Arkadaşlar kendi düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Türk halkı olarak bizi olumsuz olarak etkileyen etken maddeleri, maddeler halinde yazacağım.
Holiganlık ; her türlü konuda çok uç noktalarda yaşıyoruz gerek futbol takımlarında olsun gerek siyasal olsun her konuda karşı görüşte olan insanlara düşmanlık besliyorsanız siz holigansınız. Bir takımın, bir siyasinin ya da bir insanın, ünlünün artık herkim ise hatalarını, yanlışlarını, doğrularını eşit şekilde ve tarafsız olarak görüp yorumlayamıyorsanız sizde holigansınızdır.
Kolay Yoldan (Para,başarı,iş,hayat...) kazanma mantığı ve buna olan düşkünlük. Kolay yoldan ile başlayan işlerden kaçın arkadaşlar. Kolay yoldan çiftlikbank bile kurulmaz ! Yani mantığı olan adama bu konuda pek birşey anlatmaya da gerek yok ama siz siz olun her zaman zor yolu seçin. Kolay olanı herkes yapar, siz farklı olmak istiyorsanız zor olanı yapmalısınız.
Muhalefet; Millet olarak her konuda bir fikrimiz var, her şeye burnumuzu sokmayı çok seviyoruz. Halbuki herkes kendi alanında, işinde uzmanlaşıp herkes kendi işine baksa çok daha başarılı olacağız. Her şeye muhalefet olmak bize birşey kazandırmaz. Örnek vermek gerekirse doların kaç tl olduğunu oturup tartışmak, konuşmak size birşey kazandırmaz ama siz işinizi iyi yaparak, doları ülkemize nasıl sokacağınızı düşünüp, eyleme geçerek doların kaç tl olduğunu konuşmazsınız doların nasıl düştüğünü de konuşmazsınız. Finansal olarak özgür hissettiğiniz için hobilerinizi ve isteklerinizi konuşursunuz.
Umarım anlatabilmişimdir... Kimse beni yanlış anlamasın ben bu şekilde düşünüyorum herkes işini layıkıyla yapmalı diye düşünüyorum. Size göre doğru, yanlış orasını SAYGI çerçevesinde, linç etmeden, kırıcı olmadan, hoşgörü ile tartışabiliriz.
Son olarak ne demiş Atatürk?
"İşini en iyi yapan vatanını en çok sevendir."
Türkiye'nin Gelişemesini engelleyecek eylemler
3
●172
- 02-07-2020, 14:56:46her sorunun başı eğitimsizlik kardeşim
daha birkaç hafta önce evinde oturan, bir yere gidemeyen insanlar bugün kornaya var gücüyle abanıyor
normalde en fazla bir korna çalacağın bir olayda kavga çıkarıyorlar
bu neyin tahammülsüzlüğü
bu neyin acelesi
pandemi sürecinde dünya biraz olsun nefes aldı nispeten hava temizlendi su temizlendi derken dünyayı bu hale getiren cehalet yine iş başında
Türk halkı olarak olumsuz etkilerdenmi bahsetmek istiyorsunuz? Sorun Türk halkı!
Ne demek istediğimi anlatan bir fıkra var.
Cehenneme giden adam bir bakmış her millet için ayrı bir kazan var ve her birinin başında bir zebani bekliyor. Türklerin yandığı kazanın başında ise kimse yok. Neden bu kazanı kimse denetlemiyor deyince şeytan cevap verir. Oraya zebani koymaya gerek yok eğer birisi kaçmaya çalışırsa birileri ayağından yakalayıp geri çekiyor. - 02-07-2020, 16:49:47Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Görüşlerinize saygı duyuyor, birkaçına katılmayıp eklemeler yapmak istiyorum.
Toplum olarak "MUHALEFET" kavramının içeriği yanlış anlayıp o kadar boşalttık ki, kimse konuşamaz oldu. Zaten "SAĞ", "SOL", "MUHAFAZAKAR", "MİLLİYETÇİ", "MUHALİF" ben bu kavramları da anlamıyorum.
Dolar örneğinden gidecek olursak, elbette dolar kurunun durumuyla ilgili kritik yapanlar olacak. Olmalıda. Bu olurken, doların düşmesini sağlayacak argümanları sunan tartışmalarda olmalı. En basitinden bu tartışmalara göre aksiyon alacak bir "HÜKÜMET" olmalı. Kulakları kapalı, gözleri bağlı, elinde düdük ve istediği gibi öttürürse bu OLMAZ. Kavga burada başlıyor. "MUHALİF" kavramını "DÜŞMANLIK" olarak görerek kutuplaşıyoruz. Velhasıl, KUTUPLAŞIYORUZ.
Ülkece yasaklara ALIŞTIRILIYORUZ. Bunun bize hiçbir getirisi OLMAYACAK. İnsanlar zaten sosyal medya üzerinde bile anonim kalma peşinde. HÜKÜMETLERİN takipçi anlayışı yüzünden İSTEDİĞİ, DÜŞÜNDÜĞÜ düşünceyi aktaramaz, paylaşamaz duruma geldi. Ben bu alana girmediğimi ve KORKMADIĞIMI söylemek istiyorum. Hakaret etmediğin sürece, iftira atmadığın sürece, İSTEDİĞİN düşünceyi İSTEDİĞİN gibi aktarabilmelisin. Bunun önünü tıkıyoruz. Totaliter bir anlayış ile gündemde olan konuların GARABETLİĞİ inanılmaz boyutlara geldi. Sırf bir canlı yayın sırasında yaşanan "DISLIKE" hadisesi üzerine gelişen olaylar silsilesi bize bunları maalesef yazmak zorunda bırakıyor.
Son kertede, engelleyici, yasaklayıcı girişimler hiçbir zaman bir getiri sağlamamıştır. Bireylerin düşüncelerine kelepçe vuramazsın. Vurduğun her kelepçe elbet bir gün daha gür, daha güçlü şekilde karşına çıkacaktır.