GECE
Artık yaşamını kaybetmiş bir özne miyim?
Uzun sürmüş bir günün akşamı
Aşkı nasıl resmederim?
Kusursuz, daha çok genç bir gecenin içinde
Davetkâr bakışlarında saklı ihtiyaç duyduğum şey
Aşk mı ya da aşktan dolayı ızdırap çekmek mi?
Bana eşlik edenin yollarına birkaç gül serpmek mi?
Bilmem tutkularımı darağacında asmak mı?
Ya da seninle oturup teşrih mi yapmak uzun uzun gecelerde
Aykırı fikirlere mi yenik düşeceğiz
Ölmüş gece yarısında ya da
İhtirasın hâkimiyetinde bir gece mi düşlüyor
Ve de üretiyor olacağız
Bakireliğin saf sızıntısı, acı iniltisi içinde
Hayatımdan dakikaları, saatleri, günleri
Ve hatta haftaları seni düşünmeye vakfederken
Cesur bir hareketle şu figürü çizer yüreğim:
Çekip alır gidercesine hapsolmuş sözcükleri
Kilitli sandık misali dilimden
Özgün içerikli üslubunda saklıyorum ismini
Sevgilim her deminde hayatın ve nefesin.
Seni seviyorum.
Dört Buçuk Dakika
4 buçuk dakikam var,
Bilmediğim nedenlerden
Tatmadığım bedenlerden uzaklaşmaya
Kahvemi yudumlamaya
Üstüme bişeyler alıp dışarı çıkmaya
Yağmuru öteleyip herkesten, herşeyden kaçmaya
Tam 4 buçuk dakikam var.
Bana giydirilen hüküm den vazgeçmeye
Ihlamur kokusunu içime çekip sabahın mahmurluğunu
üzerimden atmaya,
Ağaçlar elveda derken yapraklarına
Hüzünlü bir vedalaşmaya
4 buçuk dakikam var.