• 09-07-2018, 00:30:08
    #19
    imazy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    caylakgirisimci ve sizin dediklerinizi anladım hocam lakin, bu sıkıntıyı ortadan nasıl kaldıracağımı tam olarak idrak edemiyorum açıkçası.

    anladığım kadarıyla; şimdi mesela çizgi filmi kelimeleri düşünmeden izleyeceğim. yapılanlardan eylemlerden vs. duruma göre anlam çıkarıp kelimeleri beynimin birleştirmesini sağlayacağım vs. ama bunun yeterli olacağını sanmıyorum ilk aşama için de olsa, bunun yanında ne yapmak gerekir? ya da çizgifilmleri de mi altyazılı izlemeliyim. çünkü telaffuzlar çok karışık geliyor başta.
    yanlışım varsa düzeltin hocam
    Bende ingilizce bilmediğimden ötürü tam olarak şu şekilde öğrendim şunu yapın diyemem. Hafıza konusundaki tespitlerim hayatımızda sadece dilimiz ile ilgili değil genel manada her alanda etkili bir konu olduğundan o özgüvenle söyledim.


    Yine İngilizceyi başarıyla öğrenmiş kişilerin yorumları benim yorumumdan çok daha faydalı olacaktır fakat bana kalırsa kolaydan basite doğru yavaş yavaş zorlaştırarak İngilizceyi daha yoğun kullanmaya çalışın.

    İlk ingilizce dublaj, türkçe altyazılı filmleri kafanıza göre rahat rahat izleyin. Sonra aynı filmlerde ingilizce konuşmaları dikkatli takip ederek izleyin. Sonra İngilizce konuşmaları Türkçeye çevirmeden bahsettiğiniz gibi Türkçelerini düşünmeden izleyin.

    Sonrasında altyazısız Türkçelerini düşünerek izleyin. Türkçe dublaj ingilizce altyazılı izleyin.

    İngilizce forum ve siteleri takip etmeye çalışın. Başlangıçta çevirici siteler kullanın. Günde 10 satır türkçe içerik tüketeceğinize 2 satır ingilizce içeriği türkçeye çevirmeye çalışıp onu tüketmeye çalışın.

    Kolaydan zora gidin ki pes etmeyin ve irade kasınıza zarar vermeyin. İrade sonsuz, sınırsız bir şey değil bir nevi kol kası gibi diyordu Bilgem Çakır bir videosunda.
  • 09-07-2018, 03:55:06
    #20
    caylakgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle kesinlikle İngilizce düşünmelisiniz. En büyük yanlış zannımca "çevirmenlik" kafasıyla çalışmaktır. Örneğin İngilizce bir kelime duydunuz: "I have a computer", hemen kafa translate gibi çalışmaya başlıyor, önce kelimeleri çeviriyor, I->Ben have a->im bir var computer->bilgisayarım, sonra da bu kelimeleri kafasında canlandırıyor. Bu yüzden şu 3 kelimelik cümleyi bile beynin işlemesi uzun sürdüğü için uzun uzadıya makaleleri, yazıları ya da en basitinden alt yazıları çevirirken yoruluyor ve öğrenmek yerine aynı bilgisayarların RAM'lerinde olduğu gibi o anı kurtarmak için anlık çeviri yapıp unutuyor.
    Bu yüzden beyni çevirmeye değil keşfetmeye odaklamalısınız, yine aynı kelime için düşünelim, çevirme işlemini beyninize yaptırmamalsınız, ortada çevirme diye bir şey olmamalı. I have a computer dendiğinde I kelimesini duyar duymaz kafanızda iç sesiniz "BEN" dememeli, onun yerine bir insan karakteri canlandırmalı, computer'ı okuduğunuzda "bilgisayar" diye bağırmamalı içerideki ses, onun yerine bir bilgisayar canlanmalı kafanızda. Yani çevirmeye değil analize ve öğrenmeye odaklanmalısınız. Bunun en basit örneği çocukluk evresidir. Bir çocuk yeni doğduğunda orada bir dil yoktur, 0'dır, çevirecek bir anadili yoktur, ınga ınga'ya çevirecek hali olmadığı için objeleri harflerle eşler, anne, baba, televizyon, oyuncak, mama vs.vs derken onun için bir kelime haznesi oluşur ve sadece kelimeleri yan yana koymaya başlar. Ardından "amerikalı çocuk bile ingilizce biliyor" esprileri oluşur Eğer bir dil öğrenmek istiyorsanız önce ana dilinizi unutmalısınız. Unutmaktan kastım bir kenara bırakmalısınız, dil öğrenirken ana dile ihtiyaç yoktur benim görüşümce. İngilizce öğreten kanallara bakarsanız en sevilen kanallar yine ingilizce kanallardır ve hintliler bu kanalları çok tavsiye eder ve severler. Peki sizce İngilizceyi İngilizce konuşan birinden öğrenmek mantıklı mıdır? evet mantıklıdır, çünkü onu analiz ederek, neyi nasıl diyor anlayarak öğrenmek gerekir. Boşuna dizi film izleyin demiyorlar. Çünkü dizi ve filmleri İngilizce izlediğinizde size onu öğretmen gibi "Aaa yavrum bak HE dedi, he demek o demek" diye çevirecek bir motor yoktur ve beyin 2-3 saatlik bu filmde 10-15 tane objeyi farklı bir dildeki kelimelerle eşlese bu bile kişiye lügat katacaktır.

    Ben İngilizcemi başlatırken herkes gibi gidip kurslar almadım ya da İngilizce öğrenme makaleleri okuyup, videolar izlemedim, ilk başladığım alan ninniler oldu, evet lullaby dinleyerek başladım, orada otobüslerin tekeri, yataktan zıplayan maymunlar, çiçeklerin yaprakları falan filan derken temeli bir çocuk gibi attım ki sanki Amerika'da doğmuş 0'dan dil öğrenen birisi gibi öğrenebileyim. Ardından hiç Türkçe karıştırmadan yani o "ana dili Türkçe olup İngilizce öğretmeye çalışan insanları" dinlemeden direk İngilizce diliyle İngilizce öğreten kanalları takip ettim. Bu arada size bir tüyo vermek isterim İngilizcede okuyup anlamaktan ziyade dil hareketlerini öğrenmek de çok mühimdir. Eğer translate veya dictionary.com gibi sitelerde kelime araştırması yaparsanız orada alfa beta teta benzeri simgeler görürsünüz, bunlar dilin nasıl yuvarlanacağını belirten simgelerdir, örneğin TH sesi için dil nasıl olmalı, SH sesi için ağız nasıl hareket etmeli gibi. Bu yüzden müzisyenler dil öğrenirken daha kolay aşamalar atlatırlar çünkü dilden başlar onlar. Aynı zamanda İngilizcede aynı okunuşa sahip farklı anlamlı kelimeler de var da onlar biraz detay. İngilizce büyük bir deryadır, hiçbir zaman ana dilimiz gibi konuşamayız diye düşünüyorum oralarda birkaç sene yaşamadan.

    Size tavsiyem hem ninni falan dinleyin, yada çizgi film izleyin örneğin sünger bob falan izleyin ama İngilizce olarak, aynı anda da cümle nasıl oluşturulur onu araştırın, ama cümle kurmak kolaydır İngilizcede onu kafanıza çok takmayın, he she it başta, fiil ortada, obje sonda vs.vs çok karmaşık değil. Cümle kurmak HTML ise kelime haznesi PHPveCSS bir arada demek yeridir. Bol bol yeni kelimeler öğrenin, bu konuda bende çalışmalar yapıyorum. Örneğin word of the day diye aratırsanız bazı siteler böyle her güne ayrı bir kelime veren botlar yapmışlar, o günün kelimesi neyse o kelimeyi tüm gün boyunca kullanarak hafızanıza kazıyabilirsiniz. Örneğin bir sitede bugünün kelimesi lucubration...

    Profesyonel seviyede bir ingilizcem yok ama bana yetiyor, çoğu kaynağı İngilizce tercih ediyorum ve öyle translate falan ihtiyacım olmadan tek tük kelime sıkıntısı çekerek anlayabiliyorum. Konuşmada problemlerim var o da çekingenlikten kaynaklanıyor, yukarıdakiler kendi analiz ve düşüncelerimden oluşan bir rehber gibi. Ama İngilizcemde 8 ya da 7. sınıftaki hocamın çok katkısı var Allah razı olsun 1 sene girdi sadece dersimize yedek öğretmen olarak ama kadın sihir gibi geldi beni boostladı gitti.
    Hocam yazdığın cevap hiç bitmesin istedim ne yalan söyleyeyim o kadar net anlatmışsın ki olayı, tebrik ederim.Birçok kişinin bi ton farklı metodları deneyerek hüsrana uğradığına tanık oluyorum (ki bende bu kurbanlardanım) . Fakat bahsettiğin asıl sorunu herkes bilirse, yabancı dile daha farklı yaklaşırlar kanısındayım. Açıkçası benim bakış açım bir hayli değişti. Bende yazarken gayet güzel yazıyorum (sanırım küçüklükten gelen online oyunların sayesinde) fakat konuşurken hebele hübele
    Konuşma yetisini geliştirebileceğimi düşünüyorum. Bunun için yurtdışında (en azından) 6 ay yaşamak iyi bir seçenecek olabilir. Fakat durumu elvermeyenler için çizgi filmler veya yabancı arkadaş ( eskiden yurtdışından biriyle yazıştığın mektup arkadaşı kültürü vardı hey gidi.d ) vasıtası ile iletletebilir. Hatta çapkın arkadaşlar için bir tavsiye, Tinder'dan 10 TL'e premium alıp lokasyonunu Endonezya, Malezya gibi ülkelerden seç. Kendileri Türkleri çok sever(çok ilgin nedense) ve hemen konuşma ortamı oluşacaktır Siz ne kadar saçmalasanız da o hep alttan alacaktır.Hatta durumunuzu açık açık izah edebilirsiniz.Dil öğrenmeye çalıştığınızı, yardım edebilir misin gibisinden muhabbetlerle...
    Yıllar önce bu şekilde tanıştığım bir arkadaş sağolsun konuşma konusunda epey yardımcı oldu. Ee internetin hep kötü taraflarını kullancak değiliz
    Aslında öğrenmek için birçok eğlenceli ve pratik yöntem mevcut.Sadece şartları kendinize göre adapte etmelisiniz.
    Tinder tarzı uygulamaları kullanmayanlar ise Google Play'de Türk girişimi olan VoScreen uygulaması mevcut. Gayet başarılı bir application yapmışlar. Dizi,reklam veya filmlerden kısa kısa kesitler alıp altyazı eklemişler. Kontrol etmenizde yarar var çünkü dil öğrenmeye çalışan birçok insan bu uygulamayı kullanıyor. Fakat bu uygulamanını konuşma yetisinden çok cümle kurma ve gramer öğrettiğini düşünüyorum.

    Hep aplikasyonlar üzerinden gidiyorum çünkü gün içerisinde elimizde en fazla duran, uğraşırken en çok zevk aldığımız şeyler genelde telefonlarımızdır. Dolayısıyla gün boyunca evde, işte, wc de; istediğiniz her yerde dil öğrenmenizi sürdürebilirsiniz.
    Applikasyon demişken kelime öğrenmek isteyenler için de şu yöntemi izleyebilirsiniz. Instagram'da birçok günlük ingilizce kelime veren hesaplar var, bir veya birkaçını takip edin. Gün içerisinde Instagramda search ederken illaki anasayfanıza düşecektir, ister istemez o kelimeyi hafızaya almış olacaksınız. (Tam adını hatırlamıyorum takip ettiğim bir Instagram sayfası her gün bir kelime vermekle kalmıyor birde o kelimenin doğru ve yanlış yazımı, anlamı ve okunuşu gibi bilgilerde veriyor gönderilerinde)

    Ayrıca farklı bir yöntem olarak da CouchSurfing adlı bir topluluk var, oraya üye olarak yabancı ülkelerden gezginleri evinizde misafir edebilirsiniz. Zaten siteye girdiğinizde birçok insanın evinizde kalmak için talepte bulunduğunu göreceksiniz. Oradaki insanlar da yeni ülkeler gezip yeni kültür öğrenme gayretindeler. Evinize misafir edeceğiniz gezgine baştan dil öğrenmek istediğinizi dolayısıyla sizinle konuşurken tane tane ve el işareti desteğiyle konuşmasını isteyin. İlk zamanlar belki hebele hübele olabilirsiniz ama emin olun ilerleyen günlerde kendinizi öyle ya da böyle ingilizce konuşmaya çalışırken bulacaksınız. Nerden mi biliyorum ? Kendim yaşadım
    İlk zamanlar misafir ettiğim yabancılarla tarzanca konuşuyordum (ama yine de anlaşıyorduk), bir iki cümle kurma çabalarından sonra ingilizce konuşmaya başladığınızı hissediyorsunuz.En azından konuşma özgüveni geliyor insana (Bknz. Yurtdışına çıkmadan nasıl turistlerle özgüvenli bir şekilde konuşulur.d )

    Yani demem o ki dil öğrenmek için yüzlerce seçenek var, kendi şartlarınızı göz önüne alarak bir seçenek bulmalısınız. Fakat bulduğunuz seçenek size göre en eğlenceli ve sıkmayacak bir seçenek olmalı ki dil öğrenmenizin devamlılığı olsun.

    Umarım herkes yabancı dil öğrenir de muasır medeniyetler seviyesine koşar adımlarla gideriz
  • 09-07-2018, 04:55:35
    #21
    caylakgirisimci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Öncelikle kesinlikle İngilizce düşünmelisiniz. En büyük yanlış zannımca "çevirmenlik" kafasıyla çalışmaktır. Örneğin İngilizce bir kelime duydunuz: "I have a computer", hemen kafa translate gibi çalışmaya başlıyor, önce kelimeleri çeviriyor, I->Ben have a->im bir var computer->bilgisayarım, sonra da bu kelimeleri kafasında canlandırıyor. Bu yüzden şu 3 kelimelik cümleyi bile beynin işlemesi uzun sürdüğü için uzun uzadıya makaleleri, yazıları ya da en basitinden alt yazıları çevirirken yoruluyor ve öğrenmek yerine aynı bilgisayarların RAM'lerinde olduğu gibi o anı kurtarmak için anlık çeviri yapıp unutuyor.
    Bu yüzden beyni çevirmeye değil keşfetmeye odaklamalısınız, yine aynı kelime için düşünelim, çevirme işlemini beyninize yaptırmamalsınız, ortada çevirme diye bir şey olmamalı. I have a computer dendiğinde I kelimesini duyar duymaz kafanızda iç sesiniz "BEN" dememeli, onun yerine bir insan karakteri canlandırmalı, computer'ı okuduğunuzda "bilgisayar" diye bağırmamalı içerideki ses, onun yerine bir bilgisayar canlanmalı kafanızda. Yani çevirmeye değil analize ve öğrenmeye odaklanmalısınız. Bunun en basit örneği çocukluk evresidir. Bir çocuk yeni doğduğunda orada bir dil yoktur, 0'dır, çevirecek bir anadili yoktur, ınga ınga'ya çevirecek hali olmadığı için objeleri harflerle eşler, anne, baba, televizyon, oyuncak, mama vs.vs derken onun için bir kelime haznesi oluşur ve sadece kelimeleri yan yana koymaya başlar. Ardından "amerikalı çocuk bile ingilizce biliyor" esprileri oluşur Eğer bir dil öğrenmek istiyorsanız önce ana dilinizi unutmalısınız. Unutmaktan kastım bir kenara bırakmalısınız, dil öğrenirken ana dile ihtiyaç yoktur benim görüşümce. İngilizce öğreten kanallara bakarsanız en sevilen kanallar yine ingilizce kanallardır ve hintliler bu kanalları çok tavsiye eder ve severler. Peki sizce İngilizceyi İngilizce konuşan birinden öğrenmek mantıklı mıdır? evet mantıklıdır, çünkü onu analiz ederek, neyi nasıl diyor anlayarak öğrenmek gerekir. Boşuna dizi film izleyin demiyorlar. Çünkü dizi ve filmleri İngilizce izlediğinizde size onu öğretmen gibi "Aaa yavrum bak HE dedi, he demek o demek" diye çevirecek bir motor yoktur ve beyin 2-3 saatlik bu filmde 10-15 tane objeyi farklı bir dildeki kelimelerle eşlese bu bile kişiye lügat katacaktır.

    Ben İngilizcemi başlatırken herkes gibi gidip kurslar almadım ya da İngilizce öğrenme makaleleri okuyup, videolar izlemedim, ilk başladığım alan ninniler oldu, evet lullaby dinleyerek başladım, orada otobüslerin tekeri, yataktan zıplayan maymunlar, çiçeklerin yaprakları falan filan derken temeli bir çocuk gibi attım ki sanki Amerika'da doğmuş 0'dan dil öğrenen birisi gibi öğrenebileyim. Ardından hiç Türkçe karıştırmadan yani o "ana dili Türkçe olup İngilizce öğretmeye çalışan insanları" dinlemeden direk İngilizce diliyle İngilizce öğreten kanalları takip ettim. Bu arada size bir tüyo vermek isterim İngilizcede okuyup anlamaktan ziyade dil hareketlerini öğrenmek de çok mühimdir. Eğer translate veya dictionary.com gibi sitelerde kelime araştırması yaparsanız orada alfa beta teta benzeri simgeler görürsünüz, bunlar dilin nasıl yuvarlanacağını belirten simgelerdir, örneğin TH sesi için dil nasıl olmalı, SH sesi için ağız nasıl hareket etmeli gibi. Bu yüzden müzisyenler dil öğrenirken daha kolay aşamalar atlatırlar çünkü dilden başlar onlar. Aynı zamanda İngilizcede aynı okunuşa sahip farklı anlamlı kelimeler de var da onlar biraz detay. İngilizce büyük bir deryadır, hiçbir zaman ana dilimiz gibi konuşamayız diye düşünüyorum oralarda birkaç sene yaşamadan.

    Size tavsiyem hem ninni falan dinleyin, yada çizgi film izleyin örneğin sünger bob falan izleyin ama İngilizce olarak, aynı anda da cümle nasıl oluşturulur onu araştırın, ama cümle kurmak kolaydır İngilizcede onu kafanıza çok takmayın, he she it başta, fiil ortada, obje sonda vs.vs çok karmaşık değil. Cümle kurmak HTML ise kelime haznesi PHPveCSS bir arada demek yeridir. Bol bol yeni kelimeler öğrenin, bu konuda bende çalışmalar yapıyorum. Örneğin word of the day diye aratırsanız bazı siteler böyle her güne ayrı bir kelime veren botlar yapmışlar, o günün kelimesi neyse o kelimeyi tüm gün boyunca kullanarak hafızanıza kazıyabilirsiniz. Örneğin bir sitede bugünün kelimesi lucubration...

    Profesyonel seviyede bir ingilizcem yok ama bana yetiyor, çoğu kaynağı İngilizce tercih ediyorum ve öyle translate falan ihtiyacım olmadan tek tük kelime sıkıntısı çekerek anlayabiliyorum. Konuşmada problemlerim var o da çekingenlikten kaynaklanıyor, yukarıdakiler kendi analiz ve düşüncelerimden oluşan bir rehber gibi. Ama İngilizcemde 8 ya da 7. sınıftaki hocamın çok katkısı var Allah razı olsun 1 sene girdi sadece dersimize yedek öğretmen olarak ama kadın sihir gibi geldi beni boostladı gitti.
    Ek olarak zaten bu yüzden dil yurtdışında öğrenilir deniliyor ve gerçekten de öyle. Yurtdışında Türkçe kelime hazneniz daralacak ve diğer dile odaklanacaksınız. Herkesin ne dediğini anlamaya çalışacaksınız. Etrafınızda ne kadar Türkçe azalır, öğrenmek istediğiniz dil artarsa o kadar çabuk kavrarsınız. Ha bir de şu vardır, İngilizce'yi ne kadar iyi bilirseniz bilin karşınızdaki nasıl konuşursa ona o şekilde eşlik etmeye çalışırsınız. Kısacası karşınızdaki kişinin İngilizce'sinin iyi olmasına da dikkat edin yoksa o yavaş konuşuyorsa kekeliyorsa sizde aynı şekilde yavaş ve kekeleyerek konuşursunuz. Bu Türkçe için de geçerli. Karşıdakinin konuşmasına ayak uydurmaya çalışmak da deniyor buna.
  • 09-07-2018, 10:47:50
    #22
    imkan varsa yurtdışına gidip 6 ay kal
  • 09-07-2018, 11:11:41
    #23
    yani memurum şimdi öyle bir imkanım yok ama yine elimden geldiğince kendimi geliştirip ondan sonra gitmek isterim, ileride ne olacağı belli olmaz tabi.
  • 09-07-2018, 13:37:08
    #24
    hocam ingilizce öğrenmek iman şartı değil. Neden bu kadar takılıyorsunuz anlamıyorum. İngiltere'de temizlik görevlileri, evsizler bile ingilizce konuşuyor.
  • 09-07-2018, 15:43:36
    #25
    Üyeliği durduruldu
    bagwell34 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Grammar Essentials serisi ile çalışabilirsiniz. Güzel kitaptı. Zamanında çalışmıştım.Yanlış hatırlamıyorsam kitap buydu. Film izleyin diyeceğim çok basit kalacak ama gerçekten çok işe yarıyor. Alt yazıyı ingilizce takip etmeyi deneyin. Küçükken öğrenince daha kolay olduğuna inanıyorum.





    sıfır gramerle de olmaz ama önce azcık da olsa yapıları bilmek gerekir.
    Sıfır gramer ile oluyor, siz Türkçe konuşurken gramer düşünüyormusunuz?

    Yada 4-5 yaşındaki çocuk konuşurken gramer düşünüyormu?

    Zamanında Pre-İntermediate seviyesindeyken Türkiye den gelen, ben Advanced seviyesindeyim akıllı olun uleyn diyenler ingilizce sohbetlerde bir kelime konuşamıyordu...

    Adam ingilizceyi duyuyor, Türkçeye çeviriyor, Türkçe düşünüyor, İngilizceye çevirirken gramer düşünüyor, en sonunda yanıta ulaşıyordu ama söyle bir sorun var; bu arkadaşlar yanıt verene kadar biz 3 konu geçmiş oluyorduk

    Aynen bu ÅŸekilde oluyor

  • 09-07-2018, 16:45:15
    #26
    Merhaba, Duolingo uygulamasını denemediyseniz mutlaka denemenizi ve her gün kendinize belirli saatler hedefleyip çalışmanızı öneririm.
  • 09-07-2018, 17:04:08
    #27
    OguzTML adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, Duolingo uygulamasını denemediyseniz mutlaka denemenizi ve her gün kendinize belirli saatler hedefleyip çalışmanızı öneririm.
    hocam o kelime öğretiyordu hatırladığım kadarıyla da, pek sevemedim onu. sizin durum nedir, çok etkili oluyor mu?