• 02-07-2018, 16:17:14
    #19
    toruc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İdam gelmemeli kesinlikle. Çünkü idam gelirse birçok suçsuz insan da nasibini alacak. Örnek veriyorum. ergenekon ve balyoz operasyonların da masum askerlerimize terörist yaftası yapıştırıp içeri atanlar eğer ki o zamanın şartların da idam olsaydı büyük olasılıkla asılacaklardı. Çünkü devleti yıkmaya çalışacakları için bir nevi terörist konumun da olacaklardı. Ama eğerki sadece çocuk tecavüzcüleri için gelecekce idam olabilir.
    Aynı fikirdeyim idam yasasının suistimal edilebileceğini düşünüyorum ama o maksatla açmadım konuyu, siyasete girer, o da yasak diye biliyorum.

    Bu arada kimyasal hadım uygulanan bazı zanlıların yine farklı yollarla aynı suçu işledikleri görülmüş. Testosteronu da düşürsen cinsel uzvu da işlevsiz hale getirsen çözüm olmuyor çünkü olay beyinde bitiyor.

    Hayatta en nefret ettiğim şey masumiyetin kirletilmesi. Kendinden güçsüz birine zarar vermek kadar alçakça bir olay yok. Bu çocuk olur, down sendromlu biri olur, hayvan olur. Bu bir psikolojik bozukluk değilse insan bilinçli olarak bunu nasıl yapabilir aklım almıyor.
  • 02-07-2018, 16:17:18
    #20
    konu bence amacından sapmış. bu yazdıklarınızdan başınıza iş alırsınız gençler.
    yukarıda işkenceye varan örnekler verilmiş. yapmayın etmeyin. ne ara bu kadar merhametsiz olduk.
    tüm yorumlar kafasına göre. kimse hukuki vicdani bakmamış olaya.
    lütfen biraz sağduyu
  • 02-07-2018, 16:31:08
    #21
    Bu memlekette 50 yıl kimse yatmaz. İlla ki bir af vurur. Sağdan soldan bugüne kadar herkesin sarıldığı iplerden biri olmuştur af. Milletin vicdanını kanatan, kişlere karşı işlenen suçlar, o kişilere ve ailelerine sorulmadan affedilmiştir hep.
  • 02-07-2018, 16:54:17
    #22
    Bence 3 islemden geciriceksin
    1. piskolojik olarak cökertmek - bu isin uzmanligini yapmis kisiler bi odada öncelikle piskolojisini cökerterek hakaret etmekten beter edicekler
    2. fiziksel olarak cökertmek - erkek onurunu assagilayacak sekilde fiziksel bir islemden gecicek siz anlarsiniz
    3. en son da idam edilecek

    özellikle kücük cocuklara tecavüz üstüne öldürüp ölüsüne de eziyet ettiyse son olayda ki gibi bu bence en güzel ceza . Göstericeksin televizyonda haberlerde insanlar konussun icinde bu tür sapiklik olan korkudan cesaret edemesin.
  • 02-07-2018, 18:39:49
    #23
    İdamın yeterince acı çektirmeyeceğini düşünüyorsanız aşağıdaki radyo tiyatrosuna bakabilirisiniz.

    https://www.youtube.com/watch?v=z3c_vz5Y4OI
  • 02-07-2018, 20:29:44
    #24
    bencede tek kişilik hücre ve hergün aynı saatte belirli işkenceler yapılmalı.işkence göreceği saati beklemeli.
  • 02-07-2018, 20:50:31
    #25
    Platin üye
    meowth adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bencede tek kişilik hücre ve hergün aynı saatte belirli işkenceler yapılmalı.işkence göreceği saati beklemeli.
    Katılıyorum ama bence saati bilinmemeli. Her an gelicekler diye korkarak yaşamak daha kötü bence.
  • 02-07-2018, 20:58:11
    #26
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    İdam her zaman caydırıcı cezadır..
  • 02-07-2018, 21:28:12
    #27
    Tam35 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir insana verilebilecek en ağır ceza hangisidir? Malum gündemde tartışılan bir konu ama ben işin felsefik boyutundayım. Gelip gelmemesini, ahlaki boyutunu, gereğini sormuyorum. Bu iki yöntemden birini seçme şansı verilse size, hangisini tercih ederdiniz?

    Hepi topu 70 yıl civarı yaşayacağınız ömrünüzü tek bir odada, insandan ve hayattan uzak, kısaca yaşamadan geçirmek mi isterdiniz?

    Yoksa nefes almaya devam etmeyi tercih mi ederdiniz?

    Benim fikrim; tartışmaya açık bir konu değil. Bir insanın umutlarını, sevinçlerini, hayallerini elinden almak kadar büyük bir ceza yok. Ve onu yaşamadan ölmesini beklemeye mahkum etmek.

    Ölüm bir kurtuluştur zannımca. Ve çok da zor olmayan, en ağır ölüm şeklini yaşasan bile maksimum 48 saat sonunda sona erecek, finalinde vücudun gerekli hormonları salgılayarak seni rahata erdirdiği. Çok da kolaydır yani.

    Altını çizeyim olayın idari boyutunu sormuyorum o farklı bir tartışma konusu. Sizce ''sosyal izolasyon'' diğer seçenekten çok daha ağır değil mi? Bana öyle geliyor bilmiyorum fikriniz nedir.
    Ben tek kişilik hücrede kalmayı tercih ederdim.
    Çünkü dünya sürekli değişir. 50 sene tek kişilik hücre dersiniz af çıkar 15 sene sonra dışarı çıkabilirsiniz.
    Biraz terapi ile sosyal hayata tekrar karışabilirsiniz.
    Hele bizim gibi ülkelerde af çıkar.
    Türkiye'de çıkan genel aflar...
    1923-1933-1941-1951-1960-1966-1974-2000
    Son seçimde Bahçeli af çıkışı yaptı...
    Türkiye'de sıkışan siyasetçiler mahkum ve mahkum yakınlarının oylarına göz diker.
    Her 10 senede bir imar affı, vergi affı hatta genel af çıkar.
    Yani 50 sene tek hücre hapsinde şansınız vardır. Jenerasyonlar değişir.
    10 sene 20 sene 30 sene gibi süreler bile çok uzundur.
    Siyasi akımlar değişir. Savaşlar olur, felaketler olur, devrimler olur...

    Ama ölümün geri dönüşü yoktur.
    Ölüm cezasının geri dönüşü yoktur.
    Acı çekip beklemeyi ölüme tercih ederseniz idamı isteyebilirsiniz.
    Sosyal izolasyon en ağır işkencelerden biridir.
    Zaman fikir duygu yok olur, psikolojik olarak yavaş yavaş delirirsiniz.
    Uyaran eksikliği bir insana yapılabilecek en ağır işkencedir...
    Ama hayat varsa her zaman umut vardır...
    Hayat bittiğinde tüm umutlar biter...

    Yanıtlara bakınca nasıl sadist bir nesil yetişmiş anlamak mümkün değil.
    Türkiye'de haksız yere hapis yatıp pardon diyerek salıverilen onlarca insan var.
    Bu ülkenin genelkurmay başkanı dahil komutanları kumpasla içeri atılmış.
    Senin polisine yargına teröristler sıza bilmiş ve bu sızan adamları temizlemeye çalışırken yenilerinin sızmaması için hiç bir önlem alınmamış.
    Sen nasıl bu devlete güvenirsin de işkence gibi ya da idam gib bir cezayı normal görebilirsin?
    100 tane idam edilen ya da işkence edilen mahkumdan 1 tanesi suçsuzsa bu adamın hesabını verebilecek misin?
    Ya da şöyle sorayım hanginiz 99 gerçekten suçlu mahkumun işkenceye uğraması uğruna haksız yere hapse atılıp işkence görmeye razıdır.
    Yani 99 çocuk tec@vüzcüsünün ömrü boyunca işkence görmesi için kendini feda edip ömrün boyunca işkence görmeye razı olur musun?
    Ya da kardeşinin, babanın suçsuz yere işkence görmesine veya idam edilmesine razı olur musun arada bir hata olur diye?
    Evrensel hukuk bir masumun yanlışlıkla cezalandırılmasındansa bir suçlunun yanlışlıkla serbest kalması temeli üzerine kuruludur.
    YANİ İDAMIN VE İŞKENCENİN EVRENSEL HUKUKTA OLMAMASININ NEDENİ SUÇLULARI DEĞİL MASUMLARI KORUMAKTIR.
    Biz 10 sene hapis yatıp pardon diye salıverilen adamlaırn haberlerini okurken siz haksız yere hapse atılıp 10 sene işkence görmeye hazır mısınız?
    İşkence ve idamın evrensel hukukta yeri yoktur...