• 04-09-2016, 18:48:54
    #1
    Öncelikle ailemin çok büyük bir payı olduğunu söyleyeyim.
    Anksiyete, OKB ve devamında depresyon hastasıydım, depresyon geçti gibi, ötekiler aynen devam ediyor.

    Ailemin payı neden var, o kısma geleyim önce, OKB, yani takıntı hastalığı bende kendimi bildim bileli var, 5 yaşındayken de vardı, 24 yaşındayım hala var. Şimdi 5 yaşındaki çocuğu OKB gibi adını bilmediği bir hastalığı edindiği için suçlayamazsınız, zaten yetiştirme tarzıyla alakalı. Ailem kara cahil değil ama öyle çok bilgili insanlar da değil. OKB gibi hastalık başladığında geçmesi öyle kolay birşey değil, antidepresanlar sonuç vermiyor vsvs. Kafanda halletmelisin gibi boş çözüm önerileri de dediğim gibi boş öneriler sadece, kafada çözülen birşey olsa zaten millet psikiyatr bağımlısı olmazdı.

    Hal böyleyken, bir de üstüne takıntıların yol açtığı garip aşklarla birlikte işler iyice karıştı. Lisede birisine aşık oldum, takıntılı şekilde 10 sene falan sürdü resmen. Şimdi yine aynı dertten muzdaribim. Resmen OKB hayatımın içine ediyor.

    Böyle olunca duygusal olarak çok kötü durumda birisiyim. Kız arkadaş konularında da bahtım olmadı hiç. İşin garibi lisede aşık olduğum kişi de bana karşı boş değildi sanırım, eminim gibi, ama sosyoekonomik farklar aramızı açtı diyeyim. Bu da üzücü bir durum.

    Şuansa yine aynı vakada, aynı şekilde karşıdaki kişi çok iyi davranıyor bana.

    Duygusal olarak böyle bir haldeyim yani, hayatımı batırmış gibi hissediyorum, arkadaşlarım evlenmeye başladı, bense hala tek takılıyorum ki başarı konusunda da kötüyüm planıma göre.

    Plan hariç konuşursak başarı konusunda iyi diyebilirim kendimi okul adına en azından, ama benim yaşımdayken Mark'ın Facebook'u varmış, o yüzden de ezik gibi hissediyorum. Çünkü zeka için konuşursak benden daha zeki olduğunu düşünmüyorum. Çoğu zaman karşımdaki kişilerin benden daha az zeki olduğunu hissedebiliyorum.
    Hatta matematik-mantık problemleri konusunda karşımdakilerle tartışırken ağırlığını hissediyorum beynimin (maşallah ), ama işte fazla zekadan mıdır bilmiyorum takıntılar mahvediyor herşeyi. Ama hedefime odaklanmam lazım, hele ki şuan üniversite son sınıfta olduğum için çok çok önemli, geleceğimi belirleyecek resmen.


    Eski çalışma düzenime dönecek olursak lisedeki aşık olduğum kişi beni üniversite sınavında geçecek gibiydi, öyle hayvani hırslandım ki bildiğiniz sayısal üniversite sınavında fulle çok yakın birşey yaptım. Ondan sonra onu geçip rahatladım, ama hiçbirşey değişmedi, sosyoekonomik olarak onun ailesi daha öndeydi, hayatı harika devam etti. Bense 1000 kişi geçmenin avuntusuyla avundum.

    Şimdiyse yine bir kişiye aynı şekilde aşık olduğumu hissediyorum, bu kişi de bana çok iyi davranıyor, ailesinin durumu da yine iyi, hatta boy ve tip olarak bile birbirine çok yakın iki kişi. Anlayamıyorum hiç mi ders çıkarmıyorum. Dediğim gibi üniversite sınavı zeka ölçer ölçmez görüşü kişiye göre değişir ama fulle yakın yaptığım için kendimi zeki saysam kimse de birşey demez herhalde, amma velakin gördüğünüz gibi hatalarımdan ders çıkaramıyorum. Zeka var ama akıllı değilim, bu yüzden de ileride patronların pışpışlayıp başını okşadığı ayın çalışanı olacağım gibi geliyor, bu da beni üzüyor.

    Ama akıllı birisi olsaydım kendi şirketim için çalışmalara başlamam gerekirdi şimdiye.

    Öte yandan yapacağım bitirme projesi önü açık bir proje olacak, eğer hocam kabul ederse çok ciddi emek yatırmayı düşünüyorum. Ama bunu yatırmak için YGS-LYS zamandaki hırsıma ihtiyacım olacak. Ve sanırım bu hırsı karşılamak için hayatıma evrenin hediyesi de şuan aşık olduğum kişi. Muhtemelen 10 sene öncesi tekrar edicek ben yine çok mutsuz olup egomu başarıyla tatmin etme yoluna giderken, hayvani bir projeye imza atıcam bitirme konusunda gibi geliyor.

    Ama tabi hepsi tahmin bunların, buraya üye olalı çok oldu ama fazla giremiyorum, herşey çok yoğun gittiği için, amacım burada freelance işler yapmaktı ama 1 sene sonra bilgisayar mühendisi çıkıyorum 1 freelance yazılım yapamadan.

    Herneyse özetle, okuyanlar varsa teşekkür ederim. Allahtan bir mani olmazsa seneye bu konuyu hortlatmayı çok isterim, bitirme projesi ne olmuş, o kişiyle ne olmuş, ben ne olmuşum...

    İyi forumlar.
  • 04-09-2016, 18:59:09
    #2
    Bu sorunlarının çoğunun nedeni kökte yatan yetiştirme tarzıdır. Bu yüzden ne varsa ailede var.
  • 04-09-2016, 19:17:39
    #3
    Okulu bitirttikten sonra Şehir değiştirin mümkünse ülke , en iyi ilaç budur.
  • 04-09-2016, 19:33:19
    #4
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    aynen benim gibisin, hayat ve kız mevzunda ama istersen kız mevzusunda tavsiyelerim(çözüm önerisi) olabilir.
  • 04-09-2016, 19:57:56
    #5
    Gerçekten ortam değişikliğinin iyi gelebileceğini düşünüyorum. (şehir)
  • 04-09-2016, 20:39:21
    #6
    Benimde kızlardan yana yüzüm gülmedi ve ben de takıntılıyım da , hoşlandığın kıza açıl ne olacak ki ? Lise 1 de iken ve 2 sene önce birine açıldım son açıldığım erkek arkadaşım var dedi öyle yalan oldu. İlk olan da off Cihan dedi [emoji3] sonra bir kaç kız ile oldu tabi şu anda var. Ama söylemekten birşey olmaz. Söyleyememekten çok şey olur içini yersin ve yiyorsundur da. Ekonomik kısımda ise , gittiğin her kafe ya da ne bileyim lüks yerlere gitme takıl yani. Bir turizmci kız vardı , onu sadece her görüşmemizde para konusu açtığından dolayı hayatımdan silmiştim. Yok 6-7 milyar alıyorum cart Curt. Herşey para değil.. Sakin ve relax ol. John katzeinbach - şizofren okumanı öneririm. Yazını tamamen okudum..


    Sent from my iPad using Tapatalk
  • 04-09-2016, 20:55:44
    #7
    Arkadaş demiş söylemekten bir şey olmaz ama söylememekten çok şey olur diye. Aynen öyle. Takıntı derecesinde sevdim o bahsetmediği halde en sevdiği renkten eşyaya kadar, kitaplığında ki etiketlerin rengine kadar ( bunu nasıl öğrendiğimi söylemeyeceğim) her şeyini biliyordum. Hatta belirli bir düzende ayakkabı değiştirirdi onu bile biliyordum. Neyse işte deli cesareti birgün söyledim. Ama yanıtı ben seni arkadaş olarak görüyorum dedi iki gün sonra başkasıyla çıkmaya başladı. Daha sonra öyle sevmedim kafamda bitirdim o işi. Normal sevmeye başladım. Her şeyiyle psikolojik rahatsızlıkları olan bir kızı sevdim. Ya da 3 harfli sorunu her şeyine katlandım. Ama sevmediğini söyledi. Zaten yakışıklı değilim normal.
    En son biri beni sanala bulaştırdı. İstemeden kendime aşık etmeye başladım. Bak tip yok zeka belki çalışma yok. Normalde benim gibi birini sosyal ortamda ezik olarak tasvir ederler. İyi olmak, iyi niyetli düşünmek ezikliktir bizim gözümüzde çünkü. Ama sanalda tam tersine dönüyor. Benden 3 yas küçük olsa da birini sevdim. Ama önce o beni sevdi. Sanal sonuçta ama konuştukça mutlu olduğum birini bu şekilde buldum. Tabi keske bu sene değil 1 sene sonra çıksaydı sonuçta üni sınavına gireceğim gidemiyorum yanına.
    Her neyse kendimi ifşa ettiğim yeter. Kısacası söyle abi takma kafaya söyle en azından onun ne dediğini, ne düşündüğünü bilirsin.
  • 05-09-2016, 19:18:55
    #8
    CasperPC adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu tür psikolojik sorunlar maalesef tüm dünyada olduğu kadar Türkiye'de fazlası ile aktif. Zira insanların son yıllarda her ne kadar istemiyorum, ben özenmem, ben kıskanmam, ben herkesten daha üstünüm, bana bakmayan ölsün benzeri ifadeleri her yaş grubunda rastlanıyor ve toplumun neredeyse %90 gibi bir kısmı bu sorundan etkileniyor.

    Kalan kısım deli hastanesinde keyfine bakarken insanlar artık korku içerisinde, hiçbir sorunu olmayan bile eğer zengin ve parası var ise sorunsuz ancak parası yok ise sokakta gezerken bile ''acaba bomba mı patlayacak, acaba suratıma kezzap mı atacaklar, acaba çocuğuma tecavüz ederlermi, çocuğumu yalnız nasıl bırakacağım'' gibi binlerce milyonlarca soruyu kafasında bir kaç saat içerisinde her gün rutin olarak düşünüyor bu da ne yapıyor takıntıya sebep oluyor.

    İşte tamda bu konuda siz en iyisi ailenizi hiç takmamazlık yapmayın ama çok da takmayın, merhaba merhaba gibi olun yani. Zira Türkiye'de zeki, akıllı, kendisini bilmiş, çocuğunu düşünen kaç bin tane aile var ki? Atayım sokağa ne olursa olsun derdinde bir çok aile.
    Hocam aile atayım çocuğu sokağa derdinde değil yalnız yanlış anlamışsınız. Şuan bile kaç yaşıma geldim hergün kaç defa arıyorlar. Bir yere gidicem diyorum, aman geç dönme şöyle şöyle olur vsvs. diyerek zaten takıntıya sebep oluyorlar.
    Biraz rahat bıraksalar böyle olmazdım.