• 26-12-2019, 08:30:02
    Seul adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu sorduğum 1. aşama biraz daha düşünürsen Tanrı herşeyi bilmiyor olsa bile kimseyi cezalandırma hakkı yok çünkü yaratan kendisi.
    mesela şöyle düşünebilirsin, yapay zekaya sahip bir robot yapacaksın ama bu robotun nerde neyi seçeceğini biliyorsun çünkü süper bir zekaya sahipsin bu durumda robotun neyi seçeceğini bilerek sen programlamış olursun. 2. si robotun neyi seçeceğini bilmiyorsun çünkü yeterince zekaya sahip değilsin bu durumda robotun neyi seçeceğini farkında olmadan yine sen belirlemiş olursun yani Tanrı bizim neyi seçeceğimizi bilsin yada bilmesin ceza vermek gibi bir hakkı yok çünkü sonucu bilerek yada bilmeyerek belirleyen kendisi.
    Bak şimdi tabiri caiz ise sana şöyle açıklama yapmak istiyorum.Sen şimdi ünlü bir futbol yorumcusu ve üstadısın diyelim. Fenerbahçe Galatasaray maçı var önümüzde sende dedin ki bu maç 3-2 biter ve bu işte gerçekten ilim sahibisin ve maç dediğin gibi sonuçlandı. Şimdi sen öyle söyledin diye mi maç öyle bitti yoksa futbolcular oynadı diye mi maçın sonucu öyle oldu ?
    Allahu teala'nın isim ve sıfatlarını birbirine karıştırmayalım Allah katında zaman ve mekan yoktur. Şuan aynı zamanda tüm zamanları Allah teala görür. Zaman dünya için yaratılmıştır. Biz yaratılmış birer varlık olarak ancak yaratılmış beynimizle bu kadar sığ idrak edebiliyoruz. Umarım bir nebze anlamaya gayret gösterirsiniz.
  • 26-12-2019, 08:38:07
    Çok güzel bir konu olmuş teşekkürler
  • 26-12-2019, 08:38:33
    Evet; parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter. " Kıyame 4. "

    Parmak izine işaret edilen bu ayetti biz insanlar 1880 lerde anlamaya başladık.
  • 26-12-2019, 09:26:31
    İnanmak isteyen adamın en büyük özelliği, inancını destekleyen tüm bilimsel bilgileri alıp, inancı ile çatışan tüm bilimsel bilgileri reddetmesidir.

    Dünya'da peygamberliğini ilan eden yüz binlerce adam olmuş.
    Bu adamlar içinde kendine mürit cemaat bulan binlerce peygamber olmuş.
    Bu peygamberler arasında doğru zamanda doğru koşullarda doğru siyasi dengelerde ortaya çıkanların dinleri yayılıp kalıcı olmuş.

    Bugün bir peygamber çıksa, adam ben Allah ile konuşuyorum dese ya hapse atarlar, ya tımarhaneye tıkarlar, ya da madımaktaki gibi canlı canlı yakmaya kalkarlar.
    Neden?
    Çünkü bugün kendi inancının en iyisi en doğrusu olduğuna inanan ve kendini tüm şüphelere kapatmış adamlar var.
    Bu adamlar yeni peygamberi dinlemeyecek, kitabını okumayacak hatta müslüman mahallesinde salyangoz mu satılır diye kendi çevresinde misyonerlik yapmasına izin vermeyecek.
    Tıpkı 1500 sene önce mekke lilerin müslümanlara ve peygamberlerine yaptıkları gibi.
    Bugün Kuran'ın mucizeleri diye bir birleri ile yarışan adamlar 1500 sene önce doğsaydı Ebu Cehil ile beraber müslümanları yakmaya kalkardı.
    Çünkü islam geldiğinde bir inançları olan ve kendi inançlarını korumak için yeni peygambere saldıran adamlar vardı.

    Yani bugün islam ile şereflendiğini düşünen arkadaşların çoğunun şerefi şans eseri...
    Sizi 1500 sene önce arabistana gönderseydik Menat a inanarak şereflendirildiğinizi düşünecektiniz.
    Hindistan da doğsaydınız Budha ile şereflenecektiniz.
    Yani dinler arasında geçiş bu kadar marjinal derecede az iken, insanların muhtemelen %99'u doğduğu yerdeki dine inanarak yaşayıp ölürken, inançtan, hak dinden bahsetmek, bu adamların cehenneme gideceğini iddia etmek ciddi bir kibir hali.

    Yani senin inancın diyorki, köyündeki okuma yazma bimeyen Mehmet Emmi cennete gidecek,
    Dünyanın gördüğü en büyük dehalardan alternatif akımı bulup bütün dünyayı değiştiren, milyonlarca müslüman bebeğin yaşamasını sağlayan, insanlığa en büyük hizmeti yapan adam Nikola Tesla cehenneme gidecek.
    Ben artık inananların bu benim inancım en harikası benim gibi inanmayanlar yallah cehenneme tavrının ciddi bir kibir olduğunu düşünüyorum.

    Memlekette kendi kitabını bile baştan sona 1 kere okumadan, diğer dinler hakkında hiç bir bilgisi olmadan benim inancım en mükemmel diyen adamlar var.
  • 26-12-2019, 09:47:28
    YILMAZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılmasına bağlı olarak ve mallarından harcama yapmaları sebebiyle erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudurlar. Sâliha kadınlar Allah’a itaatkârdırlar. Allah’ın korumasına uygun olarak, kimsenin görmediği durumlarda da kendilerini korurlar. (Evlilik hukukuna) baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve onları dövün. Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.
    YILMAZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Haram aylar çıkınca, müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün, esir alın, kuşatın ve onları her geçit yerinde gözetleyin. Şayet tövbe ederler, namazlarını kılarlar ve zekâtlarını verirlerse artık onları serbest bırakın. Allah yargılayıcıdır, bağışlayıcıdır
    YILMAZ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ﴾3﴿
    Yetimlerin hakkına riayet edemeyeceğinizden korkarsanız, beğendiğiniz kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Haksızlık etmekten korkarsanız tek kadın veya mülkiyetinizde bulunan câriye ile yetinin; bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.

    Esler, cariyeler akiyor masallah.




    Firsat bulursam benzer ayetlerin Incil'de olup olmadigini arastiracagim. Bilen bilir Kuran diger kitaplardan tamemen farkli bir kitap degildir. Kuran Incil'i, Incil ise Tevrat'i referans alir. Bu yuzden icinde bir birine benzeyen bir cok icerik vardir. Genelde gecen mucizevi olaylar ise Sumerlerden ve diger mitolojilerden gelmedir.

    Dostum istersen ayetleri bir bütün olarak okumayı dene?

    Islam her kosulda cariyeleri azat etmeyi veya evlandirmeyi koleleri azat etmeyo tavsiye ediyor. Islam hukukuna gore kisi ufak tefek amellerinde hata veya yanlisa dusmesi durumunda dahi kolelerini azat etmeli deniyor. Medeni dusunulen ateist tabir edilen ulkeler 19 yy sonuna kadar koleleri bir mal.gibi goruyordu. Islamin indigi cografyada insanlar kizlarindan utandigi icin bir cok kisi kizlarini diri diri görmüyordu. Kadina kadinlik annelik hakkini veren ve bunu tamamen cahiliye devrinde yapan bir dini tek bir ayete bakarak ne demek istedigini anlamdan sadece acik arayarak okuyan bu ilme vakif olmayan (buna ayet bukme deriz) birinin iste buldum acik demesi oldukca buyuk sacmaliktir.


    "O halde, hürmetli aylar çıkınca artık öbür müşrikleri nerede bulursanız öldürün, onları yakalayıp esir edin, onların geçebileceği bütün geçit başlarını tutun. Eğer tövbe eder, namaz kılar, zekât verirlerse onları serbest bırakın. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir." (Tevbe, 9/5)

    bakınız öbur musrikler der bu ayeti kerimenin onundeki 2 ayeti okursaniz. Anlasma yaptiginiz kafirlere onlar anlasmayi bozana kadar dokunmayin der. Kuranda Allah bozgunculari sevmez der. Nitekin bu ayettede Allah haksizliktan sakinanlari sever demekte. Orada her onunuze gelen kafiri bulun oldurun manasida çıkarılamaz ayrica mekkeli savas halindeki musriklere bile zaman taninmakta direk oldurmek fasil olsa (eğer tövbe eder, namaz kılar, zekât verirlerse onları serbest bırakın) direk oldurulen bir insan bunlari zaten yapamaz.

    Tevbe 3﴿
    Yine Allah ve resulünden bu büyük hac günü insanlara duyurudur: Allah ve resulünün müşriklerle hiçbir bağı yoktur. Åžayet tövbe ederseniz, bu kendi iyiliÄŸinize olur; eÄŸer sırt çevirirseniz bilin ki siz Allah’ı âcizliÄŸe düşüremezsiniz. (Resulüm!) İnkârcıları elem veren bir azapla müjdele!﴾4﴿
    Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden bilâhare yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren ve sizin aleyhinize kimseye arka çıkmayanlar müstesna; onlara verdiğiniz söze süresi doluncaya kadar riayet ediniz. Allah haksızlıktan sakınanları sever.


    Şimdi merak ettiginiz her konuyu bu teknoloji cağında arastirmayip yazilan tek bir ayeti tam hukum yerine koyarak ayetleri egip bukup anlamlarini degistirmeye calismaniz art niyetli oldugunuzu gosteriyor.

    Suphesiz gunumuzde yeni yeni anlasilabilen bilimsel bir cok verinin kuran tarafindan 1400 yil once dogrulanmis olmasina hic takilmayip bir ayetten yanlis sonuc cikarmak icin bu kadar ugrasmanizdan dolayi sizin icin bu ayet ilgi cekici olabilir.
    Al-i imran suresi 7 ayet. Bu ayet oncesi ve sonrasi ile bagimli olmayarak acik bir mana yuklemektedir.


    7﴿
    Sana kitabı indiren O’dur. Onun (Kur’an) bir kısım âyetleri muhkemdir, ki bunlar kitabın esasıdır; diğerleri ise müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te’vil etmek için ondaki müteşâbihlerin peşine düşerler. Halbuki onun te’vilini ancak Allah bilir; bir de ilimde yüksek pâyeye erişenler. Derler ki: Ona inandık, hepsi rabbimiz katındandır. (Bu inceliği) yalnız aklıselim sahipleri düşünüp anlar.


    Ilim de uslasmis olmadan bazi ayetleti anlamak imkansizdir zaten Allahta burada bunu acik acik dile getirmekte.

    Kadin dovmek olayina gelince kadinlarin sizon uzerinizde erkeklerinde kadinlar uzerinde haklari vardir denmekte. Ayrica ikinci bir es almak icin esas olan kural ilk esin razi gelmesidir ve sizin ikisi arasinda hic birinin kalbi kirilmayacak sekilde adil ve esit olmaniz onlarininda bundan razi olmasi gerekiyor. Zaten dunya nufusu nerdeyse yari yariyadir herkes esini buldumu kimse 2 es alamaz. Kaldiki o zaman savas seferler ticareti icin seferde olen erkekler düşünüldüğünde kadin popilasyonu oldulca yulsekti dul kalan kadinlarin (o devirde kadinlarin buyuk cogunlugu calismaz ve islamdan once deger gormedigi ve bu anlayislarin 3 gunde degismeyecegide dikkate alinmali) kotu yola dusmesi ve mumin erkeklerinde bu yola sapmamalari icin bu kadınların 2. 3. Veya 4 es olmasi bundandir. Zaten bunlara bakacak gucu durumu olan erkekler bu kadinlari alabiliyordu. Simdiki devirde zenginler 2 3 4 er tane metres aliyor (adama bak ne kadinlari goturuyor) gibi ovebiliyorsunuz. Bunu helal yolla yapilmasini soyleyen kitabi elestiriyorsunuz. Zaten bu devirde herhangi bir orta sinif ailede sikiyorsa kocalari ikinci es alsin! Soyleki ailenize sulalenize ve bu dalalenizdeki evli ciftlere bakiniz oncelikle 1 derece yakinlariniz olsun. Ornegin ablaniz ebistenizin ikinci es almaya kalkmasinda ne yapar? Yada abinizin esi? Veya teyze kiziniz? Hala dayi amca kizini? Veya bunlarin ogullarinin esleri?

    Yani suan bu devirde parayla satin alabileceÄŸiniz kadinlar disinda nerdeyse kimse ikinci ese izin vermez veya ikinci es olmayi kabul etmez. Bazi seylerin hikmetini anlamak icin saf ve temiz bir kalple bakmak gerekir.



    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İnanmak isteyen adamın en büyük özelliği, inancını destekleyen tüm bilimsel bilgileri alıp, inancı ile çatışan tüm bilimsel bilgileri reddetmesidir.

    Dünya'da peygamberliğini ilan eden yüz binlerce adam olmuş.
    Bu adamlar içinde kendine mürit cemaat bulan binlerce peygamber olmuş.
    Bu peygamberler arasında doğru zamanda doğru koşullarda doğru siyasi dengelerde ortaya çıkanların dinleri yayılıp kalıcı olmuş.

    Bugün bir peygamber çıksa, adam ben Allah ile konuşuyorum dese ya hapse atarlar, ya tımarhaneye tıkarlar, ya da madımaktaki gibi canlı canlı yakmaya kalkarlar.
    Neden?
    Çünkü bugün kendi inancının en iyisi en doğrusu olduğuna inanan ve kendini tüm şüphelere kapatmış adamlar var.
    Bu adamlar yeni peygamberi dinlemeyecek, kitabını okumayacak hatta müslüman mahallesinde salyangoz mu satılır diye kendi çevresinde misyonerlik yapmasına izin vermeyecek.
    Tıpkı 1500 sene önce mekke lilerin müslümanlara ve peygamberlerine yaptıkları gibi.
    Bugün Kuran'ın mucizeleri diye bir birleri ile yarışan adamlar 1500 sene önce doğsaydı Ebu Cehil ile beraber müslümanları yakmaya kalkardı.
    Çünkü islam geldiğinde bir inançları olan ve kendi inançlarını korumak için yeni peygambere saldıran adamlar vardı.

    Yani bugün islam ile şereflendiğini düşünen arkadaşların çoğunun şerefi şans eseri...
    Sizi 1500 sene önce arabistana gönderseydik Menat a inanarak şereflendirildiğinizi düşünecektiniz.
    Hindistan da doğsaydınız Budha ile şereflenecektiniz.
    Yani dinler arasında geçiş bu kadar marjinal derecede az iken, insanların muhtemelen %99'u doğduğu yerdeki dine inanarak yaşayıp ölürken, inançtan, hak dinden bahsetmek, bu adamların cehenneme gideceğini iddia etmek ciddi bir kibir hali.

    Yani senin inancın diyorki, köyündeki okuma yazma bimeyen Mehmet Emmi cennete gidecek,
    Dünyanın gördüğü en büyük dehalardan alternatif akımı bulup bütün dünyayı değiştiren, milyonlarca müslüman bebeğin yaşamasını sağlayan, insanlığa en büyük hizmeti yapan adam Nikola Tesla cehenneme gidecek.
    Ben artık inananların bu benim inancım en harikası benim gibi inanmayanlar yallah cehenneme tavrının ciddi bir kibir olduğunu düşünüyorum.

    Memlekette kendi kitabını bile baştan sona 1 kere okumadan, diğer dinler hakkında hiç bir bilgisi olmadan benim inancım en mükemmel diyen adamlar var.

    Dostum dogru tahlil ve analiz yapmak icin en kotu evrenin olusumuna kadar gitmemiz gerekiyor.


    1. Evren sans eseri olustu!
    2. Evrenin bir yaraticisi var!

    Ilk seciminizi burada yapmalisiniz. (Dip not tesla tanrinin varlığına inanan bu yuzden meteryalist bilim dünyasından dislanan belkide tum zamanlarin en buyuk mucididir)

    1. Evren sans eseri diyorsaniz bu sizin gorusunuz saygi duymak duser bize. Tabi buradaki her canli organizma ve zeki olan insanin olusma olasiligi o celikle canli yasanan gezenenin olusmasi sanirim 10 punto rakamlarla yazilsa 9999 gibi tum dunya sayfa olsa doldurcak kadarda 1 olasilikti bunun bide zeki yasam formuna donjsmesinide hesaba koyarsaniz herhalde size saman yolundaki tum yildizlari 10 punto ve 9999 ile doldurmaniz gerekecektir.
    KONU BURADA KAPANIR.


    YOK eger cevap 2 ise
    2. Eger bir yaratici varsa ( enerji de. Tanri de. Allah de. Ne dersen de. Deist bile bu kisimda yer alabilir ( yer alabilir dememin nedeni bazi deistler var yaratıcının dahi evren tarafından yaraltilgidini idda ederler yani sans eseri bu yuzden bunlar 1. kisimda kalanlardir devam etmeyecegimiz konudaki rastgele oldu gorusundekiler diye düşünulebilir.
    Bir kismida tanri vardir din yoktur derler bunlar 2 secenekteki deistlerdir.)



    A. Yaratıcı insani yaratmis ve hic mudahale etmemiş. Bir amac sonuç iliskisi olmadigi gibi insan ya sonsuza denk dunyada dongudedir yada olup yok olur. Veya burada neden var veya yok asla anlayamayacagiz ama olunce bir sekilde ya herkes mukafatlanacak veya dunyadaki amellere gore yargilanacak (yani genel gecer ahlak kurallari dogru ve yanlis icin en ufak bilgi verilmemiştir)

    Sonucta yarattigini takip edemeyen bir tanri zaten guc sinirlari olan bir tanridirki buda zaten tanriyi yaratici olmaktan cikarir. Sinirli gucu olan ilah olamaz

    Bizi ilahin serbest biraktigini dusunmek mantık dahilinde ne kadar isabetli olur? Sonucta yaratici bizi kisir dongude birakmak icin yaratmissa bu iste bir terlik vardir. Yok baska bir alemde amele.gore hesap varsa bu seferde iletisim kurmayarak insani tamamen sapkinlik icinde bırakıp yargilamakta hic adil degildir.

    B.yaratici insanlari bir amac icin yaratmis ve insanlarla melekler veya benzeri yontemletle iletisime gecmis. Tum herseye hakim her hangi bir mekan veya zaman kısıtlamasına tabi değildir kısaca noksanlardan münezzehtir.

    Iste burada dinler devreye girer tabi bu secenege gelip bunu secerseniz. Yani 2/b secenegi.
    Bu saaten sonrasi arastirmadir. Dinleri arastirirsin ozellikle illaha sirk kosmayanlari ve tek ilah olanlari. Sonucta geldigin noktaya kadar bir mantik ararken bir cok tanri olamaz bu sebeple tek tanrili bir din gondermis olmali. Sirkten kastimizda esi cocugu annesi babasi veya ortaklari olmasidirki buda tek tanrili din olmaz. Bu saaten sonra gercekten herhangi bir tarafa sartlanmadan saf bir kalple mantik süzgeci islemeli. Eger birseye sartlanmissaniz zaten burada dogruyu bulamazsiniz.

    .
    Mesela bir millet icin asiri sevgi besleyip asiri milliyetcilii yapip karsi taraftaki yani baska ulke insanlarinin durumunu anlamak veya onlara vicdanlı davranmak kolay olmayabilir.
  • 26-12-2019, 10:27:14
    Backlink Hizmetleri
    Yıl olmuş 2019. Bilim, her yerde Allah'ın varlığını resmen haykırıyor. Sadece, gönlünüzü biraz açın.

    Evet; Allah'ı bugüne kadar yeterince anmayanların, kalpleri biraz paslanmış olabilir. Normal. Kollarımızı da hiç hareket ettirmezsek, kullanılamaz hale gelir.

    Kalplerimizdeki bu pası (mecazi anlamda) atmamızın yolu, biraz tefekkür etmektir. (Allah'ın varlığının büyüklüğünü düşünmektir.)

    Allah'ın varlığını kabul edenler de, Allah'ın emirlerini harfiyen uygular zaten.

    Cimrilik yapmaz, zekatını verir.
    Kimseye iÅŸkence etmez.
    İnsanlara güleryüzlü olur.
    Akrabalarına yardımcı olur.
    Anne ve babasına en iyi şekilde davranır
    Irkçılık yapmaz. Başka ırktan insanları küçük veya büyük görmez. Kibirlenmez, büyüklenmez, egosunu kontrol eder.
    Güzel ahlaklı olur.
    Günde 5 defa Allah'ı, namaz kılarak anar.
    Yalan söylemez.
    Evlilik dışı bir cinsel ilişkiye girerek, onlarca olumsuzluğa neden olmaz.
    Kumar oynayarak, ailesine ve kendisine zarar vermez.
    Dedikodu yapmaz.


    (Yukarıda saydıklarım, iyi Müslümanların görevidir. Elbette hepimiz zaman zaman hataya düşerek, bunlardan birilerini yapabiliriz. Fakat tevbe kapısı asla kapanmaz. Hatalarımızı anında fark ederek, tevbe ettiğimiz takdirde, Allah bizi affeder)

    Aşağıdakileri; Allah'ın İLİM VE KUDRETİ ile açıklayabiliriz.

    1) Güneşin; ısı ve ışık yayan mükemmel yapısı
    2) Atomlardan meydana gelen milyonlarca gezegen
    3) Gezegenlerin bir arada durması adına itme ve çekme kuvvetlerini meydana getirmesi
    4) Gezegenlerin; güneşin yüksek çekim kuvvetinden ölçülü oranda kurtulması adına, güneş etrafında dönerek, merkezkaç kuvveti oluşturması
    5) Dünyanın kendi ekseni etrafında 24 saat içerisinde dönerek bir günü oluşturması
    6) Biyolojik saat. (İnsan fizyolojisini derinden etkileyen 24 saatlik süreç) Her saatte farklı bir fizyolojik hale giriyoruz. Bu konu ile ilgili yapılan araştırmaya nobel ödülü verildi geçtiğimiz yıllarda. Merak eden araştırabilir.
    7) Bir damla spermin; düşünebilen bir insan haline gelmesini
    8) Simetrik gözlerimiz, simetrik kulaklarımız, simetrik burun deliklerimiz, simetrik ayaklarımız, simetrik el ve ayak parmaklarımız
    9) Altın oran ile yaratılan vücudumuz (Altın oranı bilmeyen varsa araştırabilir)
    10) Arıların doğduğu andan itibaren, bal yapmaya başlaması. İneklerden, develerden, kuzulardan ve diğer pek çok hayvandan, insanlar için yararlı süt çıkması.
    11) Bebek dünyaya gelir gelmez, annenin memelerinden, bebek için oldukça besleyici süt çıkması

    Yazmaya yorulduğum için duruyorum. Biraz şöyle oturup düşünsek, yüzlerce şey çıkarabiliriz.



    KUR'AN-I KERİM içerisinde; evrenin genişletildiğinin belirtilmesi

    Zâriyât Suresi 47.Ayet: Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz biz onu genişletmekteyiz.

    ___

    KUR'AN-I KERİM içerisinde; bugün keşfedilen big bang teorisinin basitçe açıklanması

    Enbiya Suresi 30.Ayet: İnkâr edenler, gökler ve yer bitişik iken onları ayırdığımızı ve her canlıyı sudan yarattığımızı görmezler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?

    ___

    KUR'AN-I KERİM içerisinde; rüzgarların aşılayıcı özelliklerinin vurgulanması

    Hicr Suresi 22.Ayet: Biz, rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik, gökten su indirip onunla sizin su ihtiyacınızı karşıladık. Onu depolayan siz değildiniz.

    ___

    KUR'AN-I KERİM içerisinde, dağların, günümüzde keşfedilen özelliğinin vurgulanması

    Enbiya Suresi 31.Ayet: Yeryüzüne onları sarsmasın diye sağlam dağlar yerleştirdik; kolayca yollarını bulabilsinler diye orada vadiler, yollar açtık.

    Nebe Suresi 6.Ayet: Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da (yeri tutan) kazıklar yapmadık mı?

    Modern jeolojinin bulguları sonucunda ortaya çıkıyor ki, dağlar; yeryüzündeki sarsıntıları önleyici bir göreve sahiptir. Ayrıca dağlar, kendi yüksekliklerinin zaman zaman 20 katı kadar, yerin altına uzanır. Bu özellikleriyle dağlar, tıpkı bir çivinin ya da kazığın, çadırı sıkıca yere bağlamasına benzer bir role sahiptir. Örneğin zirvesi yeryüzünden yaklaşık 9 km yukarıda olan Everest Dağı’nın 125 km’den fazla kökü vardır.

    ___


    KUR'AN-I KERİM'de, denizlerin birbirine karışmaması anlatılıyor:

    Rahman Suresi 19.Ayet: (Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.

    20 Ayet: (Fakat) aralarında bir engel vardır, birbirine geçip karışmıyorlar.


    __



    Bitkilerin, diğer tüm canlıların ve hatta bilmediğimiz bir çok şeyin eşler halinde yaratılması. Canlıların tamamındaki; dişilik-erkeklik.

    Taha Suresi 53 Ayet: "Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir." Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.

    Yasin Suresi 36.Ayet: Yerin bitirdiği şeylerden, insanların kendilerinden ve (daha) bilemedikleri (nice) şeylerden, çifter çifter yaratanın şanı yücedir.

    Rad Suresi 3.Ayet: Yeri yayıp döşeyen, orada dağlar, nehirler meydana getiren, orada her türlü meyveden (erkekli-dişili) iki eş yaratandır. O, geceyi gündüze bürüyor. Şüphesiz bunlarda, düşünen bir kavim için (Allah'ın varlığını gösteren) deliller vardır.

    Aslında atesitler için en çarpıcı ayet şudur:

    Bu ayeti okuduktan sonra, Yaratıcınıza-Yaratıcımıza karşı düşman kesilmeyi, yani ONU inkar etmeyi bırakacağınızı ümit ederim. Sadece biraz düşünün.

    Yasin Suresi 77 Ayet: İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir.

    Allah'a düşman kesilmek, Onun varlığını tanımamaktır.

    ___

    Belki hafif zannedilen, fakat ağırlıklarının 50 Milyon kilogram civarında olduğu bulutlar. EVET, bulutların 50 Milyon Kilogram olduğunun bugün tespit edilmesi.

    Ve konu ile ilgili KUR'AN-I KERİM ayeti.

    A'raf Suresi 57 Ayet: O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.


    __


    Atmosfer, KUR'AN-I KERİM'de bu şekilde anlatılıyor:

    Enbiya Suresi 32. Ayet: Gökyüzünü de korunmuş bir tavan yaptık. Onlar ise oradaki, (Allah'ın varlığını gösteren) delillerden yüz çevirmektedirler.


    ___

    Tarık Suresi 11.Ayet: Geri döndüren Göğe yemin olsun.


    https://www.youtube.com/watch?v=ruP35LSD6Lk


    __
  • 26-12-2019, 10:34:28
    güzel bir konu olmuş. bende dünya dışı varlıklarla ilgili ayet gördüğümde şaşırmıştım
  • 26-12-2019, 11:36:43

    Benim en merak ettiğim şey; bu dünyada sadece insan olarak sadece bizler mi varız?
    Bazı dizilerde ki gibi paralel evren vb. tarzı bir şey olma ihtimali nedir?
    Başka bir gezegende benim kopyam biri var mı?
    İkinci bir Türkiye var mı, hayat orada nasıl?
    Şu olayı öğrenmek için tüm mal varlığımı veririm. Varsa eğer gider diğer kendimle tanışmak için.
  • 26-12-2019, 12:16:17
    metinciris adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    -üstünlük değil fazlalık. Üstünlük takvadadır ayeti hatırlatırım.
    - dövmek yanlış çeviri. Dövmek yok.
    - müşrikleri değil, o müşrikleri.
    Ayetlerde ki örnekler şahitliğe göredir.
    "....bakmazlar mı... " ayetleri var, biz gösterilene bakmalıyız. Yorumlar çok ezbere ve çok yanlış şeyler içeriyor.
    Koskoca diyanetten daha iyi biliyorsunuz tebrikler . Hadi bakalim dovmek daha ne kadar evirlip cevirilecek merak ediyorum. Yakinda dovmek aslinda yanaga opucuk kondurmak diyen de cikar



    Laniakea adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    %100 eminim konu sahibi arkadaş Almanya'da doğmuş olsa(Türkiye'de doğmuş olması da Müslüman olması da kendi tercihi değil zaten) bu sefer alman webmaster forumunda incil de bir mucize bulup onu paylaşırdı.
    Buna %100 katiliyorum. Bazi arkadaslarim eger musluman olmasaydim arastirip yine musluman olurdur diyorlardi. Hic diger kitaplari okudunuz mu dedigimde kimseden ses cikmadi