• 28-12-2014, 22:16:39
    #10
    sonsuzluk derecesi hani aklımızın alamadığı kadar olduğundan dolayıdır belki de. başka gezegenlere gelecek olursak insan formunda ben de olacağını düşünmüyorum. illa güneşe ya da oksijene ihtiyaç duyacaklarını da sanmıyorum. illa vardır da kim bilir ne kadar ötededirler.
  • 28-12-2014, 22:59:33
    #11
    Aslında matematik, rakamlar, geometri hepsi bir aldatmaca. Biz bunları evrenin sonsuz korku ve karmaşasını basitleştirmek için kullanıyoruz.

    Nerde söylendiğini tahmin etmişsinizdir.
  • 29-12-2014, 00:08:16
    #12
    Üyeliği durduruldu
    metinciris adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kıyamette sadece insanlar ve cinler yargılanıyor. Bunu okuyunca diğer görüşler çöpe gitti
    Kıyamet son demektir, yani insanlar ve cinlerin sizin dediğiniz gibi sonuna ait bir kavram,

    Bu kavramdan nasıl diğer görüşlerin çöpe gittiği kanısına vardınız anlamadım doğrusu,

    Ayrıca ''18 bin alem'' tam olarak ne anlama geldiği kanısında islam alemlerininde farklı yorumları var Bu noktada bu kavramın ''kesin'' bir açıklaması olmadan hiçbir görüş çöpe gitmez
  • 29-12-2014, 00:21:37
    #13
    Üyeliği durduruldu
    Bilinen evren sonsuz değildir. Uzay diye tanımladığımız evreninde bir sonu var. Yanlız sürekli genişliyor. (Balon gibi düşünebilirsiniz)

    Düşünsenize bizim gibi milyarlarca galaksi var. Bize en yakın galaksi Andromeda 160 küsür bin ışık yılı uzaklıkta. (Yani ışık hızıyla gitsek ulaşmamız 160 bin yıl sürecek)



    Evrende bizim dünyadan başka, bizim gibi akıllı yaşam formları varmı? Bana göre kesinlikle var. Neden ulaşamıyoruz? Zaman ve ışık hızının limiti bizi engelliyor. Tabi şimdilik! gelecek neler getirir bilemiyoruz.
  • 29-12-2014, 00:36:57
    #14
    extraman adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilinen evren sonsuz değildir. Uzay diye tanımladığımız evreninde bir sonu var. Yanlız sürekli genişliyor. (Balon gibi düşünebilirsiniz)

    Düşünsenize bizim gibi milyarlarca galaksi var. Bize en yakın galaksi Andromeda 160 küsür bin ışık yılı uzaklıkta.



    Evrende bizim dünyadan başka, bizim gibi akıllı yaşam formları varmı? Bana göre kesinlikle var. Neden ulaşamıyoruz? Zaman ve ışık hızının limiti bizi engelliyor. Tabi şimdilik! gelecek neler getirir bilemiyoruz.
    Genişliyor derken nasıl genişliyor ? Nereye doğru genişliyor ? Her halde düşünmeye devam edersen kafayı yiyeceğim
  • 29-12-2014, 00:58:14
    #15
    MiqeZeLLa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Genişliyor derken nasıl genişliyor ? Nereye doğru genişliyor ? Her halde düşünmeye devam edersen kafayı yiyeceğim
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Evren'in_geni%C5%9Flemesi
  • 29-12-2014, 01:24:46
    #16
    Nasa, geçtiğimiz aylar da kendi güneşiyle dünyamız arasında ki mesafe de olan gezegenler buldu. yani bizim dünyamızın kopyası samanyolu galaksisin de yüzlerce var yalnız mesafe çok fazla bizim onlara, onların bize ulaşması mümkün görünmüyor. hawking, dünyamızın yok oluşunu görerek o gezegenlere doğru yola çıkmamız gerektiğini söylüyor. çok büyük bir uzay gemisi lazım onlarca nesil uzay gemisin de yaşayacak.

    AqHuaN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    sonsuzluk derecesi hani aklımızın alamadığı kadar olduğundan dolayıdır belki de. başka gezegenlere gelecek olursak insan formunda ben de olacağını düşünmüyorum. illa güneşe ya da oksijene ihtiyaç duyacaklarını da sanmıyorum. illa vardır da kim bilir ne kadar ötededirler.
  • 29-12-2014, 04:22:05
    #17
    Sonsuz olan hiçbir şey yoktur, sonu olan hiçbir şey de yoktur.
    Dünyanın bir sonu var mı? Düşünerek bir yere varamazsın her sorduğun soru ve aldığın bir cevap tekrar soru sormana sebep olur. Aslında sorduğun ilk soru vardır o da sadece bir sorudur, gerçekte olan ve bu soruyu sormakla hata etmişsindir çünkü bilineni ikiye bölersin ve bölünenleri tekrar tekrar çoğaltırsın. Evreni bırak önce dünyaya bak, dünyada keşfedilen canlılar henüz bilinmeyenlerin 100 de 10 u kadar bir şey. Yer yüzü ise yerin altından çok daha az bir alana sahiptir çünkü 2 boyutlu, yerin altında kim bilir neler vardır ama sen olamayacağını olmadığını düşünebilirsin. Aynı şekilde uzayda da kim bilir neler vardır ama biz olmadığını düşünürüz daha çok çünkü hiç görmedik. Neden görmedik neden filmlerdeki gibi istila etmiyorlar dünyayı? Peki cinleri neden göremiyoruz? Belkide yoklar? Ama işte Allah işini biliyor sana öyle bir hayat sunmuş ki sen korunduğunun farkında değilsin ve şükür etmek yerine bu ayrımı bize sunulan bu sadeliği göremiyor ve bazen de küstahlık yapıyorsun.

    Evrendeki değişimin bir sonu var mı? Değişimin bir sonu yoktur. Hayal gücünün bir sonu var mı? Gördüğün rüyalarda nasıl ki bir mekandan bahsedemiyorsan işte evrende farklı değildir o yüzden önce neyi anlamaya çalıştığını bilmelisin. Aksi halde anlaman mümkün olamaz ancak teoriler üretip durursun ve hiç sonu gelmez. Zaman ve mekan beyninde oluşturduğun yanılsamadan ibarettir. Neden insanlar sence bir şeyleri anlamaya idrak etmeye, çözmeye çalışır sürekli? Çözünce ne olacak, bütün soruların cevabını verince bu sefer neyi soracaksın? Bulduğun cevaplara adapte oluyorsun, aslında amacın yığınla bir sorun karmaşası yaratmak değil kendini evrende olduğu gibi bir değişime gelişime sürüklemektir.

    Evrenin büyüklüğünü idrak etme aşamasında henüz pek bir bilgin olmasa bile ağzın açık kalıyor, ama Einstein evreni yemiş yutmuş. Peki aranızda ki fark neden kaynaklanıyor? Onun daha bilgili olması mı yoksa sorduğu soruların cevaplarını bulması mı? Belkide kabullenmesi olabilir. Neyi kabulleniyor? Bilincinde ki değişimi gelişimi daha hızlı bir şekilde hazmediyor. Bir bombanın başka bir bombadan daha hızlı olarak patlaması genişlemesi gibi. En başa dönelim bing bang... Hayalinde o muazzam patlamayı yeniden canlandır. Bir noktadan bir hiçlikten doğan değişimi hayalimizde beynimizde ve her hücremizde yaşayalım. Bakalım sen mi daha hızlısın yoksa evren mi! Düşün birisi güya somut bir olay, diğeri olan yani hayalin ise soyut bir kavram. Peki seni tutan seni sınırlandıran şey nedir? Belkide bunu başarabilirsen birden bire atom bombası gibi patlayacak ve evrene karışacaksın ve bütünleşeceksin. Sonrasında ise gözlemleme yapabileceksin. Senin yönettiğin bir hayali değil var olan başka bir hayali direkt olarak hissedeceksin. Aslında bunu denemeyecek ve denesen de başarılı olamayacaksın çünkü kabullenme yeteneğin yoktur senin kabul ettiğin tek şey başkalarının sana söyledikleridir. Bundan dolayı zaten bu soruları birilerine sorup duruyorsun. Kitaplar okuyorsun araştırmalar yapıyorsun. Aslında sende haklısın çünkü uyum sağlamak zorundayız. Çünkü bizler birey olarak çıkmadık bu yarışa bundan dolayı da hep birlikte hareket ediyoruz sürü halinde. Çünkü yolda düşenler yavaşlayanlar oluyor ve eğer onları geride bırakırsak bitiş çizgisini çok az sayıda insan görecektir. Evet bu noktada bilim bundan ötürü vardır, işleyişi aksak ve yavaş olsa da hepimiz için bir referans çizgisidir.

    Unutma ki cevapları bulsan da, doğru olduklarını 100 de 100 bilsen de muhakkak hayalinde canlandırır ve hazmedene kadar bunu tekrarlarsın. Yani benzetme yapacak olursam; bu bilgileri bir bilgisayar harddiskine depolamak kayıt etmekle yetinmezsin. Çünkü değişim ve gelişim beyninde olmaz bilincinde olur ve beyninde bunun için şartlanmıştır, içgüdüsel olarak buna yeltenirsin. Kabullenmek ise bilgiye karşı gelmemek ve daha çoğunu alabilmektir bu sayede bilginin saflığı bozulmamış olur kendinden bir şeyler katmazsın sadece gözlemlediğin saf bilgiye doğru bilgiye ulaşmış olursun.
  • 29-12-2014, 21:44:30
    #18
    teknomag adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kıyamet son demektir, yani insanlar ve cinlerin sizin dediğiniz gibi sonuna ait bir kavram,

    Bu kavramdan nasıl diğer görüşlerin çöpe gittiği kanısına vardınız anlamadım doğrusu,

    Ayrıca ''18 bin alem'' tam olarak ne anlama geldiği kanısında islam alemlerininde farklı yorumları var Bu noktada bu kavramın ''kesin'' bir açıklaması olmadan hiçbir görüş çöpe gitmez
    Kıyamet anlamı ayağa kalkmak demektir. Asıl sonsuz hayatın başlamasıdır.
    İnsan ve cinden başka hesap verecek akıllı canlı yoktur. Olsaydı hesap günü hesaba çekilirdi. Son nebi geldiğine göre başka şans yok.
    Evren konusuna gelince Kuran 7 kat diyor. İlk kat yıldızlarla süslü diyor. Yani bildiğimiz evren ilk kat evren.