Benim kafamı bu konularda karıştıran tek şey sümer tabletleri. Nasıl hesapladıklarını bilmiyorum. Araştırdım fakat bulamadım. Niburuya biraz inanıyordum onu da sağolsun Nasa da çalışan bir bilim adamı olsaydı kesinlikle görür bilirdik daha uzaklara hükmediyoruz gibi net bir açıklama yaptı. Planet X ya da Niburu yok korkmayın dedi. Ama sürekli bildiğimiz kadarıyla bilmediklerimizi yok sayıyoruz. Yani Eski Çağda bir bilim adamına telefondan internetten bilgisayardan bahsetsen bildiği kadarıyla bunların hayal ürünü olduğunu böyle şeylerin mümkün olmayacağını söylerdi heralde. Çünkü bilmiyor net.
Bakalım neler olucak. Yaşamımız hayatımız yeterse evrenin sırrının çözüldüğünü görmek isterim. Yaratıcıya inanıyorum. Daha çok islama inanıyorum. Ama okuduğum gördüğüm islama değil kendi içimde sevdiğim büyüttüğüm islama. Çünkü evrene filan baktığımızda uçsuz bucaksız bir ____ (en büyük ağırlık birimi) şey mevcut. Ve bildiğim kadarıyla Albert Einstein da bu kadar şeyin öylesine kendiliğinden olamayacağını düşünüp bir tanrıya inanarak ölmüştür.
Bende şahsen Yani en uç noktada bile artık birinin bilgisayarında yarattığı karakterlermiyiz. Başkasının vücudunda yaşayan hücrelermiyiz bilemem Tanrıyı bilemem ama yok olmayacakmışız gibi geliyor. Bence Bir Tanrı var ve o mükemmel bir mühendis. Biz onun mühendisliğini anlamaya çalışıyoruz. Wasp 12B beni en çok büyüleyen şeylerden biri mesela. Kendi kendine niye olsun abi. Kendi kendine bişey olur mu ya ? Ha Tanrı kendi kendine mi olmuş sorusu kendisiyle çelişiyor zaten. Tanrı'nın zaman kavramı yok. Geçmişten ve gelecekten bağımsız. Bir Tanrı'ya da bu yakışır zaten gayet mantıklı. Yani bilemiyorum.
Bir yandan da sonsuza dek var olmak acı geliyor. Olum sonsuza dek yaşamak var olmak ne demek ya. Hiç düşündünüz mü ? Sürekli varız. Sürekli gözlerimiz açılıyor. Millet 30-40 yaşında dayanamayıp intihar ederken biz sonsuzluğa nasıl katlanacağız ? Buradada Tanrı zihnimizi rahatlatacak bişeyler planlamıştır diye düşünüyorum.
Ayrıca takip ettiğim çoğu Psikoloji alanındaki uzmanlar inanmanın daha sağlıklı olduğunu dile getiriyor. Ve bir psikologda adını hatırlamıyorum ama derin var oluş amacına daldıktan sonra bir sürü deney yapmış ve bilincin beyni yönettiğini kendince ispatlamış. Yani beynimizle var olmuyoruz. Bilincimizle var oluyoruz. Ruh denilebilir buna heralde. Yani beynimiz bizi yönetmiyorsa Bilinci algılayan beyin değilse. Beyin ölümünün gerçekleşmesininde hiçbir önemi yok. Einstein mesela demişki kara deliklerin var olması herşeye aykırı olamaz demiş. Aklı almamış anlıyor musunuz ? Ama galaksimizin tam ortasında küçük bir kara delik var. Bunu ispatladılar araştırabilirsiniz. Herşey oraya doğru çok yavaş şekilde çekiliyor.
Bu ruhlar cinler perilerde bence sadece şekil isim değiştiriyolar. Ne olduklarını bilmiyorum hiç şahit olmadım ama tarihte periydi, anunakiydi bilmem neydi. Şimdi Cin melek vs. Bu mevzular çok derin ya fazla girmemek lazım. Zaten hep egomuz yüzünden. Yok olmaktan korkuyoruz o yüzden. Aslında insan yaşarken yok olmayı düşünmese yok olmanın kötü bir tarafı yok. Yok olmak iyi yada kötü değildir. Sadece yoktur. Biz var olan bir beyinle bunu algılamaya çalıştığımız için algılayamıyoruz ve hep ürperiyoruz.
Bu konuları benim için hiç bir şey farketmez diyip kapatmak lazım. Hayatına bakmak sonra. Masallar hep devam eder. Sende denk gelirsen inan ya da inanma. Ama kurcalama bence. Ne gerek var. Bizi sonsuz düşüncelere yöneltiyor. Bizim asıl düşünmemiz gereken şeyler Rothscield Hanedanı Rockfeller hanedanı. Adamlar dolar basıp Amerikaya faizle borç olarak veriyor. Adamların kendi parasını basıp faizli borç olarak veriyorlar. John Perkins'in itirafları. Jackals bunlar yani. Bunları düşünsek daha iyi. Bide Nasa'yı takip etcez işte. Bakalım daha neler bulcaklar.
Konuştukça konuşasım geliyor. Şu soruyu cevaplasanıza ya. Eğer insan beynini bilgisayara aktarmayı başarırlarsa ölümsüz bir zihini istermisiniz ? Bilgisayara aktarıcaklar ve olağanüstü oyunlarda yaşamlarda istediğiniz yerde olacaksınız. Ve asla ölmeyeceksiniz sonuç olarak. Bilmiyorum ben çok kararsız kalırdım. Sonsuz bir hayat korkunç. Neyse. Amma yazdım hahahaha
Keşke hiç araştırmaya başlamasaydım. Keşke mutlu bir aile kurup röportaj yapan bir kıza laiklik elden gidiyeah diyen bir adam olsaydım. Ne güzel Allah'tan emin. Erdoğandan emin. Korkacak bişeyi yok. Yok olursa bunu idrak edemeyecek zaten. Cahil adam her halükarda karlı çıkıyor abi. Ne diyelim.
Yazınızın tamamını büyük bir keyifle okudum. Öncelikle zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.
İlk olarak Sümer Tabletleri konusunda siz katılamayacağımı söyleyeceğim çünkü bahsettiğiniz eğer düşündüğüm tabletlerse, bu tabletleri hiçbir bilimsel makalede bulamadım. Sadece Türkiye'de bir tane blog sitesi paylaşmış ve bu blog sitesinden alıp dağıtmışlar. Yani bilginin kaynağı Türkiye'den çıkmış. Bu konuda hiçbir örneği ne yerli, ne de yabancı kaynaklarda bulamadım. Özellikle tarihçiler incelemiştir diye üniversitelerin yayınladıkları dökümanlara göz atmak istedim fakat bu konuda tek bir bilgiye rastlayamadım. Bu konuyu doğrular nitelikte bir bilim kuruluşunun bir yayını varsa bana gönderirseniz sevinirim.
Diğer konularda neredeyse hepimiz aynı konudaki şeyleri tartışıyoruz ve son olarak bence iyi ki araştırmışsınız. Doğru kaynaklardan, doğru bilgiyi elde edene kadar araştırın. En azından bir farkınız olur. Cahil adamın bu denli rahat konuşabilmesinin ve haklı görülmesinin tek sebebi onu yönlendirenlerdir. Eğer bugün ülkemizde halkı yönlendirenler gerçekten bilim insanı olsalardı, inanın o adam o konuşmayı yapmaktan utanırdı diye düşünüyorum.
Tekrar teşekkür ederim. Saygılar, sevgiler.
Doğaüstü diye tabir edilen her şeyin bir açıklaması olduğunu düşünüyorum sadece henüz ne olduğu tespit edilmemiş. Öyle olmasaydı şuanda dünyayı geziyor olurdum

Bu tip şeylere çok ilgim var gerçek olma ihtimali bile olsa dünyanın öbür ucuna gidip araştırırdım maddi yönünü düşünmezdim.
Üzüldüğüm tek nokta: İnsan oğlunun yaşam süresinin kısa olması ve gelecek teknolojiyi göremeyecek olmamız. Teleport . Yer çekimini manupule etme ( Uçma ) .Özel enerji kaynakları ile çalışan silah yada uzay araçları, Tamamen gerçekten ayırt edilmeyecek şekilde Sanal gerçeklik. Bunlar şuanda hayal olsa'da bir gün gerçek olma ihtimalinin çok yüksek olduğunu hepiniz biliyoruz.
Yaşlanmayı yavaşlatacak bir çalışma üzerin'de yogunlaşsalar iyi olurdu
Değindiğiniz en güzel nokta; "İnsan oğlunun yaşam süresinin kısa olması ve gelecek teknolojiyi göremeyecek olmamız.". Maalesef ki ömür süresinin biraz daha uzun olmasını bende isterdim. Çünkü gerçekten bazı şeyler için ömür yetmiyor. En basitinden Hawking, adam onca araştırmayı yarıda bırakıp gitti. Zoruna gider abi adamın! Vallahi billahi ben olsam ölmek istemem. O kadar yol kat etmişken... Umarım ölümsüzlüğü bulmak yerine dediğiniz iksire yönelirler, bildiğim kadarıyla DNA yaşlanmasını geciktiren birşeyler bulmuşlardı. Tam emin değilim, daha geliştirme aşamasında.