• 18-06-2018, 15:55:51
    #1
    Whatsapp'dan gelmiş, hoşuma gitti, neredeyse tamamı bizim dönemi anlatıyordu... Paylaşmak istedim.

    __________________________________________________ ________

    Ne değişti de böyle olduk!

    Bizim çocukluğumuzda annelerimiz çalışmazdı. Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım. Hatta Babamın bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi. Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki. . .

    En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani. Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık. Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.Servis falan yoktu. Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık. Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.

    Mahallemizdeki teyzeler Annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik. Ya da pencereden bize bir sürahi bir bardak uzatırlar, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik. Kısacacı evine gidip gelen elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye, bazen bir meyve olurdu.

    Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır cantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi. Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırırlardı bizi... Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

    Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık. Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik ekmek çiğner basarlardı kansyan alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik. Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim çok. Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki. Komşumu tanımıyorum ama evinin camında,temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum. Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.

    Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece; bilmem kaç kuruş... hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.

    Yüksek katlı binalarda evlerimiz var, içinde yaşayan yok. Parklarımız var, içinde oynayan çocuk yok. Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks gökdelen binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar... Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.Tahta iskemlelerimizde oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu. Ben kapılarında ' vale ' lerin, ' bady ' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.

    Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana. Benim değildir bu kültür. Ne ruhuma, ne dinime, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder. Nedir bunlar? Reklamlarla, tv programları ile desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk. Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk. İyi de neden böyle olduk ? Biz mi istemiştik? Yoksa birileri mi böyle istedi? Hayır, hayır bizi biz olmaktan çıkardılar. Başka bir şey olduk. Evet sadece insan görünümlü yığınlar olduk. Velhasıl kaybolduk.
  • 18-06-2018, 16:05:28
    #2
    büyüklerimiz boşuna demiyor bunlar şeytan icadı diye anlamayana boş laf gibi gelir
    • androidoyuncusu
    • NobranSeo
    androidoyuncusu ve NobranSeo bunu beğendi.
    2 kişi bunu beğendi.
  • 18-06-2018, 16:12:01
    #3
    Şu ilk söylenene katılamayacağım. Ne yani kadınlar evde olacak adam dışarda çalışacak diye bir şart mı var, kadınlarda çalışıp ayaklarının üstünde durmalı. Sonra bir kocaya mahkum hayat sürüyorlar
  • 18-06-2018, 16:16:50
    #4
    Geçen gün bir öğretmenimle denk geldik. Sizin gözünüzü seveyim adam edebildiğimiz son çocuklarsınız dedi olayı anlamadım. Eve dönerken bir kaç çocuğun konuşmasına şahit oldum kimin anası kimin kucağında belli değil. Biz öyle değildik 5 yaşındaki bir çocuğun diğer çocuğun annesine ettiği küfrün kafamdan hesabını yaptım. Anneleri de uzaktan bunları izliyor dedikoduya dalmış kimse de demiyor ki o nasıl laf ? 20 yıl sonra bu ülke ne halde olacak. Biz son nesiliz ve halen bize yatırım yapılmıyor önümüzü açmıyorlar. İleride daha zor duruma düşecekler. Öğretmenimi o zaman anladım.
  • 18-06-2018, 16:17:57
    #5
    birbirimize karşı haya,edep,sevgi duygusu vardı, galiba onlarda azalınca bunlar başımıza geldi
  • 18-06-2018, 16:27:21
    #6
    Her kuşak kendi çocukluğunu idealize eder.
    20-30 sene sonra. Nerede o eski zamanlar, evde play station oynardık, tabletlerimiz vardı diye böyle döktürecek bugünün çocukları...
    Bu yazıda yazılanların hepsini yaptım. )))
    Ama sokaklar daha güvenli değildi. Yine çocuklar kaçırılıyordu. Yine kadınlara tecavüz ediliyordu. Yine sokak köpeklerinin kedilerin kuyrukları kesiliyordu. Sadece iletişim olanakları kısıtlıydı, sadece küçük bir bölge duyuyordu olanları... Bilmeyince her yer güvenli sanıyorduk. Tıpkı bugün yüzlerce km uzaklıktaki şiddet olaylarını okuyup her yer böyle zannedenler gibi.
    Sokaklar ruhsuzmuş şimdi... )) Değişime ayak uyduramayanların, kuşak çatışması yaşayanların sözleri bunlar.
    Gençlik çok bozuldu, bizim zamanımız çok harikaydı, nerede o eski bayramlar ))))
    Bu 3 klişe değişim nedir anlamayan ve değişime ayak uyduramayanların sözleridir...
  • 18-06-2018, 17:02:25
    #7
    Kültürel değişime ayak uydurmak zorunda hissetmiyorum kendimi, kusura bakmayın. Geçmişine özlem duymak bugünün dünden iyi olmadığının en güzel göstergesi. Bazen durum kişi özelinde olur, bazen toplumsal. Yazıda bir mesaj verilmek isteniyor, benim hoşuma giden oydu. Bu mesajı vermek isterken kullanılan pasajların da çoğunda ben vardım, bu da bana tesir etti. Yoksa, sokaklar daha güvenli miydi, tecavüz vardı da sadece iletişim şartları mı gelişti orası görecelidir, tartışılır anlamsız olur. Burada istatistik çıkartacak değiliz.

    Bir gerçek var, her gelen nesil arkada kendisinden daha temiz bir geçmiş bırakıyor. Bu da gökten zembille inmiyor, hata neslin kendisinde. Dünkü -bugün tebessümle baktığımız- şartlar değiştiyse onu koruyamayanlar bizleriz demektir. Suçlanacak olan çocuklar değil. Ama bu, gerçeği de değiştirmiyor.
  • 18-06-2018, 21:20:02
    #8
    Flexible adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şu ilk söylenene katılamayacağım. Ne yani kadınlar evde olacak adam dışarda çalışacak diye bir şart mı var, kadınlarda çalışıp ayaklarının üstünde durmalı. Sonra bir kocaya mahkum hayat sürüyorlar
    Hocam arkadaşın demek istediği eskiden annelerle büyürdü çocuklar hani şimdi iş hayatı oldu kadınlar çalışıyor elbette çalışsın geçim derdi zor artık anne yüzü göremeyen evlatlar var o anladam demiş çünkü eve geliyosun annede babada işte akşam geliyolar 1 2 saat ne görürsen evdekileri görüyosun işte. Aynı evdeyiz babamla 2 günde bir görüşüyoruz vardiya uymazsa adamın sen hesap et
  • 18-06-2018, 22:49:16
    #9
    Bugün sahip oldugumuz imkanlarda gecmisten gelen ciddi tecrubeler ve dogrular sayesinde fakat bugun sahip oldugumuz kusurlarda gecmisten gelen yanlislarimiz sayesinde.

    Yazdiklarinizin guzel yanlari oldugu kadar yanlis yanlari da var. Geleneklerimizin en basit geleneklerimizin bile yer yer yanlis uzucu anlamlardaki temaslarini dusununce ne gecmise ozlem duyalim ne de kufredelim.

    Yanlislarimiza artilarimiza eksilerimize bakip cozum bulmaya calisalim.



    GodLessTurtLe adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam arkadaşın demek istediği eskiden annelerle büyürdü çocuklar hani şimdi iş hayatı oldu kadınlar çalışıyor elbette çalışsın geçim derdi zor artık anne yüzü göremeyen evlatlar var o anladam demiş çünkü eve geliyosun annede babada işte akşam geliyolar 1 2 saat ne görürsen evdekileri görüyosun işte. Aynı evdeyiz babamla 2 günde bir görüşüyoruz vardiya uymazsa adamın sen hesap et
    Benzer bir hayat tarzina sahip olan biri olarak bunun nedeni profesyonel yasama adapte olamamak ne yazik ki.

    Ulkemizde herkes 1 is konusunda tam, yan 1 konuda yarim uzmanlik elde edeyim sadece bunlari bileyim bunlar disinda her hizmeti para ile profesyonel temin edeyim kulturu cok az.

    Musluk bozulur, tamirci cagrilmaz.
    Temizlik gerekir temizlikci cagrilmaz.
    Gezmek istenir rehber cagrilmaz.
    Ev dosenmek istenir uzman cagrilmaz.