Herkes durumu öğretmenlere bağlamış ama bu yine öğretmenlerin değil MEB'in suçu. Bilindiği üzere zamanında ziraat mezunları bu ülkede öğretmen yapıldı. Pedagoji, Psikoloji vs eğitim almayan insanları öğretmen yapıp çocukların hallerinde anlamaları beklenildi. Üstüne maaş durumu diye herkes övünüyor ama diğer eğitimi yüksek ülkelerle karşılaştırdığınızda öğretmenlerimizin aldığı maaşlar neredeyse gülünç durumda. Çoğu öğretmen ya borç sıkıntısından kendini derse veremiyor(düşünmekten) ya da ikinci bir işte çalışması gerekiyor ki çoğu da bunu yapıyor. Bunun sonucu akıl sağlığını tam anlamıyla koruyamayan ve evdeki yaşanan maddi huzursuzluklar okula aksettiriliyor.

Benim karşı olduğum MEB'in hükümet ile hiç bir alakası olmaması gerekir. Ülkede hükümetler değişebilir. Fakat hükümetlerin değişmesi ikide birde MEB'in değişmesini ve haliyle Türkiye'deki eğitim sistemini değiştirmesini gerektirmez. Önce MEB'in başına geçenler şu kimlik bunalımından çıkmalılar. Ülkemizdeki kulüp yöneticileri gibi sırf isim yapmak için girdikleri sektörü bitirmekten vazgeçsinler. İsmi duyulsun diye ya tutarsa hesabı getirdikleri sistemlerle kaç çocuğun hayatıyla oynadıklarının bilincine varsınlar artık.