• 11-03-2016, 01:32:20
    #1
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Belki hergün kadına yönelik şiddet haberleri okuyoruz. Çoğumuz bunlarada üzülüyoruz ama benim aklımın almadığı, mantığımın izah edemediği bir durum var. Belki bu durum herkes için geçerli değildir ama lise 1 den üniversite 4.sınıfa kadar gördüğüm durum kızların izah edilemez bir şekilde şiddete meyilli erkekleri çok sevmesi. Tanıdığım kaç tane psikopat varsa %80'inin şuan bi sevgilisi var.

    Düşünüyorum bu adam bu kızla evlense %100 hergün bu kızı dövecek. Çocuk kıza açık açık söylüyor "bak böyle yaparsan alırım elime şu sopayı..." kızın cevabı ise "sen şiddete meyillisin galiba" ciddi ciddi bunu söyleyen insan yarın bu kıza ne yapmaz?

    geçen izmire gitmiştim. liseli bir kızla bir çocuk. kız liseli masum kız havasındayken, çocuğun tipi daha çok bali çeken birini andırıyordu.

    Üniversitede bunları o kadar çok görüyorum ki, şaşırmamak elde değil. Gerçekten kadınları anlamak zor.

    Aslında ekşideki bu konudada tartışılmış konu
  • 11-03-2016, 01:43:38
    #2
    Benimde Merak Ettiğim Bir Konu.
  • 11-03-2016, 01:59:37
    #3
    Üyeliği durduruldu
    söylediklerini tek nefes de okudum çok doğru tespit bulunduğum bölge de sıklıkla karşılaştığımı söyleyebilirim. cevabını sürekli kendime sorup bir türlü bulamadığım bir soruydu.
  • 11-03-2016, 10:16:32
    #4
    Bir erkek çocukken babasından ne görüyorsa onu yapıyor, aynı şekil de kız da annesinden ne gördüyse. Psikopat tavırları olan erkeklerin hemen hemen tamamı annesine çok düşkündür, çünkü babası genelde annesine kötü davranmıştır. Annesini koruma içgüdüsü onu asi yapar ve bu süre içerisinde alttan bir psikopatlık doğar.

    Enteresandır ki Annesine olan düşkünlüğünü arkadaşına yada eşine göstermez. Çünkü babasından nefret etse de aynı hal ve hareketleri de eşine yapmaya başlar.

    "Evlenmeden boşananlar, Evliyken boşanamayanlar" (ters yazmış olabilirim) kitabında aynen şöyle yazıyor "Erkeklerin geneli kız ile evlenene kadar onu kazanmak için her taklayı atar (taklayı ben uydurdum). Her türlü şirinliği yapar. Kız ise temkinli yaklaşır ama erkeğin bu sevimli hallerine her seferinde kanar. Evlendikten sonra ise erkek zaten kızı elde etmiştir, kızın yapacak birşeyi olmadığını düşünerek ona istediğini yapma ve yaptırma hakkına sahip olduğunu düşünür. Kız ise artık iş işten geçmiştir diyerek olayı kabullenme yoluna gider, çünkü gidecek yeri yoktur ve "seni yanlış tanımışım" sözüyle yetinir."

    Forumda İslam'ı yobazlık ve gericilik olarak gören arkadaşlar elbette var, konuyla ne alakası diyecek olanlar da. Aslında olay tam da burada ince bir çizgiyle başlıyor ve hayatın tamamını kaplıyor.

    Allah korkusu ile büyümüş ve İslami bir terbiye almış bir erkek eşine zarar vermez, ona yardım eder, onun ihtiyaçlarına karşılık verir. Yani kendisini değiştirir. Aynı şekilde eşi de bu saygıya karşılık verir ve o da eşine karşı kendini değiştirir. Yumuşak huyluluğun bir gün mutlaka mutluluğa erdireceğini bilir. Ne diyor Oğuz SAYGIN "karşınızdaki insanı değiştirmeye çalışmayın, siz değişin ondaki değişimi göreceksiniz -Negatif Limanlardan Pozitif Sulara-"

    Günümüz Türkiye'sinden İslami bir evliliğe örnek vermek çok zor. Zaten verilebilecek örnekler de kendilerini bu huysuz yaşantıdan soyutlamış durumdalar. Her tarafını herkese gösterip laf atanlara kızan bir bayan, türban takmış yada çarşaf giymiş hanımlara laf atar, buna da medeniyet der.

    Toparlayacak olursak bir hikaye ile bitireyim;
    Mahallenin birinde yeni evli bir çift vardır, ve neredeyse hiç kavga sesi evlerinden duyulmaz, hep neşeli hep uyumlulular. Mahallenin ablaları bir gün onlara ziyarete giderler. Kadının biri sorar;
    - Sizden hiç kavga sesi duymuyoruz nasıl oluyor bu iş.
    Erkek cevap verir,
    - Eve geldiğimde eğer eşim eteğini sol yandan toplamışsa anlarım ki o günü kötü geçmiş, sesimi çıkartmam, gider yemeğimi yer ayaklarımı yıkar sessiz sessiz yanına otururum, hiç tartışma açacak birşey söylemem ondan da bir iş istemem. Ama eteğini toplamamışsa ona şakar yaparım eğleniriz güleriz.
    Evin hanımı devam eder,
    - Eşim eve geldiğinde fesinin püskülü sol taraftaysa anlarım ki o günü kötü geçmiş, ona hiç sesimi çıkartmam, ayaklarını yıkar yemeğini yapar sessizce onunla konuşmaya başlarım. Onu hiç üzmemeye çalışırım. Ama fesinin püskülü sağ taraftaysa onunla şakalaşır eğlenir gülerim.
    Herkes sessizce dinler sonra birisi sorar
    - Eeee ya senin eteğin topluysa eşinin de fesinin püskülü soldaysa ne yapıyorsunuz
    Erkek hemen cevap verir,
    - Ondan kolay ne var, elimi kaldırırım ve elimin tersiyle fesimin püskülüne bir tokat atarım sağ tarafa gider


    Sonuç erkek iyi bir terbiye aldıysa hanım mutlaka ayak uydurur. Geri çekilen erkek olmalı.


    Biraz alakasız anlatmış olabilirim ama olayın özü bu.
  • 14-03-2016, 18:55:21
    #5
    Psikopat sevgisi konusu oldukça derin bir konu. Bu konu üzerine kısa ve net şunu söyleyim; Maço tabir edilen sevgisel yaklaşım tamamen duygu yüklüdür. Bunun nedeni içinde olduğumuz eğitim-öğretim-gelenek-görenek-adet gibi tabir edilen değişmesi zor varsayımlardır. Varsayım deme sebebim gelişigüzel öğrenme/öğretme/görme biçiminden dolayıdır. Tez canlı olur bu tipler, bayanlarda bayılırlar bu tür erkeklere. Çünkü kendileriyle ilgileniyor edası verir aheste aheste... Kısacası nasıl bakarsan öyle görürsün.