Yazılım vs ile ilgili dediklerinize tamamen katılıyorum, kendim de aynı örneği yaşadım çünkü. Bir senede geldiğim noktaya bakıyorum da bilen birisi 1 ayda öğretebilirmiş

Ama İngilizce bence öyle değil, çünkü daha önceden de bahsettiğim gibi ben kursların doğru metodlar ile eğitim verdiklerini düşünmüyorum. Zamandan bahsetmişsiniz, çok haklısınız ama kursa gidersem, günde 2 saat ders verdiklerini baz alırsak (hafta içi ) yolda geçen süre ayrıca geç kalma ihtimaline karşı biraz erken çıkma, trafik vs. günde en az 4 saatim geçer. 1 saat de tekrar desek günlük 5 saat. Ben şu an günlük 3 saat civarında vakit ayrıyorum.ve onların bana 6 ayda katacağından çok daha fazla şey öğreneceğimi düşünüyorum. Bu arada memrise ile başladım dün, harika bir uygulama yapmışlar. Muhtemelen önümüzdeki günlerde destek amaçlı uygulamalarını satın alacağım. En güzel kısmı kendi kursunuzu oluşturabilmeniz. Eğer siz de bir uygulama yaparsanız bizim gibilerin halinden anlayan

haber veriniz lütfen.
Yani hocam sizinki de çok spesifik bir örnek olmuş. maydanoz, dere otu

şimdi baktım da parsley, dill
Kursların işe yaramamasının sebebi herşeyi kurstan bekleyen zihniyetimiz. Dil öğrenirken eğer sistemli tekrar çalışma uygulamazsanız, kurslar %20-30 verimle çalışır.
Kurstan bir ders görüdüğünüzde o grameri ve o gün öğrendiğiniz kelimeleri
1) aynı gün tekrar,
2) ertesi gün tekrar
3) bir hafta sonra tekrar
4) bir ay sonra tekrar
5) 3 ay sonra tekrar
6) 6 ay sonra tekrar
Kendinizde öğrenseniz kursa da gitseniz bu 6 tekrarı sistemli ve disiplini bir şekilde yapmazsanız unutursunuz öğrendiklerinizin akılda kalıcılığı %20 seviyesinde olur.
Dil ile ilgili olarak eğitim sisteminin yanlışlığından bahsetmişsin hocam.
Bu biraz cüretkar bir ifade. Eğitim bilimciler bu dili en efektif şekilde öğretmek için program hazırlıyorlar.
Ancak bu adamlar bu planı, öğrencinin ders dışında tekrar yapacağı, ve derse hazırlanarak geleceği prensibi üzerine kuruyorlar.
Kurslarda hata yok. Hatalı ve defolu olan bizleriz. Biz ders çalışmayı bilmiyoruz. Bir şeyler öğrenmeyi bilmiyoruz.
Bilgisayar programlama dili ile ingilizce aslında aynı şey, bir dili öğrenmek demek o dilin algoritmasına hakim olmak demek. Bir çok üst seviye programlama dili sana hazır fonksiyon kütüphaneleri, hazır sınıflar hatta frameworkler sunuyor.
İngilizce de sana hazır kalıplar, hazır kelimeler sunuyor. Eğer iletişimi bir problem olarak görürsen, amacın elindeki 500-1000 kelimeye uygun algoritmalar üreterek mesaj alış verişi yapmaktır.
Aslında programlama dili öğrenmekten farklı değil. Sadece programlama dilini bir hevesle öğrenip sürekli kullanarak (aslında sürekli tekrar ederek) hızla öğreniyorsun.
Aynı şekilde dili de sürekli kullanırsan, öğrendiklerini sürekli kullanmak zorunda kalırsan ders tekrarına bile gerek kalmaz.
Kurslar aynı dersi 10-20 kişiye aynı anda vermek üzerine programlanmış, verimli olması maliyeti düşük olması için bir konuyu bir kez anlatıyorlar.
İsterlerse sana tekrar için şans bırakmazlar, her konuyu 6 ay içinde, 6 kez işlerlerler.
Ama bu senin bu dili öğrenmek için kursta 6 kat fazla zaman geçirmen ve 6 kat fazla para ödemen anlamına gelir )))