• 21-06-2019, 13:27:50
    #1
    Yaklaşık 6 aydır tüm ülkenin ve özellikle İstanbul'un gündemi seçim.
    Sizce İstanbul'daki seçim İstanbul'daki ve diğer illerdeki vatandaşları Maslov'un hiyerarşisine göre hangi basamakta ve neden ilgilendiriyordur ?

    Ben seçimle zırnık ilgilenmiyorum, çok sıkıldım. Gidip oy vereceğim bu seçimi yapmak oldukça da kolay.
    Bu yüzden açıkçası bu seçim gündemi maalesef benim
    • Fizyolojik İhtiyaçlarımı ( gelir azalması, gıda tüketimindeki değişim )
    • Güvenlik İhtiyacı ( Ekonomiye odaklanılması gerekirken seçime odaklanma yüzünden bozulan ekonomiyle artan şiddet olayları )
    • Değer İhtiyaçları ( ekonomik olarak kaynak azlığı )
    • Kendini Gerçekleştirme ( Gündem hep politik olduğu için insanların gelişime, teknolojiye, bilgiye karşı daha az ilgili olduklarından hem ekonomik hem de esinlenecek kaynakların azalması ) vs.


    Son günler, bitsin ve bir daha konuşulmasın. Alt tarafı sokaklardan sorumlu 782 Mahalle muhtarı, 782 mahalleden sorumlu 39 ilçe başkanı gibi 39 ilçeden sorumlu 1 başkan seçilecek. Yani mahalle muhtarından iş tanımı olarak çok farklı olmayan bir pozisyon.
    Gerçekten bıktım bu seçimden. A ne yaptı, B ne cevap verdi, x ne dedi... Yıl 2019 olmuş bld bşk adayları noel baba gibi "şunu vereceğiz bunu hediye edeceğiz " diyor hala.
  • 21-06-2019, 13:36:18
    #2
    Yanlıs anlamayın hocam ama buradaki söyleminiz tamamen sokak agzı bir söylem. Bu konuyu bu kadar basitleştirmek cok sacma diye dusunuyorum. Kim seçilirse seçilsin sonuçta İstanbulun geleceği ve yatırımlar soz konusu.Bu belediye başkan adaylarının olusturdukları ekipler ile İstanbula hizmet yapılacak ve emin olun yapılmayan en ufak bir hizmet olmadıgındada bu şekilde düşünebilcek misiniz? Sanırım apolitik bir düşünceye sahip oldugunuzdan dolayı bu sekilde bir cümle kurdugunuzu düşünüyorum.

    “Son günler, bitsin ve bir daha konuşulmasın. Alt tarafı sokaklardan sorumlu 782 Mahalle muhtarı, 782 mahalleden sorumlu 39 ilçe başkanı gibi 39 ilçeden sorumlu 1 başkan seçilecek. Yani mahalle muhtarından iş tanımı olarak çok farklı olmayan bir pozisyon.”
  • 21-06-2019, 13:59:13
    #3
    Hocam sen yine İstanbul'dasın, seni ilgilendiriyor. Türkiye'nin geri kalanını hiç ilgilendirmediği halde biz de bu gündemle yaşamak zorunda kalıyoruz. Sanarsın ülkede bir İstanbul kalmış, hayatımda toplasan 20-30 kere gitmişimdir, gittiğim her defasında girişten çıkışa küfür etmişimdir. *** gibi şehir, insanlar birbirine çarpıyor, yemişim maslovun piramidini, boş boş işler için bütün ülke ekonomik krizle mücadele ediyor şuan, eve ekmek götürmekten başka bir amacımız kalmadı. Kim gelirse gelsin kimsenin de umrunda değil bence, herkes ekmek kavgasında. Evliyim, eşim 2 aylık hamile, oturduğu yerden baba parası yeyip oy vercem ben diye gezinenler var, insanın şaldır şaldır kusası geliyor. Yataktan kalkınca bugün de para kazanmam lazım demeden huzurla bir kahvaltı edemez olduk. Bir kalkıyorsun 2 tane banka aramış, biri daha arıyor bilmemne. Toplasan 15 bin tl borcum kaldı 6 aydır 14 yapamadım. Çok küfür edicem de gerek yok forumun bilgisinden faydalanıyorum.
  • 21-06-2019, 14:02:36
    #4
    Rant o kadar fazla ki bu kadar gündem işgal etti. Kısaca hakkımızı yiyenlere haram olsun diyelim. Kuzu kuzu gidip oy verelim. Rant ve haksız kazanç için millet aylardır birbirini yiyor. Bize de üstüne soğuk su içmek düşüyor.
  • 21-06-2019, 14:06:50
    #5
    Mukavemet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yanlıs anlamayın hocam ama buradaki söyleminiz tamamen sokak agzı bir söylem. Bu konuyu bu kadar basitleştirmek cok sacma diye dusunuyorum. Kim seçilirse seçilsin sonuçta İstanbulun geleceği ve yatırımlar soz konusu.Bu belediye başkan adaylarının olusturdukları ekipler ile İstanbula hizmet yapılacak ve emin olun yapılmayan en ufak bir hizmet olmadıgındada bu şekilde düşünebilcek misiniz? Sanırım apolitik bir düşünceye sahip oldugunuzdan dolayı bu sekilde bir cümle kurdugunuzu düşünüyorum.

    “Son günler, bitsin ve bir daha konuşulmasın. Alt tarafı sokaklardan sorumlu 782 Mahalle muhtarı, 782 mahalleden sorumlu 39 ilçe başkanı gibi 39 ilçeden sorumlu 1 başkan seçilecek. Yani mahalle muhtarından iş tanımı olarak çok farklı olmayan bir pozisyon.”
    Özür dileyerek " yanlış anlaşılmasın hocam ama saçmalamışsın " diyerek değersizleştirsem mi ?

    Sokağın gündemi sadece seçim, bir tanesi " ooo süper olacak " diğeri " inkar ve iftira "
    Kısaca bu gündem çok yordu ve Allah korusun bir süre daha devam ederse ben de tüm eğitim, iş geçmişine, kariyere rağmen nihilist bir tavırla yerleşeceğim kırsala.

    Yani işte rahatsız eden durum demokratik olmayan bir ülkede yaşarken insanların bu şartlarda mücadeleyi kabullenmesi. Örnek olarak Gezi Eylemleri devam ederken 6 Haziran'da bir kanun değişikliği ile petrol arama da değişilikler yapılarak ülkeyi muazzam zarara uğratacak hale getirilmişti. İnsanlar geçmişle, şuanla hesaplaşma derdindeyken gelecekten neler çalışınmıştı.

    Her sorunun çözüm yöntemi, her kaynağı kurutmanın yöntemi farklıdır. Bu seçim sonucu iki türlü de var olan sorunları büyütecek ve sonucunda yapay - geçiçi - ortadoğu stayla çözüm - ile bir nebze nefes alınacak olarak öngörüyorum.
    Kısaca bıktım seçimden, gündemden.
  • 21-06-2019, 14:24:34
    #6
    Maslow Hiyerarşisinin daha güncel bir versiyonu var. Bilme Anlama, Estetik, Saygınlık gibi ara basamaklar var kendini gerçekleştirmeden basamağından önce.

    Şimdi mantıken insanlar geçim sıkıntısı çekiyorlar ve en alt basamağa göre oy vermeleri gerekiyor.

    Ama iş pratikte öyle olmuyor. Maslow'un kuramında bir basamağı geçmeden diğer basamağa atlayamıyorsunuz ama pratik hayatta bu mümkün olabiliyor.

    Geçim sıkıntısı çeken bir adam oyunu fizyolojik ihtiyaçlarını dikkate alarak vermeyebiliyor.

    İletişim fakültesi mezunuyum. Uzun süredir de internetten pazarlama ile uğraşıyorum.
    Tüm bu sürede tüm okuduğum bilimsel çalışmalar ve elde ettiğim tüm deneyim insanların karar verme süreçlerinin rasyonel olmadığını gösterdi.
    İnsanlar mantıklı ve zeki olsalar rasyonel bir tercih yaparlardı.
    Ama insanlar tercihlerini duyguları ile yapıyorlar.
    Özellikle siyaset bir aidiyet alanı, kimlik tanımlama alanı olduğu için insanlar sevgi ve aidiyet basamağında karar veriyorlar.
    Aynısı bir mal alırken de gerçekleşiyor.
    İphoneculara Samsungcular kavgasından hiç bir farkı yok AKP lilere CHP liler kavgasının.
    İki grup da mantık bilgi analiz basamaklarını değil doğrudan duygular ile hareket eden kitleler.


    Demokrasinin yumuşak karnı işte tam da burası.
    Siyaset bir aidiyet, bir kimlik oluşturma aracı haline geldiği için insanlar seçimlerini rasyonel yapmıyorlar.