• 03-12-2018, 10:57:20
    #1
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.

    Esen ola, bugün Dünya Engelliler Günü ama biraz iğneleri sizlere batırmak istediğim için bu konuyu ele almak istedim. Umarım, bugün kalpleri yaralamadan demek istediklerimi derim, hazırsanız konuya geçelim.

    Bu yazının girişinden sonra, Türk televizyonlarında genellikle hepsinin ağızlarına sakız gibi yapışmış klişe sözlerini sıralayacağım. Başlayayım, “Bugün Dünya Engelliler Günü. Hepimiz birer engelli adayıyız. Engellileri sosyalleştirmeliyiz ve diğer insanlarla arkadaş edinmelerini sağlamalıyız. Engelliler için, kaldırımlar yapmalıyız.” şeklinde tüm gün söylerler iyi hoş güzel ama sonraki gün normal bir gün gibi devam eder programlarını sunmaya, peki sorun nerede diye soracak olursanız?

    Sorun şurada başlıyor, insanlar sonraki gün bu denenleri hep unutur. Sanki kulağının bir tarafından girip, diğer tarafından çıkar. Keşke azıcık kulak verip, “Ben bu konu için ne yapabilirim?” diye düşünebilir ama düşünmeyi bile unutan insanlar için belki boşa uğraşıyorum diye düşünmedim değil, aslında bu yazıyı yazsam bile beni belki ciddiye almayacak. Belki de, fazla karamsar düşünüyorum diye kendimi avutuyorum diye kandırıyorumdur.

    Üstteki sorun orada bitse keşke ama sadece insanlardan tek istediğimiz bizlere yardım etsinler ve insanlık namına iyi işlere imza atılmasını kendimden çok istiyorum, belki bu istediğime kulak asmak yerine “Benim acelem var, beni tutmayın.” cümlesini ağızlarından boşaltırlar. Durun hele, biraz soluklanın. İnsan demek nefes alan canlı demek değil, aklı olan ve kendini geliştirebilen bir varlıktır. O yüzden, mümkünse arada durup, kendinize şu soruyu sorun “Bugün acaba hangi engelli insanın canı yandı?” deyin ve biraz kendinizi bu soruyla sorgulayın, daha sonra onlar için kolaylaştıracak malzemeler üretin, çok mu şey istiyorum?

    Açıkçası dürüst olayım, ben hayatımdan memnunum. Hayalim var, çevremdeki insanlar çok anlayışlı olduğu için rahatça geçinebiliyorum ama ilk okul meselesine girsem mi diye şuan düşündüm ama girsem daha iyi olur diyerek o kısıma geçeyim. Madem konuda biraz iğne batıracağım o zaman devam edeyim.

    Bakın, ilk okulda tam tembeldim. Bunu kabul ediyorum ama diğer insanlar hızlı yazı yazabiliyorken, ben onlara fazla yetişemiyordum. O yüzden çoğu zaman dersten geri kalıyordum, fakat tembel olduğum için pek arkadaş çevrem yoktu. Belki o zamanlar emir yağdıran insan olduğum içindi sanırım ama o eski ben hatalarımı kabul etmezdim. Fakat, değiştiğim için artık hem hatalarımı kabul ediyorum ama ağır bir inatçıya dönüşürken buluyorum kendimi.

    Of, çok boş kastım. İnsanlar için “Boş vaktimi çaldın! 3.5 dakika mı geri ver?” deyip sitem eder ve o sayfayı kapatır. Üzgünüm, sayfayı kapaıtırken, bu kalınlaştırdığım yerleri üstünde biraz düşünmenizi isterim. Fakat, sanmıyorum. İyi günler, yine de kendinize dikkat ediniz. Bir engelli olarak, bu yazıyı her hangi bir yardımsal araç kullanmadan el dirsekleriyle yazılmıştır. Eğer acıtasyon yapıyorsunuz diye düşünüyorsanız, ancak size acırım.
  • 03-12-2018, 11:01:25
    #2
    Allah sabır versin hocam, çok güzel yazmışsın çok teşekkür ediyorum
  • 03-12-2018, 12:19:52
    #3
    Teşekkür ederiz yüreğinize sağlık. Allah hepimizin yardımcısı olsun.
    Ben de yazınızı okumuşken kendimce birkaç yorum yapmak istiyorum.
    İnsanlardan duyarlılık ya da herhangi bir şekilde beklenti içine girmek de aslında bizleri üzen şeyler.
    Engelliler konusunda gerekli kanunların, yasaların ve kuralların eksikliklerinden kaynaklı sorunlar yaşıyoruz.
    Yukarıda belirttiğiniz şeyler bir kulaktan girip diğerinden çıkıyor. Öyle de olacak çünkü herkesin kendine göre yaşantısı, zorlukları, sınavları veya kafasını bulandıran şeyler var zaten.

    Halbuki erişilebilirlik adına katı kurallarımız olsa yani evimizde veya evimizin dışarsında özgürce hareket edilebilecek, ulaşım sağlayabilcek ve hiç zorluk çekmeden bütün yaşam alanlarında olabilsek zaten toplumdaki insanlar bizleri dışlamıyor, hor görmüyor ya da ne bileyim ihtiyaç anında illaki yardımcı olarak ellerinden gelenleri yapıyorlar. Büyük çoğunlukla bu böyle yani.

    Bir diğer mesele biraz da iğneyi kendimize batıralım, kimseyi sıkmak boğmak ya da rahatız etmek gibi bir hakkımız da yok. Kişi iletişim kurduğu insanları ve davranışlarını da iyi sentezlemeli.
    Bazen kırmamak ya da incitmemek adına karşımızdaki insan sesini çıkarmayabiliyor. Ama engelli kişiden uzaklaştığında bu sefer bütün engelli insanlara mesafeli davranıyor.
  • 03-12-2018, 12:36:42
    #4
    Umarım hayatı birlikte engeller olmadan yaşayabilmemiz için gerekli adımlar atılır. Empati sahibi bir toplum haline geliriz.

    Günün anlam ve önemine ve farkındalığın arttırılması gerekliliğine binaen başlığın yukarıda tutulmasını yönetici arkadaşlardan rica ediyorum.