Türkiye'den yüzölçümü 18 kat, nüfus 5 kat küçük olan Hollanda, bu yıl ekonomik büyüklük olarak(GSYİH) Türkiye'yi geçti.
17. Netherlands: 945,327$MM, 18. Turkey: 909,885 $MM.
Ekonomi böyle giderse 1-2 seneye Arabistan'da bizi geçecek gibi görünüyor.
19. Saudi Arabia 748,003$MM.
Bu tabiiki her sektörü etkiliyor ama en çok biz küçük esnafları, teknolojicileri, webcileri etkiliyor. Sizce neler yapmalıyız dostlar? Konuyu siyasete çekmeden, daha farklı çözümleri tartışalım isterim. Bana sorarsanız daha büyük girişimler yapıp global çapta iş yapmak ve ülkeye döviz kazandırmak en mantıklı yol gibi duruyor.
Kaynak:
https://en.wikipedia.org/wiki/List_o...y_GDP_(nominal)
Bu tarz konuları siyasete çekmeden tartışamazsınız. Ülkelerin en büyük sermayesi yetişmiş insan gücüdür. Özellikle bizim gibi genç nüfusa sahip bir ülke için bu çok büyük bir kozdur. Siz bu kozu doğru kullanamaz, gençlerinizi iyi eğitemezseniz o koz tümör olur ve sürekli makineleşen dünyada ölüme doğru yol alırsınız. Artık dünya başka bir yere gidiyor. Ucuz iş gücü para etmiyor. Bu durumda eğitemediğiniz, girişimcilik ruhunu aşılayamadığınız, dünyaya entegre edemediğiniz gençleri ve onların eline bakacak olan yaşlıları nasıl doyuracaksınız (Yaşlıların aldığı emekli maaşının çalışan kesim tarafından ödenmesine atıf yapıyorum burada)? Onlara hangi işi vereceksiniz? Hepsini memur mu yapacaksınız?
Eğitim sisteminin durumu hepimizin malûmu. Yapboza döndü. Bu da yetmezmiş gibi çocukların beyinlerini saçmalıklarla ve dogmalarla dolduruyoruz. En basit örnek evrim mevzusu. Evrim gibi bilimsel bir teoriyi bile çarpıtıyor, gözümüzün önündekini inkâr ediyoruz. Biz sanıyoruz ki biz inkâr ettiğimizde bu teori çöpe gidecek. Hâlbuki o orada duruyor. Biz görmesek de dünya bu teoriden faydalanarak yeni antibiyotikler, tedavi yöntemleri, tıbbi cihazlar, tohumlar vb. ürünler üretiyor. Bir ülke düşünün ki Evrim Ağacı gibi bilimsel haberler ve çeviriler yayınlayan bir oluşum bile sırf birilerine yaranmak için kütüphanelerde engelleniyor. Bu siteye bu ülkenin kütüphanelerindeki bilgisayarlardan giriş yapılamıyor (şimdi değişti mi bilmiyorum, ben girmeye çalıştığım tarihte engelliydi). Eğer siz bilime üvey evlat muamelesi yaparsanız o da size üvey ebeveyn muamelesi yapar. En ihtiyacınız olan zamanda huzur evine kapatıverir. Bayramlarda seyranlarda yolunu gözlersiniz. Ah vah eder dizlerinizi döversiniz.
Gelelim can alıcı soruya. Bu ülkede eğitim kimin kontrolünde? Hükûmetin. Onların da son 16 yılda sistemi ne hale getirdiklerini biliyoruz. Ücretsiz kitap ve tablet mevzusuna hiç girmeyin! Sistemden bahsediyorum, materyallerden değil. Bakın rüşvet müşvet vb. konulara hiç girmiyorum. Sadece eğitim konusu yeterli.
Bir otobüste yolculuk yaptığınızı varsayın. Otobüsün uçuruma gittiğini görüyorsunuz ve diğer yolculara dönüp diyorsunuz ki "Otobüs uçuruma gidiyor, buna bir çözüm bulalım fakat konuyu şoföre getirmeyelim". Sizce ne kadar mantıklı?