• 26-08-2018, 21:11:48
    #19
    caylakgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir webmaster olarak diyanet'in sitesinde 15-20 dakika harcayarak diyanet'in verdiği hizmetlerden, aktif olarak yürütmekte olduğu yardımlardan ve oluşumlardan haberdar olabilir aynı zamanda 5 dakikadan kısa sürecek bir düşünme aşamasıyla diyanete bağlı kaç milyon insan olduğunu ve bu insanların da asgari ücret ile dahi hesap edildiğinde toplamda kaç milyar lira sırf maaşlara gitmesi gerektiğini algılayabilirsiniz.
    Ülkede günün 5 saatini oyun oynayarak, yahut devletin imkanlarını "yemeyen keriz" mottosuyla acımadan sömürerek yaşayan yüzbinlerce memur varken, diyanet içerisinde hizmet veren ve yaptığı işi sadece alacağı para için değil aynı zamanda manevi hizmet içgüdüsü ve içerisinde bulunduğu dinin yükümlülükleriyle ilerleten insanların açlıktan ölmesi beklenemez. Onlar da maaş almalı, yaptıkları hizmetlerin gerektirdiği masrafları da temin etme özgürlüklerini kullanmalılardır.
    Bizzat zat'ımla Diyanet'in yaptığı Camii, kurs, yurt, burs bağışları vesaire tüm hizmetlerde verdiğim vergilerden pay alındığını biliyor ve hakkımı helal ediyorum. Zira cebimize giren parada yetimin, yoksulun, fakirin, dinin de payı olduğunu biliyor ve cimri olmayıp paramın bir kısmını onlarla paylaşmaktan gurur ve huzur duyuyorum. Eğer ki diyanet'e bulaşmadan kendi yeteneğim ve becerim doğrultusunda camii yapmak, kurs kurmak, ilim öğretmek, hizmetler sunmak, dini yaymak, burs vermek gibi tek başıma güç yetirebileceğim alanlar bulsam Diyanet'e herhangi bir şey yapılmasını gerekli bulmayabilirdim lakin bunlara güç yetiremezken yapana da mani olmaya gönlüm el vermez. Şu mübarek aylarda kestiğimiz krubanları dahi paylaşırken cebimizdeki 3-5 kuruşu bir camii'nin temeline döküyorsak bu bize kötü değil iyi olarak dönecektir.

    Camii'lerde herhangi bir siyasi propaganda yapılmamakta, yapıldığı camiilerde de şikayet hakkınız her halükarda bulunmaktadır. Lakin şikayet etmediğiniz yada edemediğiniz camii'lere gitmeme özgürlüğünüz de vardır, o camiilerin cemaateri genelde belli görüş bütünlüklerinde oldukları için sıkıntı çekmezler. Lakin!! Buraya dikkat çekmek istiyorum, değil diyanet dünya din birliği oluşturup karşıma dikilseler yine de bu camii'deki hocanın vereceği hutbenin içeriğini birilerinin değiştirmesine imkan sunmaz! Zira yıllar önce peygamberimiz hz.Muhammed s.a.v'de hutbe verirken mekke ve medineye mensubiyet dönemlerinde hiçbir şekilde devletin yada halkın "ŞUNUN HAKKINDA KONUŞMA" demesi düşünlemezdi dahi. Din bir bütündür, mevcudiyetin temelidir ve evrendeki en küçük atomdan en büyük galaksiye kadar herşey hakkında söz sahibidir. Hiçbir devlet, yasa, kurum veya insan dinin söz sahibi olmasına engel olamaz, olmaya çalıştığında bu bariz özgürlük ihlalidir.

    Camii çıkışlarında da bağış toplandığında bağış verenler verdikleri parayı 5 kuruş olarak dahi seçebilmekte, isterse hiç atmayabilmektedir. Cebindeki üç beş kuruşu sadaka niyetine veren bir insanın gözüne batmazken evinizdeki koltuktan size batması ayıptır. Lakin haklılık payınızın olduğu nokta, dünyanın her yerinde olduğu gibi diyanette de hıyanete ve ihanete mensup bireyler mutlaka vardır ve haram'ı helal'le bir etmişlerdir. Onların yediği haramlar göz ardı edilmemeli, gerek devletin gerek ilgili merciilerin kapısı çalınarak tespit edilen haramzadelerin en ağır cezayla cezalandırılması gerekmektedir. Zira peygamberimiz zamanında rütbesini ortaya koyarak da olsa 1 hurmaya dahi göz dikmemiştir. Gözden kaçan haramzadelerin hesabı Allah katında en dip azaplardır lakin insanaların "niyetleri" onların haramyiyicilikleri sebebiyle kötüleşmemekte, verlen 5 kuruş dahi olsa o kişiye sadaka olarak dönmektedir.

    Din'i tekelleştirmesi konusuna diyecek bir lafım yok ancak kendi bünyesinde kurum, vakıf, dernek gibi kuruluşlarla dini anlatan diğer hocalara da kin, nefret ve öfke güden bu anti-deizm toplumunda tekelleşmekten ayırması gereken de yine bizleriz. Aksi halde Allah diyene gerici, maşallah diyene oktarcı diyen bir toplumda dinin tekellerden kurtulması pek de mümkün değildir.

    Laiklik konusuna gelirsek, eğer laiklikten kastınız, diyanet'in hristiyanlığı ve yahudiliği yaymak için hizmet vermesiyse yada ateizmi duyurmak için benim verdiğim vergileri kullanmasıysa, buna tüm varlığımla karşı olduğum bilinmelidir. Diğer türlü laiklik devletin dini meselelere karışmamasıdır, çoğunluğun müslüman ve islamın kaide olduğu bir devlette "diyanet(din)" kurumunun Islamdan başka bir dini anlatması doğru olmayacağı gibi, Israilde Yahudiliğin, Rusyada Hristiyanlığın vs. umum tercihi olduğu gibi ülkemizde de bunun böyle olması gereklidir.

    Tüm bunlar bir kenara bırakıldığında, diyanet yada herhangi bir din kurumu asla yasalarla kısıtlanmamalı, diyanet yada herhngi bir din kurumunun kural ve kaidelerini belirleyen tek yasa Kuran ve sünnet olmalıdır. Zira "din" adı altında hizmet veren bir kurum "dinden bağımsız" bir kurallar zincirine bağlı olduğunda ortaya hiç alakasız ne olduğu belirsiz şeyler çıkacaktır.

    Son olarak, ilk yorumumda MEB'in bütçesinin azaltılmasının yanlış olduğunu söylediğimi fark etmediğiniz için, "OKUMAK"'a değinmenin, sizin için ne denli mühim olduğunu anlamak zor. Zira okusanız, anlardınız.

    Sözlerimdeki doğrular dinimden, yanlışlar şeytandan ve nefsimdendir. En doğrusunu Allah bilir.
    Hocam Diyanet'e devlet bir çok Bakanlıktan fazla bütçe veriyor.
    Ve kendilerini hiç kısıtlamıyor bu diyanetçiler.
    Her sene bütçesini ağustosta bitirip ek bütçe istiyor diyanet.
    Bir google araması yaparsan son bir kaç senedir her sene diyanetin ağustosta ek bütçe istediğini görürsün.
    Geçen sene 1,3 milyar lira ek ödenek istemişlerdi bu sene 500 milyon lira...
    Teknoljide, bilimde, ekonomide camilerle mi ilerleyeceğiz okullarla mı?
    Okullara yatırım yapıp zenginleşelim, sonra dünyanın en çok maaş alan imamları bizde olsun.

    Ama ekonomi tepe takla gidiyor. Diyanet ayağını yorganına göre uzatamıyor.
    Memlekette 62 bin okul diyanete bağlı 90 bin cami var.
    Ve bu camiler sadece bayram namazı ve cuma namazında tam dolar.
    Biraz da eleştiri kabul edin artık.
    Bu memleketin çok parası yok, bu ülkenin okulları tasarruf yapıyorsa camisi de tasarruf yapacak.
    Herkes evinde namaz kılabilir, oruç tutabilir. Ama kimse evinde eğitim göremez.
  • 26-08-2018, 21:21:39
    #20
    Üyeliği durduruldu
    caylakgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir webmaster olarak diyanet'in sitesinde 15-20 dakika harcayarak diyanet'in verdiği hizmetlerden, aktif olarak yürütmekte olduğu yardımlardan ve oluşumlardan haberdar olabilir aynı zamanda 5 dakikadan kısa sürecek bir düşünme aşamasıyla diyanete bağlı kaç milyon insan olduğunu ve bu insanların da asgari ücret ile dahi hesap edildiğinde toplamda kaç milyar lira sırf maaşlara gitmesi gerektiğini algılayabilirsiniz.
    Ülkede günün 5 saatini oyun oynayarak, yahut devletin imkanlarını "yemeyen keriz" mottosuyla acımadan sömürerek yaşayan yüzbinlerce memur varken, diyanet içerisinde hizmet veren ve yaptığı işi sadece alacağı para için değil aynı zamanda manevi hizmet içgüdüsü ve içerisinde bulunduğu dinin yükümlülükleriyle ilerleten insanların açlıktan ölmesi beklenemez. Onlar da maaş almalı, yaptıkları hizmetlerin gerektirdiği masrafları da temin etme özgürlüklerini kullanmalılardır.
    Bizzat zat'ımla Diyanet'in yaptığı Camii, kurs, yurt, burs bağışları vesaire tüm hizmetlerde verdiğim vergilerden pay alındığını biliyor ve hakkımı helal ediyorum. Zira cebimize giren parada yetimin, yoksulun, fakirin, dinin de payı olduğunu biliyor ve cimri olmayıp paramın bir kısmını onlarla paylaşmaktan gurur ve huzur duyuyorum. Eğer ki diyanet'e bulaşmadan kendi yeteneğim ve becerim doğrultusunda camii yapmak, kurs kurmak, ilim öğretmek, hizmetler sunmak, dini yaymak, burs vermek gibi tek başıma güç yetirebileceğim alanlar bulsam Diyanet'e herhangi bir şey yapılmasını gerekli bulmayabilirdim lakin bunlara güç yetiremezken yapana da mani olmaya gönlüm el vermez. Şu mübarek aylarda kestiğimiz krubanları dahi paylaşırken cebimizdeki 3-5 kuruşu bir camii'nin temeline döküyorsak bu bize kötü değil iyi olarak dönecektir.

    Camii'lerde herhangi bir siyasi propaganda yapılmamakta, yapıldığı camiilerde de şikayet hakkınız her halükarda bulunmaktadır. Lakin şikayet etmediğiniz yada edemediğiniz camii'lere gitmeme özgürlüğünüz de vardır, o camiilerin cemaateri genelde belli görüş bütünlüklerinde oldukları için sıkıntı çekmezler. Lakin!! Buraya dikkat çekmek istiyorum, değil diyanet dünya din birliği oluşturup karşıma dikilseler yine de bu camii'deki hocanın vereceği hutbenin içeriğini birilerinin değiştirmesine imkan sunmaz! Zira yıllar önce peygamberimiz hz.Muhammed s.a.v'de hutbe verirken mekke ve medineye mensubiyet dönemlerinde hiçbir şekilde devletin yada halkın "ŞUNUN HAKKINDA KONUŞMA" demesi düşünlemezdi dahi. Din bir bütündür, mevcudiyetin temelidir ve evrendeki en küçük atomdan en büyük galaksiye kadar herşey hakkında söz sahibidir. Hiçbir devlet, yasa, kurum veya insan dinin söz sahibi olmasına engel olamaz, olmaya çalıştığında bu bariz özgürlük ihlalidir.

    Camii çıkışlarında da bağış toplandığında bağış verenler verdikleri parayı 5 kuruş olarak dahi seçebilmekte, isterse hiç atmayabilmektedir. Cebindeki üç beş kuruşu sadaka niyetine veren bir insanın gözüne batmazken evinizdeki koltuktan size batması ayıptır. Lakin haklılık payınızın olduğu nokta, dünyanın her yerinde olduğu gibi diyanette de hıyanete ve ihanete mensup bireyler mutlaka vardır ve haram'ı helal'le bir etmişlerdir. Onların yediği haramlar göz ardı edilmemeli, gerek devletin gerek ilgili merciilerin kapısı çalınarak tespit edilen haramzadelerin en ağır cezayla cezalandırılması gerekmektedir. Zira peygamberimiz zamanında rütbesini ortaya koyarak da olsa 1 hurmaya dahi göz dikmemiştir. Gözden kaçan haramzadelerin hesabı Allah katında en dip azaplardır lakin insanaların "niyetleri" onların haramyiyicilikleri sebebiyle kötüleşmemekte, verlen 5 kuruş dahi olsa o kişiye sadaka olarak dönmektedir.

    Din'i tekelleştirmesi konusuna diyecek bir lafım yok ancak kendi bünyesinde kurum, vakıf, dernek gibi kuruluşlarla dini anlatan diğer hocalara da kin, nefret ve öfke güden bu anti-deizm toplumunda tekelleşmekten ayırması gereken de yine bizleriz. Aksi halde Allah diyene gerici, maşallah diyene oktarcı diyen bir toplumda dinin tekellerden kurtulması pek de mümkün değildir.

    Laiklik konusuna gelirsek, eğer laiklikten kastınız, diyanet'in hristiyanlığı ve yahudiliği yaymak için hizmet vermesiyse yada ateizmi duyurmak için benim verdiğim vergileri kullanmasıysa, buna tüm varlığımla karşı olduğum bilinmelidir. Diğer türlü laiklik devletin dini meselelere karışmamasıdır, çoğunluğun müslüman ve islamın kaide olduğu bir devlette "diyanet(din)" kurumunun Islamdan başka bir dini anlatması doğru olmayacağı gibi, Israilde Yahudiliğin, Rusyada Hristiyanlığın vs. umum tercihi olduğu gibi ülkemizde de bunun böyle olması gereklidir.

    Tüm bunlar bir kenara bırakıldığında, diyanet yada herhangi bir din kurumu asla yasalarla kısıtlanmamalı, diyanet yada herhngi bir din kurumunun kural ve kaidelerini belirleyen tek yasa Kuran ve sünnet olmalıdır. Zira "din" adı altında hizmet veren bir kurum "dinden bağımsız" bir kurallar zincirine bağlı olduğunda ortaya hiç alakasız ne olduğu belirsiz şeyler çıkacaktır.

    Son olarak, ilk yorumumda MEB'in bütçesinin azaltılmasının yanlış olduğunu söylediğimi fark etmediğiniz için, "OKUMAK"'a değinmenin, sizin için ne denli mühim olduğunu anlamak zor. Zira okusanız, anlardınız.

    Sözlerimdeki doğrular dinimden, yanlışlar şeytandan ve nefsimdendir. En doğrusunu Allah bilir.
    yazıyı okumadım benim babam diyanette memur ben savunmuyorum imamların memurların %90 nının aldığı para haram bu haram kısmında benim babamda dahil helal kısmında değil uzun uzun sebebini anlatmıcam diyanet devletten ödenek almadanda kendisini idare edebilir en büyük hac şirtketi, diyanet kurban işindende para kazanıyor, derisi, dergi kitap satışı, cumada toplanan paralar bazı camiilerin tuvaletleri yada cevresinde diyanete ait dükkanlar daha baya sayarım ben devlet şuan ödeneği kesse 10 yıl boyunca yetecek parası var diyanetin devletin en zengin kurumu ödenek almasın imamhatipler kapatılsın bu işi gönüllü yapan cemaatlere verilsin daha iyi devletin üzerinden yük kalkar diyanet devlete yükten başka bişey değil
  • 26-08-2018, 21:22:32
    #21
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam Diyanet'e devlet bir çok Bakanlıktan fazla bütçe veriyor.
    Ve kendilerini hiç kısıtlamıyor bu diyanetçiler.
    Her sene bütçesini ağustosta bitirip ek bütçe istiyor diyanet.
    Bir google araması yaparsan son bir kaç senedir her sene diyanetin ağustosta ek bütçe istediğini görürsün.
    Ekonomi tepe takla gidiyor. Diyanet ayağını yorganına göre uzatamıyor.
    Memlekette 62 bin okul diyanete bağlı 90 bin cami var.
    Ve bu camiler sadece bayram namazı ve cuma namazında tam dolar.
    Biraz da eleştiri kabul edin artık.
    Bu memleketin çok parası yok, bu ülkenin okulları tasarruf yapıyorsa camisi de tasarruf yapacak.
    Herkes evinde namaz kılabilir, oruç tutabilir. Ama kimse evinde eğitim göremez.
    Dediğiniz sorguları yaptığımda tercih etmediğim internet siteleri çıktığı için bakmıyorum, zira nasıl ki insanlar "ahaberci" diye damga vuruyorsa insanlara bende bazı siteleri öyle damgalıyorum, hedef alan haberi sevmem. Doğruyu da yanlışı da paylaşacak gerçek kaynak benim diyen.
    Devletin datalarına erişimim olmadığı için hangi para nereye ne kadar gidiyor, bütçe nasıl gidiyor bilmediğimden ön yargı yapıp kimseye fenalık edemem. Ama şuan elimde bilgi olmadığından ve sizin bir iddiaanız bulunduğundan sizin iddiaa'nızı gerçek var sayıp şöyle diyebilirim. Diyanet har vurup harman savuruyorsa ve 3 liraya yapılacak işi israf ederek 5 liraya yapıyorsa buna karşı çıkılmalıdır.
    İsraf dinimde günahtır ve dinimin adıyla israf edilmesi haklı gösterilemez. Yapılabiliyorsa yapılabilinecekler yapılmalıdır.
    Eleştiri kabul ediyoru(z)m ama saldırı kabul etmiyoruz. Neden ilk yorumda insanlar "diğer kurumlar tasarruf etmeli" demek yerine "diyanet bütçesi kısılsın" yazmayı tercih ediyor? çünkü onlara batan sadece Din. Emin olun Xxxxx kurumu diyanet'in 10 katı bütçe alsa, yine diyanet yazarlar, bana ve benim gibi düşünenlere rahatsızlık veren bundan başka bir şey değil.
    Sondan bir önceki kelimeniz gayet güzel, okul tasarruf yapıyorsa cami de tasarruf yapacak ama cami tasarruf yapıyorsa diğerleri de yapacak. Herkese bal şerbet, dine kuru soğan olmamalı.
    Son satırınız ise yanlış. Herkes evinde namaz kılabilir ama evinde namaz kılmak değil cemaatle namaz kılmak eftaldir. Nasıl ki herşeyin kuralları varsa dinin de kuralları vardır, tasarruf edeceğiz diye dinimizi harab edip camileri kapatmanın anlamı yok, tasarruf edilecekse küçük yapılır, az ışıklı yapılır ama yapılır.
  • 26-08-2018, 21:32:18
    #22
    caylakgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dediğiniz sorguları yaptığımda tercih etmediğim internet siteleri çıktığı için bakmıyorum, zira nasıl ki insanlar "ahaberci" diye damga vuruyorsa insanlara bende bazı siteleri öyle damgalıyorum, hedef alan haberi sevmem. Doğruyu da yanlışı da paylaşacak gerçek kaynak benim diyen.
    Devletin datalarına erişimim olmadığı için hangi para nereye ne kadar gidiyor, bütçe nasıl gidiyor bilmediğimden ön yargı yapıp kimseye fenalık edemem. Ama şuan elimde bilgi olmadığından ve sizin bir iddiaanız bulunduğundan sizin iddiaa'nızı gerçek var sayıp şöyle diyebilirim. Diyanet har vurup harman savuruyorsa ve 3 liraya yapılacak işi israf ederek 5 liraya yapıyorsa buna karşı çıkılmalıdır.
    İsraf dinimde günahtır ve dinimin adıyla israf edilmesi haklı gösterilemez. Yapılabiliyorsa yapılabilinecekler yapılmalıdır.
    Eleştiri kabul ediyoru(z)m ama saldırı kabul etmiyoruz. Neden ilk yorumda insanlar "diğer kurumlar tasarruf etmeli" demek yerine "diyanet bütçesi kısılsın" yazmayı tercih ediyor? çünkü onlara batan sadece Din. Emin olun Xxxxx kurumu diyanet'in 10 katı bütçe alsa, yine diyanet yazarlar, bana ve benim gibi düşünenlere rahatsızlık veren bundan başka bir şey değil.
    Sondan bir önceki kelimeniz gayet güzel, okul tasarruf yapıyorsa cami de tasarruf yapacak ama cami tasarruf yapıyorsa diğerleri de yapacak. Herkese bal şerbet, dine kuru soğan olmamalı.
    Son satırınız ise yanlış. Herkes evinde namaz kılabilir ama evinde namaz kılmak değil cemaatle namaz kılmak eftaldir. Nasıl ki herşeyin kuralları varsa dinin de kuralları vardır, tasarruf edeceğiz diye dinimizi harab edip camileri kapatmanın anlamı yok, tasarruf edilecekse küçük yapılır, az ışıklı yapılır ama yapılır.
    al hocam sana istediğin gibi referans.
    https://www.dinihaber.com/diyanet-ha...u-h135949.html
    Camileri kapatalım diyen yok hocam.
    Okullara tasarruf uygulanıyorsa camilere de uygulanacak.
    Öyle yüce manevi duygularla iş yapan adamlar ayaklarını yorganlarına göre uzatacaklar.
    Milletin çocuklarının eğitiminden tasarruf edip, 60 yaş üzeri dedelerin sabah namazında 2 sıra saf tutamadığı camilerden tasarruf yapılmayacaksa bu ülke israilin oyuncağı olmaya devam edecektir.
    Güçlü devlet olmanın, zengin millet olmanın, oynayan değil, oyun kurucu ülke olmanın şarı eğitimdir.
  • 26-08-2018, 22:05:14
    #23
    Nasanın yıllık bütçesi 19.1 Milyar Dolar. Tabi arada çok fark ama NASA dan bahsediyoruz. üstüne biraz daha bütçe koyup 20 yıl boyunca keşke bizim ülkemiz de uzay ile ilgili çalışmalar yapsaydı.
    https://www.teknonce.com/nasanin2018...aciklandi.html