Sahafa hep aklımdaki kitabı almaya gider ama çoğu zaman bulamam, bende elim boş çıkmayayım diye gözüme ilişen bir kitabı alır çıkarım genellikle. Ah`lar Ağacı`nı kestirmiştim gözüme.O zaman içinde popüler bir kitaptı , aldım çıktım. Kitaptaki yazılan şiirler, kelimeler o kadar içimizdendi ki; demem o ki Didem Madak kendini yabancı hissettirmedi sanki tüm bunları yanıbaşımızda yazmış gibiydi.Şiirinde önemsiz gördüğümüz birçok şey aslında kendine öyle bir yer edinmiş ki: biber dolmasından kanepeye, kabaktan çilek reçeline ,grapon kâğıtlarından pulbibere ,dahası; sutyen lastiği, kolonya şişesi, gece lambası, enginar, naftalin, masa örtüsü, plastik vazo,dikiş makinesi, pembe spor ayakkabısı, kirli bir mendil, ıhlamur, plastik çiçek, bulaşık, tencere kapağı, tahta kaşık, taş bezi, kırık pirinç, kırık yumurta, semt pazarı, kabak tatlısı sayamadığım birçok şey...
Zamanla diğer iki kitabını da aldım; Grapon Kağıtları. Pulbiber Mahallesi.. Şiirlerini okuduğumda kadınlık vasfı fazlasıyla ağır bastırıyordu. O duyguyu fazlasıyla yaşatıyordu. Daha çok merak ettim, hakkında dergilerde, internette birçok şey okudum. Hatta Müjde Bilirle yaptığı, Varlık Dergisinde yayınlanmış söyleşiyle karşılaştım.Söyleşide Didem Madak: Hayatımla ve bir kadın oluşumla ilgili çözemediğim bazı meselelerim var. Bütün bunlar yokmuş gibi davranıp kitabi şiirler yazamam. Şiirlerim ütüsüz ve buruşuk gezdirdiğim ruhumun diyeti bence. Bu yüzden hepsi benden parçalarla dolu. Bu yüzden biraz kadınsı, durup dururken bağıran şiirler. diye bahsetmiş. Aslında bu söyleşi de söylediklerine bakılırsa o toplumun neden her kadına biçtiği kaftanı giymek zorundayız sorusunu ve sorununu ortaya döküyor ve şiirlerinde de bunu yer ediniyor aslında.
Şiirleri için söylediği bir cümlesi beni garip bir şekilde etkilemişti.Benim için şiir tehlikeyi güzelleştirme sanatıdır.Bu cümleden yola çıkarak aslında hepimiz kendi hayatımız için yaşadığımız tehlikeleri güzelleştirme yolunu bulabilir ve bu cümleden güzel bir pay edinebiliriz.Ama yine de bir yangın yerini süsleme veya tehlikeyi güzelleştirme çabası, onun yaşadığı zorluklara bir perde olmuyor. Bazen sözcüklerinde yalnızlığı, acıyı öyle bir hissediriz ki kimimiz bununla birlikte şiire dahil olur, kimimiz de şair olur çıkar kim bilir.Didem Madak belki de yaşadığı sürece şiire sığınarak yolunu bulmuştur.
Bizim de belki de kendimiz için bir tehlikeyi güzelleştirme sebebimiz ve yolumuzu bulmamız gerekmez mi?
Sözüm yolunu bulamayanlara ya da yolunu çizmeye başlayamayanlara.
Sözüm yolunu bulamayanlara ya da yolunu çizmeye başlayamayanlara.
7
●409
- 01-08-2019, 10:13:53kadınların neden toplumun kendilerine kaftan biçtiğini düşündüğünü anlamıyorum. kimse kimseye kaftan biçmiyor. bence kadınlar erkeklerden daha özgür. erkekler bütün gün çalışır sosyal hayatı bile yoktur ama kadınlar öyle değil. kuaföre giderler arkadaşlarıyla gezerler falan. bence erkeklere kaftan biçilmiş. ekmeği aslanın ağzından alıp evine getirme kaftanını biçmişler bize.
- 01-08-2019, 10:19:30çekirdekleri hazırlayın..Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 01-08-2019, 10:20:45Bazen ahlak ve edep dersini aldığımız ilk kişi olan annelerimizin bu kaftana uyması gereklidir. Eskiden kaftan giyilirken sebebini söylerlerdi ayıp. Ne yazıkki kaftanı dikende giyende şimdi derki sadece giy..
Kaftanların köküne indiğinizdede Türk olduğunuzu ve örf adetin ne olduğunu öğrenirsiniz.
Yeni moda olan özgürlük adı altında seksist bi nesil yetişiyor. Bunu kontrol etmek için önce hangi cinsin (tabi kontrol mekanizması güçlü olan) kaftana uyup diğer cinsi dize getirmesi gerekiyor?
Ki bir bitmedi kocasından boşanıp şiir kitabı yazmayan kadın devri. kusura bakmayın duygusal yaklaşamıyorum. Sizi kutuplaştıran şeyleri size yakın olduğundan dolayı içgüdüsel olarak seviyosunuz sadece. Şu vakitte kimseninde kaftanı falan yok. Olsaydı zaten bu mesajı yazamazdınız. Görünen üzere düzlem geometri bi hayat sürüyorsun dostum bu şekilde ilerlemen gerçekten sağlıksız gözüküyor. Kadınsın diye kimse seni ötelemezken bir şiir kitabından ötelendiğini kaftana girdiğini savunur hale geliyorsun fikirlerin bu kadar savunmasız olmamalı - 01-08-2019, 10:33:27Her iki farklı görüş kendi fikirlerini beyan edecek ve bu konu asla bitmeyecek. Bildiğim kadarıyla konunun açılış amacı çok farklıydı. Yanii fitil ateşlendi, geri dönüş yokMisafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Mesela üstteki yoruma bakabilirsiniz... (mesaja katılmadığım veya katıldığım anlamına gelmez, izleyiciyim)
İyi forumlar... - 01-08-2019, 10:57:33Farkettim ki; herkesin olaya farklı bakış açısı var, güzel. Olay duygusal yaklaşmadığınız bariz belliBurti adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ama özellikle ki bir bitmedi kocasından boşanıp şiir kitabı yazmayan kadın devri demişsiniz ne güzel artık insanlar yaşadıkları şeylerle kendilerine bir yol çizebiliyorlar kimisi evet şiir kitabı yazar kimisi başka şey bunun ne önemi var. Günümüze bakılırsa bu platformda artık çok geniş adımlar atılmış. Bir nokta da beni yanlış anlamışsınız ben kendi hayatımdan yola çıkarak bir kaftan biçildiğini kastetmiyorum. Didem Madak`ın hayatından yola çıkarak onun şiirlerinde bu sorunu yaşadığını belirtiyorum. Yazdığım yazıya tekrar bir bakıp tam olarak orada kimi ele aldığıma bakarsanız mutlu olurum. Ayrıca son cümlede sadece kadınlara hitap etmiyorum, birçok insana. Yine de fikirlerinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim.
Kişiden kişiye değişen bir durum bir düşünce, ayrıca söylediğiniz cümlenin tam tersini yaşayan insanlar hayatlar da var. Cümlenize tamamen katılmıyorum diyemem elbette katıldığım kısımlar da var. Düşüncelerinizi belirttiğiniz için teşekkürler .Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

Mesela üstteki yoruma bakabilirsiniz... (mesaja katılmadığım veya katıldığım anlamına gelmez, izleyiciyim)