osmanlı çok iyiydi bugün yozlaştık falan hepsi hikaye.
    Bugün Fetöcü teröristlerden bahsediliyor Osmanlı'da bektaşi dergahlarında örgütlenen Yeniçeriler kaç padişahı katletmiş.
    Yani kötülükte ve iyilikte bir değişiklik yok, bunun din ile diyanet ile de alakası yok.
    İslam ülekelerinde ya da gayrimüslim ülkelerde iyi insan bulmak her zaman zor ve istisnai.
    Herkes kendi çıkarının peşinde, dini, vatanı, vicdanı da kendi çıkarına uydururlar.

    https://www.youtube.com/watch?v=yIm8a6V1yXc

    Ben insanlığın mutlu olmasının formul'ünü yeni vakıfların kurulması ve bütün insanlığa faydalı faaliyetlerin bollaşmasında görüyorum.
  • 13-07-2020, 00:23:54
    #21
    Turkbil adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

    https://www.youtube.com/watch?v=yIm8a6V1yXc

    Ben insanlığın mutlu olmasının formul'ünü yeni vakıfların kurulması ve bütün insanlığa faydalı faaliyetlerin bollaşmasında görüyorum.
    Hocam bir sürü vakıf var zaten. Çoğu iş görmüyor. Çünkü vakıf sistemi tamamen insana dayalı denge ve kontrol mekanizmalarının gelişmiş olmadığı sistemler. Bir çok insan vakıflardan torpille yer kiralıyor. Emsalleri 2 bin olan yerleri vakıflar 500 liraya kiralıyorlar. Yani kafanda islami bir ideal var. Ama kusura bakma öyle bir islam ve öyle bir ideal ütopya. İnsanlar dinleri, siyaseti, vakıfları ve her türlü sosyal sistemi kendi çıkarlarına göre uydururlar. İnşallah temennilerin gerçek olur.
    Sevgiler saygılar.
  • 13-07-2020, 08:37:12
    #22
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam bir sürü vakıf var zaten. Çoğu iş görmüyor. Çünkü vakıf sistemi tamamen insana dayalı denge ve kontrol mekanizmalarının gelişmiş olmadığı sistemler. Bir çok insan vakıflardan torpille yer kiralıyor. Emsalleri 2 bin olan yerleri vakıflar 500 liraya kiralıyorlar. Yani kafanda islami bir ideal var. Ama kusura bakma öyle bir islam ve öyle bir ideal ütopya. İnsanlar dinleri, siyaseti, vakıfları ve her türlü sosyal sistemi kendi çıkarlarına göre uydururlar. İnşallah temennilerin gerçek olur.
    Sevgiler saygılar.
    Kendi çıkar ve menfaat'leri doğrultusunda kullananlar kısmen olsada genel manada bahsettiğiniz gibi olmayan tamamen kamu yararı gözeten , halkın menfaati için var olan vakıflarda var ..
    Örneğin zeytinlik arsası'nı vakfedenlerin ürünleri 100 yıllardır üretimleri yapılarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor.
    İlgili site : https://www.vakifzeytinleri.gov.tr/
  • 30-07-2020, 19:22:06
    #23
    Konuyu yukarı taşıyorum. Havalar çok sıcak ve sokaktaki masumlar açlıktan susuzluktan perişan durumda.

    Sevgili iyi insanlar;

    Lütfen bir kap su, biraz mama veya süt, yiyebilecekleri yiyecekleri onlarla paylaşın, canlarına can, nefeslerine nefes olun.
  • 31-07-2020, 00:04:12
    #24
    normaldede sürekli dışarı çıkarken yanıma mama almadan çıkmam,hadi unuttum diyelim.en yakın marketden salam filan da olsa bişeyler alırım gezmeye çıktıgımda.2 lokma yiyecek bulmak için o çöpten bu çöpe koşturan o hayvanlardan 1 tanesi benim sayemde doyarsa,içimdeki mutluluk en az ertesi güne kadar geçmiyor.ertesi gün çıktıgımda yine sokakda aç kalmış kedi-köpek arıyorum



    ama ne yazıkki herkes aynı degil malasef.kedinin önüne bi mama bıraktım diyelim,hayvan nasıl aç,nefes almadan yiyor mamayı resmen.bende yoluma giderdim normalde işte kendisi yer,sonra yoluna gider diye.sonra baktım ben mamayı bıraktıkdan sonra yoldan gelip geçenler bi köşede mamasını yiyen hayvana saldırıyor,kovalıyor,önündeki mamayı tekmeleyip döküyor filan.kediye verdigim salamı önünden alıp agzına atan adam gördüm bikeresinde,babam yaşında kocaman adam bide.ondan sonra bırakıp gitmek olmuyor demekki dedim.önündeki yemegin son lokmalarına kadar başında beklemeye başladım kimse rahatsız etmesin diye.


    bi 6 yıl kadar önce ufak bi dükkan açtım,esnaf oldum.dükkanın önünede mama,su bırakıyorum tabi.esnaf komşularım gelip gidip paran çoksa bunlara verecegine git bi camiye bagışla,yok gel beni besle,bunları neden besliyorsun git bi aç insanın karnını doyur diyip durdular yıllarca.sürekli yoldan gelip geçenler özellikle büyük su kabını tekmeleyip döküyor,içinde sigara içip izmaritini atıyor filan...özellikle 1-2 esnas komşum bu konuda çok dengesiz....benim dükkanın önünde agaç var,yer var.normalde serin serin orada oturup muhabbet ederler.dedim bikeresinde bu mamaya,suya dokunan adam benim dükkanıma gelemez,benden bişey alamaz,isteyemez,gelip dükkanın önüne oturursa direkt hortumla sularım diye.sonunda en azından mamayı,suyu dökmeyi bıraktılar.ama hala garip garip bakıyorlar,eminim uzaktan bana salak bu,anca kedi-köpeklere para yedirsin filan diyorlardır.


    sözün özü,bu hayvanlara yardım etmeyenlere lafım yok.kimseyi zorlayamam bu konuda.ama en azından zarar vermesinler,yardım edene engel olmasınlar bu bana yeter...
  • 05-08-2020, 14:31:50
    #25
    fatihbaz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    normaldede sürekli dışarı çıkarken yanıma mama almadan çıkmam,hadi unuttum diyelim.en yakın marketden salam filan da olsa bişeyler alırım gezmeye çıktıgımda.2 lokma yiyecek bulmak için o çöpten bu çöpe koşturan o hayvanlardan 1 tanesi benim sayemde doyarsa,içimdeki mutluluk en az ertesi güne kadar geçmiyor.ertesi gün çıktıgımda yine sokakda aç kalmış kedi-köpek arıyorum



    ama ne yazıkki herkes aynı degil malasef.kedinin önüne bi mama bıraktım diyelim,hayvan nasıl aç,nefes almadan yiyor mamayı resmen.bende yoluma giderdim normalde işte kendisi yer,sonra yoluna gider diye.sonra baktım ben mamayı bıraktıkdan sonra yoldan gelip geçenler bi köşede mamasını yiyen hayvana saldırıyor,kovalıyor,önündeki mamayı tekmeleyip döküyor filan.kediye verdigim salamı önünden alıp agzına atan adam gördüm bikeresinde,babam yaşında kocaman adam bide.ondan sonra bırakıp gitmek olmuyor demekki dedim.önündeki yemegin son lokmalarına kadar başında beklemeye başladım kimse rahatsız etmesin diye.


    bi 6 yıl kadar önce ufak bi dükkan açtım,esnaf oldum.dükkanın önünede mama,su bırakıyorum tabi.esnaf komşularım gelip gidip paran çoksa bunlara verecegine git bi camiye bagışla,yok gel beni besle,bunları neden besliyorsun git bi aç insanın karnını doyur diyip durdular yıllarca.sürekli yoldan gelip geçenler özellikle büyük su kabını tekmeleyip döküyor,içinde sigara içip izmaritini atıyor filan...özellikle 1-2 esnas komşum bu konuda çok dengesiz....benim dükkanın önünde agaç var,yer var.normalde serin serin orada oturup muhabbet ederler.dedim bikeresinde bu mamaya,suya dokunan adam benim dükkanıma gelemez,benden bişey alamaz,isteyemez,gelip dükkanın önüne oturursa direkt hortumla sularım diye.sonunda en azından mamayı,suyu dökmeyi bıraktılar.ama hala garip garip bakıyorlar,eminim uzaktan bana salak bu,anca kedi-köpeklere para yedirsin filan diyorlardır.


    sözün özü,bu hayvanlara yardım etmeyenlere lafım yok.kimseyi zorlayamam bu konuda.ama en azından zarar vermesinler,yardım edene engel olmasınlar bu bana yeter...
    Bu deneyimlerin aynısını hatta çok daha beterlerini ben de birebir yaşadım, BU TÜR insanların neden böyle olduklarını sorgulamayı uzun süre önce bıraktım sadece böyleler yani KÖTÜLER ve KÖTÜLÜK PEŞİNDELER , bu yüzden ben de mama verdikten sonra başlarında bekliyorum artık.

    Onlar candan can alıyorlar, siz cana can katıyorsunuz.

    Kötü insanları boşverin, siz en güzelini, en iyisini, en hayırlısını yapıyorsunuz.

    Allah sizden ve sizin gibilerden razı olsun.