Anksiyete, OKB ve devamında depresyon hastasıydım, depresyon geçti gibi, ötekiler aynen devam ediyor.
Ailemin payı neden var, o kısma geleyim önce, OKB, yani takıntı hastalığı bende kendimi bildim bileli var, 5 yaşındayken de vardı, 24 yaşındayım hala var. Şimdi 5 yaşındaki çocuğu OKB gibi adını bilmediği bir hastalığı edindiği için suçlayamazsınız, zaten yetiştirme tarzıyla alakalı. Ailem kara cahil değil ama öyle çok bilgili insanlar da değil. OKB gibi hastalık başladığında geçmesi öyle kolay birşey değil, antidepresanlar sonuç vermiyor vsvs. Kafanda halletmelisin gibi boş çözüm önerileri de dediğim gibi boş öneriler sadece, kafada çözülen birşey olsa zaten millet psikiyatr bağımlısı olmazdı.
Hal böyleyken, bir de üstüne takıntıların yol açtığı garip aşklarla birlikte işler iyice karıştı. Lisede birisine aşık oldum, takıntılı şekilde 10 sene falan sürdü resmen. Şimdi yine aynı dertten muzdaribim. Resmen OKB hayatımın içine ediyor.
Böyle olunca duygusal olarak çok kötü durumda birisiyim. Kız arkadaş konularında da bahtım olmadı hiç. İşin garibi lisede aşık olduğum kişi de bana karşı boş değildi sanırım, eminim gibi, ama sosyoekonomik farklar aramızı açtı diyeyim. Bu da üzücü bir durum.
Şuansa yine aynı vakada, aynı şekilde karşıdaki kişi çok iyi davranıyor bana.
Duygusal olarak böyle bir haldeyim yani, hayatımı batırmış gibi hissediyorum, arkadaşlarım evlenmeye başladı, bense hala tek takılıyorum ki başarı konusunda da kötüyüm planıma göre.
Plan hariç konuşursak başarı konusunda iyi diyebilirim kendimi okul adına en azından, ama benim yaşımdayken Mark'ın Facebook'u varmış, o yüzden de ezik gibi hissediyorum. Çünkü zeka için konuşursak benden daha zeki olduğunu düşünmüyorum. Çoğu zaman karşımdaki kişilerin benden daha az zeki olduğunu hissedebiliyorum.
Hatta matematik-mantık problemleri konusunda karşımdakilerle tartışırken ağırlığını hissediyorum beynimin (maşallah
), ama işte fazla zekadan mıdır bilmiyorum takıntılar mahvediyor herşeyi. Ama hedefime odaklanmam lazım, hele ki şuan üniversite son sınıfta olduğum için çok çok önemli, geleceğimi belirleyecek resmen.Eski çalışma düzenime dönecek olursak lisedeki aşık olduğum kişi beni üniversite sınavında geçecek gibiydi, öyle hayvani hırslandım ki bildiğiniz sayısal üniversite sınavında fulle çok yakın birşey yaptım. Ondan sonra onu geçip rahatladım, ama hiçbirşey değişmedi, sosyoekonomik olarak onun ailesi daha öndeydi, hayatı harika devam etti. Bense 1000 kişi geçmenin avuntusuyla avundum.

Şimdiyse yine bir kişiye aynı şekilde aşık olduğumu hissediyorum, bu kişi de bana çok iyi davranıyor, ailesinin durumu da yine iyi, hatta boy ve tip olarak bile birbirine çok yakın iki kişi. Anlayamıyorum hiç mi ders çıkarmıyorum. Dediğim gibi üniversite sınavı zeka ölçer ölçmez görüşü kişiye göre değişir ama fulle yakın yaptığım için kendimi zeki saysam kimse de birşey demez herhalde, amma velakin gördüğünüz gibi hatalarımdan ders çıkaramıyorum. Zeka var ama akıllı değilim, bu yüzden de ileride patronların pışpışlayıp başını okşadığı ayın çalışanı olacağım gibi geliyor, bu da beni üzüyor.
Ama akıllı birisi olsaydım kendi şirketim için çalışmalara başlamam gerekirdi şimdiye.
Öte yandan yapacağım bitirme projesi önü açık bir proje olacak, eğer hocam kabul ederse çok ciddi emek yatırmayı düşünüyorum. Ama bunu yatırmak için YGS-LYS zamandaki hırsıma ihtiyacım olacak. Ve sanırım bu hırsı karşılamak için hayatıma evrenin hediyesi de şuan aşık olduğum kişi. Muhtemelen 10 sene öncesi tekrar edicek ben yine çok mutsuz olup egomu başarıyla tatmin etme yoluna giderken, hayvani bir projeye imza atıcam bitirme konusunda gibi geliyor.
Ama tabi hepsi tahmin bunların, buraya üye olalı çok oldu ama fazla giremiyorum, herşey çok yoğun gittiği için, amacım burada freelance işler yapmaktı ama 1 sene sonra bilgisayar mühendisi çıkıyorum 1 freelance yazılım yapamadan.

Herneyse özetle, okuyanlar varsa teşekkür ederim. Allahtan bir mani olmazsa seneye bu konuyu hortlatmayı çok isterim, bitirme projesi ne olmuş, o kişiyle ne olmuş, ben ne olmuşum...
İyi forumlar.