CND adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Orası bitmedi işte, "diyorsa, ediyorsa, yapıyorsa" gibi konular yine bizim yüzümüzden ortaya çıkıyor. Öz eleştiri yapmıyoruz Kıbrıs konusunda. Oradaki insan için maddi yardımdan fazlasını yapmıyoruz. Senin hakkında olumsuz fikirlere sahipse, sen bunu olumlu noktalara çevirmektense, biz seni kurtardık daha ne istiyorsun nankör noktasına getiriyoruz işi. Bu strateji olmaz, tutmaz.

Priz konusunda teknik sebepler ve kullanım koşulları söz konusudur, kimse ben İngilizlere özeniyorum prizimi şöyle kullanayım demez.

Diyoruz ki Kıbrıs'a maddi olarak destek veriyoruz, karınları tok, sırtları pek, başlarında çatıları var daha ne istiyorlar. Yeni jenerasyonun Türkiye hakkında kötü düşünmesi normal. Çünkü Kıbrıs'ta yaşayan gençlerin iş konusunda ne sıkıntılar yaşadığını bizzat onlardan dinleyin. Kıbrıslı yüzlerce arkadaşım var, daha birisinden olumsuz tepki görmedim, kötü söz işitmedim.

Askerlere o gözle bakıyor olmaları normal. Sözüm sana değil, askerler izne çıktığında kampüs çevrelerinde kızlara bakışları, sarkmaları vs. meşhurdur. Ayrıca sen görev icra eden bir asker olarak fikir sahibi oluyorsun, ben orada yıllarca yaşamış ve hala bağlantıları olan birisi olarak. Yani üniformalı bir şekilde toplumu yargılamak, fikir sahibi olmak kolay hocam. Şimdi git yaz tatili yap, otur bir kahvede iki muhabbet et Kıbrıslılar ile, görüşlerini belirtmeden, önyargısız bir şekilde sohbet et anlayacaksın ne demek istediğimi.

Biz yıllarca maaş vermişiz, yol yapmışız, inşaat yapmışız, ama adamların gerçekten nasıl olduklarını, ne istediklerini anlayamamışız. Hala da öyle, Türkiye ben yaparım, ben ederim, sen kimsin? Senin düşüncen beni bağlamaz şeklinde hareket ediyor Kıbrıs konusunda. Bu da onları bizden uzaklaştırıyor.

Bir çocuk düşün, babası sürekli onun için kararları kendisi veriyor. Çocuğa bunu yapma, bunu etme, bunu söyleme, bunu giyme, bu işe girme, al sana para otur diyor. O çocuk ya oturur para yer (kıbrıs apaçileri) ya da gider baş kaldırır düzene. O noktada zaten çoğu avrupa ülkelerine gidiyor yaşamaya devam etmek için. Bu noktada Kıbrıs'ın kimliği çok önemli, çok daha rahat ve kaliteli bir hayat sürebiliyorlar avrupa ülkelerinde.

Özcümle, Kıbrıs Türkiye için çok önemli. Hem maddi, hem manevi. Bir toplumu yargılamak, düşünce sahibi olmak için en azından onların fikirlerini, yaşantılarını ciddi şekilde anlamış olmak gerekiyor. Biz ülke olarak bunu yapmadık, yapamıyoruz.
Arkadaşın söylediklerine kesinlikle katılıyorum. Uzun yıllardır Kıbrıs'tayım ancak dışarıdan gözüktüğü gibi değil. Burada ki insanların Türkleri sevmemesi çok doğal. Çünkü;

Türkiye, Kıbrıs'ı sömürgesi altına almış. 74 harbinden sonra Türkiye burada ki bir çok fabrikayı kapattırmış. Siz çalışmayın biz size para göndeririz gibi vaatler verilmiş zamanında ve şuan bir çok fabrika kapalı şekilde duruyor. Daha önce Kıbrıs'tan ciddi anlamda Avrupa'ya ürün gönderilirken bırakın Avrupayı şuan Türkiye'ye bile üretilen ürünler gönderilemiyor.

Dışarıdan Türkiye burada yollar yapıyor maddi destek veriyor gibi gözükse de misli ile vergi alarak kendine bağlamış.

En basit örneği asrın projesi olarak gözüken su projesinde bile bir çok bilinmeyen sır var. Ancak bunları kimse bilmiyor. O yüzden ön yargılı yaklaşıyoruz Türkiye olarak.