Londradan sonra dünyanın en eski ikinci metrosu olan Tünelin oluşum hikayesi Fransız mühendis Eugene Henri Gavandın girişimiyle başlar. Gavand, dönemin ticaret ve bankacılık merkezi olan Galata ile sosyal hayatın kalbinin attığı Pera arasında sürekli mekik dokuyan insanları gözlemler ve Yüksekkaldırım Yokuşu ile Galipdede Caddesine alternatif bir yol düşünür. Bu iki merkezi birbirine bağlayacak asansör tipinde bir demiryolu projesi için Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz Han'ın huzuruna çıkar, 10 Haziran 1869da Tünel yapım imtiyazını alır. İşletme süresi 42 yıl olarak belirlenen Tünel `yap-işlet-devret` modeliyle inşa edilir.



1910da elektrikli tramvaylara geçiş çalışmaları başlayınca, şirket, 1911 yılında Osmanlı uyruğuna geçer ve Dersaadet Mülhakatından Galata ve Beyoğlu Beyninde Tahtelarz Demiryolu unvanını alır. Daha sonra devlet tarafından 175 bin Türk lirasına satın alınarak 01 Mart 1939da millileştirilen Tünel, 16 Haziran 1939da 3645 sayılı yasa ile kurulan İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri (İETT) Umum Müdürlüğüne devredilir.
İkinci Dünya Savaşında; bazı malzemeleri satın alınamadığı için üç buçuk ay yolcularından ayrı kalan Tünel, Fransız Eletctro Enterprise firması tarafından 33 Milyon Lira sarfla tamamıyla yenilenerek elektrikli hale getirilir. Tünel'in elektrifikasyon çalışmaları 1968 yılında başlar, 2 Kasım 1971 tarihinde yeni haliyle törenle hizmete açılır. 350 beygir gücündeki elektrikli sistemiyle 573 metrelik mesafeyi 90 saniyede aşan Tünel, 16 metre boyunda iki vagonuyla bir seferde 170 kişiyi taşır.
Osmanlı döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında İstanbulluların vazgeçilmezi olan Tünel, her gün sessiz adımlarla Karaköy ile Beyoğlunu birbirine bağlarken yolcularına en kısa, en keyifli ve en samimi yolculuğu sunar.
Tünel'in çalışma saatleri:
Hafta içi ve Cumartesi : 07:00 - 22:45Pazar günü : 07:30 - 22:45
Sefer aralığı ortalama 5 dakikadır.
Kaynak