• 31-12-2014, 00:54:39
    #10
    MoonLive adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Maaşı iyi keyfi yerinde imkanları iyi .


    Lise bitmis bir insana gidin ingilizce sohbet edin cevap veremez.8 yıldan beri ingilizce egitim alıyor insanlar ama çoğu bilmiyor.
    İngilizce öğretmenleriyle de ingilizce sohbet etme şansının çok yüksek olmadığını düşünüyorum.
  • 31-12-2014, 05:33:44
    #11
    Herkes durumu öğretmenlere bağlamış ama bu yine öğretmenlerin değil MEB'in suçu. Bilindiği üzere zamanında ziraat mezunları bu ülkede öğretmen yapıldı. Pedagoji, Psikoloji vs eğitim almayan insanları öğretmen yapıp çocukların hallerinde anlamaları beklenildi. Üstüne maaş durumu diye herkes övünüyor ama diğer eğitimi yüksek ülkelerle karşılaştırdığınızda öğretmenlerimizin aldığı maaşlar neredeyse gülünç durumda. Çoğu öğretmen ya borç sıkıntısından kendini derse veremiyor(düşünmekten) ya da ikinci bir işte çalışması gerekiyor ki çoğu da bunu yapıyor. Bunun sonucu akıl sağlığını tam anlamıyla koruyamayan ve evdeki yaşanan maddi huzursuzluklar okula aksettiriliyor.

    Benim karşı olduğum MEB'in hükümet ile hiç bir alakası olmaması gerekir. Ülkede hükümetler değişebilir. Fakat hükümetlerin değişmesi ikide birde MEB'in değişmesini ve haliyle Türkiye'deki eğitim sistemini değiştirmesini gerektirmez. Önce MEB'in başına geçenler şu kimlik bunalımından çıkmalılar. Ülkemizdeki kulüp yöneticileri gibi sırf isim yapmak için girdikleri sektörü bitirmekten vazgeçsinler. İsmi duyulsun diye ya tutarsa hesabı getirdikleri sistemlerle kaç çocuğun hayatıyla oynadıklarının bilincine varsınlar artık.
  • 31-12-2014, 07:59:15
    #12
    Egitim sistemi bastan sonra reforme edilmeli bu konuda haklisiniz ancak erken yasta okula baslamanin bir sakincasi oldugunu düsünmüyorum. Hatta bircok ülkede de bu böyle, cünkü okul cocuk icin sadece egitimin degil, sosyallesmenin, insan iliskileri, arkadaslik gibi seylerin basladigi bir ortam.

    Egitim sisteminin nimetlerinden bolca faydalanmis olmama ragmen yanlis oldugunu söylüyorum. Universite sinavinda matematik sorularinin tümünü diger derslerden de begendigim bir iki soruyu yaparak derece yapabildiysem bu iste bi yanlislik var demektir.

    MEB hükümetten ayrilamaz, bu düsünülemez bile ancak önemli nokta stabil bir plan üzerinde kararlilikla devam etmektir. Bu zamana kadar o saglanamadi cünkü gecmisimiz bu konuda cok yaraliydi. Düzelmesi gereken cok sey vardi. Umarim artik iyi birseyde karar verirler ve kalirlar.

    Aslinda ben herseyin önce sinavsiz üniversiteye giris imkani sonrasinda degisecegini düsünüyorum cünkü su an "puani tutan ögretmen oluyor" , aslinda dogru olan ise "yetenegi ve istegi olanin ögretmen olmasi"

    Ben de ögretmenlik tercih edebilirdim ama cocuklara bir faydam olmazdi, bu sonradan edinilebilecek bir yetenek degil, dogustan geliyor gibi...
  • 10-01-2015, 05:12:13
    #13
    Hocam kaç tane İngilizce Öğretmeni tanıdınız da, haber çeviremiyormuş? Ben de merak ettim o arkadaşı?

    Eğer, mühendislikten gelen - kamu yönetiminden gelen ya da halk eğitimden aldığı sertifikalarla öğretmen olanları kastediyorsanız, bırakın haberi; hikaye bile çeviremeyebilirler amenna.

    Ama, Anadolu lisesinde 1 yıl boyunca İngilizce hazırlık okumuş; ardından lisede dil bölüümne geçmiş ve mezun olana dek lise boyunca İngilizce dersleri almış; ardından İngilizce öğretmenliği - dil edebiyat ya da tercümanlığı kazanarak üstüne bir de 4-5 yıl Akademik İngilizce okumuşsa... Hele de, dersleri hep , İngilizce anlatan hocalardan almışsa, Osmanlı'nın eğitim tarihini bile İngilizce olarak öğrenmişse..

    Hiç kimse meslektaşlarıma laf edemez. . .

    Ama o meslektaşlarımı kpss sıralarında süründürüp okullara atamayan; onlardan kalan boşluğu kamu yönetimi mezunlarıyla - mühendislik mezunlarıyla "ücretli öğretmen" olarak anlaşıp; ayda belki de asgari ücretten bile az paraya çalıştıran zihniyetlere yazıklar olsun.

    okullara ucuza gönderdikleri sahte öğretmenlerden dolayı; asıl öğretmenlerin itibarını zedeleyen zihniyete yazıklar olsun. . .