Öncellikle Can DÜNDAR'a geçmiş olsun diyoruz.
Haberi ilk duyduğumda, acaba bir oyun mu diye düşünmedim değil.
Ancak farklı görüşlerden çeşitli yorumları okuyunca işin ucu başka bir yere çıkıyor gibi geldi bana.
Öncelikle yandaş diye tabir edilen kanatta çıkan yorumlara bakalım.
1- Gündemi karıştırmak için planlanan bir oyundu diye yazmış birileri.
2- Silahlı saldırıya uğrayan Can DÜNDAR, korkak bir şekilde diğer arkadaşının yanına sığınmış demiş öbürü.
3- Kendisine silahlı saldırı yapılınca karısını bırakıp öyle kaçar mı diye yazmış öteki adam.
Aynı görüşten farklı kişilerin yazıları genelde bu 3 ana eksende toplanmış.
Eğer gerçekten Can DÜNDAR'ın hazırladığı bir oyun olsaydı bu, Dündar o şekillde kurşunlardan kaçar mıydı diye sormak istiyorum aynı ekibe?
Ayrıca eğer Can DÜNDAR kurşunlardan kaçmayıp, silahlı adamın üzerine yürüse ona saldırıp silahı elinden alarak kendini kurtarsa; aynı ekip yine senaryolardan bahsetmeyecek miydi?
"O adam gerçekten öldürmeye karar vermiş katil olsa Can DÜNDAR bu şekilde kendini savunabilir miydi?" tarzında yorumda bulunacaklardı.
Gelelim diğer meseleye. Can DÜNDAR ile eşinin arasında zaten görüntülere göre 30 - 40 metre mesafe var. Ki, eşi çok medyatik biri olmadığı için pek tanınmayan biri. İnsanın yaratılışında bir refleks vardır bilirsiniz değil mi?
Kadın, silahı görünce bir anlık refleksle adamın kolundan ittirmiş. Ki bu çok doğal ve insani bir tepkidir ve kadınların "anaç" yaratılmasından ötürü kendilerine verilmiş ilahi bir nimettir.
Sırf bu reflekse dayanarak yaptığı bir hareketten dolayı güya bu saldırının bir oyun olduğunu, kadının da bu yüzden direk adama giderek kolundan ittirdiğini söyleyen kişiler; aynı yazılarında Dündar'ın 30-40 metre öteden kaçmasıyla dalga geçiyorlar.
Peki oyunsa, Can DÜNDAR'ın da koşup kaçmaması gerekmez miydi?
Gelelim en kritik ve can alıcı soruya...
Değil Türkiye'nin, dünyanın bile yakından izlediği bir dava için hem de bir Adliye Sarayı'nda neden güvenlik önlemleri alınmaz?
Diğer kısımlar hep polis - güvenlikçi doluyken, o kısım neden o kadar boş kalmış? Yetkililere sormamız gerekmez mi?
Farz edelim ki gerçekten bir oyundu ve Can DÜNDAR tarafından hazırlandı. Eli silahlı adamı o bölgeye almayıp, bu oyunu bozamaz mıydı emniyet?
Kaldı ki o adliye saraylarının etrafında sırf komşu tavuğu kendi bahçelerine girdi diye katliam yapıp birbirlerini öldüren ailelerin durumu söz konusuyken...
Bunca önemli bir konuda bu güvenlik açığı niye?
Can DÜNDAR'a Silahlı Saldırıda Aklıma Takılanlar
13
●906
- 08-05-2016, 12:26:57Devlet bu işi yapsaydı emin olun muhalif kanallar sakız gibi dakika başı çığırtkanlık yapardı. Şimdi hiç birinin sesi çıkmıyor. Geçiştiriyor. Basına baskı var da ondan sesi çıkmıyor demeyin. Ben bile koyu muhalefet taraftarıyım. Bunun oyun olduğunu düşünüyorsam çoğu kişi de aynı düşünür. Devlet yaptı diyenler de sırf iktidara Çakmak için kendini zorluyor duye düşünürüm.
GT-N7100 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi - 08-05-2016, 13:08:33AYNEN...
Ne devlet yaptı ne de kendisi... Ayrıca devlet değil; hükümet deseniz daha doğrudur. Devlet soyut cansız varlıktır. O birşey yapmaz, hükümetler yapar. Hükümet de yapmadı...
Ama iki tane tavuk için 10 kişiyi kolayca katledebilenlerin bulunduğu bir ülkede yaşıyoruz.
İnsanları galeyana getirmeden konuşma yapsa bazı büyük başlar , biraz daha doğru olur.
Adam belki de sırf ünlü olup birilerinin aferin'ini almak için kendi başına böyle bir salaklık planlamıştır.
Bkz: Ogün SAMAST...
Bkz: Mehmet Ali AĞCA salıverildikten sonra ülkede bir anda rahip cinayetleri artmaya başladı...
Etki tepkidir bunlar...
--R10.NET; Flood Engellendi -->-> Yeni yazılan mesaj 13:08:33 -->-> Daha önceki mesaj 12:50:58 --
Can Dündar'a yapılan suikast girişimindeki soru işaretleri:
1. Saldırgan Murat Şahin öldürmek kastıyla değil, yaralama kastıyla ateş ediyor. ZDF'nin yayınladığı görüntülere bakılırsa, namlunun ucu Can'ın ayakları hizasında.
2. Saldırgana ilk müdahaleyi Dilek Dündar ve CHP Milletvekili yapıyor, ama saldırganın eli tetikte değil ve tabanca boşta. Vekil, tabanca olmayan kolunu ve elini tutuyor.
3. Can Dündar'a ceza, suikast teşebbüsünden sonra verildi. Yani sanki mahkeme karar için o anı bekledi ve ardından da kararını verdi. Ancak verilen karar Can Dündar'ın yurt dışına çıkışını kaldırmayı da içeriyor. Yani ortada hiç yokken "yurt dışına çıkma" yasağı getirilmiyor, zaten var olan bir yasak kaldırılıyor. Diğer yandan dava bölünüyor ve Can Dündar'a, "kaçmazsan, diğerlerinden de ceza alacaksın" mesajı iletiliyor.
4. Can eğer kaçacak olursa, hükümet bunu "bakın gördünüz mü, en güvendiğiniz adamlardan biri sıkıyı görünce nasıl kaçtı," mağduriyetine girecek. Bunu bekliyor. Hem Can Dündar'dan kurtulmuş olacaklar hem de ellerine bir koz geçmiş olaracak.
5. Benim bildiğim Can Dündar yurt dışına çıkmaz. Çıkması fiilen bitmesi anlamına gelir, bunu en iyi de kendisi biliyor. - 08-05-2016, 16:08:34Benim fikrim ; Can Dündar kendine saldırı yaptırmış olamaz, bu kadar önemli olaylar varken bu tür basit tiyatrolarla gündemi değiştirmeye çalışacak bir adam değil. Daha önce tehdit edildiklerini defalarca dile getirmişlerdi. Ayrıca güvenliğin adamı vurmamasına ve adamın kısık bir sesle "vatan haini" demesi, çok rahat davranması da çok garibime geldi.
- 08-05-2016, 20:18:45Gerçek olduğuna inanan var mı?
Bu ileti Sony Xperia Z5 cihazımdan hunharca bir şekilde yazılmıştır.