• 17-11-2019, 21:48:53
    #1
    Arkadaşlar merhaba. 25 yaşında birisi olarak küçük büyük forum üyelerinden yardım istemek için bu konuyu açmış bulunmaktayım.
    Öncelikle orta dereceli güzel bir işim arabam ve aileden kalacak evim var.

    Ancak ben bugüne kadar hiç mutlu olmayı becerebilmiş birisi değilim. İyi niyetliyim ancak bazı sınırları aşamıyorum.

    Mutluluk için evlilik düşündüm ancak evlilikte olmuyor. Kimi arasam kimi denesem olmuyor. (Bugüne kadar hiçte olmadı) Açık olarak söylemek gerekirse, mutsuzluğumun bir sebebi de bu.
    ----- Çünkü bana bakan kızlar benimle konuşmak istemiyor. Konuşanlar ertesi gün vazgeçiyor. (Bununda neden kaynaklandığını bilmiyorum.)

    Allah'a şükür borcum yok. Ancak biraz para hırsım var ve bunu yenmek istiyorum. Mutsuzluğumun sebebinin birisininde bu olduğunu düşünüyorum.
    1. Gezmek istiyorum ancak gezmek için çaba göstermiyor hep aynı kalıyorum
    2. Farklı deneyimler yaşamak istiyorum ama çaba göstermiyorum
    3. Sevgili, kız arkadaş yapmak istiyorum ancak hep karşılıksız umutlanıyorum
    4. Nefis başka şeyler istiyor. Hatta kusura bakmayın zina.
    Bunları yapmak istiyorum ancak başka bir şey beni kısıtlıyor. Beynimde her zaman konuşan bir ses var. Ne yapacaksın, gezeceksin de ne olacak, birçok kişi zina yapıyor sen neden yapmıyorsun, dünya sana mı kalacak vs...

    Şimdi ben artık kendimi değiştirmek ve tamamen kendim ile barışık olmak istiyorum.
    1. Öncelikle değişim için neler yapmalıyım
    2. Nelerden başlamam gerekiyor
    3. İnsanları tanımıyorum ne gibi ortamlara girerek onları tanıyabilirim.
    Bu konuda yardımcı olurmusunuz ?
  • 17-11-2019, 21:54:19
    #2
    androidoyuncusu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşlar merhaba. 25 yaşında birisi olarak küçük büyük forum üyelerinden yardım istemek için bu konuyu açmış bulunmaktayım.
    Öncelikle orta dereceli güzel bir işim arabam ve aileden kalacak evim var.

    Ancak ben bugüne kadar hiç mutlu olmayı becerebilmiş birisi değilim. İyi niyetliyim ancak bazı sınırları aşamıyorum.

    Mutluluk için evlilik düşündüm ancak evlilikte olmuyor. Kimi arasam kimi denesem olmuyor. (Bugüne kadar hiçte olmadı) Açık olarak söylemek gerekirse, mutsuzluğumun bir sebebi de bu.
    ----- Çünkü bana bakan kızlar benimle konuşmak istemiyor. Konuşanlar ertesi gün vazgeçiyor. (Bununda neden kaynaklandığını bilmiyorum.)

    Allah'a şükür borcum yok. Ancak biraz para hırsım var ve bunu yenmek istiyorum. Mutsuzluğumun sebebinin birisininde bu olduğunu düşünüyorum.
    1. Gezmek istiyorum ancak gezmek için çaba göstermiyor hep aynı kalıyorum
    2. Farklı deneyimler yaşamak istiyorum ama çaba göstermiyorum
    3. Sevgili, kız arkadaş yapmak istiyorum ancak hep karşılıksız umutlanıyorum
    4. Nefis başka şeyler istiyor. Hatta kusura bakmayın zina.
    Bunları yapmak istiyorum ancak başka bir şey beni kısıtlıyor. Beynimde her zaman konuşan bir ses var. Ne yapacaksın, gezeceksin de ne olacak, birçok kişi zina yapıyor sen neden yapmıyorsun, dünya sana mı kalacak vs...

    Şimdi ben artık kendimi değiştirmek ve tamamen kendim ile barışık olmak istiyorum.
    1. Öncelikle değişim için neler yapmalıyım
    2. Nelerden başlamam gerekiyor
    3. İnsanları tanımıyorum ne gibi ortamlara girerek onları tanıyabilirim.
    Bu konuda yardımcı olurmusunuz ?
    Hocam hobi edin balık tutma, dans,tiyatro, fitness bişey bul kendine bide senle göz teması kuran eli ayağı düzgün tanıdığın/tanımadığın herkese selam ver. Başka bişey yapmana gerek yok en fazla 1 ay içersin de hayatın değişir.
  • 17-11-2019, 21:54:10
    #3
    Kendinize farklı uğraşlar bulun ve bir şeyleri oluruna bırakın aynı zamanda aklınızdaki düşüncelerden kurtulmaya çalışın farklı uğraşlar için elbette çaba sarfetmeniz gerekiyor iliginizi çeken kurslara gidin yeni şeyler öğrenin öğrendiklerini uygulayarak ek gelir elde edin elde ettiğiniz gelir ile yeni şeyler yapmaya başlayın insanları tanımak için çaba göstermeyin çuvallarsınız farklı aktivite kurslara katılınca otomatik olarak tanıyacaksınız yeni insanları zaten oradan yürür gidersiniz fazla kasmayın kendinizi ve bu düşünceleri sürekli olarak düşünmeyin aklınızı yersiniz Kısacası bir şeyler olsun diye değil kendiniz için adımlar atın olmasını istediğiniz şeyler kendiliğinden olacaktır zaten
  • 17-11-2019, 21:59:51
    #4
    Bu sorularınızı yanıtlayacak kişi psikoloji alanında uzman birisi olmalı. Burada sizi anlayıp size gerçekten etkili bir cevap verebilecek birisi olduğunu düşünmüyorum. Siz değişim istiyorsunuz, değişim zorlu ve uzun süren bir süreçtir. Benim kendi görüşüm budur, mutlaka size tavsiyeler verilecektir tavsiye veren arkadaşlar beni yanlış anlamasınlar. Ben de size sadece şu öneriyi yapabilirim, bu önerinin her zaman fayda sağlayacak bir öneri olduğunu düşünüyorum: Okumak. Mutlaka kitap okuyun, örneğin insanları tanımıyorum demişsiniz, sosyoloji ile ilgili kitaplar okuyabilirsiniz.
  • 17-11-2019, 22:05:07
    #5
    Üyeliği durduruldu
    Kardeşim her şeyden önce şu anda sağlığın ve ekonomik durumunun iyi olmasından dolayı Allah'a bir şükredeceksin. Sen, üst üste gelen mutsuz olaylardan dolayı kendini içine kapamışsın ve sürekli aklında deli sorular ve vesveseler var. Sürekli iç sesini dinlersen seni bir süre sonra istemediğin şeyler yapmaya sevk eder. Aslında senin tek sıkıntın, kafanı dağıtacak ve iyi edecek özellikle de sana pozitif enerji verecek bir kız arkadaşının olmaması. Ama bu çokta büyük bir sorun değil, yeri ve zamanı geldiği zaman olur illa ki. Kafana takma fazla, ayrıca kimse kusura bakmasın da kızlar bizden üstün değil, Kendine bir tarz yarat, kişisel bakımına özen göster, kızlar için her şey tip değil emin ol . Biraz girişken ve konuşkan ol.
  • 17-11-2019, 22:19:38
    #6
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Belli ki yalnızlık çekiyorsunuz, biraz sosyalleşerek yeni arkadaşlar edinirseniz sıkıntınız kalmaz spora yazılabilirsiniz, yemek, resim, fotoğraf gibi kurslara katılabilirsiniz, çıtayı biraz daha yükseltip yurdışına gidebilirsiniz ( turla giderek çok rahat arkadaş bulabilirsiniz ) evcil hayvan edinebilirsiniz vs. ortamınız genişledikçte kız arkadaş konusunda daha "şanslı" olursunuz. yani kısacası biraz kabuğunuzdan çıkıp insanların arasına karışmalısınız.
  • 17-11-2019, 22:22:40
    #7
    Sokrates diyor ki; "Sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değmez."

    Sana dışarıdan dayatılan bir hayat var. Sen kendi içinden gelen sese kulak vermelisin. Senden isteneni yaparsan mutlu olamazsın.İnsanların çoğunluğunun gittiği yol her zaman doğru bir yol değildir. Sana klasik şunu yap bunu yap demeyeceğim. Nereden gelip nereye gittiğini, inançlıysan Allah'ı anmalı, hiçbirşeyin boşuna yaratılmadığını, herşeyin bir amacı olduğunu düşünmelisin. Kısaca biz buna tefekkür etmek diyoruz.
  • 17-11-2019, 22:51:33
    #8
    15 yaşında ki halimi gördüm biraz yazıda, kahvemi alıp hemen geliyorum.

    Öncelikle eline hemen kağıt kalem alıyorsun, sen bu satırın sonunu görmeden önce kalemi kağıdı almalısın, hatta sabırsızlık edip okumaya devam edersen her şeyden önce sabırlı olman gerektiğini yaz aklının bir kenarına. Benim haricimde sana onlarca kişi tavsiye verecek hepsini dinle, hepsini düşün, hepsinin söylediği şeylerin tam tersini de düşün, Emre Kuzey demiş ama Güney olsa ne olur ki diye düşün ve yaz, yaz ki önce zihnin kaleme kalem de kağıda düşsün ardından okur okur durursun.

    Tam olarak nasıl bir geçmişin oldu bilemiyorum şu an nasıl bir işte çalışıyorsun onu da bilemiyoruz haliyle. Araban varmış, Allah daha iyilerini nasip etsin inşallah.


    İnsan tüm olgulardan önce anlaşılmak ister, konuşmasa dahi duyulmak ister. Gözleri ile anlaşılmak ister. Hani bazı insanlar vardır, 18 yaşında 25 yaşında gibi gözükür, kiminin kederi yüzüne çökmüştür, bilirsiniz illa ki böyle birilerini görmüşsünüzdür. İnsan anlaşılmak, duyulmak başkaları tarafından hissedilmek ister..

    Gezmek güzel şeydir, yanında birileri olursa tabi ki daha güzel olur. O günü beraber yaşayacağın, Mısır piramitlerinin önündeyken iki çift laf edeceğin, envai çeşit milletin içinde yanında bir arkadaşın ile dünyanın yedi harikasından birini seyrediyorsun

    Biraz kabullenmişlik var, para var iş var ama seni meşgul edecek bir fikir yok. İnsan düşünmeden yaşayamaz,kederden ölürüz. Çaresiz kaldığınızı düşünün şimdi tüm çareler tükenmiş, düşünmesi bile kötü. Bir işin olması önemli değil, işini bırak diye bir tavsiye kesinlikle vermiyorum. İnsanın bir amacı olmalı,günlük rutin işinin dışında yaptığı aktiviteler olmalı.

    Mesain bittiği zaman, resim kursuna git mesela, yada flüt ( sol sol la si do ? ) kursu bilmem belki de piyano peki ya boks, yüzme (yüzme da olur sanki?) veya dans hiç biri mi? İstediğin neyse onu yapmaya ne dersin?
    Mesela, iş arkadaşların ile aran kötü bile olsa birbirinizi bazı konularda anlayabilirsiniz, çünkü aynı işi yapıyorsunuz. Hani "...kederi yüzüne çökmüştür..." dedim ya, sizin de yaptığınız işler yüzünüze çöker, aklı fikri iyilikte olan insanın yüzü nur gibi parlar, kötülük yapan kişinin yüzünden belli olur. Bir terslik vardır ve hissedilir. Hobiler, alışkanlıklar da böyledir, mesela yeni arkadaşlar edinmek istiyorsun diyelim, eğer ortak noktalarınız az ise çok iyi anlaşamayabilirsiniz. Konuşacak konular belli bir süre sonra bitebilir.

    Bir kız ile konuşmaya başladığınız zaman kendi hayatınızdan ödün vermeye başlayıp, konuştuğunuz kişiye odaklanmaya başlarsanız oda gidebilir, bu demek değil ki kendinizi ön plana çıkarın, hayır! Denge dediğimiz bir şey vardır, denge bozulursa bozulmuş demektir.

    Eğer ek olarak sosyal bir aktivite yapmaya başlarsanız insanlarla aranız daha da iyi olacaktır. Uyum sağlamayı ortak fikre uyum sağlayıp geliştirmeyi ortak amaç ile fikir bütünlüğünün ne demek olduğunu daha iyi öğrenirsiniz, ve bilginiz arttıkça daha iyi tecrübe sahibi olacağınıza şüphem yok. Bazı şeyleri söylemiyorum ki yaşayın, yaşamadan anlayamazsınız.

    İnsan çok zayıf bir varlık, bana inanabilirsin. 2000 yıl önce de aynı şeyleri yaşamış insanoğlu, aynı duygular değişen tek bir şey yok..

    Kitap okumak yok, klişe oldu artık. Ahh kitaplar, okumayan ne çok şey kaybetmiştir.
    Shakespeare - Hamlet eserinden bir kesit:

    "Evet, tabiatından ya da bahtından gelen
    bir tek kusurla damgalandı mı insan
    başka değerleriyle bir melek olsa,
    bir insanın olabileceği kadar büyük olsa,
    yalnız o kusurundan ötürü
    düşer insanların gözünden"

    Sizlere aynı eser içerisinden bu şekilde yazılar atabilirim.

    Bunu neden attım onu da söylemek istiyorum, gelişmeye çalışıyorsun, ben 15 yaşımda bu tür soruları sorup araştırmalara başlamıştım, yoluma çok engel çıktı. Ama en önemli iki engel vardı.
    Birinci engel yine kendim!
    İkinci engel arkadaşlarım!

    Bugün hepsiyle aramda dağlar kadar fark var, benimle konuşmak için bile müsaade istiyorlar. Yeri geldiğinde samimiyetimi yeri geldiğinde sınırlarımı belli ediyorum, ediyorum ki onların üşengeç, gelişmek istemeyen aşağılık denecek kadar kötü yaşamlarından etkilenmeyeyim.

    Her insana saygım var, fakat öğrenmeyen gelişmeyen gününü gün eden insanlara hayatımda yer yok. Sizin de olmasın eğer olursa siz onların sahte gülücüklerine özenebilirsiniz, ileride ağlayacakları zaman bu gün güldükleri hiç bir şeyi hatırlayamayacaklar.

    İnsan hayatında arkadaş ister, sevgili ister bu arada bu yanlış bir durum değil, hatta cinselliği de ister, zinadan uzak durmaya çalışın.Kimseye derdinizi anlatamazsınız, kafayı yemek üzere olursanız durun nefes alın ve kalem kağıdı tekrar elinize alın. Notlarınızı açın, ben ne istiyordum.Hatta durun en önemli şeyi unuttum!

    Duygularınızı isimlendirin, duygularınız çok önemlidir. Ne hissetiğinizi bilmezseniz belirsizlik sizi yiyip bitirir. Kötü hissediyorsanız, durun nefes alın ve ne hissettiğinizi anlamaya çalışın. Bu kötü hissin sebebi ne? Neden üzgünüm? Neden üzüldüğünüzü bulduğunuz zaman ise onun üzerinde düşünmeye devam edin.

    Kitap okumak demiştim, yazmayı da ihmal etmeyin. Yazmak en önemli şeylerden birisidir, eskiden insanoğlu biraz daha az düşünürdü, teknolojinin gelişmesi ile insanoğlunda düşünen insan sayısı çok fazla arttı. Bizim Yazarlardan pek farkımız yok desem linç yer miyim ki

    Yemem elbet, çünkü siz de farkındasınız. Hepimizin duyguları farklıdır ve düşünebiliyoruz hele ki zekasından emin her insan eline kalem kağıdı alıp yazmalıdır.Kendini ifade etmek için her yolu denemelidir.

    İnsan tanımaktan söz etmişsiniz, insanları pek tanımanıza gerek yok çünkü asla başaramazsınız. Kendinizi tanıyın, ben neye sinirlenirim, insanların bana karşı ne yapmasından hoşlanmam gibi sözler kurarak kendinizi tanıyın. Çünkü hiç bir insan gerçek yüzünü göstermek istemez karşısındakine. Siz de o yüzden kendinizi tanıyın ve kusurlarınız ile ilgilenin. Kız arkadaş konusunu kafanızdan bir süre çıkarın lütfen, önce ek bir aktivite düşünün derim. Spor salonu gibi bir yeri aktivite olarak düşünmemenizi tavsiye ederim. 1 kişiye 1 metrekare alan düştüğü hijyen ve oksijenden uzak olduğunu düşündüğüm ortamlarda zaman harcamayın. Onun yerine Calisthenics - Street Workout yapabilirsiniz. Heyecanı yüksek erkek arkadaşlar ile hayat amacınıza yeni şeyler katabilirsiniz.

    Benim ise yegane tavsiyem, Tarihi araştırın, Atatürk'ü araştırın, Osmanlı padişahlarını bu ülkenin nasıl kurulduğunu, Osmanlının neden yıkıldığını araştırın, Medeniyet aslında nedir? araştırın. Eğer bir amaç bulmakta zorlanıyorsanız ülkeniz vatan milletiniz için bir şeyler yapmak isteyin. Ne iş yaptığınızı bilmiyorum ama işinizi geliştirin, şirketiniz için fikirler geliştirin ve bunu şirketinizde hisse almak için kullanın. Yine de son karar sizindir.

    Ha belki sizin insanlardan uzak durmanız gerekiyordur (mesela bende var) doğa böyle istiyordur, belki bir fikir ortaya atıp onu gerçekleştirmeniz gerekiyordur. Uzun bir sürenin ardından selam bile veremeyen ben artık tüm herkesle iletişime geçebiliyordum ama istemiyorum desem yeridir. Yanımda beni anlayan 1 kişi ve kendimi geliştirmek dışında hayatımda başka hiç bir şey istemiyorum mesela.

    Yaşım on dokuz, yirmiye 7 ay kadar var, iyi-kötü acı-tatlı günler yaşadım. Yeri geldi bira şişesi toplayıp sattım, kalem kağıt alıp not alın bu postun altına yazılan her şeyi, yoksa unutursunuz! Unutursunuz ve çamura saplanmış araba gibi olduğunuz yerde kalabilirsiniz, yapmayın. Kulak verin buraya yazılacak tüm sözlere.

    Dipnot: Yazdıklarımın doğruluk payı benim hayat tecrübem kadardır, ders çıkarmak size, yanlışım varsa da af dilemek bana.
    Dİpnot(2): Yazımı okurken eklemek istediğim onlarca şey olduğunu fark ettim, fakat ne benim zamanım yeter bunları yazmaya ne de bir başkasının.