• 17-07-2018, 00:07:59
    #2
    GECE
    Artık yaşamını kaybetmiş bir özne miyim?
    Uzun sürmüş bir günün akşamı
    Aşkı nasıl resmederim?
    Kusursuz, daha çok genç bir gecenin içinde
    Davetkâr bakışlarında saklı ihtiyaç duyduğum şey
    Aşk mı ya da aşktan dolayı ızdırap çekmek mi?
    Bana eşlik edenin yollarına birkaç gül serpmek mi?
    Bilmem tutkularımı darağacında asmak mı?
    Ya da seninle oturup teşrih mi yapmak uzun uzun gecelerde
    Aykırı fikirlere mi yenik düşeceğiz
    Ölmüş gece yarısında ya da
    İhtirasın hâkimiyetinde bir gece mi düşlüyor
    Ve de üretiyor olacağız
    Bakireliğin saf sızıntısı, acı iniltisi içinde
    Hayatımdan dakikaları, saatleri, günleri
    Ve hatta haftaları seni düşünmeye vakfederken
    Cesur bir hareketle şu figürü çizer yüreğim:
    Çekip alır gidercesine hapsolmuş sözcükleri
    Kilitli sandık misali dilimden
    Özgün içerikli üslubunda saklıyorum ismini
    Sevgilim her deminde hayatın ve nefesin.
    Seni seviyorum.

    Dört Buçuk Dakika
    4 buçuk dakikam var,
    Bilmediğim nedenlerden
    Tatmadığım bedenlerden uzaklaşmaya
    Kahvemi yudumlamaya
    Üstüme bişeyler alıp dışarı çıkmaya
    Yağmuru öteleyip herkesten, herşeyden kaçmaya
    Tam 4 buçuk dakikam var.
    Bana giydirilen hüküm den vazgeçmeye
    Ihlamur kokusunu içime çekip sabahın mahmurluğunu
    üzerimden atmaya,
    Ağaçlar elveda derken yapraklarına
    Hüzünlü bir vedalaşmaya
    4 buçuk dakikam var.
  • 17-07-2018, 00:11:18
    #3
    Kaynayan suya attı sanki
    Baharda uçan kuştu sanki
    Bal gibi tatlı tatlı tadı
    Traktör kadar yavaş aklı
    Şeffaf kadar berrak kalbi
    Şu nan kadar olamadı

    ------------------------------------------------------------
    Sen gidersin ben kalırım
    Sen beni hatırlamazsın
    Dünden beri yanarım
    Seninsanları yakarsın
    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
    Su gibi akıp geçti hayat
    Deniz olup bitti zaman
    Nevarsa sende var
    Seni bırakıp gidemem hayat
    xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
    Yaşam öğretir herşeyi
    Coşmayı,üzülmeyi,sevmeyi
    şerefli kaldıkça hayatta
    Kusurları görmedikçe
    hepimiz mutluyuz inan
  • 17-07-2018, 00:13:54
    #4
    Üyeliği durduruldu
    Birth is a promise; death it's fullfilment,
    We all owe a life, i take yours.
  • 17-07-2018, 00:14:44
    #5
    kardeşimin sesinden

    https://www.youtube.com/watch?v=XVsrFmxOLn8&t=26s

    Ölüler beni serinliğe yakıştıramaz
    çünkü hiç kimse çıkmak istemez bu mevsimden dışarı
    çünkü bitkinliklerini günden saklar ekinler
    ekinler çocukların en rahat uykuları


    gece ayakları kokan bir adam gibi gelir
    eşiklere oturmuş aya doğru çocuklar
    o serin bereket gölgeleri çocuklar
    yani çocuk o güzel tüccar
    yorgunluklar alıp kargılar dağıtan
    geceye karanlıktan önce gelen çocuklar

    bu şaşkınlığı çünkü gece yuyamaz
    sanki ne kalmıştır çocuklara isa'dan
    ölüler beni ölüme yakıştıramaz
    gibi hâlâ saçlarımda tozlu bir akşam.
  • 17-07-2018, 00:21:21
    #6
    üç mel'un adamı var:
    Ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye
    en güzel günlerimin bu üç mel'un adamını
    yer yer tırnaklarımla kazıdım
    hatıralarımın camını..
    En güzel günlerimin
    üç mel'un adamı var:
    Biri sensin,
    biri o,
    biri ötekisi..
    Düşmanımdır ikisi..
    Sana gelince...
    Yazıyorsun..
    Okuyorum..
    Kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa,
    insanın
    bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum..
    Ne yazık!..
    Ne kadar
    beraber geçmiş günlerimiz var;
    senin
    ve benim
    en güzel günlerimiz..
    Kalbimin kanıyla götüreceğim
    ebediyete
    ben o günleri..
    Sana gelince, sen o günleri -
    kendi oğluyla yatan,
    kızlarının körpe etini satan
    bir ana gibi satıyorsun!.
    Satıyorsun:
    günde on kaat,
    bir çift rugan pabuç,
    sıcak bir döşek
    ve üç yüz papellik rahat
    için...
    En güzel günlerimin
    üç mel'un adamı var:
    Biri sensin,
    Biri o,
    biri ötekisi...
    Kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi...
    Sana gelince...
    Ne ben Sezarım,
    Ne de sen Brütüssün...
    Ne ben sana kızarım
    ne de zatın zahmet edip bana küssün..
    Artık seninle biz,
    düşman bile değiliz..

    N.Hikmet - 1933
  • 17-07-2018, 00:28:36
    #7
    ÜVERCİNKA

    Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
    En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
    kesmemeye
    Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
    Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
    Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
    Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil

    Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
    Yatakta yatmayı bildiğin kadar
    Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
    Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
    Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
    Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
    Bütün kara parçaları için
    Afrika dahil

    Senin bir havan var beni asıl saran o
    Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
    Sabahları acıktığı için haklı
    Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
    Birçok çiçek adları gibi güzel
    En tanınmış kırmızılarla açan
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil

    Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
    Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
    değerlendiremez
    Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
    İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
    Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
    Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
    diziyorlar
    Bütün kara parçalarında
    Afrika dahil

    Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
    Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
    Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
    Aklıma kadeh tutuşların geliyor
    Çiçek Pasajında akşamüstleri
    Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
    Bütün kara parçalarında
    Afrika hariç değil

    Cemal SÜREYA
  • 17-07-2018, 03:55:06
    #9
    Üyeliği durduruldu
    https://www.youtube.com/watch?v=r8exA5LronE


    al ozaman Afiyet olsun