• 20-06-2018, 23:29:28
    #10
    Çok insan, çok kazanç demek değildir. Büyük olmak için üretim gerekiyor, çağa ayak uydurarak, önce kendi ülkeni düşünerek büyük olabilirsin. Tribünlere oynayarak, sadece terörü bahane ederek, faiz lobisi diye bağırarak bir şey elde edilemez.. Siyasete çekmek gibi değil de bu konu 2000 yılından itibaren çağa ayak uydurulsaydı, önceliği ve bütün ağırlığı inşaata ve yola vermeselerdi, katma değeri olan ürünlerin üretimi yapılmaya çalışılsaydı şuan durumumuz daha farklı olurdu.
  • 20-06-2018, 23:29:33
    #11
    Bu raporlar hep dış mihrakların şeysi
  • 20-06-2018, 23:29:58
    #12
    Zimbabwe'den daha zenginiz ALLAH'a şükür.
  • 20-06-2018, 23:30:05
    #13
    Sebeplerinden biri vergi sistemi yatırımcının lehine.
    büyük şirketlerinin çoğu avrupa da veri merkezi için lokasyon olarak amsterdamı seçmelerine şaşırmıyorum.
  • 20-06-2018, 23:32:19
    #14
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Üretmeliyiz. Tarım ürünleri üretmeliyiz, fabrikalar kurmalıyız, hayvancılık yapmalıyız, teknoloji üretmeliyiz....
    Devlet, üretim yapana vergi indirimi getirmelidir. Üretim yapan, kazancının %65'ini vergi verdiği için üretim yapmayı bırakıp hazırcılığa alışıyor.
  • 20-06-2018, 23:36:35
    #15
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Siyasetsiz bu konunun cevabını olur ? 1 Araba parasıyla 2 araba alıyorsun yurtdışında, en basiti burda üretilen kent sigara ırağa gidiyor ırakta bize satıyor kaçak oluyor oraya giden kent sigara 3tl iken Türkiye'de 10-12 TL arası fakat ırmaktan buraya gelince 5-7 TL arası. Neden ülke bu durumda cevabı basit tekel özelleştirildi önemli gelir kaynağı olan kurumlar satıldı. Sorsan o parayla yol yaptık ee yol yaptında araç alacak para yok, benzin alacak para yok o asfalt yolda eşeklere binip mi gideceğiz bırakın Allah aşkına ülkenin geldiği duruma bak. Bugün çok güzel bir Meral Akşener sözü duydum demiş ki "Eğer ülke iyi durumdaysa neden erken seçim yaptın, hadi erken seçim yaptın neden seni seçelim ? " bugüne kadar duyduğum en iyi cevap diyebilirim.
  • 20-06-2018, 23:43:31
    #16
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Türkiye'den yüzölçümü 18 kat, nüfus 5 kat küçük olan Hollanda, bu yıl ekonomik büyüklük olarak(GSYİH) Türkiye'yi geçti.

    17. Netherlands: 945,327$MM, 18. Turkey: 909,885 $MM.

    Ekonomi böyle giderse 1-2 seneye Arabistan'da bizi geçecek gibi görünüyor.
    19. Saudi Arabia 748,003$MM.

    Bu tabiiki her sektörü etkiliyor ama en çok biz küçük esnafları, teknolojicileri, webcileri etkiliyor. Sizce neler yapmalıyız dostlar? Konuyu siyasete çekmeden, daha farklı çözümleri tartışalım isterim. Bana sorarsanız daha büyük girişimler yapıp global çapta iş yapmak ve ülkeye döviz kazandırmak en mantıklı yol gibi duruyor.



    Kaynak: https://en.wikipedia.org/wiki/List_o...y_GDP_(nominal)
    Bu tarz konuları siyasete çekmeden tartışamazsınız. Ülkelerin en büyük sermayesi yetişmiş insan gücüdür. Özellikle bizim gibi genç nüfusa sahip bir ülke için bu çok büyük bir kozdur. Siz bu kozu doğru kullanamaz, gençlerinizi iyi eğitemezseniz o koz tümör olur ve sürekli makineleşen dünyada ölüme doğru yol alırsınız. Artık dünya başka bir yere gidiyor. Ucuz iş gücü para etmiyor. Bu durumda eğitemediğiniz, girişimcilik ruhunu aşılayamadığınız, dünyaya entegre edemediğiniz gençleri ve onların eline bakacak olan yaşlıları nasıl doyuracaksınız (Yaşlıların aldığı emekli maaşının çalışan kesim tarafından ödenmesine atıf yapıyorum burada)? Onlara hangi işi vereceksiniz? Hepsini memur mu yapacaksınız?

    Eğitim sisteminin durumu hepimizin malûmu. Yapboza döndü. Bu da yetmezmiş gibi çocukların beyinlerini saçmalıklarla ve dogmalarla dolduruyoruz. En basit örnek evrim mevzusu. Evrim gibi bilimsel bir teoriyi bile çarpıtıyor, gözümüzün önündekini inkâr ediyoruz. Biz sanıyoruz ki biz inkâr ettiğimizde bu teori çöpe gidecek. Hâlbuki o orada duruyor. Biz görmesek de dünya bu teoriden faydalanarak yeni antibiyotikler, tedavi yöntemleri, tıbbi cihazlar, tohumlar vb. ürünler üretiyor. Bir ülke düşünün ki Evrim Ağacı gibi bilimsel haberler ve çeviriler yayınlayan bir oluşum bile sırf birilerine yaranmak için kütüphanelerde engelleniyor. Bu siteye bu ülkenin kütüphanelerindeki bilgisayarlardan giriş yapılamıyor (şimdi değişti mi bilmiyorum, ben girmeye çalıştığım tarihte engelliydi). Eğer siz bilime üvey evlat muamelesi yaparsanız o da size üvey ebeveyn muamelesi yapar. En ihtiyacınız olan zamanda huzur evine kapatıverir. Bayramlarda seyranlarda yolunu gözlersiniz. Ah vah eder dizlerinizi döversiniz.

    Gelelim can alıcı soruya. Bu ülkede eğitim kimin kontrolünde? Hükûmetin. Onların da son 16 yılda sistemi ne hale getirdiklerini biliyoruz. Ücretsiz kitap ve tablet mevzusuna hiç girmeyin! Sistemden bahsediyorum, materyallerden değil. Bakın rüşvet müşvet vb. konulara hiç girmiyorum. Sadece eğitim konusu yeterli.

    Bir otobüste yolculuk yaptığınızı varsayın. Otobüsün uçuruma gittiğini görüyorsunuz ve diğer yolculara dönüp diyorsunuz ki "Otobüs uçuruma gidiyor, buna bir çözüm bulalım fakat konuyu şoföre getirmeyelim". Sizce ne kadar mantıklı?
  • 20-06-2018, 23:48:38
    #17
    Ne kadar güzel ve vizyon sahibi bir liderimiz var ki, öldükten sonra bile milletine yol gösterici olmuş.

    Üretmeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur. Mustafa Kemal Atatürk.
  • 20-06-2018, 23:51:39
    #18
    Eğitim ve liyakat olsa gerisi çorap söküğü gibi gelir. Cehalet, yandaşlık ve torpil olduğu sürece daha kötüsü olacak