• 29-01-2019, 11:21:06
    #37
    Kurtların liderleri de onların arasından çıkar. Çakalların liderleri de onların arasından çıkar. Milletlerde de bu böyledir. Yönetimdeki bu çürümüşlük, millet olarak çürümüşlüğümüzün ufak bir belirtisi sadece. Hatta bizim millet olarak çürümüşlüğümüze göre yöneticilerin durumu daha bile iyi denebilir.

    Sokağa çıkın bakın. Cehalet paçamızdan akıyor.
  • 29-01-2019, 12:12:20
    #38
    Daha önceki gün Süleyman Soylu uyuşturucu operasyonunda yakalanan uyuşturucu için Avrupa'da kur farkı ve satın alma gücü nedeniyle bizden daha ucuza sahip olabiliyorlar diyordu. uyuşturucuyu çıkart; ekmek koy, domates koy, sirke koy. az kafan çalışıyorsa ihtiyacın olanı koy adamın ne demek istediğini anla.
  • 29-01-2019, 12:31:06
    #39
    Karşılaştırılan ülkeye bak Almanya ihracat rekoru kırıyor biz ithalat rekoru
  • 29-01-2019, 14:47:01
    #40
  • 29-01-2019, 16:22:22
    #41
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ülkenin ve forumun büyük çoğunluğu sadece şikayet ediyor.
    Kimsenin bir şey yaptığı yok.
    Kişisel gelişime önem vermeyenlerin ülkesinde, öz disiplini olmayanların ülkesinde hiç bir şey olmaz.
    Adamlar istiyorlar ki birileri gelsin, ekonomiyi ülkeyi kalkındırsın, o hiç bir şey yapmadığı halde genel alım gücü yükseleceği için refaha ersin.
    Yani Almanya iyi Türkiye kötü, keşke biz de böyle olsak diyenler tembel adamlardır.
    Ben Almanya gibi olmak istemiyorum çünkü haketmediğimiz apaçık ortada.
    Ben bir Alman gibi çalışmak istiyorum.
    Bir Alman gibi çalıştığınızda kendinizi geliştirdiğinizde zaten bir Almanın yaşam standardına ulaşıyorsunuz.
    39 yaşındayım. 3 dil biliyorum, 4. sünü öğrenmeye çalışıyorum. Hayatım boyunca her 4 senede yeni bir dil öğrenmek gibi bir hedef koydum önüme.
    Bu foruma üye oluduğumda basit html kodlar dışında hiç bir şey bilmiyordum.
    Şimdi aşağı yukarı C syntaxlı tüm diller ile istediğimi yazacak kadar programlama biliyorum.
    Her ay udemy'den en az 3-4 kurs alıp bitirmeye çalışıyorum.
    Üstelik defter tutuyorum, not alıyorum.
    Sigara kullanmıyorum ve ayda ortalama 500 lira kendi gelişimime para harcıyorum.
    Şimdi sen 20 yaşındaysan, cebinde akıllı telefon varken ingilizce öğrenemiyorsan şikayet etmeyeceksin.
    Sen asgari ücretle çalışıyorsan ve sigarayı bırakıp arttırdığın para ile önce ingilizce öğrenip sonra uzaktan eğitim ile üniversite, yüksek lisans veya mesleki eğitim programlarına katılmıyorsan şikayet etmeyeceksin.
    Almanya'yı Türkiye'den daha gelişmiş ve refah sahibi ülke yapan şey nüfusa oranla daha yüksek katma değer üretebilen vatandaşlarının sayısı.
    Bizde kendini geliştiren, disiplinli ve çalışkan insan sayısı artmadığı sürece toplumun genel refahı yükselmez.
    Çünkü disiplinli, çalışkan olmayan, kendini geliştirmeyenler toplumun kamburudur.
    Ülkenin çoğu devletin kendine iş bulması gerektiğini düşünüyor.
    Bir çok insanın hayali kısa yoldan memur olup 9-5 mesai yapıp aylık ile geçinmek.

    Yani Almanya ile Türkiye 'yi kıyaslamak saçmadır.
    Biz Almanlar kadar kendini geliştiren, mükemmeliyetçi, çalışkan ve disiplinli değiliz.
    Ve bir Alman kadar refah içinde yaşamayı haketmiyoruz.

    Şikayete de gerek yok.
    Türkiye'de her kim ki bir Alman kadar disiplinli ve çalışkan bir hayat sürüp kendini geliştirirse,
    5-10 sene içinde bir Almanın gelir seviyesine ulaşır.
    Yani memleketin gelişmesini, ortalama gelirin ve alım gücünün yükselmesini ummak yerine kendini geliştirin yeter.
    Yazdıklarınızda haklı olduğunuzu söylemekle birlikte birkaç bişey eklemek istiyorum.

    Bizim ülkemiz aslında bir cennet fakat ekonomi düzgün yönetilemiyor, en kötüsünden bir şube müdürünün altında bile makam arabası var

    geçen bir haber okudum Bartın Üniversitesi rektörüne 3 yıllık Audi A6 araç kiralanmış 330 bin TL ye

    Şoför, yakıt ve vergiler hariç 3 yıllık 330 Bin TL.
    Bunları halk ödüyor, bunlar dediğiniz alanlarda değerlendirilebilir. Eğitim, sağlık vs vs.

    Ama dediğiniz şeylerin olabilmesi bir döngüye bağlı, devlet desteği şart bilinçli toplum olması için. Halkı eğitmek şart, eğitim sistemini rayına oturtmak şart vs vs.
  • 29-01-2019, 17:15:37
    #42
    Type adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yazdıklarınızda haklı olduğunuzu söylemekle birlikte birkaç bişey eklemek istiyorum.

    Bizim ülkemiz aslında bir cennet fakat ekonomi düzgün yönetilemiyor, en kötüsünden bir şube müdürünün altında bile makam arabası var

    geçen bir haber okudum Bartın Üniversitesi rektörüne 3 yıllık Audi A6 araç kiralanmış 330 bin TL ye

    Şoför, yakıt ve vergiler hariç 3 yıllık 330 Bin TL.
    Bunları halk ödüyor, bunlar dediğiniz alanlarda değerlendirilebilir. Eğitim, sağlık vs vs.

    Ama dediğiniz şeylerin olabilmesi bir döngüye bağlı, devlet desteği şart bilinçli toplum olması için. Halkı eğitmek şart, eğitim sistemini rayına oturtmak şart vs vs.

    Hocam sürekli aynı tartışma var.
    Devleti dönüştürürsek toplumu dönüştürürüz yanılgısı.
    Devlet düzgün yönetilemez toplum düzgün olmadığı sürece.
    Devleti yöneten adamlar uzaydan gelmiyor bu toplumdan çıkıyor.
    Bartına kıytırık bir üniversite kurup hiç bir bilimsel faaliyet yürütülmediğinde kimsenin sesi çıkmıyor.
    Benim vergilerim ile hiç bir bilim üretilmeyen 2 tane makalesine atıf yapılmayan üniversiteyi neden kurdunuz diye soran yok ki rektörünün arabasını soran olsun.

    Yani önce değişimin halktan başlaması lazım.
    Vatandaş kendini geliştirmeye, daha verimli çalışmaya özen göstermezse devlet de memleket de gelişmez.
    Avrupa'daki insanlar devletin onların iyi eğitmesi yüzünden gelişmiş bir ülkede yaşamıyorlar.
    Avrupa'daki insanlar düşünüyorlar, çalışıyorlar, yüksek beklentilerine uygun şekilde oy veriyorlar.
    Oy verdikleri adamları takım taraftarı gibi desteklemiyor yakalarına yapışıp hesap soruyorlar.

    Bir gün AKP'liler genel başkanlarını idealize etmeyi bırakıp yakasına yapışıp hesap sormaya başlarlarsa o zaman memleket kalkınır.
    O zamana kadar ülkeyi hangi partinin yönettiğinin hiç bir önemi olmaz.



    abcgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yallah Almanya'ya hiç durmayın. Götü boklu Suriyeliler geldikleri günden itibaren Avrupa'ya her yoldan ölümü alarak gitmeye çalıştılar. Siz 15 senedir gidemediniz türlü bahaneler ürettiniz.

    Dünyada yüzlerce yaşanacak yer var burada kalmak zorunda değilsiniz yok gidemiyorsanız kendi rezilliğinizin üstünü kapatmaya çalışmak için başka şeyleri eleştirmeyi bırakın.

    Almanya, Amerika, Irak, İran, Arabistan sizi bekler herkes sevdiği yaşam koşullarının iyi olduğunu düşündüğü ülkeye gitsin.
    En sevmediğim konuşma şekli.
    Kimin ülkesinden kimi kovuyorsun üstad.
    Memleketin tapusunu üzerine mi yaptılar.
    Anamızı eleştirince yeni aile, teknik direktörümüzü eleştirince yeni takım mı arayacağız?
    Bu memleket kimsenin babasının malı değil.
    Dinciler Suudi Arabsitana, yok ateistler Hollanda'ya, yok komünistler Rusya ya...
    Bunun adı tam olarak faşizmdir, kendi gibi düşünmeyene yanında yaşama izni vermemek.