• 19-03-2020, 21:25:29
    #46
    İbadet ederken selfie cekenlerden olmadıgın surece, istedigin yerden basla hocam.
  • 20-03-2020, 11:44:58
    #47
    TeknoBlogger adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşlar merhabalar

    Ömrümün geri kalanını işlerim ve İslam'a hizmet ederek geçirmek istiyorum .
    hiçbir çıkar karşılık beklemeden islam zarar görmesin , islam yücelsin diye sizce neler yapabilirim . İslama yardım etmekistiyorum .. Nasıl bir oluşum içine girmeliyim fikirleriniz nedir Teşekkürler
    En büyük yanılgıya burada düşüyoruz zaten. Diyelimki kendini ibadete adadın. dünyalık hiç bir beklentiye girmedin. Şükür'ki Türkiyede yaşıyorsun. Farz edelim Dogu Türkistanda, Filistinde, Bangadeşte yaşıyor olsaydın yinede böyle düşünebilecekmiydin.

    Çalış güzel kardeşim. çalış, üret. Toplulugun, devletin güçlensinki. Dogu Türkistanda, Filistinde, Bangadeşte dünyanın herhangi bir yerinde acı ceken mazluma yardım edebilesin. Sadece ibadet ile sanırmısın kendi ahiretini kurtaracaksın, o acı çeken insalar yanı başımızda dururken.

    Hep bu yanılgı yüzünden gelişemedik ve ezildik.
  • 20-03-2020, 11:49:13
    #48
    chasm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Cahil ve din düşmanı kelimelerini aynı cümle içerisinde kurmak...
    Rüya içinde rüya Mesaj yazdığı cihazı, o cihazın çalışmasına sebebiyet veren elektriği dahi inançsız insanlar bulmuşken-.. Bilemedim hocam
  • 20-03-2020, 12:59:01
    #49
    İslama hizmet etmeyerek başlayabilirsin.
  • 20-03-2020, 16:20:49
    #50
    Konu sahibi arkadaşım, PM ile iletişim yollar mısın?
  • 20-03-2020, 16:47:25
    #51
    berkribas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam bir şey sormak istiyorum da yanlış anlamazsınız sanırım ben araştırdım tam olarak yanıtı bulamadım , incilin değiştiğine dair somut delil nedir? bütün müslümanlar değişmiştir diyor Hristiyanlar ise Allahın sözleri değişemez kimsenin gücü yetemez madem değişecek Allah neden gönderdi diyor . yani siz müslüman olmayı seçtiniz mi yoksa anneniz babanıza göre araştırmadan mı oldunuz acaba ? yanlış anlamayın bene çözemedim olayı biliyor olabilir buradakiler ondan soruyorum

    İncil indikten yaklaşık 200 yıl sonra yazılmaya başlanmış ve malesef kiliselerin ve Papa’ların heveslerine göre ayetleri değiştiremesiyle tahrif olmuştur.
    Tahrif olmasının sebebi ise Allah ın müsaade etmesidir
    Çünkü Allah ın sistemi bu şekilde ilerliyor
    Yani insanlar incil indiği zamanda eğitim , kültür , gelişmişlik seviyesi olarak şu zamanlara kıyasen daha az gelişmişti.
    O zamanlar incil o dönemi aydınlatıyordu
    Ama nasıl ki ilkokul dan liseye geçince öğrenci geliştiği için müfredatta değişir
    Öyle de Allah farklı bir peygamber ve farklı kitap göndermiştir.
    İncil’in Tahrif Süreci

    İncil, esas itibarı ile Hz. İsa’ya Allah Teala tarafından vahyedilen ilahî bir kitaptır. Kur’an-ı Kerim, İncil’in Hz. İsa’ya vahyedilen ilahî bir kitap olduğunu defaatle haber verir. Yerli ve yabancı kaynakların ittifakla bildirdiğine göre Hz. İsa kendisine vahyedilen bu İncil’i ne kendisi yazmış ne de yazdırmaya fırsat bulabilmişti. Çünkü Hz. İsa’nın tebliğ hayatı hem oldukça kısa sürmüş (üç yıl), hem de bu dönemde çile ve meşguliyetler had safhaya ulaşmıştı.

    Bununla beraber, Hz. İsa’nın semaya yükseltilmesinden evvel kendisine iman eden havarîlerin sayısı on iki kadardı; ne var ki bunların çoğu okuma-yazma bilmiyordu. Dolayısıyla İncil’i yazma imkânı oluşmadı. Ayrıca ilk Hristiyanlar, Hz. İsa’nın pek yakında geri döneceğini bekledikleri için İncil’i yazıya geçirme gereği duymamışlardı.

    Bu hususla ilgili diğer bir olayı daha zikretmek gerekir ki o da İncil’in yazılı bir kitap olarak gönderilmeyişidir. Tevrat Hz. Musa’ya yazılı olarak levhalar halinde indirilmişti, İncil ise tıpkı Kur’an-ı Kerim gibi yazılı metinler hâlinde nazil olmayıp, Hz. İsa’ya şifahen vahyedilmiştir.

    Hz. İsa’nın semaya yükseltilmesinden sonra Hristiyanlar sürekli onun geri döneceğini beklemişler, onun dönüşü gecikince hiç olmazsa akıllarında kalan İncil âyetlerini yazıya geçirme gayreti içine girmişlerdir. Ne var ki Hz. İsa’yı gören ve mesajını dinleyenlerin sayısı oldukça azalmıştı.

    Neticede ancak Hz. İsa’nın semaya yükseltilmesinden 30-40 sene sonra İnciller yazılmaya başlanabildi. Bu süre zarfında Hz. İsa’ya inananların sayısı kısmen artmış, Hristiyanlık az da olsa başka milletlere yayılmış bulunuyordu. Artık doğrudan Hz. İsa’yı dinleyenler veya Hz. İsa’nın tebliği kendisine ulaşanlar, hem kendi ihtiyaçlarını gidermek, hem de Hz. İsa’yı görmemiş ve Hz. İsa’nın tebliği kendisine ulaşmamış olanlara onun mesajını ulaştırmak istiyorlardı. Bu nedenle onlar, akıllarında kaldığı kadarıyla İnciller yazmaya koyulmuşlardır.

    İlk dönemlerde “Hatırat” da denen bu İncillerin sayısı çok fazlaydı. Hristiyanlarca muteber sayılan İncillerin (Matta, Markos, Luka, Yuhanna ve Mektuplar) sınırlandırılması, diğerlerinin apokrif/sahte sayılması ta dördüncü asrı buldu (325 İznik Konsili). Bu dört İncilden ilk üçü 60-80, Yuhanna ise 90-100’lerde yazıldı. Görüldüğü üzere günümüzdeki İncillerden hiçbiri Hz. İsa hayatta iken yazılamamıştır.

    Dikkat çekici bir durum da bu dönemde Grekçe dahi yazılan İncillerin günümüze ulaşmayışıdır. Zira elimizdeki en eski Grekçe İncil yazmalarının IV. asra ait olduğu bilinmektedir. Bu durumla ilgili olarak ayrıca ifade edilmesi gereken bir husus da şudur: İncillerin yazımı Hz. İsa’dan en az 30 yıl kadar gecikince Hristiyanlık akidesi nerdeyse teşekkül etmiş; Hz. İsa’nın tanrılığı tartışılmaya başlanmış, Tevrat’ın kutsal metin olarak kabulü benimsenmiş, kurtuluşun Hz. İsa’ya bağlı olduğu iddia edilmiştir.

    İşin bir başka ilginç tarafı, Hz. İsa Aramice konuştuğu halde dört İncil de Grekçe yazıldı. İlk İncil olan Matta’nın Aramice yazıldığı söylense de günümüze ulaşmamıştır. Bundan daha da ilginci, Hristiyanlık tarihinde Matta ile Yuhanna İncilinin yazarlarının Matta ve Yuhanna olmayıp, onların yerine bu İncilleri başkalarının yazdığı iddiası ve tartışmasıdır.

    Hristiyanlık âlemi Müslümanlardan farklı olarak, Hz. İsa’ya İncil adında bir kitabın vahyedildiğini kabul etmez. Onlara göre ete-kemiğe bürünmüş, yani insan suretinde bir tanrı olan Hz. İsa’nın bizzat kendisi vahiydir. Başka bir ifade ile Hz. İsa’nın her söylediği ve yaptığı vahiyden ibarettir. Dolayısıyla onların bu inançlarından şöyle bir netice çıkarılmıştır: Bu günkü İnciller, Allah tarafından vahyedilen âyetlerden ziyade Hz. İsa’nın söz ve davranışlarından ibarettir. Ne var ki bunda bile haddinden fazla eksiklik ve fazlalıklar vardır. Çünkü bu İnciller arasında ifade farkı, mana farkı ve hatta çelişkiler bulunmaktadır. Bunun da ötesinde aynı İncil’de bile birbiriyle çelişen ifadelere rastlanmaktadır.

    Bugün İncil adı verilen eldeki kitaplar, Müslümanların anladığı manada vahiy eseri değildir. Onlar ilk devir havarilerinin ve onların öğrencilerinin sözlerinden ibarettir. Onlar nasıl inanmak istemişlerse öyle yazmışlardır. Hristiyanlar ise, İncil yazarlarının Tanrı’nın ve Kutsal Ruh’un himayesi altında bu İncilleri yazdıklarına inanırlar. Böyle bir himaye olsaydı, İncillerde çelişki ve tutarsızlık görülmezdi.
  • 20-03-2020, 17:29:23
    #52
    turkeylegend adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İncil indikten yaklaşık 200 yıl sonra yazılmaya başlanmış ve malesef kiliselerin ve Papa’ların heveslerine göre ayetleri değiştiremesiyle tahrif olmuştur.
    Tahrif olmasının sebebi ise Allah ın müsaade etmesidir
    Çünkü Allah ın sistemi bu şekilde ilerliyor
    Yani insanlar incil indiği zamanda eğitim , kültür , gelişmişlik seviyesi olarak şu zamanlara kıyasen daha az gelişmişti.
    O zamanlar incil o dönemi aydınlatıyordu
    Ama nasıl ki ilkokul dan liseye geçince öğrenci geliştiği için müfredatta değişir
    Öyle de Allah farklı bir peygamber ve farklı kitap göndermiştir.
    İncil’in Tahrif Süreci

    İncil, esas itibarı ile Hz. İsa’ya Allah Teala tarafından vahyedilen ilahî bir kitaptır. Kur’an-ı Kerim, İncil’in Hz. İsa’ya vahyedilen ilahî bir kitap olduğunu defaatle haber verir. Yerli ve yabancı kaynakların ittifakla bildirdiğine göre Hz. İsa kendisine vahyedilen bu İncil’i ne kendisi yazmış ne de yazdırmaya fırsat bulabilmişti. Çünkü Hz. İsa’nın tebliğ hayatı hem oldukça kısa sürmüş (üç yıl), hem de bu dönemde çile ve meşguliyetler had safhaya ulaşmıştı.

    Bununla beraber, Hz. İsa’nın semaya yükseltilmesinden evvel kendisine iman eden havarîlerin sayısı on iki kadardı; ne var ki bunların çoğu okuma-yazma bilmiyordu. Dolayısıyla İncil’i yazma imkânı oluşmadı. Ayrıca ilk Hristiyanlar, Hz. İsa’nın pek yakında geri döneceğini bekledikleri için İncil’i yazıya geçirme gereği duymamışlardı.

    Bu hususla ilgili diğer bir olayı daha zikretmek gerekir ki o da İncil’in yazılı bir kitap olarak gönderilmeyişidir. Tevrat Hz. Musa’ya yazılı olarak levhalar halinde indirilmişti, İncil ise tıpkı Kur’an-ı Kerim gibi yazılı metinler hâlinde nazil olmayıp, Hz. İsa’ya şifahen vahyedilmiştir.

    Hz. İsa’nın semaya yükseltilmesinden sonra Hristiyanlar sürekli onun geri döneceğini beklemişler, onun dönüşü gecikince hiç olmazsa akıllarında kalan İncil âyetlerini yazıya geçirme gayreti içine girmişlerdir. Ne var ki Hz. İsa’yı gören ve mesajını dinleyenlerin sayısı oldukça azalmıştı.

    Neticede ancak Hz. İsa’nın semaya yükseltilmesinden 30-40 sene sonra İnciller yazılmaya başlanabildi. Bu süre zarfında Hz. İsa’ya inananların sayısı kısmen artmış, Hristiyanlık az da olsa başka milletlere yayılmış bulunuyordu. Artık doğrudan Hz. İsa’yı dinleyenler veya Hz. İsa’nın tebliği kendisine ulaşanlar, hem kendi ihtiyaçlarını gidermek, hem de Hz. İsa’yı görmemiş ve Hz. İsa’nın tebliği kendisine ulaşmamış olanlara onun mesajını ulaştırmak istiyorlardı. Bu nedenle onlar, akıllarında kaldığı kadarıyla İnciller yazmaya koyulmuşlardır.

    İlk dönemlerde “Hatırat” da denen bu İncillerin sayısı çok fazlaydı. Hristiyanlarca muteber sayılan İncillerin (Matta, Markos, Luka, Yuhanna ve Mektuplar) sınırlandırılması, diğerlerinin apokrif/sahte sayılması ta dördüncü asrı buldu (325 İznik Konsili). Bu dört İncilden ilk üçü 60-80, Yuhanna ise 90-100’lerde yazıldı. Görüldüğü üzere günümüzdeki İncillerden hiçbiri Hz. İsa hayatta iken yazılamamıştır.

    Dikkat çekici bir durum da bu dönemde Grekçe dahi yazılan İncillerin günümüze ulaşmayışıdır. Zira elimizdeki en eski Grekçe İncil yazmalarının IV. asra ait olduğu bilinmektedir. Bu durumla ilgili olarak ayrıca ifade edilmesi gereken bir husus da şudur: İncillerin yazımı Hz. İsa’dan en az 30 yıl kadar gecikince Hristiyanlık akidesi nerdeyse teşekkül etmiş; Hz. İsa’nın tanrılığı tartışılmaya başlanmış, Tevrat’ın kutsal metin olarak kabulü benimsenmiş, kurtuluşun Hz. İsa’ya bağlı olduğu iddia edilmiştir.

    İşin bir başka ilginç tarafı, Hz. İsa Aramice konuştuğu halde dört İncil de Grekçe yazıldı. İlk İncil olan Matta’nın Aramice yazıldığı söylense de günümüze ulaşmamıştır. Bundan daha da ilginci, Hristiyanlık tarihinde Matta ile Yuhanna İncilinin yazarlarının Matta ve Yuhanna olmayıp, onların yerine bu İncilleri başkalarının yazdığı iddiası ve tartışmasıdır.

    Hristiyanlık âlemi Müslümanlardan farklı olarak, Hz. İsa’ya İncil adında bir kitabın vahyedildiğini kabul etmez. Onlara göre ete-kemiğe bürünmüş, yani insan suretinde bir tanrı olan Hz. İsa’nın bizzat kendisi vahiydir. Başka bir ifade ile Hz. İsa’nın her söylediği ve yaptığı vahiyden ibarettir. Dolayısıyla onların bu inançlarından şöyle bir netice çıkarılmıştır: Bu günkü İnciller, Allah tarafından vahyedilen âyetlerden ziyade Hz. İsa’nın söz ve davranışlarından ibarettir. Ne var ki bunda bile haddinden fazla eksiklik ve fazlalıklar vardır. Çünkü bu İnciller arasında ifade farkı, mana farkı ve hatta çelişkiler bulunmaktadır. Bunun da ötesinde aynı İncil’de bile birbiriyle çelişen ifadelere rastlanmaktadır.

    Bugün İncil adı verilen eldeki kitaplar, Müslümanların anladığı manada vahiy eseri değildir. Onlar ilk devir havarilerinin ve onların öğrencilerinin sözlerinden ibarettir. Onlar nasıl inanmak istemişlerse öyle yazmışlardır. Hristiyanlar ise, İncil yazarlarının Tanrı’nın ve Kutsal Ruh’un himayesi altında bu İncilleri yazdıklarına inanırlar. Böyle bir himaye olsaydı, İncillerde çelişki ve tutarsızlık görülmezdi.
    ? peki bunu gidip şuan müslümanlardan 200 300 milyon daha fazla olan hristiyanlara söylerseniz onlar müslüman olur mu? hayır olmaz di mi kabul etmez . size göre onlar körelmiştir . onlara göre de siz körelmişsinizdir . peki ya onlar haklıysa sonuçta bu ihtimal de var
  • 20-03-2020, 20:11:20
    #53
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    berkribas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam bir şey sormak istiyorum da yanlış anlamazsınız sanırım ben araştırdım tam olarak yanıtı bulamadım , incilin değiştiğine dair somut delil nedir? bütün müslümanlar değişmiştir diyor Hristiyanlar ise Allahın sözleri değişemez kimsenin gücü yetemez madem değişecek Allah neden gönderdi diyor . yani siz müslüman olmayı seçtiniz mi yoksa anneniz babanıza göre araştırmadan mı oldunuz acaba ? yanlış anlamayın bene çözemedim olayı biliyor olabilir buradakiler ondan soruyorum
    İncilin değiştiğine dair bir kanıt yoktur. Kanıt var diyen kişilerin de ellerinde bunu ispatlayacak orijinal metin ve değişmiş metin de yoktur. Hristiyanlara bakarsanız onlara göre hak din kendi dinleridir. Hiçbir incil baskısında bizim kitabımız değişti diye de yazmaz, aynı şekilde bizden sonra gelecek din hak dindir diye de yazmaz. 2.2 milyar hristiyan kendi haklı görür 1.6 milyar müslüman da kendini haklı görür. din genelde seçim değil, doğduğun coğrafyayla alakalı bir şeydir. İslamın yoğun olduğu coğrafyalarda genel din islam olurken aynı durum hristiyanlık içinde geçerlidir. İncil değişti; ''işte şu hadis buna kanıt'' diyenlerde, sahih sayılan hadisleri yazan kişilerin aynı kitapda yazdığı diğer hadisleri kabul etmezler. Dinler genelde açık büfe gibidir herkes işine yarayanı seçer.
  • 20-03-2020, 23:33:26
    #54
    hocam bu kitapları alıp önüne gelene hediye et
    http://www.hakikatkitabevi.net/books.php
    bugün hiç birimiz dinimizi tam bilmiyoruz sözde müslümanız
    farz vacip sünnet itikadi bilgiler çok mühim
    öğrenmek her müslümana farz.
    oturup anlatsan kimse dinlemez yanılırsın günaha girersin yanılmazsan kibirlenirsin tehlikeli en güzeli al kitabı ver.
    emri maruf sevabı kazan..