• 12-11-2015, 02:07:20
    #19
    Videoda da sanki çok kötü bir şey olmuş gibi. Yani sanki Türkler geldı de videoyu hazırlayan kişide T.S.K.nın ele geçirmesinden rahatsız olmuş gibi.
  • 12-11-2015, 02:28:45
    #20
    Birleşik Kıbrıs Federasyonu kurulduğunda bu bölgenin insanların kullanımına açılacağını düşünüyorum. Aynı zamanda Yunanistan vasıtası ile Avrupa birliğine otomatik olarak dahil olacaktırlar.
  • 12-11-2015, 03:32:25
    #21
    cPanels adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Birleşik Kıbrıs Federasyonu kurulduğunda bu bölgenin insanların kullanımına açılacağını düşünüyorum. Aynı zamanda Yunanistan vasıtası ile Avrupa birliğine otomatik olarak dahil olacaktırlar.
    Bu çok zor bence,

    Bari bize versinler tatil cenneti olarak değerlendirelim.. Tabi mümkünse
  • 12-11-2015, 11:19:40
    #22
    Platin üye
    quantumland adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu çok zor bence,

    Bari bize versinler tatil cenneti olarak değerlendirelim.. Tabi mümkünse
    Aynen bencede türklere özel gayet hoş olabilir
  • 12-11-2015, 15:09:22
    #23
    kıbrısa o kadar maddi yardım yapmamıza, askerimizle güvenlik sağlamamıza, uluslararası arenada tek savunan biz olmamıza rağmen hala orada bir kesim Türkiye işgalci devlet vs. söylemleriyle çıksın kıbrıstan diyenler var. elimizi gölgemizi çektiğimiz an başlarına geleceklerden habersizler, maraşta dahil tüm bu bölgeyi Türkiye'ye vilayet yapıp işi bitirmemiz lazım
  • 12-11-2015, 15:54:19
    #24
    Kıbrıs'ta yaşadığım dönemde 5-6 defa gittim, gezdim, bol bol fotoğraf çektim o zaman cep telefonumla (arşivlerimi karıştıracağım, bulursam paylaşırım haftaya)

    Gıcır gıcır arabalar, mağazalar, her şey o an nasılsa hala öyle duruyor. Tabii çürümüş, araçların lastikleri patlamış, binalardaki kurşun delikleri vs...

    Aslında sanıldığı gibi hiç girilmeyen, bilinmeyen bir yer değil. Askeri bağlantınız varsa (tanıdık komutan vs) kolaylıkla girip çıkarsınız. Sadece girişte arama yapılıyor o kadar.

    Kıbrıslı birçok kişinin "Türk işgali" olarak bahsettiği olayın perde arkası askeri değil sivildir ayrıca. Ve çoğu konuda haklılar.

    Türkler Adana, Mersin, Hatay vs. gibi yerlerden gelmeden önce Kıbrıs'ta sivil halk daha güvenli bir şekilde yaşıyormuş (savaşı ayrı tutuyorum, o konuda eski halk çok minnettar zaten) ancak ekonomik düzeyi düşük, kültürel bakımdan boş insanlar adaya gönderildiği zaman toplum kuralları değişmiş. Gasp, hırsızlık, cinayet vs gibi konularda oranlar yükselmiş.

    Bugün Kıbrıs'ta caddeye adım at, 500 metre uzağındaki araç seni görür ve yavaşlar. Dibine kadar gelsin durur, bekler senin geçmeni. Türkler seni gördüğünde ezmek için hızlanır neredeyse. Burada genelleme yapmak doğru değil elbette, bize olan davranışları, tutumları çok iyiydi 6-7 yıl boyunca. "Kaba Sakallı" olarak tabir edilen Türkler sevilmez, senin sokağında, caddende gezen bu tipleri sen de görsen sevmezsin, arkadaşlık etmezsin zaten.
  • 12-11-2015, 16:08:59
    #25
    CND adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kıbrıs'ta yaşadığım dönemde 5-6 defa gittim, gezdim, bol bol fotoğraf çektim o zaman cep telefonumla (arşivlerimi karıştıracağım, bulursam paylaşırım haftaya)

    Gıcır gıcır arabalar, mağazalar, her şey o an nasılsa hala öyle duruyor. Tabii çürümüş, araçların lastikleri patlamış, binalardaki kurşun delikleri vs...

    Aslında sanıldığı gibi hiç girilmeyen, bilinmeyen bir yer değil. Askeri bağlantınız varsa (tanıdık komutan vs) kolaylıkla girip çıkarsınız. Sadece girişte arama yapılıyor o kadar.

    Kıbrıslı birçok kişinin "Türk işgali" olarak bahsettiği olayın perde arkası askeri değil sivildir ayrıca. Ve çoğu konuda haklılar.

    Türkler Adana, Mersin, Hatay vs. gibi yerlerden gelmeden önce Kıbrıs'ta sivil halk daha güvenli bir şekilde yaşıyormuş (savaşı ayrı tutuyorum, o konuda eski halk çok minnettar zaten) ancak ekonomik düzeyi düşük, kültürel bakımdan boş insanlar adaya gönderildiği zaman toplum kuralları değişmiş. Gasp, hırsızlık, cinayet vs gibi konularda oranlar yükselmiş.

    Bugün Kıbrıs'ta caddeye adım at, 500 metre uzağındaki araç seni görür ve yavaşlar. Dibine kadar gelsin durur, bekler senin geçmeni. Türkler seni gördüğünde ezmek için hızlanır neredeyse. Burada genelleme yapmak doğru değil elbette, bize olan davranışları, tutumları çok iyiydi 6-7 yıl boyunca. "Kaba Sakallı" olarak tabir edilen Türkler sevilmez, senin sokağında, caddende gezen bu tipleri sen de görsen sevmezsin, arkadaşlık etmezsin zaten.
    Kıbrıs'ta askerlik yaptım bende.gidip gezme gibi bir şansım olmadı ama hakkında çok şey duydum ve okudum.benim askerlik yaptığım dönemde Maraş Türklere bırakılacak ti hala daha bırakılacak. Anlattığınız yol meselesi benimde başıma geldi gerçekten insana değer veriliyor o bakımdan ama Türk askerini kesinlikle sevmiyorlar diyebilirim.3-4 yaşında kız çocuğu olsekte sizin gibi askerlerden kurtulmak diyebiliyor sa orası bitmiş demektir.hala daha İngilizler gibi yaşıyorlar kullandıkları priz bile ingiliz prizi.hirsizlik olayina gelincede çamaşır çalan çocuğun resmini gazeteye basıp ifşa ettiler bir daha tekerrür etmesin diye.dilencilik hırsızlık pek yok Kıbrıs'ta.

    SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
  • 12-11-2015, 16:38:50
    #26
    dadas_abi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kıbrıs'ta askerlik yaptım bende.gidip gezme gibi bir şansım olmadı ama hakkında çok şey duydum ve okudum.benim askerlik yaptığım dönemde Maraş Türklere bırakılacak ti hala daha bırakılacak. Anlattığınız yol meselesi benimde başıma geldi gerçekten insana değer veriliyor o bakımdan ama Türk askerini kesinlikle sevmiyorlar diyebilirim.3-4 yaşında kız çocuğu olsekte sizin gibi askerlerden kurtulmak diyebiliyor sa orası bitmiş demektir.hala daha İngilizler gibi yaşıyorlar kullandıkları priz bile ingiliz prizi.hirsizlik olayina gelincede çamaşır çalan çocuğun resmini gazeteye basıp ifşa ettiler bir daha tekerrür etmesin diye.dilencilik hırsızlık pek yok Kıbrıs'ta.

    SM-N9000Q cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
    Orası bitmedi işte, "diyorsa, ediyorsa, yapıyorsa" gibi konular yine bizim yüzümüzden ortaya çıkıyor. Öz eleştiri yapmıyoruz Kıbrıs konusunda. Oradaki insan için maddi yardımdan fazlasını yapmıyoruz. Senin hakkında olumsuz fikirlere sahipse, sen bunu olumlu noktalara çevirmektense, biz seni kurtardık daha ne istiyorsun nankör noktasına getiriyoruz işi. Bu strateji olmaz, tutmaz.

    Priz konusunda teknik sebepler ve kullanım koşulları söz konusudur, kimse ben İngilizlere özeniyorum prizimi şöyle kullanayım demez.

    Diyoruz ki Kıbrıs'a maddi olarak destek veriyoruz, karınları tok, sırtları pek, başlarında çatıları var daha ne istiyorlar. Yeni jenerasyonun Türkiye hakkında kötü düşünmesi normal. Çünkü Kıbrıs'ta yaşayan gençlerin iş konusunda ne sıkıntılar yaşadığını bizzat onlardan dinleyin. Kıbrıslı yüzlerce arkadaşım var, daha birisinden olumsuz tepki görmedim, kötü söz işitmedim.

    Askerlere o gözle bakıyor olmaları normal. Sözüm sana değil, askerler izne çıktığında kampüs çevrelerinde kızlara bakışları, sarkmaları vs. meşhurdur. Ayrıca sen görev icra eden bir asker olarak fikir sahibi oluyorsun, ben orada yıllarca yaşamış ve hala bağlantıları olan birisi olarak. Yani üniformalı bir şekilde toplumu yargılamak, fikir sahibi olmak kolay hocam. Şimdi git yaz tatili yap, otur bir kahvede iki muhabbet et Kıbrıslılar ile, görüşlerini belirtmeden, önyargısız bir şekilde sohbet et anlayacaksın ne demek istediğimi.

    Biz yıllarca maaş vermişiz, yol yapmışız, inşaat yapmışız, ama adamların gerçekten nasıl olduklarını, ne istediklerini anlayamamışız. Hala da öyle, Türkiye ben yaparım, ben ederim, sen kimsin? Senin düşüncen beni bağlamaz şeklinde hareket ediyor Kıbrıs konusunda. Bu da onları bizden uzaklaştırıyor.

    Bir çocuk düşün, babası sürekli onun için kararları kendisi veriyor. Çocuğa bunu yapma, bunu etme, bunu söyleme, bunu giyme, bu işe girme, al sana para otur diyor. O çocuk ya oturur para yer (kıbrıs apaçileri) ya da gider baş kaldırır düzene. O noktada zaten çoğu avrupa ülkelerine gidiyor yaşamaya devam etmek için. Bu noktada Kıbrıs'ın kimliği çok önemli, çok daha rahat ve kaliteli bir hayat sürebiliyorlar avrupa ülkelerinde.

    Özcümle, Kıbrıs Türkiye için çok önemli. Hem maddi, hem manevi. Bir toplumu yargılamak, düşünce sahibi olmak için en azından onların fikirlerini, yaşantılarını ciddi şekilde anlamış olmak gerekiyor. Biz ülke olarak bunu yapmadık, yapamıyoruz.
  • 12-11-2015, 18:35:21
    #27
    CND adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Orası bitmedi işte, "diyorsa, ediyorsa, yapıyorsa" gibi konular yine bizim yüzümüzden ortaya çıkıyor. Öz eleştiri yapmıyoruz Kıbrıs konusunda. Oradaki insan için maddi yardımdan fazlasını yapmıyoruz. Senin hakkında olumsuz fikirlere sahipse, sen bunu olumlu noktalara çevirmektense, biz seni kurtardık daha ne istiyorsun nankör noktasına getiriyoruz işi. Bu strateji olmaz, tutmaz.

    Priz konusunda teknik sebepler ve kullanım koşulları söz konusudur, kimse ben İngilizlere özeniyorum prizimi şöyle kullanayım demez.

    Diyoruz ki Kıbrıs'a maddi olarak destek veriyoruz, karınları tok, sırtları pek, başlarında çatıları var daha ne istiyorlar. Yeni jenerasyonun Türkiye hakkında kötü düşünmesi normal. Çünkü Kıbrıs'ta yaşayan gençlerin iş konusunda ne sıkıntılar yaşadığını bizzat onlardan dinleyin. Kıbrıslı yüzlerce arkadaşım var, daha birisinden olumsuz tepki görmedim, kötü söz işitmedim.

    Askerlere o gözle bakıyor olmaları normal. Sözüm sana değil, askerler izne çıktığında kampüs çevrelerinde kızlara bakışları, sarkmaları vs. meşhurdur. Ayrıca sen görev icra eden bir asker olarak fikir sahibi oluyorsun, ben orada yıllarca yaşamış ve hala bağlantıları olan birisi olarak. Yani üniformalı bir şekilde toplumu yargılamak, fikir sahibi olmak kolay hocam. Şimdi git yaz tatili yap, otur bir kahvede iki muhabbet et Kıbrıslılar ile, görüşlerini belirtmeden, önyargısız bir şekilde sohbet et anlayacaksın ne demek istediğimi.

    Biz yıllarca maaş vermişiz, yol yapmışız, inşaat yapmışız, ama adamların gerçekten nasıl olduklarını, ne istediklerini anlayamamışız. Hala da öyle, Türkiye ben yaparım, ben ederim, sen kimsin? Senin düşüncen beni bağlamaz şeklinde hareket ediyor Kıbrıs konusunda. Bu da onları bizden uzaklaştırıyor.

    Bir çocuk düşün, babası sürekli onun için kararları kendisi veriyor. Çocuğa bunu yapma, bunu etme, bunu söyleme, bunu giyme, bu işe girme, al sana para otur diyor. O çocuk ya oturur para yer (kıbrıs apaçileri) ya da gider baş kaldırır düzene. O noktada zaten çoğu avrupa ülkelerine gidiyor yaşamaya devam etmek için. Bu noktada Kıbrıs'ın kimliği çok önemli, çok daha rahat ve kaliteli bir hayat sürebiliyorlar avrupa ülkelerinde.

    Özcümle, Kıbrıs Türkiye için çok önemli. Hem maddi, hem manevi. Bir toplumu yargılamak, düşünce sahibi olmak için en azından onların fikirlerini, yaşantılarını ciddi şekilde anlamış olmak gerekiyor. Biz ülke olarak bunu yapmadık, yapamıyoruz.
    Arkadaşın söylediklerine kesinlikle katılıyorum. Uzun yıllardır Kıbrıs'tayım ancak dışarıdan gözüktüğü gibi değil. Burada ki insanların Türkleri sevmemesi çok doğal. Çünkü;

    Türkiye, Kıbrıs'ı sömürgesi altına almış. 74 harbinden sonra Türkiye burada ki bir çok fabrikayı kapattırmış. Siz çalışmayın biz size para göndeririz gibi vaatler verilmiş zamanında ve şuan bir çok fabrika kapalı şekilde duruyor. Daha önce Kıbrıs'tan ciddi anlamda Avrupa'ya ürün gönderilirken bırakın Avrupayı şuan Türkiye'ye bile üretilen ürünler gönderilemiyor.

    Dışarıdan Türkiye burada yollar yapıyor maddi destek veriyor gibi gözükse de misli ile vergi alarak kendine bağlamış.

    En basit örneği asrın projesi olarak gözüken su projesinde bile bir çok bilinmeyen sır var. Ancak bunları kimse bilmiyor. O yüzden ön yargılı yaklaşıyoruz Türkiye olarak.