Hobilerinizden veya sevdiğiniz alanda para kazanmaya başlayınca veya hedefleyince benim gibi sorun yaşadığınız oluyor mu? Bendeki etkileri benim karakterimin ve alışkanlarımın eksikliğinden ve zayıflıklarından ötürü yükseliyor olabilir fakat sizde de daha düşük seviyelerde ve etkilerde de olsa bu tarz sorunlar yaşanıyor mu merak ediyorum.
Eğer sorun yaşamaktan kastınız hobiniz olan eylemlerden soğumaya başlamak, ona artık iş olarak bakmak ve eskisi gibi keyif alamamak ise bu size has bir sorun değil. İnsanlığın ortak sorunu. Hattâ bilimsel bir adı bile var: Bilişsel çelişki.
Bununla ilgili çok meşhur bir deney var. Konuyu daha iyi anlamanıza, kendinizi tanımanıza ve bu durumu kabullenerek hayatınıza devam etmenize yardımcı olabileceğini düşünerek anlatmak istiyorum.
İnsan beyni tutumları ve davranışları arasında daima bir senkron olsun ister. Uyumluluk peşinde koşar daima. Örneğin bir yemekten nefret ediyorsanız o yemeği yememenizi, zorla yeseniz bile rahatsızlık duymanızı ister. Yani o yemeğe karşı yarattığınız tutum ile davranışınız tutarlı olmalıdır. Peki bu olmazsa ne olur? Kaos.
Sanılanın aksine insan tutarlı (rasyonel) bir canlı değildir. Daima tutarlı davranışlar sergilemez. Bazen tutumlarının tam tersi hareketlerde bulunabilir. Bu durumu özellikle siyasi konularda çok net görebilirsiniz. Örneğin bir seçmen bir partiye gönülden bağlanmış olsun. Siyasi parti de zamanla yoldan çıkmış ve kötü uygulamalara geçmeye başlamış olsun. Bu durumda rasyonel davranış nedir? O siyasi partiden vazgeçmek. Fakat seçmen çoğu zaman bunu yapamaz. Çünkü o partiye karşı bağlılık tutumu sergilemektedir. Üstelik bu partinin yönetimde olmasını da kendisi sağlamıştır. Eğer ona karşı bir eylemde bulunursa tutum ile eylem arasında bir uyum sorunu ortaya çıkar. Beyin bunu istemez. Eğer farklı sebeplerden ötürü (duygusal, maddi, toplumsal baskı gibi) eylemini değiştiremiyorsa (oy vermekten vazgeçmek, kötü uygulamalara muhalefet etmek gibi), düşüncelerini eylemlerine uyumlu hale getirmeye çalışır. Oy vermeye devam etmesi için kendine haklı gerekçeler yaratır ya da medya tarafından kendisine pompalanan hazır gerekçelere sıkı sıkıya sarılır (dış güçler, büyük resim, ıvır, zıvır).
Şimdi diyeceksiniz ki bunun konuyla ne alakası var? Daha önce yapılmış bir deneyin alıntısı ile anlatmaya çalışayım:
"Deneklere cok gereksiz bir is yaptirilir. Duvarda 100lerce vida vardir ve denek onlari teker teker vidalamak durumundadir. 1 saat kadar surer bu eylem. Sonunda da psikologlar bir deney anketi yaptirirlar ve denek deneyin bittigini sanar ama deney daha yeni baslamistir. Denek salondan cikarken, psikologlar asistan ogrencinin su anda orada olmadigini (o gun hasta oldugunu, ya da simdi yemekte oldugunu) soylerler ve mumkunse bir sonraki denegi iceri cagirmasini ve mumkunse denegin performansini yuksek tutmasi icin "az once ben de deneyden ciktim cok eglenceliydi" demesini isterler. Bazi deneklere bunu yapmasi icin $10 verirler bazilarina ise hic para vermezler. Denek gider, bir sonraki denege "ah ne guzel ne eglenceli bir deneydi" diye bir yalan soyler ve onu cagirir. Kapian cikarken de ona deneyden ne kadar zevk aligina dair gercekten bir anket yaparlar ve sonuc sasirticidir. Bu is icin 10$ alanlar deneyin *** gibi oldugunu, cok sikici oldugunu soylerler. Ancak bu isi bedava yapanlar "gercekten de fena degildi, eglendim derler". Psikologlarin akli karisir."
Burada olay şu: Deneklerin davranışları ile fikirleri arasında bir uyumsuzluk var. Çok sıkıcı bir deneyden çıkıp diğer deneklere "çok eğlenceliydi" diyorlar. Bu durumda beyin bu ikisini birbirine uydurmaya çalışıyor. Deney icabı "çok eğlenceliydi" demek zorunda ve bunu değiştirme şansı yok. Bu iş karşılığında para alanlar fikirlerini değiştirmek zorunda değiller. Kendilerine haklı bir gerekçe buluyorlar. "Ben bu iş karşılığında para aldım". Yani para karşılğında sıkıcı bir iş yaptım ve bu işin sıkıcı olmadığını söyledim. Çok basit bir şekilde sıyrılıyor işin içinden. Peki para almayanlar? Onlar davranışlarını değiştiremediği ve haklı bir gerekçe üretemediği için fikirlerini değiştirmeye başlıyorlar. Üstelik bu otomatik oluyor. Yani bilinçli bir eylem değil, beynin bir illüzyonu. Artık "deney o kadar da fena değildi", "eğlenceli gibiydi" şeklinde değiştiriyorlar fikirlerini.
İnsanların hobilerinin işe dönüşmesi de bu şekilde oluyor işte. Önceden herhangi bir karşılık almadığınız için bu eylemi eğlence için yaptığınızı düşünüyor ve bu eylemden keyif almaya başlıyorsunuz fakat para kazanmaya başladığınızda beyniniz artık o iş için "para kazanıyorum" gerekçesine sarılmaya başlıyor ve hobiniz artık bir "iş" oluyor. Tebrikler, hobinizi kaybettiniz
Ben de bu şekildeyim. Para kazandığım yazılım ve internet sitesi projelerini hayata geçirirken sıkılıyorum, bunalıyorum, bırakasım geliyor ama 2 yıldır bir yapay zekâ projesi geliştiriyorum hobi olarak, bundan hiç sıkılmıyorum. Çok büyük keyif alıyorum. Üstelik internet sitesi yapmak ya da yazılım geliştirmek çocuk oyuncağı kalıyor yapay zekânın yanında. Yıllardır yaptığım iş. Otomatiğe bağlandım artık. Normalde basit olanın daha az can sıkması gerekiyor ama o beynimde iş olarak mimlendiği için daha çok can sıkıyor. Bu kadar keyif alarak geliştirdiğim yapay zekâdan para kazanırım diye çok korkuyorum artık