• 24-01-2015, 02:14:40
    #1
    Merhaba herkese. Daha önce (diğer hesabımla) kafamın karıştığıyla ilgili bir yazı paylaşmıştım, konu da bu olayın üstüne patlama yapıp coşmuştu . Herkes kendi düşüncesini savunmaya çalışıyordu.

    Sizlere yeni bir sorum var . Hayat nedir? Çoğu insan bir şeye inanır, bazıları da hiçbir şeye inanmaz. İnanan insanların amacı vardır, öbür dünya için hizmet ederler, en iyi yerlere yükselmeye çalışırlar değil mi? Peki öyleyse neden dünya hayatına önem verirler bu kadar kesin eminlerse? Ya da bir sevdikleri öldüğünde neden üzülürler?

    Peki ya inanmayanlar? Onların amacı nedir? Mezara yatırım mı? Neslin devamını sağlamak mı? Neden arkadaşlar neden? Sonuçta yaptıklarınız mezarda kaybolmayacak mı size göre? Neden yaşıyorsunuz?

    Kendimi soyutladım çünkü hangi tarafta olduğumu ben bile bilmiyorum. Buyrun sohbet edelim .
  • 24-01-2015, 02:26:40
    #2
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Bu sohbetin sonu forumdaki bu tarz konulara bakılırsa pek de hayırlı bir yere gitmez

    Hayat: 3 günlük Dünya felsefesi gereği yaşanır bana göre. İki kesim vardır.

    Birinci kesim: ne de olsa 3 günlük Dünya vur patlasın çal oynasın inancı boşver herşey laylay lom

    İkinci Kesim: 3 günlük Dünya için eğilmenin bükülmenin, sınırsızca zevk sefanın ne alemi var.Dişimi sıkarım diğer tarafta mükafatımı alırım anlayışıdır.
  • 24-01-2015, 03:13:32
    #3
    kanisti adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu sohbetin sonu forumdaki bu tarz konulara bakılırsa pek de hayırlı bir yere gitmez

    Hayat: 3 günlük Dünya felsefesi gereği yaşanır bana göre. İki kesim vardır.

    Birinci kesim: ne de olsa 3 günlük Dünya vur patlasın çal oynasın inancı boşver herşey laylay lom

    İkinci Kesim: 3 günlük Dünya için eğilmenin bükülmenin, sınırsızca zevk sefanın ne alemi var.Dişimi sıkarım diğer tarafta mükafatımı alırım anlayışıdır.
    Yorumunuz için teşekkürler .
  • 24-01-2015, 11:16:04
    #4
    Nasıl inanırsan, öyle yaşarsın. Öncelikle insanlar neden yakınlarını kaybedince üzülürler sorusuna yanıt vermek isterim. Bunun sebebi insanlardaki merhamet duygusudur. Merhameti olmayan bir insan hiç kimseye üzülmez. İnsanlar en fazla çocuklarını kaybedince üzülürler. Daha sonra anne ve babası. Hiyerarşi aslında sabittir. Kim çocuğunu çok severse, çocuk onu kaybedince daha fazla üzülür. Şefkat nazarında durum budur.

    İnanmayanlara gelince, onlar yeniden dirileceğine inanır. Hiçbir şeye inanmayan yoktur. Sadece kafası karışık insanlar vardır. Bu dünyada en basit bir düşüncede bile Allah'ın tecellisini hissedebilirsin. Hala bilim insanlarının ulaşamadığı genler, oluşumlar vardır. Bu kusursuz bedeni veren Allah'dır. İnsanlar, inandıklarının arkasına giderler.

    Bunca gelmiş insanlar, yaşamak her şeye rağmen güzeldir demektedir. Bunun sebebi çevre, insanlar, sevgi değil mi? Bu dünyadaki ihtiras seni alıp götürmüşse, senin yaşamının amacı farklı olur. Ancak takva ile (Allah'a güvenmek) yaşamını sürdürürsen, vicdanın her zaman rahat olur.

    Her vicdan sahibi ve Allah'ın hidayet verdiği insanlar yaşamlarının çoğu döneminde pişmanlık duyarlar. Örneğin: birini kırdığın zaman üzülürsün, neden böyle yaptım ki dersin. Örnek2: Biriyle kavga edersin ve pişman olursun. Bana yakışmadı, neden böyle davrandım ki? diyebilirsin. Bunlar ayetlerle kesinleşmiş sonuçlardır. Pişmanlık hissi oldukça güzel soyut bir kavramdır. Somut kavrama dökmek ise yine insanın elindedir.

    Kısacası hayat aşağıda vereceğim örnekler gibidir. (Benim adıma) İnanıp beyninde hemen her şeyi kapatacaksın. İnancının verdiği değerleri yapamamış olsan bile inanmak en büyük erdemliktir. Karamsar asla olmayacaksın. Kalbine eğer verilmişse hidayet, sen zaten asla inanmayanlardan olmazsın.

    Yaşına göre sorgulaman ve doğruyu araman oldukça güzel bir davranış. Ancak kararını hızlı vermelisin.



    Hz. Nuh'a sormuşlar; Hayat nedir? cevap: hayat iki kapılı handır. Girer ve çıkarsın.

    "Sormuşlar dervişe,
    -Hayat nicedir?
    Demiş ki hafiz, hayat bilmecedir.
    Attığın her adım bir hece,
    Çözene gündüz, çözemeyene gecedir."
  • 24-01-2015, 12:57:42
    #5
    netkoLiX adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Nasıl inanırsan, öyle yaşarsın. Öncelikle insanlar neden yakınlarını kaybedince üzülürler sorusuna yanıt vermek isterim. Bunun sebebi insanlardaki merhamet duygusudur. Merhameti olmayan bir insan hiç kimseye üzülmez. İnsanlar en fazla çocuklarını kaybedince üzülürler. Daha sonra anne ve babası. Hiyerarşi aslında sabittir. Kim çocuğunu çok severse, çocuk onu kaybedince daha fazla üzülür. Şefkat nazarında durum budur.

    İnanmayanlara gelince, onlar yeniden dirileceğine inanır. Hiçbir şeye inanmayan yoktur. Sadece kafası karışık insanlar vardır. Bu dünyada en basit bir düşüncede bile Allah'ın tecellisini hissedebilirsin. Hala bilim insanlarının ulaşamadığı genler, oluşumlar vardır. Bu kusursuz bedeni veren Allah'dır. İnsanlar, inandıklarının arkasına giderler.

    Bunca gelmiş insanlar, yaşamak her şeye rağmen güzeldir demektedir. Bunun sebebi çevre, insanlar, sevgi değil mi? Bu dünyadaki ihtiras seni alıp götürmüşse, senin yaşamının amacı farklı olur. Ancak takva ile (Allah'a güvenmek) yaşamını sürdürürsen, vicdanın her zaman rahat olur.

    Her vicdan sahibi ve Allah'ın hidayet verdiği insanlar yaşamlarının çoğu döneminde pişmanlık duyarlar. Örneğin: birini kırdığın zaman üzülürsün, neden böyle yaptım ki dersin. Örnek2: Biriyle kavga edersin ve pişman olursun. Bana yakışmadı, neden böyle davrandım ki? diyebilirsin. Bunlar ayetlerle kesinleşmiş sonuçlardır. Pişmanlık hissi oldukça güzel soyut bir kavramdır. Somut kavrama dökmek ise yine insanın elindedir.

    Kısacası hayat aşağıda vereceğim örnekler gibidir. (Benim adıma) İnanıp beyninde hemen her şeyi kapatacaksın. İnancının verdiği değerleri yapamamış olsan bile inanmak en büyük erdemliktir. Karamsar asla olmayacaksın. Kalbine eğer verilmişse hidayet, sen zaten asla inanmayanlardan olmazsın.

    Yaşına göre sorgulaman ve doğruyu araman oldukça güzel bir davranış. Ancak kararını hızlı vermelisin.



    Hz. Nuh'a sormuşlar; Hayat nedir? cevap: hayat iki kapılı handır. Girer ve çıkarsın.

    "Sormuşlar dervişe,
    -Hayat nicedir?
    Demiş ki hafiz, hayat bilmecedir.
    Attığın her adım bir hece,
    Çözene gündüz, çözemeyene gecedir."
    Teşekkür ederim .